Konu Kapatılmıştır
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 20

Konu: Rüyalarla Amel Edermisiniz?

  1. #1
    Vefakar Üye avrasyam_seker - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Bulunduğu yer
    İSTANBUL
    Mesajlar
    496

    Standart Rüyalarla Amel Edermisiniz?

    rüyalarla amel edermisiniz ?

    NE ÖLÇÜDE?

    TARİHİN ÇAĞLARINDAN...
    SÜZÜLEREK GELEN....
    ÇAĞA BOMBA GİBİ İNEN NUR...
    RİSALE-İ NUR....



  2. #2
    Gayyur vijdan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Mesajlar
    77

    Standart

    etmezdim.kötü birşey yapmaya karar verince boşanmak gibi içinde eşiminde olduğu ve üstadın büyük abilerin veya peygamber efendimizin olduğu rüyalar görüp vazgeçtiğim oldu.ama hala iyimi kötümü yaptım bilmiyorum.birde başörtümü açmayı hiç düşünmediğim halde ve buyüzden çok şeyleri mesleğimi okulumu ailemi feda ettiğim halde ümreden dönünce peygamberrimizin olduğu yerde onun şefkatine ihtiyacı olan ailesinden dolayı problemli çocukların öğretmeni olduğumu vesaçım açık topuz yaptığımı gördüm çok etkilendim şaşırdım sonrada af çıktı geri döndüm.üç yıldır çok problemli öğrencilerim var. bundada iyimi yaptım emin değilim. sınıfta başımı açıyorum artık.
    ''HAKİKİ VE ELEMSİZ LEZZET YALNIZ İMANDA VE İMAN İLE OLABİLİR.''

  3. #3
    Ehil Üye Müellif-e - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Zindan-ı dünya'da bir garib yolcu
    Mesajlar
    4.073

    Standart

    Alıntı vijdan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    etmezdim.kötü birşey yapmaya karar verince boşanmak gibi içinde eşiminde olduğu ve üstadın büyük abilerin veya peygamber efendimizin olduğu rüyalar görüp vazgeçtiğim oldu.ama hala iyimi kötümü yaptım bilmiyorum.birde başörtümü açmayı hiç düşünmediğim halde ve buyüzden çok şeyleri mesleğimi okulumu ailemi feda ettiğim halde ümreden dönünce peygamberrimizin olduğu yerde onun şefkatine ihtiyacı olan ailesinden dolayı problemli çocukların öğretmeni olduğumu vesaçım açık topuz yaptığımı gördüm çok etkilendim şaşırdım sonrada af çıktı geri döndüm.üç yıldır çok problemli öğrencilerim var. bundada iyimi yaptım emin değilim. sınıfta başımı açıyorum artık.


    Bu rüya sadık olamaz can bacım...Sen istersen bir kez daha vicdanınla konuş bu meseleyi..

  4. #4
    Dost gülBahçe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Mesajlar
    14

    Standart

    Etmezdim ancak Bir defa kardeşlerle istişare etmemiz gereken bir mevzu varmış (bana o günün ortasında haber verildi) bir gece öncesi üstadı rüyamda ,bir binaya girerken gördüm tabii bende peşinden ona yetişip görüşmek için takip ettim Üstad beni bekliyormuş gibi yüzü bana dönük tebessüm ederek geri adımlarla merdiven çıkıyor.... sonra kardeşlerle istişare konusu açılıp görüşürken ben rüyamı anlattım şaşırdılar bu konu hakkında üstadımızın geri adım atmamızı istediği konusunda hemfikir olduk inşaallah doğru karar vermişizdir

  5. #5
    Ehil Üye seyyah_salih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Şan(S)lıUrfa'DaN
    Yaş
    50
    Mesajlar
    15.435

    Standart




    Ben ne geceyim, ne de geceye kulluk ederim. Ben bir hakikat güneşinin hâdimiyim ki,
    size ondan haber getiriyorum. Evliyaya tuzak olan hayaller,
    ilahî bahçelerin ay yüzlü güzellerinin akisleridir.
    Marifet ufku....

    Muhabbet denizinde çalan bir melodi gibidir

  6. #6
    Gayyur vijdan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Mesajlar
    77

    Standart

    Alıntı Müellif-e Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster


    Bu rüya sadık olamaz can bacım...Sen istersen bir kez daha vicdanınla konuş bu meseleyi..
    vijdanım kararını verdi zaten üstelik göreve bir üniversitenin onkoloji bölümünde bir yıl hastene okulunun kurucu müdürü olarak geri döndüm öğrencilerimin hepsi kanserli çocuklardı. çok şey yaşadık gördük okuduk danıştık düşündük ama insan bazen özgürlüğünden bazen izzetinden ... bazen hakkı olmayan şeylerdende fedakarlık edebiliyormuş...dua edin.belki
    rabbim kendi ahiretimden fedakarlık olarak kabul eder.SALİH KARDEŞİM .
    Allah hepinize dininizi istediğiniz gibi yaşayabilmeyi nasip etsin.
    ''HAKİKİ VE ELEMSİZ LEZZET YALNIZ İMANDA VE İMAN İLE OLABİLİR.''

