+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 6 ve 6

Konu: Bir Bankacının Anatomisi :) Benim Hayatım :)

  1. #1
    Müdakkik Üye Eyüpşan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    894

    Standart Bir Bankacının Anatomisi :) Benim Hayatım :)

    İş bulunacak sektör açısından çaresiz kalan bir çıtır üniversite mezunu, umutsuzca bankaların ilanlarına sarılır. İlk düşündüğünde aklına takım elbiseli, müşterilerle hoş geldin beş gittin dediği, parayı yönettiği, ciks bir iş hayatı gelir.

    Harıl harıl sınavlara çalışır, sınavlar başarının yüzde kaçıdır muammasında bir de mülakatlarla boğuşur. Yetmez bir de eğitim sonunda sınava alınır.


    Sonra başlar atama heyecanları.
    Askeriyedeki dağıtım misali şube tayinleri çıkarılır.


    Şubede ilk gün, ilerleyen zamanlarda kanlı bıçaklı olacağı, saman altından suyunu yürütecek olan ve ayağını kaydırmak için bin dalavere çevireceği insanlarla bir anda can ciğer kuzu sarması misali dost olur. Günler geçer haftalar geçer.
    Memnundur hayatından yeni yetme bankacı arkadaşımız. (şimdilik)


    Ama bir bakar ki, bu işte bir iş var J
    Tamam, takım elbise tuttu. E başka?
    Müşteriler pek hoş gelmiyor, gelen de beş gitmiyor.
    Parayı yönettiği falan yok, para onu yönetir hale geliyor.
    Aşağı in müşteriye bin dil dök, yukarı çık müdüre bin dil dök.
    Bir de bölge müdürlükleri var tabi.
    Onlara verilecek hesaplar çok.
    Yetmez tabi bu çile. Bir de hedefler verilir.
    Filanca sürede bilmem kaç yüz milyar para istenir.
    Bu süre genellikle aylar ile sınırlıdır.
    Para mı sadece?
    Tabi ki hayır.
    Her ay verilen yüzlerce kredi kartı satışı hedefi, sigorta satış hedefleri ve bilumum gereksiz ürün satış baskıları.
    Bize 2 ayda 400 kredi kartı hedefi verilmişti.
    Sat satabilirsen, satamazsan sen bilirsin.
    Terfi döneminde kimseden medet umma.
    Prim mi? Banka efsanelerine göre üç beş milyar prim alan vardır
    ama derecede olan arkadaşlarım vardı.
    En yükseğinin aldığı prim, maaşı kadar bile değildi.
    Maaşı mı?
    Yok, söylemiyim, alay konusu olmasın J


    Gördüğü para fazladır evet ama kazandığı değil.
    Eskisi kadar bir karizması kalmamıştır bankaların artık.
    Bu kadar düzen bozukluğu içerisinde doğal olarak bankalar da nasibini almıştır.
    Müşteriye hizmet anlayışını, müşteriye satış olarak değiştirmiştir.


    Memnuniyet yasaları, müşterilerin gördüğü kısımdır.
    Satış yasaları, memnuniyetin içine tükürüldüğü bir rezalet senaryosudur.


    5’te paydos sandığı bankacılık, yavaş yavaş burnundan gelmeye başlar.
    Görür ki, beşte işten çıkmak sadece dizilerdeki bankacıların hayatı.
    Ben 23.30 da çıktığımı bilirim.
    Mesai ücreti mi dediniz?
    Yok, öyle bir şey J
    Reklâmlardaki gülen yüzlü bankacılar,
    Aslında ajansların tuttuğu,
    gerçek bankacının bir ayda kazandığını iki veya üç günde kazandığı
    Ve
    bunun mutluluğuyla gülümseyen yüzlerdir aslında.


    Yani gerçekten bankacılık yapsalar sanırım bu kadar gülemezler.


    Bütün gününü para sayarak geçiren gişe yetkililerimiz,
    Küresel tabir ile TELLER arkadaşlarımız.
    Onların çilesi enteresandır.
    Müşteri kaprisi her çalışma ortamında vardır ama buradakilerin ki biraz farklı oluyor nedense.


