+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 6 ve 6

Konu: Nereden Geliyorsunuz ve Nereye Gideceksiniz? Ve Ne Yapacaksınız?

  1. #1
    Pürheves *reşha* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Bulunduğu yer
    izmir
    Mesajlar
    200

    Standart Nereden Geliyorsunuz ve Nereye Gideceksiniz? Ve Ne Yapacaksınız?

    Nereden geliyorsunuz ve nereye gideceksiniz? Ve ne yapacaksınız?
    hüdabin isen o kafidir

  2. #2
    Pürheves *reşha* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Bulunduğu yer
    izmir
    Mesajlar
    200

    Standart

    cok mu basit oldu
    hüdabin isen o kafidir

  3. #3
    Ehil Üye Fehim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Yaş
    56
    Mesajlar
    1.866

    Standart


  4. #4
    Ehil Üye **Muttakİ** - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Bulunduğu yer
    İSTANBUL
    Mesajlar
    1.650

    Standart


    Nereye gidiyorsun ey insan!
    Bak insan diyorum sana! Insan…
    Peki, sen inaniyor musun insan olduguna? Inaniyor musun gerçekten “inandigina” ? Inancina, inanman gerektigine, neye ve neden inandigina? Sen sen ey insan! Nasil yasiyorsun? Dur dur! Sen yoksa yasadigini mi saniyorsun? Nedir senin icin yasamak?Fecir vakti O’nu düsünerek aciyor musun gözlerini? Ellerin, ayaklarin kipirdiyor mu? En önemlisi kalbin atiyor mu? Fark ediyor musun, bugün de nefes aldigini? Sen yasiyor musun ey insan? ! Tenin sicak mi, soguk mu? Hissettigin duygunun adi ne? Üsüyor musun, terliyor musun ve gercekten hissediyor musun?

    Yasamak nedir senin icin söyle? ! Actin gözlerini…
    Ellerin, ayaklarin kipirdiyor… Tamam, kalbin de atiyor…
    Peki, yeterli mi bu oluslar yasamana? Yerinden dogruldun, bastin yeryüzüne… Bunlara “izin verenden” bihabersen yasiyor musun söyle?!

    Adim attin günün kalbine… Cevrende es, dost belki…
    Ya yalnizsin ya da paylasiyorsun; o yasadigini zannettigin hayati sevdiklerinle…
    Sesler geliyor harmanlanmis güzelliklerle… Hepsi hitap ediyor sana…
    Mutlu oluyorsun duyduklarinla… Mevsim belki yaz, belki de kis…
    Ya bir kus sesi var disarida, ya da yaz

    yagmurunun cati üzerine vurus sesi…
    Yani issiz degil hicbir yer… Peki, farkinda misin duyduguna? Ve bu yasamak mi ey insan söyle?! Sen inaniyor musun gercekten yasadigina?
    Hissediyorsun simdi sogugu ve sicagi…
    Sol yaninda bir et parcasi ki; bütün bedenin onun elleri arasinda…
    Bir kipirti, bir hareket var; gün icinde belki de hic hissetmedigin…
    Oysa seni ayakta tutan, sana sevgiyle ya da nefretle baktirtan o…

    Ah be insan! Sen bir kalp tasiyorsun…
    Yoksa tasidigini saniyorsun! Insan! Sen kalbini biliyor musun?

    Nedir senin icin kalp, söyle? !
    Gözünde iki damla belirirse kalbin sizladigindandir…
    Sesini duymak istedigin birine hasretteysen, kalbindir o özlemi, o hasreti tasiyan. Yüzünde bir tebessüm olustuysa, bil ki o et parcasina Yaradan sevgi koydugu icindir ki; o et parcasi “sahibini biliyorsa”hep tebessüm kardir…

    Hic düsündün mü ha bir kalp tasidigini?
    Ey insan! Sen ne kadar da bencilsin…
    Bilmiyorsun ki o olmasa sen hicsin!

    Bilmiyorsun ki tasidigin her uzuv onunla hareket eder…
    Ah insan! Bak, hala insan diyorum farkindaysan!

    Biliyorum, diyorsun ki; ” Bana mi sesleniyorsun?”
    Yoksa sen insan degil misin? Bilmem…
    Belki sen öyle oldugunu zannediyorsun…

    Düsüncen var bilirim… Seni her gün güzelliklerden alasagi eden…
    Bir de nefsin ki; gaflet kuyusuna adim adim sürükleyen…
    Ne demeli bilmem ki! Kisi kendi iyiligini istemezse baska fani onu ne kadar düsünür? Kendinden cok düsünür ey insan! Inan kendinden ve nefsinden cok düsünür!..

