+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 ve 3

Konu: Bir İnanç ve Düşünce Beyanı...

  1. #1
    Yasaklı Üye gül_bahçesi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Mesajlar
    107

    Standart Bir İnanç ve Düşünce Beyanı...

    Hedef ali olunca ve ötelere uzanan tarafı kutsilik ilkeleri doğrultusunda kurulunca muzır engeller de çok oluyor..Hiç umulmadık taraflardan kaybetme ile karşılabiliyorsunuz..Şeytan pusuya yatmış hedefini ali tutanları ya da tutmaya çalışanları gözetliyor..Küçücük bir kıvılcım dağlar mesabesindeki birikimleri yakıp geçirebiliyor..Çakan bir alev; telafisi mümkün olmayan hataları da beraberinde getirebiliyor..Öfke;aklı söndüren,aklın boynuna tasma takan etkileyici ve güçlü bir şeytani his..Şeytana kapı aralamamak için uğraşan dimağlar dahi birtakım hatalı çıkışlar yapabiliyor,öfkenin tesiri altında..Bu ahval içinde haklı dahi olsa haklılığını ifade ediş tarzı uygun ve tasvip edilebilecek mahiyette olmayabiliyor..Hisler; öfkenin tesiriyle birbirlerini tetikliyor..O ana kadar birbirlerinden kopuk olan his iplikleri öfkenin semtine girdiklerinde birden bire yumak halini
    alıveriyorlar-alabiliyorlar..İnsanların hayatlarında bazı anlar vardır ki keskin dönüşü ihtiva eder bu anlar..Yani;olmak ya da olmamak gibi bir mahiyet arz ederler..Ya içinde olmak zorundasınız ya da dışında..Ya gitmek zorundasınız ya da kalmak..Ya evet demek zorundasınız ya da hayır..Bunların ortası yoktur ve isabetli kararlar almak için de iyice düşünmeniz gerekmektedir..Kök sağlam değilse kökü sağlam olmayan o ağacın tesiri çok zayıf bir rüzgarda yıkılıp gitmesi mümkün olabiliyor..Kök sağlam olsa da bir yerlerinde farkedilemeyecek mahiyette çürüme başgöstermişse,işte o noktadan o koca ağaç zamanı geldiğinde bir anda yıkılabiliyor..Bazı haller vardır ki onların yaşanıp-yaşanmaması konusunda iktidara sahip değilsinizdir..İradeniz ve kontrolünüz dışı gerçekleşirler ki öününe geçemezsiniz bunun..Varacağı yere kadar varırlar,gideceği yere kadar giderler..Aslolan; iradi güç
    sarfında bulunarak, yanlış olan gidişatın herhangi bir noktasında, bu gidişata dur diyebilmesini başarabilmektir..İşte bunun için izzet-i nefsi ayaklar altına almak gerekmektedir..Benlikten sıyrılıp hiçlik temelli ruh yapısına sahip olmaya çalışmak gerekmektedir ki aynı mihval üzere herhangi bir hadise ile karşılaşıldığında yanlış olan yola sapılmasın..Bireyin tek başına hareket etme kararı alması kendisine olan güvenini ifade eder..Bunun altını biraz olsun irdelediğimizde de insanın kendisine olan güven duygusunun, aslında enaniyetten ileri geldiği-gelebildiği gerçeği ile karşılaşırız..Enaniyet engelini aşamamış ruhlar; herşeyi tek başlarına yapabileceklerine dair kendilerine şeytani diyebileceğim bir güven duyarlar..Aslında bu egodan sadır olma güven duygusudur,bir ucu şeytana dayanan..MADEM Kİ ALLAH'IN RAHMETİ CEMAAT ÜZERİNE, BUNA RAĞMEN KİŞİNİN BU KUTSİ YOLDA TEK BAŞINA
    İLERLEME KARARI ALMASI KENDİ ELİYLE KENDİSİNİ RAHMETTEN UZAK TUTMASI MANASINA GELİR Kİ; BU ÇOK ÜZÜCÜDÜR..

  2. #2
    Yasaklı Üye gül_bahçesi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Mesajlar
    107

    Standart Bir İnanç ve Düşünce Beyanı (2)

