+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 76 Sayfa var 1 2 3 11 51 ... SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 756
Like Tree1015Beğeni

Konu: Sahra ve Gönül Çaydanlığı..

  1. #1
    Global Moderator *SAHRA* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Mesajlar
    8.107

    Standart Sahra ve Gönül Çaydanlığı..





    Dilgüzarım Sol Yanım Acıyor

    Bir masal alemini seyre dalar gibi bakar gözlerim hayalime, ne sesim var nede soluğum.
    Canlı sandığım varlığım şimdi cansızlık içinde debelenmekte...

    Bergüzardır senden kalan her halim nasıl anlatsamki bilemem.
    Dilgüzarım sol yanım acıyor sensizim


    SAHRA

    Ayın mehtabı neki ey can senin yanında...
    Tılsımın gönlüme düştüğü andan itibaren.
    Bu sevdan ummanları aştığı zaman
    Sol yanımda sadece seninle bulur derman


    SAHRA

    Hüzün bulutu sağnak olup kaplamış alemimi...
    Sol yanımdan gözlerime akarken sen yoksun
    Hayaller sükut eder, rüyalara kilit vurulur.

    Dilime düşen cümlelerim sessiz hecelerimle hasbihalde
    Bilmem sol yanım ne kadar dayanır vedalara....


    SAHRA


    Dağlara sis çökmüş ölümün rengi gibi...

    Kanyonlardan süzülen bir huzmeyim
    Ruveyda haline seyre daldım, yine asil yine endamındaki nazı ayrı, tavrına yanmaya geldim.
    Bir tını dokunsun zerrelerime sevdanın rengini anlatan.
    Sol yanımın yüzü gülsün, dili çözülsün sevdiğim ne olursun.


    SAHRA


    Ok yaydan çıkıp hedefine kilitlenir
    Hedefin şansı yok sükuttan başka...

    Doludizgin sevda kuşanmış, buram buram aşkın yanıyor vücut libasımda
    Sol yanımın gözleri, lisanı, aklı.....maşuğuna sefere çıktı



    SAHRA


    Konu *SAHRA* tarafından (19.12.11 Saat 13:14 ) değiştirilmiştir.


    Değerli insanların gönülleri dağların zirvesi gibidir. Ulaşmaya kalkma! erişemezsin...

    SAHRA




    Gözlerin anlattığı cümleyi suskunlar dinler



    SAHRA


  2. #2
    Global Moderator *SAHRA* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Mesajlar
    8.107

    Standart



    Aynaya yansıyan resminin gölgesi ve hakikat aleminde sen
    Bir sonbahar ikliminde bekleyen limanın öyküsü gibi sessiz ve donuk.
    Bir sarı yaprak düşer, kozasından çıkmış acemi bir kelebek misali
    Öyle bir çığlık koparki cılız sesinden aklı yok olurcasına nerdesin gün yüzlüm
    Havada sis, mevsimlerin tadı yok ve kirpiklerinde asılı olan iki damla yaş
    Sol yanımı acıtan buruk bir acı iki damlayı misafir eder


    SAHRA

    Hüzzam faslını yad eder sensiz olan her bir an.
    Dokuduğum hecelerime adını verdim.
    Duyulan ses(im)in adı hüzzam, ayrılığın nağmesidir.
    Sol yanıma elini uzat sevdiğim


    SAHRA

    Bir bardak sıcacık tebessümlü ı(n)m var.
    Rengini güllerin kırmızısından almış
    Kokusuna rayiha aromasından kattım
    Lezzetinde şefkat ve tefekkür birazda gönül muhabbetiyle karışık bir sentez tadında
    Hayali bir çaydır, senin elinden almak ister bu aciz kanayan sol yanım.
    Sunarmısın abı-ı hayatım gözümün gönlümün müjdecisi efendim.


