+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 20
Like Tree3Beğeni

Konu: Şu İlâhî İkaz Meselesi…

  1. #1
    Ehil Üye Şahide - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    9.198

    Standart Şu İlâhî İkaz Meselesi…

    Şu ilâhî ikaz meselesi…

    Umut Yavuz

    Yeni Asya Gazetesi kurulduğu ilk günden bu yana ilkeli ve hakikate dayanan bir yayıncılık anlayışı içerisindedir. Yaptığı yayınlarda öncelikli ölçü İslâmî ve insanî ölçülerdir…

    Bugüne kadar yaşanan bütün gelişmeler karşısında hep bu ölçülere dayanan refleksler veren gazete, umumi musîbetleri yorumlarken de bu ölçülere dayanarak yayıncılık yapmıştır.

    Yeni Asya Gazetesi İmtiyaz Sahibi Mehmet Kutlular, 17 Ağustos depremini, “İlâhî bir ikaz” olarak nitelemesi dolayısıyla 2 yıl 1 gün ceza alarak uzun bir süre hapiste kalmak durumunda bırakılmıştır. Buna rağmen söylediğinin hakikat olması sebebiyle, bu duruşundan geri dönmemiştir. Zira İslâmî ölçülere göre, bir yaprak bile Allah’ın izni ve iradesi olmadan kıpırdamazken, deprem, sel veya savaş gibi umumî musibetler de şüphesiz sebepsiz ve başıboş olamaz. İşte “İlâhî ikaz” nitelemesi bu basit ve yalın hakikat üzerine bina edilmiş bir gerçekliktir ve gerçek bir mümin de hadiselere bu zaviyeden bakmak durumundadır.

    Yeni Asya Gazetesi’nin yayıncılık çizgisinde izlediği İslâmî ölçü ve yorumlar ise Risâle-i Nur Külliyatı olarak bilinen ve Bediüzzaman Said Nursî’nin telif ettiği Kur’an tefsirlerinden ileri gelmektedir.

    Bediüzzaman’ın ise umumi afetlere bakış açısı Sözler adlı eserinin 14. Söz’ünün zeylinde şu şekilde ifade edilmektedir: “Umumî musîbet, ekseriyetin hatâsından ileri gelmesi cihetiyle ekser nâsın o zâlim eşhasın harekâtına fiilen veya iltizâmen veya iltihaken taraftar olmasıyla mânen iştirâk eder, musîbet-i âmmeye sebebiyet verir.”

    Bediüzzaman burada kendisine bir zelzele yani deprem üzerine sorulan soru üzerine cevap vermiştir. Bediüzzaman bu hakikati her hakikatte olduğu gibi Kur’an ayetlerine ve Hadislere dayandırmaktadır. Demek oluyor ki, musibetler başıboş değildir, elbet bir ders ve ikaz mahiyetindedir ve böyle algılanmalıdır.

    İşte yaşamış olduğumuz Van depremi için de Yeni Asya Gazetesi’nde benzeri bir yorum yer aldı. Birinci sayfadan yayınlanan karikatürde deprem “İlâhî ikaz” olarak nitelendi. Yani 17 Ağustos depreminde yapılan yorum, buraya da tatbik edildi. Zira mü'mince bakış bunu gerektiriyordu.

    Ancak gerek sosyal medyada, gerekse gazetemize doğrudan ulaşan tepkilerde bu hususun tam anlaşılmadığı ve yine medyada yer alan “ırkçı ve faşist” söylemlerle bir tutulduğunu görmek doğrusu oldukça şaşırtıcı ve yaralayıcıdır. Yeni Asya Gazetesi’nin umumî musîbetler karşısında her daim İslâmî ölçülere dayanarak takındığı bu tavır, nasıl olur da ırkçı bir takım söylemlerle bir tutulabilir?

    Esasında bu yazıyı kaleme almamızda, sabahın çok erken saatlerinde Kanada gibi çok uzak bir memleketten gazetemize telefonla ulaşan ve bizzat muhatap olduğumuz bir tepki etkili oldu. Bu telefondaki vatandaşımız, kendisinin bir Kürt olduğunu vurgulayarak söyledikten sonra, gazetemizde yayınlanan karikatür sebebiyle bizleri kınadığını ve tepkisini dile getirmek adına aradığını ve hakkını helal etmediğini söylüyordu… Kendisine pek tabii ki, Yeni Asya’nın bu tür hadiselere bakış açısının kendisinin tahmin ettiği gibi olmadığını, yukarıda kısaca zikrettiğimiz hakikatleri tafsilen anlatarak izah ettim. Her ne kadar, telefonda mutabık olduysak da, kendisi yine de gazetede de böyle bir makalenin yayınlanarak, yanlış anlaşılmaların giderilmesi gerektiği görüşünü dile getirdi. Ayrıca da, her ne kadar söylenen hakikat de olsa, zamanının uygun olmadığını ifade etmek istediğini belirtti.