  7. #7
    Ehil Üye HüZnÜ HaZan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar
    4.454

    Standart

    Rüyalarla fazla amel etmem ama çoğu rüyamın tabiri gerçekleşince gördüğüm kötü rüyalardan çok endişe duyarım...


    Hur bajo,Kur bajo
    Ga mêşine...








    Kendini tevil et!...






  8. #8
    Ehil Üye İNSan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Mesajlar
    2.341

    Standart

    Rüya İle Amel Edilir Mi?




    RÜYA hepimizin bildiği bir gerçek. Her gün görüyoruz, yaşıyoruz ve biliyoruz. Nasıl uyanık haldeyken zihnimizden birtakım hayal ve hatıralar geçiyorsa, uykuya dalınca da rüya olayı devreye giriyor.
    Rüya bir görme işi. Kafa gözüyle değil, ruhumuzun göze ihtiyaç duymadan gördükleri, duydukları, hissettikleri... Rüya, görünen âlem sınırları içinde gayb âlemine açılan bir pencere, bir temâşa, bir seyir ânı.
    Meselenin aslına bakılacak olursa, rüya Kur’ân’ın sahip çıktığı bir şuur olayıdır. Kur’ân’da yedi yerde ‘rü’yâ’ kelimesine yer veriliyor ve âyetlerin içinden rüyanın anlamı ve tanımı çıkıyor.
    “Allah, Resûlünün gördüğü rüyayı hak ile tasdik etti” (Fetih, 48:27) ifadesiyle, “Sen rüyanda emrolunana uydun” (Sâffât, 37:105) cümlesinde ‘sâdık-doğru rüya’ anlatılıyor ve asıl rüyanın bu ‘rüya’ olduğu belirtiliyor. Sâdık rüyanın da “Eğer rüya tabirini biliyorsanız, benim bu rüyamı tabir edin” (Yûsuf, 12:43) âyetiyle tabire değer, tabir edilebilen bir rüya olduğu bildiriliyor.
    Sâdık rüyayı görünce kime anlatılacağı noktasında da, Yakub aleyhisselâmın oğlu Yûsuf aleyhisselâma tenbih ettiği, “Rüyanı sakın kardeşlerine anlatma yavrum, yoksa sana bir tuzak kurarlar” (Yûsuf, 12:5) ölçüsüne bakılarak rüyanın dost kimselere anlatılmasının gereğine işaret ediliyor.
    Zaten, Efendimiz(a.s.m.) de, “Biriniz sevdiği bir rüyayı görürse, onu sevdiği birisinden başkasına anlatmasın” (Müslim, Rü’ya: 5) ve “Rüya yorumlanmadıkça bir kuşun ayağı üzerindedir. Yorumlanınca çıkar. Rüyayı gören onu sevdiği kimseden, bilgi ve dirayet sahibi olandan başkasına anlatmasın” (İbn Mâce, Tabirü’r-rü’yâ: 7) buyurarak rüyayı gördükten sonra kime anlatılacağını bildirmiş oluyor.
    Kur’ân’da ifade edilen ‘edğâsu ahlâm’ (Yûsuf, 12:44) şeklinde bir çeşit rüya daha vardır ki, bunlar asıl itibarıyla rüya değil, karmakarışık görüntülerdir, tabir ve tevil etmeye bile gerek yoktur. Sâffât sûresinde geçen ‘rü’yâ’ ise, İbrahim aleyhisselâmın oğlu İsmail aleyhisselâmı kurban etmek için Allah’tan aldığı emre uymasıdır.
    Kur’ân’ın açık biçimde öğrettiği üzere, uykuda görünen, duyulan ve yaşananlar üç türlüdür. Hadisin anlattığı da aynı: birisi Allah’tan bir müjde olan meleklerin telkin ettiği sâdık rüya, diğeri uyanıkken hayalde kalan şeylerin uyuyunca karmakarışık ve anlamsız bir şekilde görünmesi, üçüncüsü de şeytanın uykuda iken insanın kalbine attığı korkular.
    Üzerinde durulan, dikkate ve ciddiye alınan, tabire ve tevile değer görülen rüya, sâdık rüyalardır. Bunun dışında kalanlar rüyalar ‘rüya’ tasnifine bile girmemektedir.
    Ruh, insanın özünde bulunan ilâhî bir latife olduğu için, dünya ile ilgimiz kesilir kesilmez gayb âlemiyle bir bağlantı kurar, oradan bir pencere açar, o pencereden meydana gelen hadiselere bakar. Levh-i Mahfuzun bir cilvesi ve kader mektubunun bir numunesi türünden birine rastlar, birtakım hakikî vak’aları görür. İşte sâdık rüyalar bu kısımdandır.
    Sâdık rüyaların bir kısmı göründüğü gibi çıkar, bir kısmı ince bir perdeye bürünmüş olarak belirir, bazıları da çok kalın bir perdeye sarılır. Sâdık rüyaların en mükemmelini Peygamberimiz özellikle vahyin ilk aylarında görmüş ve gördüğü gibi çıkmış, bu rüyalar için hiçbir biçimde tevile ihtiyaç duyulmamıştır.
    Sâdık rüyalar hadisin ifadesiyle bir müjde, mü’min ruhlara bir ferah ve sevinç kaynağı, ayrıca nübüvvet nurundan kalan bir parçadır. Hadisler bu konuya şu açıklığı getirirler:
