Kurban yardımları Türkiye'nin dünyadaki prestijini artırıyorKurban Bayramı yaklaştıkça faaliyetlerine hız veren yardım dernekleri, dünyanın dört bir yanında bayram coşkusu yaşatacak. Özellikle Afrika'yı üs seçen dernekler, çalışmanın sadece yardım kampanyası olarak görülmemesi gerektiğine; bu vesileyle yeni dostlukların kurulduğuna dikkat çekiyor.

Afrika'dan Orta Asya'ya, Balkanlar'dan Kafkaslar'a dünyanın dört bir yanına yardım ulaştıran ve Kurban Bayramı'nı ailelerinden uzak geçiren gönüllüler, yine yollara düşmeye hazırlanıyor. Kimse Yok mu Derneği Genel Başkanı Mehmet Özkara, Türkiye'nin Osmanlı'dan gelen bir yardımseverlik misyonunun bulunduğunu söylüyor. Yardım faaliyetleri sayesinde Türkiye'ye karşı inanılmaz bir alaka olduğunu vurgulayan Özkara, kurban vesilesiyle dostluk köprülerinin kurulduğunu kaydediyor. Yardım ziyaretleri sırasında atılan adımlarla iktisadi anlamda da çalışmaların olduğunu dile getiren Özkara, asıl önemli olanın Türk kültürünü tanıtmak ve sevdirmek olduğunun altını çiziyor.
İHH İnsani Yardım Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Osman Atalay ise 17 yıldır Kurban bayramlarında dünyanın dört bir yanına gittiklerini hatırlatıyor: "Biz bundan 10 sene önce sadece kurban kesmek için gidiyorduk. Şimdi çok güzel işlere imza atılıyor. Önümüzdeki sene hayırseverlerin yardımlarıyla ihtiyaç olan ülkeler için yapılan 2 okul, üç cami, bir su kuyusu, bir de hastane bitmiş olacak." Deniz Feneri Derneği Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Altan ise bu tür yardımların Türkiye'nin uluslararası açılımına ciddi katkı sağladığını belirtiyor. Altan, "Faaliyetler ya devletlerarası bir diyaloğun başlatılmasına sebep olmuş ya da başlatılan diyaloğu halklar düzeyine indirerek kökleşmesini sağlamıştır." görüşünü dile getiriyor. Kimse Yok mu Derneği, Türkiye dahil 60 ülkede kurban yardımı yapacak. İHH İnsani Yardım Vakfı, toplam 110 ülkede kurban kesecek. Deniz Feneri Derneği ise özellikle Afrika, Kuzey Irak, Pakistan, Mozambik gibi ülkelere gidecek. Diyanet, 'kesimsiz kurban'a tepkili: Dinî sorumluluğu ortadan kaldırmaz Özellikle büyük şehirlerdeki zor şartlar sebebiyle birçok kimse kurbanını bir Sivil Toplum Kuruluşu'na (STK) bağışlayarak vekaletle kestirme yoluna gidiyor. Kimse Yok mu Derneği, İHH, Kızılay, Türkiye Diyanet Vakfı, Deniz Feneri, Cansuyu Derneği, Dosteli Derneği gibi STK'lar, topladıkları kurban bağışlarını dünyanın değişik bölgelerindeki fakir ülkelerde kestiriyor. Yardım toplayan Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı (LÖSEV) ile Mehmetçik Vakfı ise kurban kesimi yanında, parasının bağış olarak verilmesini talep ediyor. LÖSEV, kurban bağışlarını 'kesimli-kesimsiz kurban', 'kesimli-kesimsiz adak' olmak üzere dört ayrı kategoride topluyor. Vakıf, internet sitesinde yaptığı açıklamada 'kesimsiz kurban'ı tercih edenlerin ödeyeceği paranın lösemili çocuklar için kullanılacağını belirtiyor. Diyanet İşleri Başkanlığı, kurban kesimi ile sadakanın karıştırılmamasını istiyor. Başkan Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, "Kurban kesmeyip parasını fakirlere dağıtmakla kurban ibadeti yerine getirilmiş olmaz." uyarısını yapıyor. İlahiyatçı Prof. Dr. Hayrettin Karaman da farklı ibadetlerin birbirinin yerine geçemeyeceğine vurgu yapıyor: "Kurban kesimi, para verilmesi ile yerine getirilmez."

www.zaman.com.tr