    Öncelikle şu yanlış anlamayı düzeltmek gerekir ki, böylesi umumî musîbetlerde can ve mal kaybına uğrayan herkesi zalim ve günahkâr ilan etmek gibi bir maksat taşımıyor “İlâhî ikaz” ifadesi. Elbette bu depremde hayatını kaybeden masum vatandaşlarımız şehit hükmündedir ve mal kaybına uğrayan vatandaşlarımızın da bu kayıpları sadaka hükmüne geçecektir. Bu hakikat de, bizzat Bediüzzaman tarafından vurgulanmıştır. Ve şu ayeti delil gösterir Bediüzzaman: “Bir belâ, bir musibetten çekininiz ki, geldiği vakit yalnız zâlimlere mahsus kalmayıp mâsumları da yakar.”

    Bu ayet, Enfal Suresi’nin 25. ayetidir ve anlatmak istediğimiz hakikati ayan beyan açıklamaktadır.

    Evet, biz diyoruz ki; yaşanan hadiseler ikaz ve ibret için yaşanıyor, başıboş değil, manasız değil… Bize düşen de gereken dersi almaktır. Yani ders alması gereken, etnik kökeni ne olursa olsun bu vatanda fitneleri ve zulümleri körükleyen, destek olan ve göz yumanlardır. Musibet batıda da olsa, doğuda da olsa, bundan ancak müminler gereken ibreti alır.

    Yeni Asya’nın da demek istediği bundan öteye bir şey değildir. Başka anlamlar yüklemek de ancak art niyetin eseri olabilir.

    26.10.2011
    Yeni Asya
    HakanBa bunu beğendi.





    Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek
    Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek!

    Mehmed Akif Ersoy


  2. #2
    Ehil Üye Şahide - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    9.198

    Standart

    Yeni Asyanın İlahi İkaz karikatürüne hakaret edip eleştirenlerin, Üstadı yıllar önce itham edenlerden farkı yok..İşte Nurlardan ispatı...Numaralı olanlar ithamlar hemen altında Üstadın cevapları..

    HATA-SAVAB CETVELİ (Hatalar ve Cevapları)

    46-47: Kendi kerametine o kadar inanmıştır ki, İlâhî ve tabiî olan birçok hâdiseleri kendisinin ve Risale-i Nur'un kerametidir der.

    Bu hatâsında birkaç vecihle yanlışı var. İlâhî ve tabiî olarak iki kısma ayırmak ve tabiata da bir hisse-i icad vermek dinde bir yanlış olduğu gibi, Risale-i Nur'a ve şakirtlerine gelen zulmün aynı zamanında zelzele gibi müteaddit hadiselerin tevafukları Risale-i Nur'un makbuliyetine ve bir sadaka-i makbule hükmüne geçtiğine bir işaret-i gaybiyedir demesini tefahur zannetmek iftira olduğunu herkes bilir.

    48: Risale-i Nur'un tokadı olarak vasıflandırmaktadır.

    Bunu müdafaatımda pek zâhir bir hatâ olduğunu ispat ettiğimiz gibi; Risale-i Nur'un tokadıdır denilmemiş; belki "Risale-i Nur sadaka-i makbule gibi belâların def'ine vesile olmasından, o gizlendiği ve müsadere edildiği zamanda bazı belâlar fırsat bulup başımıza gelir" denilmiş. Bu ise adalet-i İlâhiyenin bir tokadıdır. (Yeni Asya'da ikaz demiş)

    49: Muhtelif yerlerde olan zelzeleler ve seylâplar, Risale-i Nur'un şiddetli birer tokadı olarak vuku bulmuştur.

    Cevabı mükerrer verilmiş bir hatâyı tekrar etmek garazkârâne bir yanlıştır.

    50-51: Bu seylâp ve zelzelelerden Risale-i Nur'un ve binnetice kendisinin kerametiyle kurtulmuşlardır. Ve mâsumlar ve çocuklar o belâlardan zarar görmüşler. Said bunu izah etmemiş ve edememiştir.

    Risale-i Nur'un mükerrer yerlerinde yazılmış ki, zâlimlere gelen musibetlerde mâsumların telef olan malları sadaka ve vefat edenler de şehid hükmünde olduğunu beyan, bu yanlışını ve sathîliğini gösterir.


    Şualar | On Dördüncü Şuâ





    Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek
    Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek!

