+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 9 Sayfa var 1 2 3 ... SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 85

Konu: Yazı Yazarken Haller

  1. #1
    Vefakar Üye Hamdım.Pişdim.Yandım - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar
    317

    Standart Yazı Yazarken Haller

    Yazı Yazarken Haller.... Yazı yazarken kendimizde olan (rüyalar da olabilir), veya başkalarından duyduğumuz, veya bizzat şahid olduğumuz bazı hoş haller vardır. Paylaşmak ister misiniz?

    Hatt-ı Kur'an Muhafızları



    Risale-i Nur'a intisap eden zâtın en ehemmiyetli vazifesi, onu yazmak ve yazdırmaktır ve intişarına yardım etmektir. Onu yazan veya yazdıran, "Risale-i Nur talebesi" ünvanını alır.

    B.Said NURSİ


  2. #2
    Vefakar Üye Hamdım.Pişdim.Yandım - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar
    317

    Standart

    burada yazdıklarınız en sonunda bir dosya şeklinde hazırlanacaktır. sonra da forumda download linki verilecek.. beraber paylaşacağız inşallah..



    Risale-i Nur'a intisap eden zâtın en ehemmiyetli vazifesi, onu yazmak ve yazdırmaktır ve intişarına yardım etmektir. Onu yazan veya yazdıran, "Risale-i Nur talebesi" ünvanını alır.

    B.Said NURSİ


  3. #3
    Yasaklı Üye demetistan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Mesajlar
    22

    Standart

    yazı yazarkenki hallerden ziyade
    yazı sitiliniz ve tarzınızdan imzanızdan el ve kagıt düzeninizden kişilik yorumları yapılıyorya bunun hakkında bir bilgisi olan varmı? yada tavsiye edeceği güzel bir kitap
    ben çok merak ediyorum

  4. #4
    Ehil Üye tazarru - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    32
    Mesajlar
    1.374

    Standart

    Alıntı demetistan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    yazı yazarkenki hallerden ziyade
    yazı sitiliniz ve tarzınızdan imzanızdan el ve kagıt düzeninizden kişilik yorumları yapılıyorya bunun hakkında bir bilgisi olan varmı? yada tavsiye edeceği güzel bir kitap
    ben çok merak ediyorum
    Bu yazı o yazı değilOsmanlıca risale yazarken ki hallerden bahsediliyor.
    bu arada bahsettiğiniz yazı hakkında çok az bilgim var.biraz tahlil yapabiliyorum.bir kitap var dı ama aklıma gelmiyor ismi.
    " Ey Rabbim,
    Kuran'ı kalbimin baharı,sıkıntı ve gamlarımın atılma vesilesi kılmanı Senden niyaz ediyorum."




    O, “ben Senin Rabbin değil miyim?” dedi. Sen “Evet” dedin. “Evet” demenin şükrü nedir, bilir misin? Çok bela çekmektir. Bilir misin bela çekmenin sırrı nedir? Yani fakr u fena dergahındaki halkaya katılmaktır...

  5. #5
    Yasaklı Üye demetistan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Mesajlar
    22

    Standart

    anladım
    paylaşsınlar arkadaşlar istifade edelim o zaman

  6. #6
    MuM
    MuM isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Guest MuM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Mesajlar
    3.600

    Standart

    gurur ve enaniyet değil, kendime şevk veren ve siz yazan kardeşlerime de şevk vereceğini umduğum ve yazıya daha yeni başlarken bir iki gün geçmeden ki yaşadığım bir hali anlatmak istiyorum. rabbim riyakarlıktan muhafaza eylesin.Umarım siz kardeşlerime şevk verir ve beni de hamde ve şükre sevk eder.

    geçen berat gecesiydi. Malum bazı kardeşlerimiz rahatsızlığımızı biliyor. rahatsızlığım için şifa niyetine 70 adet rahman suresi okumaya çalışıyordum o günlerde. berat gecesinde biraz yorularak da olsa 70 i tamamlamaya çalıştım. berat gecesinden bir iki güece önce yazıya başlamıştım ve birinci sözü yazıyordum. hatırladığım kadarıyla yarım sayfasını yazmıştım yarım kağıda o geceye kadar.

