+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Televizyon ve Çocuk

  1. #1
    Ehil Üye yasemenn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Mesajlar
    2.468

    Standart Televizyon ve Çocuk

    Televizyonun sosyal ve psikolojik etkileri çeşitli sivil toplum örgütleri, akademisyenler, medya mensupları vb. tarafından tartışılırken son yıllarda yapılan bazı çalışmalar televizyonun fizyolojik zararlarının diğer bütün zararlarından daha etkili ve kalıcı olduğu yönünde bulgular ortaya koymaktadır. Bu yeni durum televizyona belki de en ağır eleştiriler getirilmesine yol açacak bir gelişmedir.
    Özellikle beyin üzerine yapılan araştırmalar bebeğin doğumundan ergenlik dönemine kadar geçen sürenin çok kritik bir dönem olduğu savında birleşmektedir.
    Araştırmalara göre; bebekler milyarlarca nöron (sinir hücresi) ile doğar ve ilk üç yılda bu nöronları destekleyecek ve besleyecek milyarlarca glia hücresi üretilir. Nöronlar merkezi sinir sisteminin yaklaşık yarısını kaplar ve diğer yarısı da destek görevli hücrelerce doldurulur. Çünkü nöronlar yüksek kapasiteli hücreler olmakla birlikte, besin saklama ve oksijen sağlama faaliyetlerini yürütemezler ve bunlar sağlanmazsa da çabucak ölürler. Üstelik, vücuttaki diğer hücrelerden farklı olarak, ölen bir nöronun yerine asla bir yenisi üretilmez. Bu anlamda her bir nöronun korunması ve desteklenmesinin ne kadar önemli olduğu ortaya çıkmaktadır.
    Bu nöronlar glia hücreleri üretildikten sonra dendrit ve akson denilen uzantılarla birbirleriyle bağlantılar kurarak beynin diğer bölgelerine uzanırlar. Akson ve dendrit bağlantılarının yağlı bir koruyucu örtüyle kaplanması da eşzamanlı olarak gerçekleşir. Bu işleme myelinization adı verilir.
    Altı yaşında bir çocuğun beyni yetişkin birine göre 2/3 oranda daha küçük olmasına rağmen, nöronlar arasındaki bağlantılar açısından on sekiz aylık bir bebek ya da bir yetişkine göre 5-7 kat daha fazla bağlantıya sahiptir.
    6-7 yaşlarında bir çocuğun beynindeki nöronlar milyonlarca bağlantı yapabilecek bir kapasiteye sahiptir. Bu gelişim potansiyeli çocuk 10-11 yaşlarına geldiğinde sona erer ve bu esnada çocuk bu bağlantıların % 80’ini kaybeder?

    Geliştirmediğimiz ya da kullanmadığımız şeyleri kapasite olarak kaybedeceğimiz açıktır. Beyinde üretilen bir enzim, kötü myeline edilmiş bağlantıları tamamen eritip çözer.
    Çocuk gelişirken aynı zamanda beyin de gelişme evreleri geçirir. Bu evreler core brain adı verilen ana beyinden, limbic brain, his ya da duygu beyine ve neocortex veya thouhgt brain düşünce-felsefe beyine doğru yol alır.
    Ancak bu duygu düşünce vb. faaliyetlerinin yürütülebilmesi ve bu konudaki gelişimini tamamlayabilmesi için oldukça kritik bir dönem vardır ki, bu dönemde beyin, bu kapasiteleri kullanabilmek ve geliştirebilmek için bu uyaranlarla uyarılmalıdır (Mesela dil becerisi gibi).
    Araştırmalara göre yukarıda bahsettiğimiz her bir beyin türü farklı faaliyetlerden sorumludur.
    Örneğin, core brain motor aktivitelerden, reflekslerden, fiziksel olarak yaşamın devamından, vücut hareketlerini düzenlemekten vb. sorumluyken, limbic brain (duygu-his beyin) fiziksel olarak ana beyni sarar ve sevme, sevmeme, nefret etme gibi faaliyetlerden sorumludur.
    Samimi ilişkilerimizi ve duygusal bağlarımızı kurmamızdan, rüyalarımızdan thought brain (düşünce-felsefe beyin) de üretilen fantezi ve hayallerimizden de sorumludur.
    Bunun yanında thought brain(düşünce-felsefe beyin) yani neocortex en yeni ve en yüksek entelektüel bir formu temsil eder.
    Ancak aldığı verileri değerlendirmek için, bir zamana ihtiyaç duyar ve çeşitli süreçlerden geçirdikten sonra algılarımız, hislerimiz ve düşünce tarzlarımızı biraraya getirip düşünce ve davranışlarımıza yön verir.
    Neocortex diğer iki beynin bütününden 5 kez daha büyüktür ve entelektüelite, yaratıcı düşünce, hesaplama gibi özellikler yanında eğer geliştirilirse sempati, empati, merhamet ve aşktan da sorumludur. Duyu organlarımızın deneyimleri ile vücut hareketlerimiz, güçlü sinir yollarının ve bağlantılarının oluşması için gereklidir.
    Örneğin; bir bebek yerde duran bir topu eline almaya çalışırken, onu dişlemeye çalışırken, atarken, hatta o toptan çıkan ses ya da kokuyu algılamaya çalışırken, beynindeki nöronlar dendritik bağlantılar yaparlar. Televizyon izleme, çok dereceli (yönlü) sinirsel uyarılma mahrumiyetine yol açar.


