+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 19

Konu: Hal Nasıl Olmalı?

  1. #1
    Vefakar Üye zerre06 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Bulunduğu yer
    ANKARA
    Mesajlar
    510

    Standart Hal Nasıl Olmalı?

    hal nas?l olmal??

    -durumlara göre-de diyebiliriz..

    peki soruyu şöyle düzenleyelim..

    hal derken kast?m?z tak?n?lmas? gereken ahlak t?r.

    bu durumda ise Gülşah kardeşimizin dediği gibi,"sadece hali değil birde o halin gösterildiği makam?n incelenmesi laz?m çünkü bir hal bir makamda hüsün iken ayn? hal başka bir makamda çirkindir. Halin nas?l olmas? gerektiğini yani istikametini bulunduğu makam tayin eder."

    şimdi daha aç?klay?c? oldu san?r?m..
    Konu zerre06 tarafından (13.12.07 Saat 14:37 ) değiştirilmiştir.

    "Subhansın ya Rab!senin bize bildirdiğinden başka ne bilebiliriz ki?herşeyi hakkiyle bilen,herşeyi hikmetle yapan Sensin."(Bakara suresi 2/32)

    "insan ilim tahsil ettikçe cehlini anlar.ilmin nihayeti de yoktur."

    ”bu zamanda feragat ve fedakarlık bir iksir gibi,magnetizma gibi tesir eder.”

  2. #2
    Ehil Üye Ebu Hasan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    38
    Mesajlar
    3.049

    Standart

    Soruyu tam anlayamad?m....
    Vücudunu mucidine feda et.Mukabilinde büyük bir fiyat alacaksın.Mesnevi-i Nuriye sahife 101


  3. #3
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Alıntı zerre06 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    hal nasıl olmalı?

    -durumlara göre-de diyebiliriz..
    Hulukuh-ul Kur'an olan Sünnet-i senniyyenin tatbikçisi olan Muhammed (a.s.m) üzere olmalı herhalde..

  4. #4
    Vefakar Üye zerre06 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Bulunduğu yer
    ANKARA
    Mesajlar
    510

    Standart

    Alıntı HASAN- Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Soruyu tam anlayamad?m....
    soru k?sa ama çok geniş kapsaml? oldu çünkü..o sebepten durumlara göre dedim..

    Alıntı acizizfakiriz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Hulukuh-ul Kur'an olan Sünnet-i senniyyenin tatbikçisi olan Muhammed (a.s.m) üzere olmal? herhalde..

    bu halleri s?ralamaya ne dersiniz.

    "Subhansın ya Rab!senin bize bildirdiğinden başka ne bilebiliriz ki?herşeyi hakkiyle bilen,herşeyi hikmetle yapan Sensin."(Bakara suresi 2/32)

    "insan ilim tahsil ettikçe cehlini anlar.ilmin nihayeti de yoktur."

    ”bu zamanda feragat ve fedakarlık bir iksir gibi,magnetizma gibi tesir eder.”

  5. #5
    Vefakar Üye zerre06 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Bulunduğu yer
    ANKARA
    Mesajlar
    510

    Standart

    misalen Efendimiz(sav) hayat?nda belki 3 kere gülmüştü ama insanlarla karş?laş?nca hep tebessüm ediyordu,onlar?n hat?r? için..çehresinde tebessüm vard?

    "Subhansın ya Rab!senin bize bildirdiğinden başka ne bilebiliriz ki?herşeyi hakkiyle bilen,herşeyi hikmetle yapan Sensin."(Bakara suresi 2/32)

    "insan ilim tahsil ettikçe cehlini anlar.ilmin nihayeti de yoktur."

    ”bu zamanda feragat ve fedakarlık bir iksir gibi,magnetizma gibi tesir eder.”

  6. #6
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    Ben suali anlayamadım.

    Hal derken takınılması gereken ahlak ' dan eğer kasdınız ise o zaman sadece hali değil birde o halin gösterildiği makamın incelenmesi lazım çünkü bir hal bir makamda hüsün iken aynı hal başka bir makamda çirkindir. Halin nasıl olması gerektiğini yani istikametini bulunduğu makam tayin eder.