    rahman suresini okurken gece 2-3 gibi olmuştu. ve soframda(yazı masam yok) kağıtlarım ve mürekkeb duruyordu. Rahman suresini bir taraftan okurken bittiğine yazıya oturacağım aklıma geldi ve birinci sözü yazmaya devam edeceğim. O an ço tuhaf bir hal oldu.Şaşırdım ve korktum. Zihnime yazıya oturacağım aklıma gelirken bir taraftan da kur'an okurken bir an-ı seyyale gibi duraksadım. Birden sanki (anlatılmaz ve tarifsiz bir hal anlatılınca tuhaf bir halde oluyorsunuz) birinci sözü yazar bir halde, bir çöl ortasında kendimi bulur gibi oldum. daha yazıya oturmamıştım. Ama kendimi o halde buldum. yüksek bir yerdeyim aşağım ve çevrem çöl. Ben hangi kelimeyi yazsam etrafımda yazdığım o kelime çölde vücuda giriyordu.geliyordu. bedevi arab çölü...vs... tuhaf oldum ve korktum. bir an-ı seyyale idi... yazı başına oturmaya korkmuştum o an...

    sanki müellif bendim ilk ben yazıyordum ve etrafımda yazdığım hakikatler vücud buluyordu... çöl... katiüttarik...

    sonra o korkumu yenmeliyim ve yazıya oturmalıyım dedim... daha sonra tefekkür ederken, bir mana geldi aklıma. yaşadığım durumla ilgili. Hani aziz üstadımız, "Talebeliğin hassası ve şartı şudur ki: Sözleri kendi malı ve telifi gibi hissedip sahip çıksın ve en mühim vazife-i hayatiyesini onun neşir ve hizmeti bilsin. diyor ya...

    acaba bu his o çeşit bir hismidir diye ümitlendim. Çünki yazan sanki üstadımız değildi o an o an-ı seyyalede müellifi sanki yazandı, sahibi sanki bendim o sözün...

    korktum yazıya oturmaya...ama dua ederek başına geçtim. ancak zihnimde vesvese suretinde kelamlar geliyordu.... şu berat gecesinde şu saatte şu an elime kalemi alıp bir sayfaya yazı yazacaktım... ne kadar makbuldu ki bu hal. daha güzel şeyler yapılabilirdi. acaba yaptığım ve yapmaya çalıştığım şey hakikatmiydi, gereklimiydi... daha önemli şeyler yokmuydu yapılacak. bu tarz sadece yazmakla o anı değerlendirmek ne kadar doğrudu. bu amel makbulmüydü... yaptığım şey... O kadar yapabileceğim şey varken yazı yazmak... bu tür sualler kalbime vesvese gibi geldi. ve sabrettim ve Kur'andan tefeül açılmasını alimler uygun görmemişler şevk kıran yerler gelebilir diye fakat cesaret ettim içimden. yaptığım şey doğru mu diye tefeül açacaktım ama korkuyordum ya şevkimi kıracak bir yer gelirse diye.

    sonra hulusi ağabeyin barla lahikasındaki bir ifadesi aklıma geldi. soframın başında idim, atacımı iliştirdim kağıdıma. sonra hulusi abinin o cümlelerini hayal ettim.. "iğtinam edebildiğim kısacık vakitlerde zihnimi safîleştirip Nurların karşısına, dolayısıyla Kur'ân'ın mucizeleri mecmuasına ve aziz, muhterem Üstadımın medresesine ve ol Seyyidü'l-Kevneyn Peygamberimiz Efendimiz (a.s.m.) Hazretlerinin ravza-i saadetlerine ve nihayet Rabbü'l-Âlemîn Teâlâ ve Tekaddes Hazretlerinin huzur-u lâmekânîsine çıkıyorum." cümlesini hayal ettim.

    sanki üstadımın karşısındayım. bir yanımda üstadımız diğer yanımda efendimiz aleyhisselatü vesselam varmış gibi hayal ettim ve soframdaki kur'anı kerimi elime alıp gözlerimi yumup bu hissiyatla açtım ve sağ işaret parmağımı gözlerim kapalı şekilde bir ayet-i kerimenin üzerine koydum.hani işaret parmağımı orada tuttum. hissiyattan olacaktır ya da sadece hayalde sanki üstadımız ve efendimiz iki omzumun yanından bak bakalım ne çıktı diye kafalarını uzatmış gibi ben de parmağım o ayetin üzerinde kalmış şekilde baktım.

    çıkan ayet-i kerime ve bir önceki ayet-i kerimenin manası o kadar manidardı ki..gözlerim doldu... bir müjde gibiydi...bir şevk gibiydi... yazmana bak sen der gibiydi...