    Araştırmalar neticesinde konuşulmayan, dokunulmayan ya da oynanmayan çocuğun beyin hacminin, bu aktivitelerin yapıldığı diğer çocuklara göre % 20-30 daha küçük olduğu ortaya çıkmıştır.
    Buradan hareketle, çocukların pasif bir şekilde televizyon izleyicisi olmalarının, onların beyinsel gelişimlerini olumsuz etkileyeceğini söylemek fazla haddini aşan bir kehanet olmaz.
    Bu nedenle ben biraz da haddimi aşarak danışmalarımda velilerime, 0-2 yaş grubu çocukları için televizyonu tamamen yasaklıyor,
    2-7 yaş arasındaki çocukları için günde en çok yarım saat bir yetişkin nezaretinde,
    7-11 yaş arasındaki çocukları için en çok 1 saat yine bir yetişkin nezaretinde ve izlenecek programı birlikte seçerek televizyon izlemeyi tavsiye ediyorum. Yaşlara göre saat farkları, zihinsel olumsuz etkileri azaltmak; yetişkin nezareti, henüz somut zeka düzeyinde olan ve soyut zeka ile yorumlanması gereken yerleri anlamakta zorlanacak olan çocuklara yardım etmek ve izlenecek programı ortak seçmek, zamanı ve aktiviteyi ortak değerlendirmek, paylaşmak amacıyladır.
    Yine de dünyada en fazla televizyon izleyen toplumlardan biri olarak asıl ihtiyacımız; başkalarının yaşantılarını, maceralarını, hayallerini, kurgularını izlemek değil, kendi hayallerimizi gerçekleştirmeye çabalamak, hayatı izlemek değil yaşamak olmalıdır.
    Yavuz Yıldırım
    Cihan dolu bela başında varken ne bağırırsın küçük bir beladan, gel tevekkül kıl;
    Tevekkül ile bela yüzüne gül, ta o da gülsün. O güldükçe küçülür, eder tebeddül...

  2. #2
    Pürheves mühür - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Bulunduğu yer
    sınav salonu
    Yaş
    33
    Mesajlar
    186

    Standart

    Allah razı olsun kardeş çok güzel ve lüzumlu bir konuyu açtın
    acizene fikrim ilk iki veya üç yıl televizyon izlettirmemek en iyisi derim. cep telefonundan ise olabildiğince uzak tutmak lazım. bilgisayar ise gerekene kadar gerektiği kadar derim.



    İman tevhidi;tevhid teslimi;teslim tevekkülü;tevekkül ise saadet-i dareyni iktiza eder

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Televizyon Bir Kültür mü?
    By Selim Akif in forum Beyin Fırtınaları
    Cevaplar: 212
    Son Mesaj: 28.06.21, 15:57
  2. Televizyon ve İnternet Toplumu Bozuyor
    By SeRDeNGeCTi in forum Bilişim Haberleri ve Bilimsel Makaleler
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 11.08.19, 13:41
  3. Benim Adım Televizyon...
    By Garip_Maznun in forum Şiirler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 16.01.09, 21:26
  4. Televizyon-Fitnevizyon
    By MuhammedSaid in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 11.09.07, 01:29
  5. Televizyon Beyin Gelişimini Engelliyor!
    By sliha87 in forum Eğitim
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 23.08.06, 20:35

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0