    SAHRA

    Bir satırda iki kelime birisi sen diğeri sendeki ben
    İki ruh canlı cesedimde birisi sen diğeri ruhuna rabt olmuş ruhum
    Bir sevda hikayesi başı sen sonu ben
    Sol yanımı titreten sesin tamamı sen


    SAHARA

    Bir varmış hiç yokmuş
    Masalın kahramanı hayallere takılı kalmış
    Sahneleri derin mazinin dipsiz kuyusuna düşmüş
    Hadi ya kutlu olsun ya başın sağ olsun demek sana kalmış
    Sol yanının oyunu bitmiş perde kapanmış


    SAHRA





    Değerli insanların gönülleri dağların zirvesi gibidir. Ulaşmaya kalkma! erişemezsin...

    SAHRA




    Gözlerin anlattığı cümleyi suskunlar dinler



    SAHRA


  3. #3
    Global Moderator *SAHRA* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Mesajlar
    8.107

    Standart





    Gece’nin sessizliği dem vurdu yine yüre(ğime)klere.

    Hayali resmine bakıyorum zamansız ve mekansızım sen de
    Birden hastalanıyor tüm benliğim kıvranıyor delicesine yüreğim, sevda yüklü sızılarım tiryakını arıyor nerdesin?
    Öyle bir acı ki tarifi yok, merkatında ebediyete intikal etmek istiyorum. Sadece senin nazarının altında yummalıyım gözlerimi huzurla. Biliyorum buna layık değilim ama gönül işte sözden anlamıyor.
    Kalbimden gözlerime akan hislerim var, hasret ateşi yakıyor buram buram.
    Gönül tay misali sana doğru koşarken ayaklarıma vurulan prangalardan nasıl kurtulurum nasıl?
    Seni anlatan yıldızlarımda mahzunlaştı aynı benim gibi. Penceremde buğulanma var göremiyorum artık uzakları, beklide ben çok uzaklardayım kim bilir…
    Zamanı tutamıyorum akıyor avuçlarımdan ve ben hala seyirciğim mendil sallayan.
    Aynalara yansıyan sırların camlarında çizikler var, ben camdakine değil senin sırrınla sırlanmak istiyorum nerdesin?
    Ah sevdiceğim deniz dibinde inci tanesi bulur gibi buldum seni
    Bakmaya doyamıyorum uzaktan, sesinin tınısını vur gönlüme coşsun seslerim.
    Feryat etsinler seni seviyorum diye, yüreğimin mahremiyeti sadece sana çarpsın sevdiğim nerdesin?
    Büyümeyen bir çocuğun saflığında kalmak istiyorum. Topraktır sahrandaki katre yoluna, bas mübarek ayaklarını izi kalbimin mührü olsun.
    Bak yine tıkandım tamam susuyorum seni sana anlatacak kelimelerim sükutumla konuşsun.
    Gece’nin sessizliği dem vurdu yine yüreğime

    SAHRA
    Konu *SAHRA* tarafından (16.12.11 Saat 16:05 ) değiştirilmiştir.


    Değerli insanların gönülleri dağların zirvesi gibidir. Ulaşmaya kalkma! erişemezsin...

    SAHRA




    Gözlerin anlattığı cümleyi suskunlar dinler



    SAHRA


  4. #4
    Ehil Üye BiRDüNYaUMuT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2011
    Bulunduğu yer
    Dünya Sürgünü
    Mesajlar
    3.496

    Standart

    ALLAH razı olsun çok güzel
    Semmasi bunu beğendi.
    Erkek Merkek anlamam kardeşim !
    Kız Mız dinlemem kardeşim!
    Yar dediğin bilecek "Dikiş'i".
    Verdiğim zaman Kalbin'e Kalbim'i ,
    Alacak eline "Tefekkür İğnesini" / "Pişmanlık İpini" !
    Dikecek Gördüğü Her "Gün'ah Deliğini" ,
    Götürecek CENNET'e gerekirse süründüre süründüre Beni..!..BiRDüNYaUMuT..


  5. #5
    Global Moderator *SAHRA* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Mesajlar
    8.107

    Standart

    Yazdıran Rabbime şükürler olsun
    Bizde bir şey yok acizliğimizden başka
    Allah c.c sizlerden de razı olsun
    Teşekkür ederiz
    bulutbeyazi ve Semmasi bunu beğendi.


