+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 7 ve 7

Konu: Cen-Net Cafe

  1. #1
    Ehil Üye osmanoğlu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Uşak
    Mesajlar
    1.856

    Standart Cen-Net Cafe

    Falanca Camii imamı Abdullah hoca, resmi işlerini yaptırmak için nüfus müdürlüğüne gider. Kendisinden TC kimlik numarası istenince, en yakın internet-cafenin yolunu tutmak zorunda kalır.
    Cafenin kapısından girerken levhada yazılı isim "fesüphânallah'lar, estağfirullah'lar çektirir hoca efendiye, hem de ardı arkasınca:
    CEN.NET CAFE…
    Cafe işleten delikanlıya hacetini söyler:
    - Evlâdım T.C. kimlik numarası istediler benden, yardımcı olabilir misin?
    - Tabi amcacım, siz şuraya oturun, şu işimi hemen bitirip sizinle ilgilenirim.
    Abdullah hoca başlar beklemeye. Böylelikle bulunduğu mekânı inceleme fırsatı da geçer eline.
    Demek ki gençlerin girip bir türlü çıkmak bilmedikleri, internet-cafe denilen yer burasıdır. Gözüne takılan her detaydan rahatsız olarak, huzursuz bakışlarla etrafını süzer durur.
    Evin bodrumunda kurduğu fare tuzakları gelir aklına. Küçücük bir peynire tutsak olan fareler nasıl kapandan çıkamıyorlarsa, ayrı telden oyunlara yakalanan gençlerin de buradan çıkamadıklarım düşünür. Bir "fesuphanallah" daha çeker ve:
    - Âhir zaman fitneleri işte canım, der kendi kendine…
    Hoca efendinin huzursuz olduğunu fark eden delikanlı hemen bir çay söyleyince, kendisine ikram edilmesinden memnun olur Abdullah amca. En azından bu da bir hürmet ifadesidir. "Aferin" derken içinden, hayıflanır istemeden:
    - Yazık oluyor bu gençlere, hayatlarını heder ediyorlar.
    Boşa hayıflanmanın, vah vah demenin, ne kendisine ne de acıdığı gençlere bir faydası olmayacağını bildiği için, delikanlıyla hasbihal etmeye karar verir:
    - Delikanlı sana bir şey soracağım ama bilmem ne düşünürsün?
    - Buyurun amcacığım, ne soracaktınız?
    - Sen Allah'ı bilir misin?
    Birbirine girmiş, hiçbir şekle benzetemediği jöleli saçları, her baktığında bir "fesuphanallah" daha çektiği sakal şekliyle bu delikanlıdan aldığı cevap, hoca efendiyi pek şaşırtır.
    Cafeyi işleten delikanlı gülümseyen gözlerle bakarak:
    - Kul, kendisini yoktan var edip hayat bahşeden, düşünecek akıl, görecek göz veren Rabbini nasıl bilmez amca?
    Hayretle sormaktan alamaz kendisini:
    - Biliyor musun? Peki neyle biliyorsun Allah'ı, bana bir anlatır mısın?
    Delikanlı eliyle cafedeki bilgisayarları göstererek cevap verir:
    - Bu bilgisayar ile biliyorum amcacığım.
    - Bunlarla mı? Delikanlı pek anlayamadım.
    - Bu bilgisayarların varlığı benim nazarımda Allah'ın varlığının en açık delillerinden biridir. Bilgisayar kullananlar gayet iyi bilirler amca, böyle bir makine, ancak bir mühendis ve üstün bir teknoloji ile var olabilir.
    Ateistin en önde gidenine sorsan, bu zımbırtının tesadüf eseri oluşmayacağını, mutlaka birisi tarafından yapılmış olduğunu söyler sana. Meselâ Darwin denilen mendebur kalkıp dirilse, şu laptopu göstersen, desen ki:
    "Bu âlet, şu hesap makinesinin tesadüfler zinciriyle evrimleşmiş hâlidir."
    Darwin bile "çüşş lan deve" der.