    Biraz daha açmak lazım gelirse ... :

    Kur'ân, sâlihat'ı mutlak, müphem bırakıyor. Çünkü ahlâk ve faziletler, hüsün ve hayır çoğu nisbîdirler.
    • Neviden nev'e geçtikçe değişir.
    • Sınıftan sınıfa nâzil oldukça ayrılır.
    • Mahalden mahalle tebdil-i mekân ettikçe başkalaşır.
    • Cihet muhtelif olsa muhtelif olur.
    • Fertten cemaate, şahıstan millete çıktıkça mâhiyeti değişir.
    Meselâ, zayıfın kavîye karşı izzet-i nefsi, kavîde tekebbür olur. Kavînin zayıfa karşı tevazuu, zayıfta tezellül olur.

    Meselâ, bir ulü'l-emir, makamındaki ciddiyeti vakar, mahviyeti zillettir. Hânesinde ciddiyeti kibir, mahviyeti tevazudur.

    Meselâ, tertib-i mukaddematta tefviz, tembelliktir. Terettüb-ü neticede tevekküldür.Semere-i sa'yine, kısmetine rıza kanaattir; meyl-i sa'yi kuvvetlendirir. Mevcuda iktifa, dûnhimmetliktir.

    Meselâ, fert, mütekellim-i vahde olsa; müsamahası, fedakârlığı, amel-i sâlihtir. Mütekellim-i maa'l-gayr olsa hıyanet olur.

    Meselâ, bir şahıs, kendi namına hazm-ı nefs eder, tefahur edemez. Millet namına tefahur eder, hazm-ı nefs edemez.
    Herbirinde birer misal gördün; istinbat et.

    ---------------------------------
    Demek ki bir makamda güzel olan bir hal başka makamda mahiyeti değişiyor. bir örnek daha :

    erkeklerde iki güzel haslet olan cesaret ve sehâvet kadınlarda bulunsa, bu emniyete ve sadakate zarar olduğu için, ahlâk-ı seyyiedendir, kötü haslet sayılırlar.

    ---------------------------------

    Haller nasıl olmalı ?
    sünnet-i seniyye çizgisinde makamına münasib olmalı

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  7. #7
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    Alıntı gulsah Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    1. Meselâ, bir ulü'l-emir, makamındaki ciddiyeti vakar, mahviyeti zillettir. Hânesinde ciddiyeti kibir, mahviyeti tevazudur.
    2. Meselâ, fert, mütekellim-i vahde olsa; müsamahası, fedakârlığı, amel-i sâlihtir. Mütekellim-i maa'l-gayr olsa hıyanet olur.
    mesela 1. için : bir başbakan ın hali daima tevazü olmalı dersek makamında o güzel olan tevazü hali zillete inkilab eder çünkü onun başbakanlık makamı yani o sıfatı tevazü kaldırmaz o makamda takınılması gereken hal vakar olmalı ama aynı başbakan evinde o sıfatı terk ettiği için vakar halini devam ettirirse bu kibir olur o yüzden evinde iken tevazu sahibi olması ahsendir.

    Yada normalde insanın kendi nefsi için yani kendi namına kendi adına bir şeye müsamaha göstermesi hoşgörmesi amel-i salihtir fakat aynı kişi bir başkasının hakkı çiğnendiği zaman onun namına onun adına o hali hoşgöremez o takdirde sessiz şeytan olur ve arkadaşına ihanet etmiş sayılır.

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  8. #8
    Müdakkik Üye uSuLca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2007
    Bulunduğu yer
    Ankara & Kütahya
    Mesajlar
    877

    Standart

    Haalin cok ana omurgalar? vard?r. Diger hersey?n k?stas? yoktur Hal Muhataba gore deg?s?r.

  9. #9
    Vefakar Üye zerre06 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Bulunduğu yer
    ANKARA
    Mesajlar
    510

    Standart

    Alıntı gulsah Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ben suali anlayamadım.

    Hal derken takınılması gereken ahlak ' dan eğer kasdınız ise o zaman sadece hali değil birde o halin gösterildiği makamın incelenmesi lazım çünkü bir hal bir makamda hüsün iken aynı hal başka bir makamda çirkindir. Halin nasıl olması gerektiğini yani istikametini bulunduğu makam tayin eder.