    “Ey insanlar! Peygamberliğin belirtilerinden yalnız güzel rüya kaldı.” (İbn Mâce, Tabirü’r-rü’yâ: 1)
    Ubade bin Samit, Resûlullah’a, “Dünya hayatında da, ahirette de onlar için müjde vardır” (Yunus, 64) âyetindeki ‘müjde’yi sorunca Resûlullah(a.s.m.) âyeti şöyle tefsir eder:
    ”O güzel rüyadır. Onu Müslüman kişi görür veya onun için görülür.” (İbn Mâce, Tabirü’r-rü’yâ: 1)
    “Salih rüya Allah’tandır. Biriniz sevdiği bir rüyayı görürse onu sevdiği bir kimseden başkasına anlatmasın.” (Müslim, Rü’yâ: 5)
    “Salih bir kişi (veya salih bir kadın) tarafından görülen güzel rüya nübüvvetin kırkaltı parçasından bir parçadır” (Tecrid-i Sarih Tercemesi, 12:272).
    Efendimizin peygamberlik süresi 23 sene olmuş, vahyin ilk altı ayı sâdık rüyalar şeklinde geldiği için sâdık rüyalar peygamberliğin nurundan bir parça sayılmıştır.
    En sâdık rüyaların seher vaktinde görülen rüyalar olduğunu (Tirmizi, Rü’yâ: 3) bildiren Efendimiz, hadis kitaplarında bildirildiğine göre, her sabah namazından sonra sahabileriyle sohbet ederlerken “Bu gece içinizden rüya gören var mı?” diye sorarlar, çoğu zamanlar da kendileri görmüş oldukları rüyaları anlatır ve tabir ederlerdi.
    Başta Hz. Yûsuf ve Hz. İbrahim olmak üzere peygamberlerin gördüğü rüyalar bir vahiy ikliminde gerçekleşmiştir. Yûsuf aleyhisselâm küçüklüğünde gördüğü ve Yûsuf sûresinde anlatılan rüyayı kastederek sûrenin sonunda babası Yâkub’a, “İşte baba, evvelce gördüğüm rüyanın tabiri budur” demesi, bu sırdandır. Bu sûreden anlaşılacağı üzere, büyük bir peygamberin hayat seyri bir rüyanın açılımı biçimindedir.
    Efendimizin hayatında sâdık rüya çok yer tutmuş, savaşlardan önce görmüş oldukları rüyalar savaşın seyrini önceden işaret etmiştir.
    Söz buraya gelmişken, konuyu ele almamıza vesile olan rüyalarla amel etme, rüyaların dinî hükümlere esas teşkil edip etmemesi meselesine paragraf açalım.
    Bu meselenin ölçüsünü bize hem Kur’ân veriyor, hem de Efendimizin bizzat kendi uygulamaları öğretiyor. Hz. Yûsuf’un rüyasını hatırlayacak olursak, Hz Yûsuf babasına anlattığı rüyasında onbir yıldızın, ayın ve güneşin kendisine secde ettiğini görmüştür. Babası da rüyayı kardeşlerine anlatmamasını, aksi halde onların kendisine zarar vereceklerini hatırlatır. Yûsuf aleyhisselâm rüyada gördüklerinin başına geleceğini bildiği halde kadere teslim olmuş, sabırla karşılamıştır. Rüyadan sonra kuyuya atılmış, köle olarak satılmış, iftiraya uğramış, zindana konmuş. Bütün bunları rüyanın işaretiyle, rüya tabiri konusunda ilâhî bir mevhibeye ulaşmasıyla ve asıl olarak nübüvvet gözüyle bildiği halde herşeye büyük bir teslimiyetle boyun eğmiştir.
    Peygamberimiz Uhud savaşına çıkmadan ve henüz savaşın nasıl ve nerede yapılacağı hususunda bir karar vermeden önce bir rüya görürler ve rüyalarını kendileri bizzat anlatır ve yorumlarlar. Mesele hakkında çok önemli bir ölçü olması bakımından hadisi arzetmek gerekiyor:
    “Ben vallahi bir rüya gördüm, hayra yordum. Kendimi sağlam bir zırh içinde gördüm. Kılıcım Zülfikar’ın ağzında bir gedik açıldığını gördüm. Boğazlanmış bir sığır gördüm. Arkasından da bir koç gördüm.”
    Rüyasını bu şekilde anlatan Efendimiz, tabiri de yine kendileri yaparlar:
    “Sağlam zırh giymek, Medine’de kalmaya işarettir, orada kalınız. Kılıcımın ağzından bir gedik açıldığını görmem, bir zarara uğrayacağıma işarettir. Boğazlanmış sığır, sahabilerimin şehid olacağına işarettir. Arkasından bir koç görmem ise, askerî bir birliğe işarettir ki, inşaallah onları Allah öldürecektir.” (A. Köksal. Hz. Muhammed ve İslâmiyet, 3:62-63.)
    Bu gayet açık ve net olarak gördüğü rüyaya rağmen Resûlullah Efendimiz rüyada gördüklerine göre amel etmemiş, konuyu sahabilerinin istişaresine getirmiş ve kendi fikirlerinin aksine olduğu halde çıkan kararı uygulamıştır, rüyada gördüklerini de teslimiyetle karşılamıştır.
