+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 15

Konu: Hazır Cevaplar

  1. #1
    Ehil Üye Majâz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Mesajlar
    1.707

    Thumbs up Hazır Cevaplar

    Aşağıdaki nükteleri M. Sait Akalın "Hazır Cevaplar"dan derlemiş:

    Dervişin biri, son derece despot bir derebeyine takdim edilmek üzere, kahya
    efendiye bir kefen getirir. Kahya, böyle bir şeyi takdim etmek istemediği
    için dervişi basından savmak ister. Ancak derviş ısrar eder ve beyi
    beklemeye koyulur.
    Biraz sonra bey gelir, ne olduğunu sorar. Kahya dervişi ve elindeki bohçayı
    görüp, bir dervişe bir beye bakarak der ki:
    - Bu adam, size kefen getirmiş efendim. Ölür musunuz, öldürür musunuz?


    Oğlunun okuması için elindeki bütün inekleri satan bir koylu, onun bir şey öğrenemediğini görünce:
    - Ne bahtsız adammışım, diye söylenmiş. Bir öküz uğruna ne inekler feda
    ettim.


    Sair Deyheki, çocuklarını yanına alarak bir dostunu ziyarete gider. Kara,
    kuru ve sıska çocukları gören dostu latife olsun diye:
    - Efendi, der. Bu gübre böcekleri senin mi?
    Sair, tası gediğine koyar:
    - Evet efendim! Kokunuza geldiler.


    Mehmet Akif, iki yüzlü insanlara çok kızardı. Bir gün bir arkadaşına söyle
    dedi:
    - İki yüzlüleri artık sever hale geldim. Çünkü yasadıkça, yirmi yüzlü
    insanlar görmeye başladım.


    Keçecizade Fuat Paşa'ya, yetmişlik bir kadının otuz yaşındaki bir gençle
    evlenmek istediğinden bahsetmişler. Paşa hemen:
    - Ahmet musade etmez, demiş.
    - Hangi Ahmet, diye sormuşlar. Pasa cevap vermiş:
    - Karacaahmed !


    Sadrazam Keçecizade Fuat Pasa Paris'te iken, elçiler arasında hangi devletin kuvvetli olduğu tartışılıyordu. Sıra Paşaya gelince, elçilere söyle dedi:
    - En kuvvetli devlet, Osmanlı devletidir.
    Herkes bu sözler üzerine şaşkınlık içerisinde iken, Pasa sözünü tamamladı:
    - Evet o kadar sağlam ve kuvvetli ki, siz dışarıdan biz içeriden
    çalıştığımız halde, bir türlü yıkamıyoruz


    Sokrat ölüme mahkum edildiğinde, eşi:
    - Haksiz yere olduruluyorsun, diye ağlamaya başlayınca Sokrat:
    - Ne yani, demiş. Bir de hakli yere mi öldürülseydim?


    Tanıdıklarından biri, yazdığı romanın müsveddelerini Neyzen Tevfik'e
    göstererek fikrini sorar. Neyzen, beğenmediğini ifade edince, adam:
    - İyi ama, der. Siz hiç roman yazmadınız ki!
    Neyzen Terfik su cevabi verir:
    - Ben yumurtanın tazesini bayatini iyi anlarım. Ama bu güne kadar hiç
    yumurtlamadım.


    Bir konuşmacı "İnkılaplarımızla Avrupa’yı on asır geride bıraktık!" diye
    nutuk çekerken, Yahya Kemal esefle dizine vurarak:
    - Hay Allah ya! demiş. Su Avrupa’yla da bir turlu beraber olamıyoruz. Ya geri
    kalıyoruz, ya onu geçiyoruz.!..


    Mahkemede hakim, Necip Fazil'a:
    - Bak, der. Seni bundan sonra böyle bir daha huzurumda görmeyeceğim, öyle
    değil mi?
    Necip Fazıl sorar:
    - Hakim Bey, yoksa istifa mi ediyorsunuz?


    Ahmet Mithat, bir gün uşağına:
    - Boş hokkayı (mürekkep kabini) al da gel, demiş.
    Uşak gidip beş okka soğan almış. Ahmet Mithat:
    - Evladım, demiş. "Beş"i "boş"tan, "okka"yi da "hokka"dan çıkarttın diyelim,
    peki ama soğanı nereden buldun?
    Uşak saf cevap vermiş:
    - Bakkaldan efendim.