    Bir süre gişede çalıştığım için biliyorum.
    Oradaki anılar zaten bunalım dolu ama güzel şeyler de yok değil.
    İnsan gibi insanlarla çalıştığınız sürece yani.


    Adını anmaktan bile hicap duyduğum bir müşterimiz vardı.
    Kocasının parasıyla bütün bankayı satın alacağını düşünen bir adet 45’lik kokoş diyelim J
    İnanın bunlardan üç beş tane yok.
    Yeryüzüne özel olarak dağıtılmış,
    asli görevleri panter desenli çanta, aynı desende bluzları ve sonradan boyanan süpürge sapı gibi sarı saçları ile insanların göz zevkini bozmanın yanı sıra,
    sinirlerini de darma duman etmektir.


    Hayatımda ilk defa gördüğüm biri bana gelip, 10 milyar ver bana dediğinde ondan kimlik istemenin çok doğal bir durum olduğunu düşünürdüm.
    Yanlış düşünüyormuşum. İnsanların parasını korumak saçma geliyor bazılarına.
    “SEN KİMSİN DE BENİM KİMLİĞİMİ SORUYORSUN BEN BU BANKANIN VIP MÜŞTERİSİYİM.”
    Diye o uzunnnnn, gözümün içine gireceğini sandığım iğrenç cıvıklıkta kırmızı ojeli tırnaklarını sallaya sallaya edilen tehditler.


    Onların parası, bizim kovulmamıza sebep olabiliyor.


    Hele ki insanlara sıra numarası almalarını söylemek ayrı bir eziyet.
    Herkes kendisini bankanın en saygın müşterisi sanmaktadır.


    Efendim,
    “1 ytl’si olana da 1000 ytl’si olana da aynı hizmet”
    dedikleri olay sadece bir reklâm.
    Üzerine düşülmesi gereken bir durum değil yani J
    O tür hizmeti banka değil, sadece benim gibi “Olsun, para değil nezaket önemlidir” diye düşünen ama bu düşüncesinin kendisine para kazandırmadığı lâkin buna rağmen direten ziyan olmuş kişiler verir.


    Müşteri gelir,
    “Sıra numaranızı görebilir miyim?”
    dersiniz ve bir de bakmışsınız ki,
    o kültürlü okumuş insan sandığınız kişi meğer ki sandığınız gibi biri değilmiş.
    “SEN KENDİNİ NE ZANNEDİYORSUN, BU BANKA BENİM YATIRDIĞIM PARAYLA ÇARKINI DÖNDÜRÜYOR. NE SIRASI NE NUMARASI?”


    He bir de olayın şöyle bir boyutu mevcut.
    O kişiden numara almazsanız, yani sırası olmadığı halde işlem yaparsanız ki yapıyorsunuz mecburen çünkü yöneticiniz mecbur kılıyor,
    Bu defa diğer müşterilerin gazabına uğrarsınız.
    Şikayet edildiğiniz zaman da banka kurallarına aykırı davranıştan uyarı alırsınız ama banka kurallarına uymaya çalışırsanız da müdürünüzden tehdit alırsınız.


    Bir de bu kimliğini sorduğunuz, sıra numarası istediğiniz insanlar sizi şikâyet ederler.
    Siz sanırsınız ki
    “BEN GÖREVİMİ YAPTIM, BANKA BENİ SUÇLAYAMAZ”
    Sandığınızla kalırsınız sadece.


    Ben bu iki müşteri yüzünden sözlü uyarı aldım. Numara istediğim beyefendi bütün parasını çekmeye kalktı, kendisinden numara istediğim için, başkalarının hakkını korumaya çalıştığım için. Hanımefendi de “Ne güzel benim param güvende” diye düşünmek yerine “Beni nasıl tanımaz” derdinde. Sonunda kabak benim başıma patladı. Ayrıca bu ikisi her gün gelen tipler. Bu ikisinden de sadece iki tane yok.
    Günde 20–30 kişi en az böyle davranıyor.