    Değerli insanların gönülleri dağların zirvesi gibidir. Ulaşmaya kalkma! erişemezsin...

    SAHRA




    Gözlerin anlattığı cümleyi suskunlar dinler



    SAHRA


  6. #6
    Müdakkik Üye ecma - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Yaş
    29
    Mesajlar
    936

    Standart

    ne cevherler varmış meğer
    Kaleme kuvvet
    Paylaşım için tşk ler,devamlarını da bekleriz.
    bulutbeyazi bunu beğendi.
    Her keder bir kader ile takdir edilir.Kedere değil kadere teslim olan tathir edilir.

  7. #7
    Global Moderator *SAHRA* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Mesajlar
    8.107

    Standart

    Est cevher sizlerin hüşyar olan yüreklerinizdedir
    Biz aciziz, Yazdıran Rabbimdir.
    Teşekkür ederim temenniniz için
    Rabbim hayırları aktarmayı nasip etsin kaleme inşallah
    bulutbeyazi ve Semmasi bunu beğendi.


    Değerli insanların gönülleri dağların zirvesi gibidir. Ulaşmaya kalkma! erişemezsin...

    SAHRA




    Gözlerin anlattığı cümleyi suskunlar dinler



    SAHRA


  8. #8
    Global Moderator *SAHRA* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Mesajlar
    8.107

    Standart








    Gidiyorum sana ait olmayan yıllarımdan...


    Bu kaçıncı cumalara yelken açtım sessizce sensizliğe

    Hasret mendillerine yazdım sana olan sevdamı

    Arkandan sallamaktan yoruldum sevdamın umutlarını...

    Olmuyor gülüm, damarımda kanım, sevdamın bahar kokulusu

    Dünya hayatı tadını vermiyor, imlek imlek düğümleniyor zaman

    Gönül hancılığını bırakıyor artık gidiyorum

    Bırakıyorum sensizliğe ait olan herşeyi,

    Avuçlarımdan yıllarım dökülüyor,

    Gözlerimde ufkun derinlikleri kayboluyor.

    Dilimde bir nihavent misali mısralarım dökülüyor dipsiz kuyularıma

    Adımlarım yokluğunun çöllerinda kayboluyor, tükeniyorum katre katre dağılıyorum

    Gezdiğim gönül ülkem karanlık, yıpranmış sana ait olmayan her ne varsa

    Bırakıyorum yıllarımı....

    Bir çocuk edasında sana gelmek istiyorum,

    Mecnunun leylasına visali gibi olmak istiyorum.

    Gidiyorum, gurbetimi terkediyorum artık...

    Bırakıyorum ben benimi, sen de sen olmaya geliyorum.


    SAHRA


    Değerli insanların gönülleri dağların zirvesi gibidir. Ulaşmaya kalkma! erişemezsin...

    SAHRA




    Gözlerin anlattığı cümleyi suskunlar dinler



    SAHRA


  9. #9
    Global Moderator *SAHRA* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Mesajlar
    8.107

    Standart





    Kelimelerim Yorgun Düştü


    İşte geldim ellerim yine klavyenin tuşlarında sessiz ve sensizliğe ait olan hisleri yazmak için dolaşıyor.Belki cümleler yorgun kelimler anlamlarımdan düşüyor gittikçe...

    Bir şiirin nağmeleri dökülüyor kelimelerimden
    "ıhlamurlar çiçek açtığı zaman"neler barındırır bu kelimeler gönlümde neler....
    Ateşi kor yaptım ellerime tutamıyorum yüreğime sundum taşıyamıyor eridi eridi...

    Mecali kalmadı yoruldu çocuksu gönül bak ıhlamurlarda çiçek açtı bir ben açamadım seninle olup sen olamadım. Ne diyecek bir sözüm ne özümde özüm yok...Baktığım herşey, duyduğum her hece, dokunduğum bütün güller senin adını söyler oldu...Bir sen gelmez çağırmaz oldun.