    Borcuna sadık olmayan bir yakını Musa amcaya gelerek:
    - Bana 100 lira ver, şurdan müşterisi hazır olan bir mal alıp 120 liraya
    satacağım. Sonra sana olan borcumu ödeyip 20 lira kar etmiş olacağım, demiş.
    Yüz lirası tehlikeye giren Musa amca, biraz düşündükten sonra, yakınına 20
    lira uzatıp:
    - Al sunu, demiş, sen 20 lira kar et, ben de 80 lira.

    İşte burada oturuyorum, yaşlı bir örümcek, sabırla
    bir sözü bir ötekinin ardına diziyor,
    bütünün bir anlamı olacağını umarak,
    bir vahiy, bir ebedi kesinlik
    ya da bir mükemmeliyet kazası
    her yaşamda olduğu gibi nasılsa.

    ...




  2. #2
    Gayyur Abı-Hayat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Yaş
    32
    Mesajlar
    82

    Standart

    kardeş harika yaa eline sağlık

  3. #3
    Müdakkik Üye CAN KARDEŞ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Bulunduğu yer
    zonguldak
    Yaş
    45
    Mesajlar
    885

    Standart

    çok Guzel Bunlari Okuyunca Aklima Sokratin Bi Sozu Geldi


    Evlniniz Ya Mutlu Olursunuz Yada Filozof

  4. #4
    Garip_Maznun
    Guest Garip_Maznun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    ÖLÜLER ÇİÇEK KOKLAMAZ

    Amerikalı iş adamı, bir Çinliye alay ederek sormuş:
    _Ölüleriniz, mezarlarına koyduğunuz pirinçleri ne zaman yiyecek?
    Çinli başını kaldırmadan cevap vermiş:
    - Sizin ölüleriniz, koyduğunuz çiçekleri kokladığı zaman.

    YIKA DA GETİR

    Süleyman Nazif ve Abdülhak Şinasi birlikte yemek yerken, Şinasi garsonu çağırır ve su ister. Şinasinin kirden ve mikroptan eldivenle el sıkacak derecede korktuğunu bilen Süleyman Nazif garsona seslenmeden edemez:
    -Oğlum, beyefendinin suyunu yıka da öyle getir.

    SUSTURUCU TEDAVİ
    Zamane gençlerinden biri,bir toplantıda Akifi küçük düşürmeye çalışıp:
    - Siz baytardınız, değil mi? Demiş.
    Akif, istifini bozmadan şu cevabı vermiş:
    - Evet,bir yeriniz mi ağrıyordu?

    NE ALIRSINIZ?
    Yahya Kemal bir yokuşu çıkıncaya kadar nefes nefese kalır. Yokuşun sonundaki lokantadan bir garson seslenir:
    -Buyrun beyim ne alırsınız?
    Yahya Kemal tebessümle:
    -Evlat,müsaade edersen bir nefes alacağım.


  5. #5
    Garip_Maznun
    Guest Garip_Maznun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    SIR SAKLAMAK
    Yavuz Sultan Selim, bir çok Osmanlı Padişahı gibi devletin selameti için sefer hazırlıklarını gizli tutarmış. Bir keresinde vezirlerinden biri ısrarla seferin yapılacağı ülkeyi sorunca, Yavuz ona:
    - Sen sır saklamasını bilir misin? diye sormuş.
    Vezir, Yavuzdan cevap alacağı ümidiyle:
    -Evet hünkarım, bilirim dediğinde, Sultan Yavuz cevabı yapıştırmış:
    -Ben de bilirim.

    CENNETİN YOLU
    Hristiyan din adamlarından biri, Ülkemize gelerek küçük bir çocuktan kendisine o şehirdeki kiliseyi göstermesini ister. Kiliseye ulaştıklarında, papaz:
    -Aferin çocuğum, der. Yarın buraya gel de, sana cennetin yolunu göstereyim.
    Çocuk, papazın niyetini sezerek:
    - Siz, kilisenin yolunu dahi bilmiyorsunuz, diye cevap verir. Cennetin yolunu nasıl bileceksiniz ki?

    NE ALIRSINIZ ?
    Çok şişman olan Yahya Kemâl, bir yokuşun sonundaki lokantanın önünde dinlenirken,içeriden çıkan garson:
    -Buyurun beyim, diye atılmış. Ne alırsınız?
    Yahya Kemal, tebessüm edip:
    -Evlât, demiş. Müsaade edersen biraz nefes alacağım.

    ÇANAKKALE İÇİNDE
    İngiliz garson, Türk müşteriye:
    -Çanakkalede çok askerimizi öldürdüğünüz için sizleri pek sevmeyiz deyince, bizimkinden gayet soğukkanlı bir şekilde şu cevabı almış:
    -Orada ne işiniz vardı?