    çıkan ayeti kerime kehf suresi 30. ve 31. ayet mealen

    30. İman edip iyi iyi amel işleyenlerin, şüphesiz ki, Biz öyle güzel işler yapanların mükafatını zayi etmeyiz.
    31. İşte onlara Adn cennetleri vardır; altlarından ırmaklar akar; orada altın bileziklerle süslenecekler; ince ve kalın ipeklerden yeşil elbiseler giyecekler; tahtlar üzerine dayanıp kurulacaklar. O ne güzel mükafat, ne güzel kurultay!


    bu ayetler çıkınca yaptığım işin, ne kadar makbul olduğunu, hala mükafatı olduğunu ve bir iki satır da yazsam o amelimin zayi olmayacağını şevkim arttı. gözlerim doldu.

    bu ayetler çıkınca nasıl ben yazıyı bırakabilirdim ki. bu hususi bir haldir. umuma teşmil edilmez belki. fakat kişiler kendi hususi yaşadıklarını başkalarına şevk olması için anlatırsa bunun manen bir zararı olmayacağını düşünerek ve affınıza sığınarak bunu anlattım.

    hakkınızı helal ediniz kardeşlerim.

  7. #7
    Vefakar Üye Hamdım.Pişdim.Yandım - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar
    317

    Standart

    Alıntı MuM Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    gurur ve enaniyet değil, kendime şevk veren ve siz yazan kardeşlerime de şevk vereceğini umduğum ve yazıya daha yeni başlarken bir iki gün geçmeden ki yaşadığım bir hali anlatmak istiyorum. rabbim riyakarlıktan muhafaza eylesin.Umarım siz kardeşlerime şevk verir ve beni de hamde ve şükre sevk eder.

    geçen berat gecesiydi. Malum bazı kardeşlerimiz rahatsızlığımızı biliyor. rahatsızlığım için şifa niyetine 70 adet rahman suresi okumaya çalışıyordum o günlerde. berat gecesinde biraz yorularak da olsa 70 i tamamlamaya çalıştım. berat gecesinden bir iki güece önce yazıya başlamıştım ve birinci sözü yazıyordum. hatırladığım kadarıyla yarım sayfasını yazmıştım yarım kağıda o geceye kadar.

    rahman suresini okurken gece 2-3 gibi olmuştu. ve soframda(yazı masam yok) kağıtlarım ve mürekkeb duruyordu. Rahman suresini bir taraftan okurken bittiğine yazıya oturacağım aklıma geldi ve birinci sözü yazmaya devam edeceğim. O an ço tuhaf bir hal oldu.Şaşırdım ve korktum. Zihnime yazıya oturacağım aklıma gelirken bir taraftan da kur'an okurken bir an-ı seyyale gibi duraksadım. Birden sanki (anlatılmaz ve tarifsiz bir hal anlatılınca tuhaf bir halde oluyorsunuz) birinci sözü yazar bir halde, bir çöl ortasında kendimi bulur gibi oldum. daha yazıya oturmamıştım. Ama kendimi o halde buldum. yüksek bir yerdeyim aşağım ve çevrem çöl. Ben hangi kelimeyi yazsam etrafımda yazdığım o kelime çölde vücuda giriyordu.geliyordu. bedevi arab çölü...vs... tuhaf oldum ve korktum. bir an-ı seyyale idi... yazı başına oturmaya korkmuştum o an...

    sanki müellif bendim ilk ben yazıyordum ve etrafımda yazdığım hakikatler vücud buluyordu... çöl... katiüttarik...

    sonra o korkumu yenmeliyim ve yazıya oturmalıyım dedim... daha sonra tefekkür ederken, bir mana geldi aklıma. yaşadığım durumla ilgili. Hani aziz üstadımız, "Talebeliğin hassası ve şartı şudur ki: Sözleri kendi malı ve telifi gibi hissedip sahip çıksın ve en mühim vazife-i hayatiyesini onun neşir ve hizmeti bilsin. diyor ya...

    acaba bu his o çeşit bir hismidir diye ümitlendim. Çünki yazan sanki üstadımız değildi o an o an-ı seyyalede müellifi sanki yazandı, sahibi sanki bendim o sözün...

    korktum yazıya oturmaya...ama dua ederek başına geçtim. ancak zihnimde vesvese suretinde kelamlar geliyordu.... şu berat gecesinde şu saatte şu an elime kalemi alıp bir sayfaya yazı yazacaktım... ne kadar makbuldu ki bu hal. daha güzel şeyler yapılabilirdi. acaba yaptığım ve yapmaya çalıştığım şey hakikatmiydi, gereklimiydi... daha önemli şeyler yokmuydu yapılacak. bu tarz sadece yazmakla o anı değerlendirmek ne kadar doğrudu. bu amel makbulmüydü... yaptığım şey... O kadar yapabileceğim şey varken yazı yazmak... bu tür sualler kalbime vesvese gibi geldi. ve sabrettim ve Kur'andan tefeül açılmasını alimler uygun görmemişler şevk kıran yerler gelebilir diye fakat cesaret ettim içimden. yaptığım şey doğru mu diye tefeül açacaktım ama korkuyordum ya şevkimi kıracak bir yer gelirse diye.