    Gönül çöllerinde gezerken nasl gülsün nasıl yaşasın....Fırakım dört tarafımı sararken nasıl vuslatım olsun nasıl...
    Canımın cananı, canım yok oluyor dağılıyorum rayihanla sen nefes ver toparla beni...



    SAHRA
    Konu *SAHRA* tarafından (19.12.11 Saat 13:11 ) değiştirilmiştir.


    Değerli insanların gönülleri dağların zirvesi gibidir. Ulaşmaya kalkma! erişemezsin...

    SAHRA




    Gözlerin anlattığı cümleyi suskunlar dinler



    SAHRA


  10. #10
    Global Moderator *SAHRA* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Mesajlar
    8.107

    Standart













    Sabır bir dua şeklidir.

    EYYÜB-İ BİR SABIRLA MUKAVEMET ET SIKINTILARINA



    Hz. Peygamber(a.s.m) buyurdu ki; “Allah’ın müminler için ön gördüğü hükmü/kararı beni oldukça sevindirmektedir. Şöyle ki; kendisine bir hayır/bir iyilik dokunsa Rabbine hamd eder ve şükreder. Başına bir musibet gelse hamd eder ve sabreder. Her durumda –hatta hanımının ağzına koyacağı bir lokmadan ötürü dahi- mümin için bir ücret/bir mükâfat vardır”(Ahmed b. Hanbel, 1/173).

    Her insanın ya maddi ya da manevi imtihanları vardır, gönlünü meşgul eden. O dağdağalı olan hayat yükünün verdiği sıkıntılardan kurtulmak için bir tahassüngah arar. Öyle bir kaleye sığınmalı ki, bütün acizliğini, fakirliğini hissederek şefaatçi yapabilmeli kendine…
    İşte her şeyin bitti dediği anlarda bize örnek olabilecek, duaları mücerreb olmuş elçileri rehber edinmeliyiz.
    Sabır kahramanı olarak ta geçen Eyyüb(a.s) bu noktada yetişir imdadımıza. Eyyüb-i bir sabır timsali, bir nevi dermandır dertlerimize.
    Dünya imtihan meydanı olduğu için, Rabbimiz peygamberlerini daha şiddetli imtihana tabi tutmuştur.
    Bunların içinde Eyyüb (a.s) malında, evlatlarında ve en önemli olan sıhhatinde çok büyük bir imtihana tabii olmuştur.
    Eyyüb (a.s) eşi kocasının rahatsızlığına çok üzülür ve ona karşı muhabbetinden hiçbir şey kaybetmez. Yaralar içerisinde kalan kocasına yardımcı olmak ister.
    Ve şeytan onun bu zaafından yararlanıp şefkatli olan eşini kandırır. Doktor kılığına girip, ben tabibim verdiğim ilaçları kocana içirirsen şifa bulur der.

    Eşi de ilaçları kocasına götürür. Rabbimizin izniyle Eyyüb (a.s) şeytanın eşini kandırdığını bilir ve çok üzülür. Ben bu zamana kadar şifayı Allah’tan istedim sen şeytana nasıl inanırsın diye eşine sitem eder. Eğer ben bu yataktan iyileşip kalkarsam vallahi sana yüz sopa vuracağım der.
    Gün gelip hastalığı şifa bulunca verdiği sözü hatırlar.
    Yeminin yerine gelmesi için, Rabbimiz eşinin de kocasının hastalığından hiç şikayetçi olmadan bakmasına halis niyetine binaen iyileşince şu ayeti kerimeyi indirmiştir.” 44- Ey Eyyüb: "Eline bir demet sap al, onunla vur, yeminini bozma" demiştik. Gerçekten O çok sabırlı bir kulumuzdu, daima Allah'a yönelirdi”Yüz sopa nerede bir demet sapı birleştirip bir defada vurması nerede…
    Eyyüb (a.s) hastalığından ileri gelen kurtlar o kadar çoğalır ve ilerler ki, vücudundan artık kalbine ve diline ilişirler. O zamana kadar hiç şikayetçi olmayan Eyyüb (a.s) Rabbimizi zikredememekten ve tefekküre mani olacak korkusundan nida da bulunur yaratıcısına.
    Ey Rabbim! Zarar bana dokundu .Ve sen rahman ve rahim olansın diye yakardı.( Enbiya 83)Sadece kulluğuna helal gelecek korkusundan nida ediyor, sabır kahramanı peygamber. Rabbimiz onun sabırlı ve halis niyetini bildiği için eskisinden daha sağlıklı bir hale getirir.



