Müslümanın Misafirperverliği
Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“Daha önceden Medine'yi yurt edinmiş ve gönüllerine imanı yerleştirmiş olan kimseler, kendilerine göç edip gelenleri severler ve onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık hissetmezler. Kendileri zaruret içinde bulunsalar bile onları kendilerine tercih ederler...” (Haşr, 9)
Rasûlullah (sav) buyurdular:
“…Allâh’a ve âhiret gününe îmân eden kimse misâfirine ikrâm etsin…” (Buhârî, Nikâh 80, Edeb 31, 85, Rikâk 23; Müslim, Îmân 74, 75)
Ebû Hüreyre (ra) diyor ki:
“Bir adam Rasûlullâh (sav)’e geldi ve:
“–Ben açım.” dedi. Allâh’ın Rasûlü (sav) hanımlarından birine haber salarak yiyecek bir şey göndermesini istedi. O annemiz ise:
“–Sen’i peygamber olarak gönderen Allâh’a yemin ederim ki, evde sudan başka bir şey yok.” dedi.
Fahr-i Kâinât (sav) bir başka hanımından yiyecek bir şeyler istedi. O da aynı cevâbı verdi. Daha sonra Rasûl-i Ekrem’in öteki hanımları da; “–Sen’i peygamber olarak gönderene yemin ederim ki, evde sudan başka bir şey yok.” diye haber gönderince, Efendimiz (sav) ashâbına dönerek:
“–Bu gece bu şahsı kim misâfir etmek ister?” diye sordu. Ensâr’dan biri:
“–Ben misâfir ederim, yâ Rasûlallah.” diyerek o yoksulu alıp evine götürdü. Eve varınca hanımına:
“–Rasûlullah (sav)’in misâfirini ağırla” dedi ve:
“–Evde yiyecek bir şey var mı?” diye sordu. Hanımı:
“–Hayır, sadece çocuklarımın yiyeceği kadar bir şey var.” dedi. Sahâbî:
“–Öyleyse çocukları oyala. Sofraya gelmek isterlerse onları uyut. Misâfirimiz içeri girince de lambayı söndür. Sofrada yiyormuş gibi yaparız.” dedi.
Sofraya oturdular. Misâfir karnını doyurdu; ev sâhibi de aç yattı. Sabahleyin bu sahâbî Peygamber (sav)’in yanına gitti. Onu gören Rasûl-i Ekrem (sav):
“–Bu gece misâfirinize yaptıklarınızdan Allah Teâlâ hoşnud oldu.” buyurdu. Bu fazîlet timsâli hâdise üzerine şu âyet-i kerîmenin nâzil olduğu rivâyet edilir:
“Daha önceden Medîne’yi yurt edinmiş ve gönüllerine îmânı yerleştirmiş olan kimseler, kendilerine hicret edip gelenleri severler, onlara verilenler karşısında içlerinde bir kaygı hissetmezler, kendileri zarûret içerisinde bulunsalar bile onları kendilerine tercih ederler…” (Haşr, 9)” (Buhârî, Menâkıbu’l-Ensâr, 10, Tefsîr, 59/6; Müslim, Eşribe, 172-173)
Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)
el-Fettâh: İyilik kapılarını açan, mazlumlara yardım edip mü’min kullarını zafere ulaştıran, her müşküle çare bulan, maddi engelleri kaldıran, kuluna manevi kapıları açıp, yüreklerden tasaları, kederleri gideren demektir.
Kısa Günün Kârı
Misafirlerimizi gücümüz yettiğince en güzel şekilde ağırlayalım.
Lügatçe
zaruret: İhtiyaç.