Ramazan 2008
Haydi! Camiye ailecek gelin
Canlı bir davet mektubudur cami. İşlerin ortasında, telaşları kesen, bayramları çoğaltan, hüzünleri ağırlayan uhrevi hatırlatıcıdır.
Mahallemizin bir köşesinde, evimizin yanı başında, uykumuzun orta yerinde ezanlarca ötelere açar kalbimizi. Bir şehrin silüetini minarelerce göklere yükselten zarafet abidesidir. Hayatın kalbi gibi, bir boşalır, bir dolar. Temizler, öyle uğurlar uğrayanlarını. Kirlerine bakmaksızın karşılar kapısına gelenleri. Günde beş kez ahirete ilikler dünyamızı. Zamanın başköşelerinde kutlu çağrılarla Rabb'imizin huzuruna bitiştirir kalıplarımızı ve kalplerimizi: Haydi namaza! Haydi felâha!
İki sene önce bir Miraç Kandili günü kurulan Namaz Gönüllüleri Platformu, Türkiye'nin birçok şehrinde namazın önemini anlatan yüzlerce konferans verdi. Gazeteci, yazar ve akademisyenlerden oluşan platform, bu Ramazan ayından itibaren 'Haydi camiye' kampanyasını başlatarak camilerimizin yeniden hayatın merkezi olması için çalışmalara başladı. Platform adına bilgi veren yazar Cemil Tokpınar, kampanya çerçevesinde ilk olarak hazırlanan broşürün cuma ve bayram namazlarında camilerde dağıtılacağını belirtti. Öncelikle sadece cuma ve bayram namazına gelenleri 5 vakit namazı camide kılmaya teşvik etmeyi planladıklarını belirten Tokpınar, "Türkiye'nin cuma cemaati 15 milyondur. Ama 5 vakit cemaati bunun yaklaşık onda biri kadardır. Belki o kadar bile yoktur. Onları teşvik edeceğiz. Beş vakit gelenlerin de camiyle ilişkisini daha derinlikli kılmayı amaçlıyoruz. Sadece gelen kişi değil, başkasını getiren kişi olması için çalışacağız. Camileri yeniden sosyal bir kurum haline getirmemiz gerekiyor." diyor. Broşür dağıtılarak başlayacak kampanya çerçevesinde caminin ve cemaatin önemini vurgulayan, camiye çağrı yapan yazı, haber, sergi çalışmaları yapılacak. Konu, radyo ve TV programlarında gündeme getirilecek.
Kampanyanın projeleri arasında, Asr-ı Saadet'te olduğu gibi kadın ve çocukların da rahatça girip çıkabilmesi için camilerin fiziki şartlarının düzenlenmesi için gerekli çalışmaların yapılması da var. Hazırlanan broşürde de ailece camiye gitmeyi teşvik edecek şu ifadeler yer alıyor: "Kadınların erkekler gibi cemaate devam etme yükümlülüğünün olmaması, camiye gelmelerine bir engel değildir. Bu onların aile içindeki konumları sebebiyle mazur görülmelerinden kaynaklanır. Ancak bir engelleri yoksa neden camiye gelmesinler ki?"
Peygamberimiz (sas) devrinde kadınların-kızların, vakit namazları ve cuma namazlarından başka bayram namazlarına da katıldığını biliyoruz. Hatta Efendimiz (sas), özürlü olanların da namaz kılamasalar da gelip bayram coşkusuna katılmalarını istemiştir. Hz. Peygamber (sas), kadınların mescide gitmelerinin engellenmemesini emretmiş, gece namazı için mescide gitmeye izin isteyen kadınların, güvenliklerinin sağlanmasını istemiştir.
Toplumun kalbi camide atar
Yeryüzünde yapılan ilk bina bir ibadet yeri olup, pek feyizli ve insanlar için hidâyet rehberi olan Kâbe'dir. Peygamber Efendimiz'in (sas) Medine'ye hicretinde ilk işi cami yapmak olmuştur. Bu, toplum hayatının kalbi camide atacak demektir. İslâm'ın ilk yıllarından itibaren cami İslâm toplumunda merkezî rol oynamış; hem ibadet, hem eğitim, hem dayanışma hem de idare yeri olmuştur. İnsan, camilere yabancılaştıkça Rabb'ine, kendine ve topluma yabancılaşır. Yine insan, ancak Allah'ın evleri olan camilerde kendini bulur ve yeniden dirilir.
'Haydi camiye' kampanyası
Namaz Gönüllüleri Platformu, konferans ve etkinliklerinden sonra şimdi de camilere insanların daha rahat ve daha çok gelebilmesi için kampanya başlattı. Hazırlanan broşür cuma ve bayram namazlarında dağıtılacak.