    Simdi asrisaadete uzan bir an… Kapat gözlerini…
    Emri verdin, kapandi gözlerin…
    Eger ki “biliyorsan” düsün simdi Efendimizi. Sen ki O’ndan asirlar sonra gelecektin… Ne görmüstü seni, ne de bilmisti…
    Karsi komsun degildir; senden bir sey bekleyerek iyilik yapan! Oglun ya da kizin degildir O; menfaatle seni sevip, canim diyerek sarilan…
    Kara gözlerine vurulan, sesine asina olup vazgecilmezi oldugun esin degildir O! Demem o ki ey insan, O

    Peygamberin! O seni görmeden seven! O senin icin gece gözyasi döken…
    Senin belki adini bir kere bile askla anmadigin halde sana “kardesim, ümmetim” diyen…
    Ne o! Agir mi geldi insan! Kaciriyorsun gözlerini…
    Yoksa bir vicdanin oldugunu mu hatirladin sözler icine dokununca? O zaman sükret Yaradan’a hala vicdanim var diye…
    Hala bir yazi okuyunca, bir gercegi duyunca sizliyor diye…

    Ah ben insan! Ne mutlu sana… Hatirladin ben insanim diye…
    “Ben dünyaya insan suretinde, saglam, ayakları yere basan, gören, hisseden, duyan, dokunan, aglayan, gülen biri olarak geldim…
    Bir kalbim var; Allah’i (c.c) biliyor. Bir dilim var; O’nu zikrediyor.
    Ben yürüyen, kosan yani sapasaglam…”

    Insan! Demek insansin ha! Bu dünyaya neden geldigini biliyor musun peki? Vazifen ne, ne icin yaratildin? Tamam geldin…
    Tamam saglamsin… Peki, gerisi yok mu? Ye, ic, gez, toz, agla, gül, bagir…
    Ah insan! Sen yasamak diye buna mi diyorsun? Öyleyse Ashap yasamamis…
    Evliya hic gelmemis dünyaya! Peygamberimiz (s.a.v) yasamayi mi bilmiyordu yoksa? Yaradan sana ögretmis de en sevdigi, bütün alemi O’nun adi icin yarattigi “Sevgilisine” mi ögretmemis?
    Insan! Demek yasiyorsun…
    Ah gafil ah! Sen bal gibi de yasadigini saniyorsun…
    Anlayacaksin biliyor musun? Fakat bu dünyadaki gibi; nasil bir seyi elinden kacirdiginda onun degerini anliyorsun, iste ölüm melegi gelip o farkinda olmadigin, tasidigini sandigin ruhunu aldiginda duracaksin…

    “Ben nerdeyim? Ah be! Ben insandim, yasiyordum, yasadigimi saniyordum!” diyeceksin.Icinde tasidigin ve her gün hareket halinde olan ama senin ı kosusturmada, is pesinde, para pesinde ya da pesinde kostugun her ne ise, farkinda olmadigin o et parcasinin o an farkina varacaksin…
    “Durmuş!” diyeceksin…







    Yani görevi bittiginde, yani degerini yitirdiginde, hicbir özelligi kalmadiginda, ac kalmis bir hayvana verdiginde bir lokmada yutacak kücük bir et oldugunda…
    Hani seni aglatan, sevgilerlecosturan, kör kütük asik olan, bazen sancilariyla seni uyutmayan o kalbin cok gec farkinda olacaksin…



    Iste böyle insan! Bak hala insan diyorum sana…
    Yalan diyorsam söyle, vur yüzüme! Inan gocunmam… Ben de senin gibiyim…
    Fani, gecici, kendini bilmeyen ve yasadigini zanneden…

    Sen simdi bana dogruyu söyle!
    Sen nereden geldin?
    Sen nereye gidiyorsun?
    Yasiyor musun, yoksa sen yasadigini mi saniyorsun?

    Misafirlik tuhaf şey...
    Oradasın,ama oralı değilsin...
    Önüne sofralar kuruluyor,izzet-ikram görüyorsun ama hiç bir şey sana ait değil...
    Rahatın yerinde de olsa kalkıp gideceksin birgün,gitmek zorundasın...
    Misafirlik dünya hayatına ne çok benziyor ve dünya hayatı misafirliğe...