    İnanmak;varsayımlarla-faraziyelerle-soru işaretleriyle teselli sahillerine sığınmak demek değildir..İnanmak; varlığı aşikar olan mefhumlar üzerinde zerre kadar tereddüte düşmeksizin bilinçli ve şuurlu olarak imani teselligahlara sığınmak demektir..Kul;darda kaldığı zaman inancından aldığı güçle kendisini teselli etmeye çalışır..Ama kulun kendisini teselli edip hadiselere sabır gösterebilme güç ve iktidarını ruhunda-kalbinde oluşturmaya çalışmasının kendisini avutmaya dönmemesi gerekmektedir..İmani mevzulara, kendisini avutmak-onlarla avunmak amaçlı bakan bir kulun imani konulardaki soru işaretleri izale-bertaraf-ekarte edilememiş demektir..Kul herhangi bir sıkıntıya maruz kaldığında o sıkıntısının etkisini hafifletebilmek ya da tamamen giderebilmek için imanına dehalet etme-müracaat etme lüzumunu duyar..Fakat bu yapılırken tüm soru işaretlerinden sıyrılmış,şüphe ve
    tereddütlerden soyutlanmış bir anlayışın-bir bakış açısının olması gerekmektedir ki imanımızın asli hüviyeti rotasına girmiş olsun-mecrasına oturmuş olsun..İman;kulun başı sıkıştığında başvurduğu,başı dara girmediği zamanda da yanından dahi geçilmeyen bir uğrak mekanı halini almamalı..Kul dara düştüğü zaman imani gerçekler üzerine tereddütvari hava ile gitmemeli,zihnindeki soru işaretlerini izale edebilmeli,imani konulara inanmakla, varlığı aşikar olan mefhumların varlığına yönelik dellallık yaptığının bilinci ve idraki içine girebilmesini başarabilmeli..İnanmak;var olmayanı varmışcasına ruha-kalbe kabul ettirip sonrasında oluşan bu suni-kurguya dayalı sahile sığınmak demek değildir..İnanmak;var olan gerçeğin teyidi,dile getirilmesi-tasdik edilmesi-ikrar edilmesi demektir..Muhal-farz; halihazırdaki tüm insanların ve cinlerin ALLAH'ın var ve bir olduğu gerçeğine
    inanmamaları ALLAH'ın var ve bir olduğu gerçeğine halel getirmez..Tüm insanların ve cinlerin ALLAH'ın var ve bir olduğuna inanmaları da ALLAH'ın mevcudiyetini pekiştirmez....Akıl sınırlarından kalbe indirilememiş,oradan da tüm zerrata-iliklere dağıtalamamış-işletilememiş,şekilciliğe dayalı veya zorlamaya,kurgulamaya bağlı-dayalı bir imanımız varsa; samimiyetle söylüyorum bir an evvel herşeyi ama herşeyi bırakıp imanımızı olması gerektiği kerteye getirmek için uğraşı sarfetmeliyiz..Aksi takdirde; sekerat halinde akıl sınırları içinde kalmış bir imanın tam kalbine şeytan tarafından şüphe oklarının atılması ve bunlara da kucak açılması imkan ve ihtimal dahilindedir..(ALLAH Muhafaza) İmanın bir ucu akla dayansa da diğer bir ucu ve hatta büyük bir kısmı kalbe hitap eder..Akılla belli bir kerteye kadar din ile atbaşı olacak derecede ilerleyebilirsiniz ama; ALLAH'ın akıl için
    koyduğu sınırın ötesine iman ile vahyin ışığı ile gidebilirsiniz..Akla ters gibi görünen ve hatta diyelim ki akla, objektif kıstaslar dahilinde ters olan-aykırı olan herhangi bir imani mevzunun akla ters,akla aykırı diye terk edilmesi-inkar edilmesi kişinin ALLAH'a değil akla taptığının delaletidir..İlmin-aklın alanı ALLAH tarafından tespit ve tayin edilmiştir.Bu alanın dışına çıkılması gereken yerlerde vahyin ışığına dehalet ve müracaat etmek gerekmektedir ki akılla ilerlenebilmesi mümkün olmayan hallerde vahyin gölgesi-ışığı altında merhale-mesafe katedilebilsin...İnanmak;bilim dışılık,akıl dışılık demek değildir..Bilakis inanmak; bilimin ilmin,fennin,modernliğin ta kendisidir...İnanan insan; akla-bilime-ilme-fenne-müspet ilimlere saygı duyan insan demektir..İnanan insan;aklına söz geçirmesini başarabilmiş,aklın hududunu aklına kabul ettirebilmiş insan demektir..Herşeyi
    ilimle izaha kalkışmak tapılması gerenenin ilim-bilim-akıl değil;tüm müspet ilimleri de nakli ilimleri de var eden,tekvini kanunları ihdas eden ALLAH olduğu gerçeğini gözardı ettirir ki bu da bizi yanlışa-hataya götürür-sürükler..Bu kadarlıkla iktifa edelim..

  3. #3
    Gayyur Hayko_O - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Bulunduğu yer
    нєяzαмαηкι уєя∂є&#95
    Mesajlar
    127

    Standart

    h.g. kardeşim demek istedim önce güzel konu eline sağlık

    Sapına kadar erkek olsanda kadına el kalkmaz eğer bir gün kaldırırsanda erkek olmazsın zaten...

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Stres ve İnanç
    By elff in forum Sağlık
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 07.07.08, 15:02
  2. İnanç ve de İnançsızlık Genleri
    By Abdulbaki in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 23
    Son Mesaj: 02.04.08, 18:25
  3. İnanç Geni Var mı?
    By edeb_ya_Huu in forum Gündem
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 31.12.06, 18:08

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0