  6. #6
    Garip_Maznun
    Guest Garip_Maznun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    HASTANIN YEMEĞİ
    Lokman Hekime:
    -Hastamıza ne yedirelim? diye sorduklarında, şu cevabı vermiş:
    -Acı söz yedirmeyin de, ne yese olur.

    NEYZENİN NEZAKETİ!
    Mehmet Âkif, elini yıkadıktan sonra, Neyzen Tevfik'in kendisine uzattığı havlunun kirini görünce:
    -Hayır, diye bağırmış. Elimi daha yeni yıkadım.

    GÖNÜLSÜZ GÖNÜL
    Abdülhak Hâmidin evindeki sohbette, konu gençlik ve ihtiyarlıktan açılır. Yaşı geçmiş bir hanım, Abdülhak Hamide döner ve:
    -Efendim, gönül kocamaz! der.
    Hamid cevap verir:
    -Kocamaz ama, kocamış bir vücut içinde oturmak da istemez.

    BÖYLE KORUNUR
    Çok değerli olan kütüphanesini millete vakfeden Koca Ragıp Paşa, onların bakımı için tanıdıklarından birini memur tayin eder. öss
    Bir gün ansızın kütüphanesini ziyarete giden Paşa, etrafı ve kitapları toz, toprak içinde bulunca canı çok sıkılır ve belli etmemeye çalışarak:
    -Seni tebrik ederim yavrum, der. Gerçekten de gerçekten de emniyetli bir adammışsın. Teslim edilen şeylere hiç el sürmemişsin, âferin!

    VELÂYETİN GÖRDÜĞÜ
    Fatih Sultan Mehmet, çocukluğunda biraz yaramazlık yapınca, babası olan 2. Murat Han:
    -Ne kadar yaramaz bir çocuksun, senden adam olmaz diye çıkışır.
    Orada bulunan ve velâyet sırrıyla kalp gözü açık olan Akşemseddin Hazretleri, hafifçe gülümseyerek şöyle der:
    -Peder ne der, kader ne der.

    ÇIKMAYAN MANA
    Mehmet Akif, Baytar Mektebinde müdür muavini olarak çalıştığı bir dönemde, muhasebeden gelen bir yazıyı anlayamaz. Yazıyı kaleme alan Salih Efendiyi aratarak yazıda ne demek istediğini sorar:.:
    -Salih Efendi İki türlü mana çıksın diye böyle yazdık efendim cevabını verince, Akif dayanamaz ve:
    -Hayret doğrusu, der. Biz birini bile çıkartamadık da.

  7. #7
    Garip_Maznun
    Guest Garip_Maznun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    SOKRAT VE BİLEYTAŞI
    Talebelerden biri Sokrata sormuş:
    -Herkese güzel konuşma dersleri verdiğin ve onlara hitabet sanatını öğrettiğin halde, niçin sen de çıkıp bir konuşma yapmıyorsun?
    -Evlat, demiş Sokrat. Bileytaşı keskin değildir amma, en sert demiri bile keskin eder...

    ANLADIĞININ İSPATI
    Tanıdıklardan biri, yazdığı romanın müsveddelerini Neyzen Tevfike göstererek fikrini sorar:
    Neyzen beğenmediğini ifade edince, adam:
    -İyi ama, der. Siz hiç roman yazmadınız ki!
    Neyzen Tevfik şu cevabı verir:
    -Ben yumurtanın tazesini bayatını iyi anlarım. Ama bu güne kadar hiç yumurtlamadım.

    BİRBİRİNE BAĞLI
    Hâkim, kaza yaparak birkaç kişinin ölümüne yol açan bir şoförün ehliyetini iptal edince, şoför:
    -Aman hakim bey, diye sızlanmış. Benim yaşayabilmem, şoförlük yapmama bağlı.
    Hâkim cevap vermiş: Msn Öğretmen öss kpss Gazeteler Sohbet hazır mesajlar ders izle Belirli Gün ve Haftalar Çanakkale savaşı şiir
    -Başkalarının yaşaması da sizin şoförlük yapmamanıza bağlı.

    AKŞAM YEMEĞİ
    Yahya Kemâl, dostlarından birine:
    -Bu akşam yemeği benimle yer misin? Diye sorunca, arkadaşı:
    -Hay hay! Der. Çok memnun olurum. Hiçbir mazeretim yok!
    Yahya Kemal gülümseyerek karşılık verir:
    -İyi öyleyse, bu akşam size geliyorum.

    HAKLI ÖLÜM
    Sokrat ölüme mahkum edildiğinde, eşi:
    -Haksız yere öldürüyorsunuz, diye ağlamaya başlayınca,
    Sokrat:
    -Ne yani, demiş. Bir de haklı yere mi öldürseydim?