    Abdullah Hoca delikanlının anlattıklarından hoşlanmıştır. Keyiflenir:
    - Bilgisayarın kendiliğinden yapıldığını kabul etmeyen adam, onu yapan insanın yaratılmış olduğuna gelince kıvırıveriyor değil mi evlâdım?
    - Bak amca, burada 20 tane bilgisayar var, bunlar bir sistemle birbirine bağlanmış, hepsi bir program tarafından idare ediliyor. Bu sistemi ben kurdum, burayı ben çekip çeviriyorum. Buradaki düzen benden sorulur; yani bir mânâda farzı muhal buranın tanrısı benim.
    Bazen oyun oynayıp, interneti kullanıp para ödemeden sıvışmaya kalkanlar oluyor. Hemen yakalıyorum kerataları. "Gel bakalım! Nereye gidiyorsunuz böyle! Buranın nimetlerinden faydalanıp başıboş bırakılıvereceğinizi mi zannettiniz?" "Paramız yok abi!" derlerse; "Yok öyle yağma!" deyip cezalandırıyorum. İnternet-cafeyi temizletiyorum: paspas yapıyorlar, camlan silip tuvaleti temizlettiriyorum.
    Bir saat oyunun, internetin bedeli olur, bunun hesabı sorulur da, sayısız nimetlerle dolu koca bir ömrün hesabını sormazlar mı insandan?
    Bir cafenin bile işlerini düzenleyen, tertip eden biri varken, koca kâinatın, kusursuz işleyen bu sisteminin bir kurucusu olmaz mı? Olmaz diyenin ahmaklığını bütün noterler tasdik etmez mi?
    - Vallahi evlâdım pek takdir ettim seni. Peki Allah'ı nasıl bilirsin, neye benzetirsin?
    -Ben Allah'ı hiçbir şeye benzetmeden bilirim amca.
    - Bunun böyle olacağını nasıl bildin evlâdım? Delikanlı eliyle bilgisayarları işaret etti:
    - Yine bunlar sağ olsun. Bu bilgisayarları yapan mühendisler başka, bilgisayarlar başkadır. Birbirlerine benzemezler. Programı yazan insan başkadır, ortaya konulan program ise bambaşka. Bilgisayarda yüklenmiş bilgiler vardır, fakat benim bilmem yine başkadır. Kamerası vardır, ses düzeni vardır, ama benim gözlerim ve duyup konuşmam farklıdır.
    Abdullah amca çocuğun feraset ve anlayışını çok beğenmişti. Sorduğu sorulara aldığı cevaplar, gayet mantıklıydı ve berrak bir imana işaret ediyordu. Aslında buradaki işi bitmiş, kimlik numarasını çoktan almıştı; ama delikanlı ile muhabbete devam etmek istedi.
    - Peki varlığına inandığın Rabbin için ne yapman gerektiğine dair ne biliyorsun?
    - Ne yapmam gerektiğini biliyorum amca, fakat ne kadarını yapabildiğim hususunda kendimi yeterli görmüyorum.
    - Ne bildiğini söylersen, neler yapabileceğine dair yardıma olabilirim belki evlâdım.
    - Neler yapmam gerektiğine dair surdan biliyorum amca: Öncelikle, Rabbim bana bir gönül vermiş. Kendisini bilmeyi nasip edip muhabbetini gönlüme yerleştirmiş.
    Ben de gönlümde sadece O'na ve sevdiklerine yer vermeliyim, onun istemeyeceği şeyleri gönlümden uzak tutmalıyım.
    İkinci olarak bana verdiği dili razı olmayacağı sözlerden korumalıyım. Her zaman onu söylemeli, onu anlatmalıyım.
    Son olarak bana verdiği bu bedeni onun nzası istikametinde kullanmalı, bir gün toprak olacak vücudumu onun yolunda eskitmeliyim. Benim bildiğim bundan ibaret…
    - Ee evlâdım daha ne yapacaksın, başka bir şey kalmadı ki!
    - Efendim yapmalıyım, etmeliyim diyorum ama, bal demekle ağız tatlanmıyor ki! Gidilecek yolu bilmek ayn, usulüyle yolda yürüyebilmek apayn bir şey…
    Yine bilgisayar tabirleriyle söylemek gerekirse, Şeytan denilen melun HACKER, benim sistemimde ki NEFİS virüsünü aktif hale getiriyor. Üstesinden gelebilene aşk olsun. Etkili bir virüs programı bulmam lazım belki de..
    - Ben biliyorum, dedi Abdullah Hoca ve ekledi: NUR anti-virüs programlarından birisim gönül Hard-diskine kuruyorsun ve her gece kalkıp güncelleyerek, virüs taraması yapıyorsun evlâdım.
    Delikanlı aldığı cevaptan hem şaşırmış hem hoşlanmıştı. Hoca efendiye tebessüm ederek:
    - Amca bu programı nereden indirebiliriz acaba? Bildiğin bir site var mı? dedi.
    Hoca efendi aynı tebessümle cevap verdi:

    - Bunun korsan sürümlerine çok dikkat etmek lâzım evlat. Ehline müracaat ederek lisanslı bir program yüklemelisin bence.
    - Sizde var mı öyle bir program?
    - Var da, ben yüklemeyi bilmiyorum, ama istersen tanıdık bir programlama uzmanı tavsiye edebilirim.
    - Çok sevinirim, diyen delikanlı, Abdullah Hoca ile tekrar buluşacaklan bir gün kararlaştırarak, hoca efendiyi dükkanından uğurladı. Ve ümit dolu tebessümlerle arkasından bir müddet seyretti.
    "Ey Rabbimiz! Biz indirdiğin kitaba inandık ve peygambere uyduk. Sen de bizi, Senin birliğine ve peygamberinin doğruluğuna şahitlik edenlerle beraber yaz." Âl-i İmrân Sûresi: 3:53.

  2. #2
    Pürheves yedi beyza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    207

    Standart

    Alıntı osmanoğlu Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    Yine bilgisayar tabirleriyle söylemek gerekirse, Şeytan denilen melun HACKER, benim sistemimde ki NEFİS virüsünü aktif hale getiriyor. Üstesinden gelebilene aşk olsun. Etkili bir virüs programı bulmam lazım belki de..
    - Ben biliyorum, dedi Abdullah Hoca ve ekledi: NUR anti-virüs programlarından birisim gönül Hard-diskine kuruyorsun ve her gece kalkıp güncelleyerek, virüs taraması yapıyorsun evlâdım.
    çok hoştu hakikaten. ellerinize yüreğinize sağlık. önce gönlümüze bir format atmak lazım gelio sanırım.en azından kendi gönlüm için sölüyorum sonrasında nur programını kurmak
    Çıkararak göğsümden,
    Günahkar ellerimi,
    Bir yed-i beyza gibi,
    Sunacağım kapına...
    ----------------------

    “Teessür ve ızdırap karşısında kalbden bir parça kopacaksa, ‘Bir genç dinsiz olmuş’ haberi karşısında o kalbin atom zerrâtı adedince paramparça olması lâzım gelir”

    Zübeyr Gündüzalp

  3. #3
    Müdakkik Üye asya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesajlar
    601

    Standart

    http://www.risaleforum.com/vb/showthread.php?t=13210
    söylemek istemezdim osmanoğlu abi ama burda varm?ş ayn?s?..

  4. #4
    Ehil Üye osmanoğlu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Uşak
    Mesajlar
    1.856

    Standart

    Alıntı asya Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    http://www.risaleforum.com/vb/showthread.php?t=13210
    söylemek istemezdim osmanoğlu abi ama burda varmış aynısı..
    Kardeşim özür dilerim, halbuki arama yapıp öyle konuyu açmıştım ama sanırım harf karakterlerinden dolayı aramada çıkmadı. Affediniz.
    "Ey Rabbimiz! Biz indirdiğin kitaba inandık ve peygambere uyduk. Sen de bizi, Senin birliğine ve peygamberinin doğruluğuna şahitlik edenlerle beraber yaz." Âl-i İmrân Sûresi: 3:53.

  5. #5
    Müdakkik Üye asya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesajlar
    601

    Standart

    Alıntı osmanoğlu Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Kardeşim özür dilerim, halbuki arama yapıp öyle konuyu açmıştım ama sanırım harf karakterlerinden dolayı aramada çıkmadı. Affediniz.
    estağfirullah abicim olur mu öyle şey ne özrü ne affı.. ben sadece hatırlatma yapayım dedim yönetici abiler ve ablalar gelmeden...

  6. #6
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Alıntı asya Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    estağfirullah abicim olur mu öyle şey ne özrü ne aff?.. ben sadece hat?rlatma yapay?m dedim yönetici abiler ve ablalar gelmeden...
    Net furyas? var ya... Fakat bu cen -net olunca az bile..

  7. #7
    Ehil Üye nâme-i nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Mesajlar
    1.460

    Standart

    Alıntı asya Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    http://www.risaleforum.com/vb/showthread.php?t=13210
    söylemek istemezdim osmanoğlu abi ama burda varmış aynısı..
    ben de osmaoğlu abime özelden atacaktım tam yazdım ama sisdim sonra ayıp olur belki diye..

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Cafe Muhabbet Olsun
    By Bîçare S.V. in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 80
    Son Mesaj: 20.01.09, 15:26
  2. Sanalda Terfi Cafe Açıyoruz
    By Nuru-Beril in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 65
    Son Mesaj: 19.12.08, 11:59

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0