    Şimdi bu kıssayı hakikati hale tatbik edersek:
    Eyyüb (a.s) bedeninde görülen hastalıkları bizim batını, ruhi ve kalbi hastalıklarımızdır.
    İçimizi dışımıza, dışımızı içimize çevirecek olursak ondan daha ziyade hasta ve yaralı olduğumuzu görürüz.
    Neden diye bir soru gelebilir aklımıza; İşlediğimiz her bir günah, kafamızda olan şüpheler kalbimize, ruhumuza yaralar açar.
    Şöyle düşünebiliriz: Hz.Eyyüb ( a.s) hastalığı kısa olan hayatı dünyeviyesini tehdit ediyordu, bizim ise manevi hastalıklarımız hayat-ı ebediyemizi tehdit ediyor.
    Eyyüb ( a.s ) münacaatına bizim daha çok ihtiyacımız olduğunu görüyoruz.
    Onun hastalığından meydana gelen kurtlar nasıl kalbine ve lisanına zarar veriyorsa; Bizlerin de günahlarından gelen yaralar ve yaralardan meydana çıkan vesveseler, şüpheler iman yeri olan batını kalbimize ilişip imanı zedeler ve imanın tercümanı olan lisanın zevk-i ruhaniyesine ilişip zikirden uzaklaştırır.
    Her bir günah kalbimizi lekelendirir ve o günahlardan küfre gidecek yollar vardır. O günahlar istiğfar ile çabuk imha etmezsek kurtlar değil belki küçük bir manevi yılan olarak kalbimizi ısırırlar.
    İşte bizim için en büyük imtihan sırrı iman ile hayat-ı dünyadan, hayat-ı ebediye ye intikal etmektir. Dünya hayatımızda başımıza gelen musibetlere isyan edip vaveyla etmektense hikmeti nedir düşüncesine girip istiğfar etmeliyiz.
    Eyyüb ( a.s ) ın yaşamış olduğu üç büyük imtihan elbette kolay değildi, fakat kulluktaki teslimiyeti ve ibadetlerinde ki hassasiyeti noktasında başarıyla bu imtihanı geçti. Rabbimiz daha mükemmel ihsanatlar da sabrına mukabil bulundu.
    Bizlerde başımızda olan sıkıntılara bu şekilde münacaat etmeliyiz.
    Konumuzu Cüneyd-i Bağdadi Hz nin güzel bir sözüyle noktalayalım.



    Cüneyd-i Bağdadi : “Sabır, senin acı şeyi yüzünü ekşitmeden içmendir. Yani şikayet ve feryada bulunmadan, hoşnutsuzluk göstermeden, gelen belaya katlanmandır”


    SAHRA


    Değerli insanların gönülleri dağların zirvesi gibidir. Ulaşmaya kalkma! erişemezsin...

    SAHRA




    Gözlerin anlattığı cümleyi suskunlar dinler



    SAHRA


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Ey Gönül!
    By gamze-i_dilruzum in forum Edebiyat
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 17.07.13, 14:18
  2. Ey gönül, “GÖNÜL” ol!…
    By BiRDüNYaUMuT in forum Edebiyat
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04.07.13, 17:15
  3. Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 11.07.08, 18:50
  4. Gönül!
    By Tılsım in forum Edebiyat
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 21.04.08, 16:33
  5. Sahra-yı Kebiri Kısa Zamanda Tayyetmek
    By nâme-i nur in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 04.12.07, 11:48

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0