    HZ. ADEMİN MİRASI
    Fatih Sultan Mehmet, adamları ile gezerken, yanına sokulan dilenciye bir altın vermiş. Dilenci parayı alınca:
    -Aman Sultanım, demiş. Koskoca bir padişah, kardeşine bu kadar para verir mi?
    Fatih Sultan Mehmet, nereden kardeş olduğunu sorunca, dilenci:
    -İkimiz de Hazreti Ademin çocukları değil miyiz? demiş. Elbette kardeşiz.
    Sultan Fatih:
    -Bu keşfini sakın başkasına söyleme, diye gülümsemiş. Diğer kardeşlerimiz de pay isterse, sana zırnık bile düşmez.

  8. #8
    Garip_Maznun
    Guest Garip_Maznun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    GÖNLÜMÜ FETHETTİĞİ İÇİN
    Fatihe sorarlar:
    -İstanbulu niçin fethettin?
    Cevap verir:
    -Önce o benim gönlümü fethettiği için!

    DÜŞMANIN CANI
    Şair Nefi bir toplantıda konuşurken, düşmanlarından biri içeri girmiş, fakat herkese selam verdiği halde kendisine:
    -Merhaba canım! demiş.
    Nefi durur mu? Hemen cevabı yapıştırmış:
    -Derhal çıkıyorum.

    FİKİR YAKALAMAK
    Şahabettin Süleyman, bir gün Ahmet Haşim'e:
    -Üç günden beri zihnimde önemli bir fikir saklıyorum, dediğinde, Ahmet Haşim, onun fikir üretmedeki kısırlığını ima ederek şöyle demiş:
    -Günahtır yahu, salıver gitsin şu fikri. Zavallıcık günlerden beri tek başına kim bilir ne kadar sıkılmıştır?

    UYKU KARDEŞLİĞİ
    Mevlana Hazretleri, talebelerinin biriyle yürürken, yol kenarında birkaç köpeğin sarmaş dolaş uyuduklarını görürler.
    Yanındaki talebesi:
    -Güzel bir kardeşlik örneği, der. Keşke insanlar da bundan ibret alsa.
    Mevlana, tebessüm ederek karşılık verir:
    -Aralarına bir kemik atıver de, gör kardeşliklerini.

    DÜNYANIN YÜZÜ
    Hastalıktan ötürü gözleri kapanmış olan bir adam, halk şairi Seyraniye:
    -Bende dünyayı görecek göz mü kaldı? diye şikayette bulununca, söz eri Seyrani:
    -Hiç üzülme dostum demiş. Zaten dünyaya da bakılacak surat kalmadı.

    BRAVO!..
    Genç bir şair, saçma sapan şiirlerini Victor Hugoya okuduktan sonra:
    -Üstad, diye sormuş. Şiirlerimi nasıl buldunuz?
    Victor Hugo:
    -Vezinsiz, kafiyesiz ve manasız bir şey yazmak istemiş ve tam muvaffak olmuşsunuz, demiş. Bravo doğrusu.

  9. #9
    Yasaklı Üye Ene-Zerre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Kainat Mescidi...
    Mesajlar
    2.455

    Standart

    Bana has bi hazır cevabım var:

    Bir yerden eve geldigimde evdekiler "nereden geliyorsun" diye sual ederlerse derim.: Dışarıdan

    Yine,bir yere gitmeye hazırlandığımda evdekiler sual ederlerse "nereye" diye derim: Dışarıya.

  10. #10
    Garip_Maznun
    Guest Garip_Maznun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Alıntı Ene-Zerre Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bana has bi hazır cevabım var:

    Bir yerden eve geldigimde evdekiler "nereden geliyorsun" diye sual ederlerse derim.: Dışarıdan

    Yine,bir yere gitmeye hazırlandığımda evdekiler sual ederlerse "nereye" diye derim: Dışarıya.
    MaşaALLAH kardeşim...Çok kısa ve öz...EyvaALLAH... Tebessümünüz daim olsun...SELAM VE DUA İLE...

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Hazır Cevaplar
    By ayine-i samed in forum Mizah
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 06.01.20, 07:24
  2. Hazır Cevaplar
    By edep in forum Mizah
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 11.07.19, 15:07
  3. Hazır Cevaplar
    By _ENVAR_ in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 22.09.08, 14:29
  4. Hazır Cevaplar...
    By esra aktürk in forum Mizah
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 10.08.07, 16:24
  5. Hazır Cevaplar
    By edeb_ya_Huu in forum Mizah
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 31.10.06, 20:12

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0