    Mehmed Akif Ersoy


  3. #3
    Müdakkik Üye ecma - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Yaş
    30
    Mesajlar
    936

    Standart

    Herkes her meseleyi anlayamaz ve bilemeyebilir ve zamanlama çok önemli
    bu anlamda karikatürü ben de beğenmedim.


    Çocukları enkaz altında kalmış birine gidip direkt 'bu size ilahi ikazdır' demek yerine önce tesellidarane cümleler kullanılmalı hissiyatı anlaşılmalı çünki şu an acı çekiyor,ondan sonra depremin ikaz boyutundan bahsolunmalı..küt diye olmaz!Oradaki insanların hissiyatları ile hislenmiş insanlar da o anne yerinde...Küt diye bu size ilahi ikazdır toparlanın dan önce yaraları sarılmalı önce diye düşünüyorum.Şuan söylenecek en güzel şey masumların canları şehadet malları sadaka...ve birleştirici tesellidarane sözler.Bıraz empati ile bunu anlamak zor olmasa gerek.
    Her keder bir kader ile takdir edilir.Kedere değil kadere teslim olan tathir edilir.

  4. #4
    Yönetici HakanBa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Gaziantep
    Yaş
    33
    Mesajlar
    2.566

    Standart

    Zamanlama noktasında değerlendirmişsiniz ve haklı olabilirsiniz. Fakat yapılan tepki ve eleştiriler zamanlama noktasında değil, farklı tarzda yapıldı. açıklama yapmaya gerek yok, alıntılarda yer verilmiş.
    Ayrıca herkesin her meseleyi anlamaması ve bilmemesi hakikatin söylenmesini engelleyeceği fikrinize katılmıyorum.
    "Eğer komünistler mürekkep ve kağıdı yok etmek imkanını da bulsalar, benim gibi birçok gençler ve büyükler fedai olup hakikat hazinesi olan Risale-i Nurun neşri için, mümkün olsa derimizi kağıt, kanımızı mürekkep yapacağız."

    -Zübeyir Gündüzalp-


  5. #5
    Müdakkik Üye ecma - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Yaş
    30
    Mesajlar
    936

    Standart

    Alıntı HaKaNBa Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Zamanlama noktasında değerlendirmişsiniz ve haklı olabilirsiniz. Fakat yapılan tepki ve eleştiriler zamanlama noktasında değil, farklı tarzda yapıldı. açıklama yapmaya gerek yok, alıntılarda yer verilmiş.
    Ayrıca herkesin her meseleyi anlamaması ve bilmemesi hakikatin söylenmesini engelleyeceği fikrinize katılmıyorum.
    Muktezayı hale mutabık söz söylemek inceliktir,anlayışlılıktır...Yoksa o hakıkatı susmak kabul etmek anlamında değil bu!
    Diğer türlü bende hakıkatın söylenmesı taraftarıyım lakın bu durum farklı...
    Ben bahsettiğim noktada uygun bulmadım sadece diğer türlü eleştiriler zaten kaale dahi alınmamalı...
    Her keder bir kader ile takdir edilir.Kedere değil kadere teslim olan tathir edilir.

  6. #6
    Yönetici HakanBa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Gaziantep
    Yaş
    33
    Mesajlar
    2.566

    Standart

    Alıntı ecma Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Muktezayı hale mutabık söz söylemek inceliktir,anlayışlılıktır...Yoksa o hakıkatı susmak kabul etmek anlamında değil bu!
    Diğer türlü bende hakıkatın söylenmesı taraftarıyım lakın bu durum farklı...
    Ben bahsettiğim noktada uygun bulmadım sadece diğer türlü eleştiriler zaten kaale dahi alınmamalı...
    İlk cümlenizden "İlahi ikaz" uyarısının muktezayı hale mutabık olmadığını ve bunun kullanılmasının anlayışsızlık olduğu düşüncesini çıkartıyorum.
    Üstadın lemeatta şöyle bir ifadesi geçiyor;
    ""Hangi ef'âlinizle kazâya, hem kadere şöyle fetvâ verdiniz ki, kazâ-i İlâhî musîbetle hükmetti, sizleri hırpaladı?"
    Bir mü'minin başına bir musibet gelse aklına gelen ilk sual bu olmalıdır. Gaflet içinde uyuyan halimize musibetler bir ikazdır ve netice itibarıyla gafletten bizi uyandırdığı için rahmettir.
    Depremden çıkartılacak tek ders bu değildir fakat önemli bir çoğunluğunu bu anlam kapsamaktadır. Böyle neticesi rahmet olan bir ikazın hatırlatılmasınıda yerinde görüyorum.