    Biraz daha açmak lazım gelirse ... :

    Kur'ân, sâlihat'ı mutlak, müphem bırakıyor. Çünkü ahlâk ve faziletler, hüsün ve hayır çoğu nisbîdirler.
    • Neviden nev'e geçtikçe değişir.
    • Sınıftan sınıfa nâzil oldukça ayrılır.
    • Mahalden mahalle tebdil-i mekân ettikçe başkalaşır.
    • Cihet muhtelif olsa muhtelif olur.
    • Fertten cemaate, şahıstan millete çıktıkça mâhiyeti değişir.
    Meselâ, zayıfın kavîye karşı izzet-i nefsi, kavîde tekebbür olur. Kavînin zayıfa karşı tevazuu, zayıfta tezellül olur.

    Meselâ, bir ulü'l-emir, makamındaki ciddiyeti vakar, mahviyeti zillettir. Hânesinde ciddiyeti kibir, mahviyeti tevazudur.

    Meselâ, tertib-i mukaddematta tefviz, tembelliktir. Terettüb-ü neticede tevekküldür.Semere-i sa'yine, kısmetine rıza kanaattir; meyl-i sa'yi kuvvetlendirir. Mevcuda iktifa, dûnhimmetliktir.

    Meselâ, fert, mütekellim-i vahde olsa; müsamahası, fedakârlığı, amel-i sâlihtir. Mütekellim-i maa'l-gayr olsa hıyanet olur.

    Meselâ, bir şahıs, kendi namına hazm-ı nefs eder, tefahur edemez. Millet namına tefahur eder, hazm-ı nefs edemez.
    Herbirinde birer misal gördün; istinbat et.

    ---------------------------------
    Demek ki bir makamda güzel olan bir hal başka makamda mahiyeti değişiyor. bir örnek daha :

    erkeklerde iki güzel haslet olan cesaret ve sehâvet kadınlarda bulunsa, bu emniyete ve sadakate zarar olduğu için, ahlâk-ı seyyiedendir, kötü haslet sayılırlar.

    ---------------------------------

    Haller nasıl olmalı ?
    sünnet-i seniyye çizgisinde makamına münasib olmalı
    tamam işte çok güzel açıklamalar,izahatler getirmişsiniz..Allah razı olsun..
    hal den kastım takınılması gereken ahlak tır evet..
    zihnen tekrarı çok önemli bir mevzuu bence..
    soruyu güzel soramadım biliyorum ama Allah razı olsun kardeşlerimden izahat getirdiler işte

    "Subhansın ya Rab!senin bize bildirdiğinden başka ne bilebiliriz ki?herşeyi hakkiyle bilen,herşeyi hikmetle yapan Sensin."(Bakara suresi 2/32)

    "insan ilim tahsil ettikçe cehlini anlar.ilmin nihayeti de yoktur."

    ”bu zamanda feragat ve fedakarlık bir iksir gibi,magnetizma gibi tesir eder.”

  10. #10
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    Efendimiz ( a.s.m) fakir - mazlum olan sahabelerine latifeler yapar , onlarla şakalaş?r gönüllerini almaya çal?ş?rd? . Hatta böyle köle olan bir sahabesini arkas?ndan kucaklam?ş gözlerini kapatm?ş ve bu hal ile o sahabeye ak?llar?n fevkinde bir iltifat göstermiştir.
    Fakat bilhassa içtimai meselelerde yada dinin tebliği gibi önemli vazifelerle muvazzaf k?ld?ğ? sahabelerinin ciddiyeti muhafaza etmeleri , gevşememeleri gibi hikmetlere binaen onlara ciddi ve vakur bir hal ile muamele etmiştir.

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Düğünlerimiz Nasıl Olmalı ?
    By insirah in forum İslam'a Göre Kadın ve Aile
    Cevaplar: 34
    Son Mesaj: 18.09.15, 20:33
  2. Düğünlerimiz Nasıl Olmalı
    By *SAHRA* in forum İslam'a Göre Kadın ve Aile
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 11.06.14, 14:22
  3. Sizce Sabır Nasıl Olmalı, Nasıl Sabretmeliyiz?
    By VbDeSTabe in forum Beyin Fırtınaları
    Cevaplar: 88
    Son Mesaj: 31.07.12, 17:23
  4. Kadın Nasıl Olmalı?
    By Şahide in forum İslam'a Göre Kadın ve Aile
    Cevaplar: 111
    Son Mesaj: 16.07.11, 19:28
  5. Tesettur Nasıl Olmalı???
    By zisangul in forum Fıkıh
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 13.10.08, 11:12

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0