    Rüyanın bir müjde ve beşaret olduğunu bildiren hadisler asıl olarak rüyanın mü’minin hayatındaki yerini tesbit ediyor. Bunun için, bir mü’min gördüğü bir rüya sonucu hayatına çekidüzen verebilir, ibadet ve takvasını geliştirebilir.
    Bir seferinde Abdullah bin Ömer rüyasında iki melek görür ve melekler kendisine, “Namazı da çok kılsan, ne iyi adamsın sen” derler. Bu rüyayı Hz. Abdullah, kızkardeşi ve Efendimizin hanımı Hz. Hafsa’ya anlatır, Hz. Hafsa da Peygamberimize arzeder. Peygamberimiz de “Çokça gece namazı kılsa, Abdullah gerçekten salih bir kuldur” buyururlar. Hz. Abdullah’ın talebesi ve bir hadis deryası olan Hz. Nâfi der ki: “Bundan böyle Abdullah gece namazlarını artırdı.”
    Sahabilerin hayatında bu tarzda uygulamayı görüyoruz.
    Bir zât Hz. Ömer’e gelir, rüyasında ay ile güneşin birbiriyle savaştıklarını görür. Hz. Ömer, “Sen hangisiyle beraberdin?” diye sorar. Adam, “Ay ile” diye cevap verir. Hz. Ömer, “Sen mahvedilmiş âyetle (ışığı kendinden olmayan bir gökcismi ile) beraberdin; asla bir iş üstlenemezsin” der ve rüyayı gören adamın karakter yapısını dile getirir.
    Bu hadisi ve rivayeti nakleden İslâm hukuku usulcüsü eş-Şâtibî şu bağlayıcı açıklamayı getirir:
    “Bu çeşit rüyalarla amel edilebilmesi için aranan şartlar üzerinde durmak gerekir. Sadece rüya ile değil, keşif ve ilham gibi yolların dikkate alınıp onlarla amel edilebilmesi için mutlak surette dinî bir hükme veya şer’î bir kaideye ters düşmemesi gerekir. Çünkü dinî bir kaide ve hükmü ihlal eden birşey haddizatında hak olan birşey değildir. O ya hayaldir, ya vehimdir veya şeytanın bir telkinidir. Bunlar bazen içlerinde bir hak unsuru taşıyabilir, bazen de haktan hiçbir şey taşımayabilir.
    “Bu durumda bunların dikkate alınması doğru değildir. Çünkü dinen sabit olan birşeye ters düşmektedir. Şöyle ki: Hz Peygamberin getirmiş olduğu dinî hükümler geneldir, özel değildir. Onun esasları bozulamaz. Durum böyle olunca, dinin belirlediği esaslara ters düşen herşey sakat ve bâtıldır.
    “Bu konuya verilecek misallerden biri de İbn Rüşd’e sorulan bir sorudur. Bir hâkim, kendisine gelen bir davada adaletiyle bilinen iki şahidin şahitlikte bulunmasından sonra rüyasında Hz. Peygamberin kendisine, ‘Bu şahitlikte hüküm verme, çünkü o bâtıldır’ dediğini görür.
    “Bu durumda ne yapacaktır? İşte böyle bir rüya dinî kaidelerden birisiyle (yani âdil şahidin şehadeti prensibine) ters düşmekte ve dinî bir hükmü ihlal etmektedir.”
    (Ebû İshak eş-Şâtibî, el-Muvafakat, müt: Doç. Dr. Mehmed Erdoğan, 2:264-268)
    Bediüzzaman Said Nursî de, “Hayâlâtlara karşı kapısı açık olan rüyaları tahkiki bir surette mevzubahis etmek, tahkik mesleğine tam uygun gelmez” demekte, bir başka ifadesinde ise “Rüya dahi, hayır iken bazı aks-i hakikatle göründüğü için şer telâkki edilir, ye’se düşürür, kuvve-i maneviyeyi kırar, sû-i zan verir. Çok rüyalar var ki, sûretleri dehşetli, zararlı, mülevves iken, tabiri ve mânâsı güzel oluyor” tesbitinde bulunmaktadır. (bkz. RNK, s 511) Bu arada Bediüzzaman “Uykunuzu bir dinlenme vasıtası kıldık” (Nebe’, 78:9) mealindeki âyete “Rüyada ve nevmde (uykuda) perdeli olarak ehemmiyetli hakikatler var olduğunu gösterir” (RNK, s. 511) şeklinde bir açıklama getirir ki, rüyadaki hakikatlerin yoruma, tabire ve tevile müsait olduğunu ifade eder. Cenâb-ı Hakkın, keşfiyatta ve rüya-yı sâdıkada bir kısım gaybî hakikatleri ihsas ettiğini bildiren Bediüzzaman, “O hakikatlerin hususî suretleri vukuundan sonra bilinir” der. (RNK, s. 1653) Sâdık rüyaların hiçbir şekilde ‘delil ve hüccet’ olamayacağına da işaret ederken, rüyaların hadiste bildirildiği üzere birer müjde mahiyetini taşıdığını dile getirir (RNK, s. 2063). Rüyaların dinde, Kur’ân’da ve sünnette, özellikle tasavvufta yeri vardır ve önemlidir, ama dinî bir hüküm içermez, dinî bir meseleyi hükme bağlamaz ve bu mânâda onunla amel de edilmez