    Hele kimisinin getirdiği çek karşılıksız çıkar.
    Sanki çeki bankacı kesmiş. Git bu çeki verenle kavga et.
    Ama yok, karşısında her an hakarete hazır nazır bekleyen bir günah keçisi var nasıl olsa.
    Çekin karşılığının olmamasının tek sorumlusu, bankacı.


    Bir de o çeki yazdırma çilesi.
    Siz çeki yazdırmadan önce çek sahibini ararsınız bir bankacı olarak bilgisi olmasını istersiniz ama bir de bakmışsınız ki tehditle karşılaşmışsınız.
    “O ÇEK YAZILIRSA BÜTÜN PARAMI ÇEKERİM BANKANIZDAN”
    Çeki yazmazsam da karşımdaki adam kravatımı çekmeyi planlıyor o da ayrı bir husus.
    Hayır olayın şu boyutu var ki çeki ben değil, çeki verdiğiniz kişi yazdırmak istiyor.
    Banka yazmaya mecbur efendim J Bu durumda çare bulamamak da başarısızlıktır üstlerinize göre.
    Ne emmeye ne gömmeye lafı burada anlam kazanıyor işte.
    Kendi cebimden versem çekin karşılığını terfi eder miyim acaba J


    Bankamızın sistemindeki saçmalık yüzünden çok ciddi anlamda mağdur olan bir müşteri
    Ve
    Onunla ilgilenmeye çalışan bir adet Yusuf J
    “Sen kendi işine bak kimsin ki ona yardım edeceksin“
    İmalarında bulunan bir adet yönetici J
    Her aradığında benimle görüşmek isteyen, çünkü benden başka kimsenin yüzüne bakmadığı, bankamızın eskiden zenginlerinden olan ancak iflas edince herkes gibi bizimde vur beline kazmayı dediğimiz kibar mı kibar bir müşteri.
    O an cebimde para olsaydı harbiden çıkarıp adama vermek isterdim,
    Çünkü sadece 2 günü kalmıştı.
    Onu uğrattığımız zarardan utanan da yoktu tabi.


    Vallahi şunu söyleyeyim, kimse hak hukuk vaazları vermemeli.
    Kimsenin kimsenin hakkına saygı duyduğu falan yok. Herkes ÖNCE BEN diyor.
    Bu tür kurumsal firmalar, ülkemizin kültür mozaiğini oluşturuyor aslında.
    Kültürden kastım farklı kökenler değil, farklı karakterler.


    İki kere yüzüne güldün samimi davrandın diye
    kızlarımızı akşam kapı önlerinden almaya çalışanlar.
    Dışarıda kabul etmeyince çıkarcı gözüyle bakanlar.
    Kendimizi mi koruyalım, kızları mı belli değil.


    Bankacılık da zor iştir açıkçası.
    Hele bir banka var ki ahhhhh ahhhhh. “Vurun kahpeye” misali çalışan,
    Sömürdükçe sömüren.
    İki cihanda şikâyetçi olacağım yönetiminden J


    Eğitimde beraber bin türlü pembe umutla başladığımız arkadaşlarımla bir süre sonra farklı umutlar beslemeye başladık.
    “Sözleşme süresi dolsa da istifa etsek”
    Doldu ama yine istifa edemiyorsun çünkü iş yok J


    Çok sevdiğim bir arkadaşımın babası komaya girdi hastaneye kaldırıldı.
    Kız babasının yanına gidecek. Müdürü kızın eline sigorta formları sıkıştırmaya çalışıyor.
    Kız, “Ben hastaneye gidiyorum babam komada” diyor.
    Müdür ise “İyi işte gidince hastahenedeki personele satarsın” diyor.
    Kız hüngür hüngür ağlıyor.


    Müdürünüz felaket ise yandınız. Benim müdürüm yüzünden 8 ayda 12 kişi istifasını verdi.
    Hele teftişten müdür olmuşsa aman Allahım.
    Benden uzak, cehenneme direk.