    Hizmette SINIR ve SİNİR yoktur

  5. #5
    Ehil Üye Beste-i Rana - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Bulunduğu yer
    Doğanın Derinlikleri
    Mesajlar
    4.544

    Standart

    "Nereden geliyorsunuz? Nereye gidiyorsunuz? Bu dünyada işiniz nedir? Reisiniz kimdir?

    Bu suale, beni adem namına, emsali olan büyük peygamberler gibi, Muhammed-i Arabi Aleyhissalatü Vesselam, nev-i beşere vekaleten karşısına çıkarak şöyle cevapta bulundu:
    "Ey hikmet! Bu gördüğün insanlar, Sultan-ı Ezelinin kudretiyle, yokluk karanlıklarından, ziyadar varlık alemine çıkarılan mahluklardır. Sultan-ı Ezeli, bütün mevcudatı içinde biz insanları seçmiş ve emanet-i kübrayı bize vermiştir. Biz, haşir yoluyla saadet-i ebediyeye müteveccihen hareket etmekteyiz. Dünyadaki işimiz de, o saadet-i ebediye yollarını temin etmekle re'sü'l-malımız olan istidatlarımızı nemalandırmaktır. Ve şu azim insan kervanına, bundan sonra Sultan-ı Ezeliden risalet vazifesiyle gelip riyaset eden benim. İşte o Sultan-ı Ezelinin risalet beratı olarak bana verdiği Kur'an-ı Azimüşşan elimdedir. Şüphen varsa al, oku!"

    İşaratül-icaz




    Hest-i Nist-Nümâ



    "Müslümanın müslümana gülümsemesi sadakadır" sırrıyla espri yapıyorum...


    Hepimiz Cennette Kavuşalım...


  6. #6
    Ehil Üye Beste-i Rana - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Bulunduğu yer
    Doğanın Derinlikleri
    Mesajlar
    4.544

    Standart

    "Ey müstantık hikmet! Biz mevcudat kafilesi, adem karanlıklarından Sultan-ı Ezelinin kudretiyle çıktık, ziya-yı vücuda girdik. Varlık nurunu bulduk. Herbir tâifemiz bir vazifeye girdik. Ve biz benî-Âdem tâifesi ise, bir emanet-i kübra rütbesi ve hilâfet-i zemin vazifesiyle sâir mevcudat kardeşlerimizin içinde imtiyazlı ve memuriyet sıfatı ile bu meşher-i kâinata gönderilmişiz. Her vakitte yola çıkmaya müheyya bir vaziyetteyiz ve haşir yolu ile saâdet-i ebediyenin kazanmasının tedariki ile meşgulüz. Ve bizim re'sü'l-mâlimiz olan istidatlarımızın çekirdeklerini sümbüllendirmeye, İmân ve Kur'ân'la inkişaf ettirmekle iştigal ediyoruz. İşte o kafilenin reisi ve hatîbi benim. İşte elimdeki bu fermanı; mânevî ve maddî hava, bir tek lisan gibi bütün kâinata o fermanın her kelimesini bir anda milyarlar yapıp işittiriyor. İşte o menşur ferman, Ezel ve Ebed Sultanının kelâmıdır. Ve emirleri ve konuşmaları olduğuna delil-i kat'î, üstünde parlayan sikke-i şahanesi ve turra-i sermediyesine bak, gör, git, söyle."

    Emirdağ Lahikası




    Hest-i Nist-Nümâ



    "Müslümanın müslümana gülümsemesi sadakadır" sırrıyla espri yapıyorum...


    Hepimiz Cennette Kavuşalım...


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Bilir misin nereye gidiyorsun ve nereye sevk olunuyorsun?
    By fanidünya... in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 20.01.16, 08:28
  2. Ey insan! Bilir misin nereye gidiyorsun ve nereye sevk olunuyorsun?
    By fanidünya... in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 11.05.14, 05:20
  3. Beni Ademin Müşkül Üç Suali: ''Necisin? Nereden Geliyorsun? Nereye Gidiyorsun?''
    By Şahide in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10.11.08, 12:22
  4. Cevaplar: 18
    Son Mesaj: 13.12.07, 05:54
  5. Nereden Nereye...
    By Ebu Hasan in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 03.11.07, 17:09

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0