  9. #9
    Ehil Üye Beste-i Rana - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Bulunduğu yer
    Doğanın Derinlikleri
    Mesajlar
    4.544

    Standart

    Rüyalarımdan çok etkilenirim özellikle kötü rüyalarım çok çabuk çıktığı için kötü rüya gördüğüm gecenin sabahında öğlene kadar etkisinden kurtulmam...İyi yapıyormuyum bilmiyorum ama amel ederim galiba...




    Hest-i Nist-Nümâ



    "Müslümanın müslümana gülümsemesi sadakadır" sırrıyla espri yapıyorum...


    Hepimiz Cennette Kavuşalım...


  10. #10
    Gayyur figen yalçın - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Bulunduğu yer
    izmit
    Mesajlar
    137

    Standart

    eserleri ilk tanıdığım zaman üstadımı görüyodum ama artık hiç görmüyorum sadece bana vesile olan eski dostlarımı görüyorum amarüyayla amel etmiyorum

Konu Kapatılmıştır

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Kardeşiniz İçin Dua Edermisiniz
    By bizdostuz in forum Dualar
    Cevaplar: 12
    Son Mesaj: 26.11.08, 22:36
  2. Anneme Dua Edermisiniz?
    By lale-gül in forum Dualar
    Cevaplar: 46
    Son Mesaj: 29.10.08, 18:48
  3. Benim İçinde Dua Edermisiniz?
    By ahsen-i nur in forum Dualar
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 25.10.08, 11:16
  4. Cüz Okuyarak Yardım Edermisiniz...
    By yasemenn in forum Dualar
    Cevaplar: 17
    Son Mesaj: 14.09.08, 21:03
  5. Hastayım. Dua Edermisiniz...
    By Lebid24 in forum Dualar
    Cevaplar: 31
    Son Mesaj: 30.08.08, 19:37

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0