    Koltuğu doldurabilmek kolay iş değil efendim.
    Adam olabilmek ayrı,
    Adam gibi adam olabilmek apayrı.


    O banka sitelerindeki insan kaynakları modülünde bulunan ÇALIŞAN MEMNUNİYETİ tarzı saçmalıklara pek inanmayın. Külliyen yalan.


    Tamam, özel sigortanız var ona sözüm yok ama sadece o kadar.
    Onu da zaten senelik 800 liraya yapabiliyorsunuz J


    Yani bankacılığa klâs iş gözüyle bakmayın sakın, hiç alakası yok.
    Zira hosteslikten pek farkı yoktur.
    Zengin hizmetçiliği derler hostesliğe.
    Bankacılıkta yaverliği oluyor sanırsam.
    Bankacı arkadaşlar alınmasın kızmasın darılmasın.
    Ben de bu işin içinden geldiğim için yaşadıklarımdan çıkardığım sonuçları yazıyorum.


    Mamafih işin aslı şu ki,
    olayın banka ile çağrı merkezi ile veya diğer iş kolları ile pek bir alakası yok.
    Hizmet sektörünün cilveleri bunlar.


    Tabi ki olay sadece müşteride bitmiyor. Ama yabancı tanıdıklarım da var ama inanın beşeri ilişkilerde bizden daha ustalar.
    Samimiyet sıcaklık falan tamam iyiyiz ama nezaket de dibe vurmuş durumdayız.


    Şimdiye kadar ki hizmet sektörü tecrübesinden edindiğim sonuç şu ki;


    HİZMET SEKTÖRÜ BİR DÜĞÜN GİBİDİR.
    NE YAPARSANIZ YAPIN KİMSEYİ MEMNUN EDEMEZSİNİZ.
    PATRON PARA KAZANIR, MÜŞTERİ HİZMET ALIR.
    HAKARET VE DÜŞÜK MAAŞ ÇALIŞANA KALIR.


  2. #2
    Ehil Üye maveraunnehir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2007
    Bulunduğu yer
    erzurum
    Mesajlar
    1.196

    Standart

    Allah yardım etsin
    "Gönül yapmak gelmiyorsa elinden
    Bari gönül yıkılmasın dilinden."

  3. #3
    Ehil Üye İNSan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Mesajlar
    2.341

    Standart

    oku oku bitiremedim....
    allah bankacıların yardımcısı olsun...

  4. #4
    Ehil Üye Beste-i Rana - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Bulunduğu yer
    Doğanın Derinlikleri
    Mesajlar
    4.544

    Standart

    Alıntı NUR_say'e Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    oku oku bitiremedim....
    allah bankacıların yardımcısı olsun...


    En azından sen onu yapmışsın...




    Hest-i Nist-Nümâ



    "Müslümanın müslümana gülümsemesi sadakadır" sırrıyla espri yapıyorum...


    Hepimiz Cennette Kavuşalım...


  5. #5
    Dost majestic_81 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Mesajlar
    5

    Standart

    Ziraat bankası elaman alıyor bende başvuru yapıyordum bu özel bankaların hali devlet bankaları bu şekilde olmaz bence...

  6. #6
    Ehil Üye İNSan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Mesajlar
    2.341

    Standart

    Alıntı Hüve-l Ahsen Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster


    En azından sen onu yapmışsın...
    hepsini okumadım zaten,bi başını bide sonucu merak etttim bide en sonu okudum

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Benim annem benim kadar güzel şiir okuyamaz!
    By *SAHRA* in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 10.05.20, 20:44
  2. Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 17.06.09, 13:16
  3. Sözlerini Okudum Hayatım Değişti
    By elff in forum Risale-i Nur'u Yeni Tanıyanlara
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 26.08.07, 11:44
  4. Hayatım Akşam Yemekte Ne Var?:)
    By gulsah in forum Mizah
    Cevaplar: 13
    Son Mesaj: 18.08.07, 05:25
  5. Vücudumuzun Anatomisi
    By ayzade in forum Mizah
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 02.11.06, 12:36

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0