    sonra hulusi ağabeyin barla lahikasındaki bir ifadesi aklıma geldi. soframın başında idim, atacımı iliştirdim kağıdıma. sonra hulusi abinin o cümlelerini hayal ettim.. "iğtinam edebildiğim kısacık vakitlerde zihnimi safîleştirip Nurların karşısına, dolayısıyla Kur'ân'ın mucizeleri mecmuasına ve aziz, muhterem Üstadımın medresesine ve ol Seyyidü'l-Kevneyn Peygamberimiz Efendimiz (a.s.m.) Hazretlerinin ravza-i saadetlerine ve nihayet Rabbü'l-Âlemîn Teâlâ ve Tekaddes Hazretlerinin huzur-u lâmekânîsine çıkıyorum." cümlesini hayal ettim.

    sanki üstadımın karşısındayım. bir yanımda üstadımız diğer yanımda efendimiz aleyhisselatü vesselam varmış gibi hayal ettim ve soframdaki kur'anı kerimi elime alıp gözlerimi yumup bu hissiyatla açtım ve sağ işaret parmağımı gözlerim kapalı şekilde bir ayet-i kerimenin üzerine koydum.hani işaret parmağımı orada tuttum. hissiyattan olacaktır ya da sadece hayalde sanki üstadımız ve efendimiz iki omzumun yanından bak bakalım ne çıktı diye kafalarını uzatmış gibi ben de parmağım o ayetin üzerinde kalmış şekilde baktım.

    çıkan ayet-i kerime ve bir önceki ayet-i kerimenin manası o kadar manidardı ki..gözlerim doldu... bir müjde gibiydi...bir şevk gibiydi... yazmana bak sen der gibiydi...

    çıkan ayeti kerime kehf suresi 30. ve 31. ayet mealen

    30. İman edip iyi iyi amel işleyenlerin, şüphesiz ki, Biz öyle güzel işler yapanların mükafatını zayi etmeyiz.
    31. İşte onlara Adn cennetleri vardır; altlarından ırmaklar akar; orada altın bileziklerle süslenecekler; ince ve kalın ipeklerden yeşil elbiseler giyecekler; tahtlar üzerine dayanıp kurulacaklar. O ne güzel mükafat, ne güzel kurultay!


    bu ayetler çıkınca yaptığım işin, ne kadar makbul olduğunu, hala mükafatı olduğunu ve bir iki satır da yazsam o amelimin zayi olmayacağını şevkim arttı. gözlerim doldu.

    bu ayetler çıkınca nasıl ben yazıyı bırakabilirdim ki. bu hususi bir haldir. umuma teşmil edilmez belki. fakat kişiler kendi hususi yaşadıklarını başkalarına şevk olması için anlatırsa bunun manen bir zararı olmayacağını düşünerek ve affınıza sığınarak bunu anlattım.

    hakkınızı helal ediniz kardeşlerim.

    maşallah Allah razı olsun



    Risale-i Nur'a intisap eden zâtın en ehemmiyetli vazifesi, onu yazmak ve yazdırmaktır ve intişarına yardım etmektir. Onu yazan veya yazdıran, "Risale-i Nur talebesi" ünvanını alır.

    B.Said NURSİ


  8. #8
    MuM
    MuM isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Guest MuM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Mesajlar
    3.600

    Standart

    Alıntı mütefekkir Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    maşallah Allah razı olsun
    ecmain.

    mübarek siz de yazın ki bize şevk olsun..

  9. #9
    Ehil Üye BED_RA_KA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Bulunduğu yer
    MARMARİS
    Mesajlar
    1.200

    Standart

    Ilk yazimi yaz kursunda yazmiştim..
    Sonralari babamin başinin etini yedim:d
    masami yaptir artik diyee

    sonunda yaptirdi elh...

    Eski yazilarima bakiyorumda nerdeeeeen nereye
    o zamanlar okumasini çatpat yapiyoduk
    şimdi ise bakman yaziyoruz...
    Rabbim gerçekten de isteyene nasip ediyor...
    Yazmadigim vakit huzursuz oluyorum...
    Yatinca vicdanim beni rahat birakmiyor...
    Rabbim hepimizi yazinin nuruna huzuruna vakif eylesin inş !!!

  10. #10
    MuM
    MuM isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Guest MuM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Mesajlar
    3.600

    Standart

    benim hala bir masam yok.

    oda ışığı ve sofra

    ya da çay sehpası ya da normal masa.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Üstad İle Alakalı Garip Haller
    By Bilal-i Sivasi in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 05.10.09, 15:20
  2. Google Yazarken Dikkat Edin...
    By akıncı in forum Bilişim Haberleri ve Bilimsel Makaleler
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 07.07.08, 22:36
  3. Sehiv Secdesini Gerektiren Haller:
    By zerre in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 13.01.07, 06:29

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0