    Zaten ortada sadece bu mesele üzerine durulduğu yok. Sizin dediğiniz gibi diğer hikmetleride ön plana çıkartıldı
    "Eğer komünistler mürekkep ve kağıdı yok etmek imkanını da bulsalar, benim gibi birçok gençler ve büyükler fedai olup hakikat hazinesi olan Risale-i Nurun neşri için, mümkün olsa derimizi kağıt, kanımızı mürekkep yapacağız."

    -Zübeyir Gündüzalp-


  7. #7
    Müdakkik Üye ecma - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Yaş
    30
    Mesajlar
    936

    Standart

    Maksadım zaman noktasındaki yanlışlığı vurgulamaktı,Onun dışında her yazdığınıza katılıyorum.
    Her keder bir kader ile takdir edilir.Kedere değil kadere teslim olan tathir edilir.

  8. #8
    Yönetici HakanBa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Gaziantep
    Yaş
    33
    Mesajlar
    2.566

    Standart

    Alıntı ecma Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Maksadım zaman noktasındaki yanlışlığı vurgulamaktı,Onun dışında her yazdığınıza katılıyorum.
    Özdabak'ın genel işlediği konu anlamlı fakat karikatürü istismara müsait şekilde olmuş, benimde eleştirim bu noktada. Neyse ki sonraki karikatürleriyle istismarcılarına cevabını verdi.
    Irkçıların "teröristlerin yaptıklarına karşılık allah'ın cevabı" tarzındaki yorumlarında bu karikatürüde kullanmaları beni çok üzdü. Deprem konusunda yapılan ırkçı yorumlar tüylerimi diken diken etmişti ayrıca.
    "Eğer komünistler mürekkep ve kağıdı yok etmek imkanını da bulsalar, benim gibi birçok gençler ve büyükler fedai olup hakikat hazinesi olan Risale-i Nurun neşri için, mümkün olsa derimizi kağıt, kanımızı mürekkep yapacağız."

    -Zübeyir Gündüzalp-


  9. #9
    Yasaklı Üye @nazende - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2011
    Mesajlar
    35

    Standart

    "Hadisat başıboş değil."

    Gölcük depremine İlahi ikaz denildiğinde kimse gocunmadı da (!) bu sefer niye gocunuluyor? Galiba bu sefer gocunanlar, zülfüyari DİNDAR olanlar da ondan!

    Bana göre de bu ikaz, 26 şehidi bahane ederek Suriye'yle bizi sıcak çatışmalaar sokmak isteyenlere maşa olmaya çalışan hükümete Rabbimin okkalı bir tokadıydı! Depremde vefat edenleri bu aziz vatanın sadakası hükmünde görüp, hükümeti bir müslüman ülkeyle "birilerinin emriyle" savaşa girmekten alıkoyan bu depreme şükretmeliyiz! Acımadık yanıbaşımızda Irak'ın acılarına, çekirge bir-iki-üç bize sıçramak üzereyken, Rabbim planlarını altüst etti! HAMDOLSUN!

  10. #10
    Müdakkik Üye ecma - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Yaş
    30
    Mesajlar
    936

    Standart

    Alıntı HaKaNBa Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Özdabak'ın genel işlediği konu anlamlı fakat karikatürü istismara müsait şekilde olmuş, benimde eleştirim bu noktada. Neyse ki sonraki karikatürleriyle istismarcılarına cevabını verdi.
    Irkçıların "teröristlerin yaptıklarına karşılık allah'ın cevabı" tarzındaki yorumlarında bu karikatürüde kullanmaları beni çok üzdü. Deprem konusunda yapılan ırkçı yorumlar tüylerimi diken diken etmişti ayrıca.
    Evet sonraki karikatürler toparlayıcı niteliğinde ve güzel olmuş.
    Niyetleri Allah biliyor,İbrahim Özdabak ırkçı biri değil,bu karikatürü kullananlar gibi...
    Ve eminim kendisi de çok üzülmüştür.
    Bu da işin diğer boyutu.
    Her keder bir kader ile takdir edilir.Kedere değil kadere teslim olan tathir edilir.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Dördüncü İkaz
    By gamze-i_dilruzum in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 02.10.13, 18:18
  2. Cuma ve İkâz
    By Bîçare S.V. in forum Dualar
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 21.11.08, 17:01
  3. Bediüzzaman Hazretlerinin Kürd Meselesi Hakkında İkaz ve Tavsiyeleri
    By KeKe in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 16.10.08, 20:28
  4. Çin'e İlahi İkaz mı?
    By HakanBa in forum Gündem
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 25.05.08, 15:45
  5. İlahi İkaz Dersen Görürsün
    By Barbaros in forum İnanca ve Düşünceye Özgürlük Platformu
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 24.10.06, 09:45

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0