+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 4 ve 4

Konu: Bayrağımızın Derin Manası

  1. #1
    Ehil Üye serab - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    1.529

    Standart Bayrağımızın Derin Manası



    Türk Bayrağ? rengini şehitlerin kan?ndan, ilham?n? da kan gölüne yans?yan ay ve y?ld?zdan ald?ğ?n? biliyoruz. Fakat bayrak hakk?ndaki bu bilgi, bayrağ?n taş?d?ğ? kutsal anlam?, o anlamdaki sembolizmi, ondaki derinliği ve yüceliği anlatmaya yetmez.

    Bilindiğ gibi, genellikle Hristiyan milletler bayraklar?na Haç şeklinde semboller yer almaktad?r. Müslüman milletlerde ise Hilal görünmektedir. Haç’?n anlam? Hazreti ?sa (a.s.)’n?n çarm?ha gerilerek haç şeklinde şehit edildiğine inand?klar? için Hristiyanlar onu sembol olarak al?rlar. Peki ya Hilal? Müslümanlarca sembol olarak kabul edildiğini biliyoruz. Ancak bunun sembolik değeri nereden gelmektedir? Dolunay (Bedir) ay?n ondördüncü gecesindeki haliyle daha parlak olmas?na rağmen niçin ay?n en az ?ş?k verdiği yay şeklindeki zay?f şekil sembol alm?şt?r? ?şte burda Hilal’in gücü burda ç?kmaktad?r. Çünkü Hilal, Haç gibi doğrudan şekil olarak al?nsayd? Dolunay kullanmak daha uygun olurdu. Halbuki “Hilal” şekli dolay?s?yla değil, ismi dolay?s?yla sembol olmuştur. Bu anlam? da “ALLAH (c.c.)” isminden alm?şt?r. Bilindiği gibi arapça asl?nda Hilal kelimesinde; 1 “He”, 1 “Lam”, 1 “Elif”, ve yine 1 “Lam” harfleri bulumaktad?r. Yani 1 “He”, 1 “Elif” ve 2 tane “Lam” bulunmaktad?r. Bu harflerin ebced hesab?yla rakam değeride:

    • “He

    • “Lam”

    • “Elif”

    • “Lam”

    • Toplam Olarak =99

    ALLAH (c.c.) kelimeside yine bir “Elif”, iki “Lam” ve bir
    “He” ile yaz?lmaktad?r. Bu harflerin de değeri yine ebced hesab?yla topland?ğ?nda yine 99 rakam?n? verir. Her iki kelimede harfler değişmediği içinrakam değerleri de değişmiyor. Yani Hilal yazarken ALLAH (c.c.) isminin harflerni kullan?yoruz. 99’da Esmaul Hüsna’y? temsil eder.Öyleyse bu iki kelimeyi bilhassa sembolik olarak birbirinin yerine kullanmak mümkündür. O halde Bayrak üzerine ALLAH (c.c.) yazacak yerde, ayn? ismin eş değerlisi olan Hilal’i koymak hem anlaml?, hem inançlar?m?za daha uygundur.Çünkü inanc?m?za göre, “ALLAH (c.c.)”? sembol olarak bile ifade etmek mümkün değildir. Aksi halde putperestlerin düştüğü hatay? tekrarlam?ş oluruz. Bu sak?ncadan dolay? “ALLAH (c.c.)” ?n zat? ve ismi tenzih edilerek, o ismin harf ve ebcedi bak?m?ndan eş değerlisi olan “Hilal” sembol yap?lm?şt?r. Madem ki sembolik anlam taş?yacakt?r o halde Hilal yazmaktansa Hilalin şeklini yapmak aras?nda hiç fark yoktur. Aksine sembol olarak Hilal şekli daha uygun, daha anlaml?d?r. Böylece Hilal’in sembol olarak seçilmesinde şu mant?k silsilesi görülmektedir:

    ALLAH (c.c.) ê Hilal (isim) ê Hilal (şekil)

    ALLAH(c.c.)’?n birliği (Tevhid) inanc? ve bu inanc?n La ilahe ?llallah (ALLAH
    (c.c.) tan başka Tanr? yoktur) formulüyle ifade edilen manas? böylece Hilal şeklinin içinde sembol olarak ifadesini bulmuştur.
    Bilindiği gibi baz? ?slam ülkeleri bayrağ?nda, özellikle Suudi Arabistan doğrudan doğruya Kelime-i Tevhid’i yazarak sembole gidilmeden bayrağ?na koymuştur.Ancak birtak?m manalar?n sembol ile ifadesi, sözle ifadesinden daha derin ve anlaml?d?r. Hilal’in kucağ?ndaki Y?ld?z, Hilalde olduğunun aksine doğrudan doğruya şeklinden al?nm?şt?r. Ancak bu şekil yine Arapça “Muhammed” yaz?s?n?n şeklidir. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) Efendimizin ismi yaz?ld?ğ? zaman birinci “mim” in baş?, “ha” harfinin dirseği, ikinci “mim” in k?vr?m? ve “dal” harfinin alt ve üst kanad? beş tane ç?k?nt? meydana getirir ve tam bir y?ld?z şeklini al?r. Zaten ?slam’?n şartlar? da beş tanedir. Hilal ALLAH (c.c.) inanc?n?, y?ld?z Peygamber’e bağl?l?ğ? dile getirir.
    ALLAH (c.c.) inanc?, amentü ile bildirilen iman şartlar?n?n temeli olduğu için iman esaslar?n?n hepsi bu sembolle ifadesini bulmuş olur. O zaman Hilal iman şartlar?n?, y?ld?z da ?slam’?n şartlar?n? remz (sembol) olarak dile getirir ki, bayraktaki bu iki sembolle, ay ile y?ld?zla ?slam dini bütün yönleriyle ifade edilmiş olur.

    Claude Farrere dilimize “Türklerin Manevi Gücü” ad?yla çevrilen eserinde (s.36) Hilal şekli üzerinde durarak bu şeklin Türklerin hayat?nda nas?l bir önem taş?d?ğ?n? anlatmaya çal?ş?r: “En mükemmel gemiler, yar?m ay şeklinde amiral gemisinin etraf?na s?ralanm?şt?. Evet yar?m ay şeklinde... Ve hilal şekli gerçekten müslüman, gerçekten Türk olan herkesi heyecandan titretmeye yeter!...” diyerek Türk toplumunun hayat?nda örf ve geleneklerin ne kadar köklü bir yeri olduğunu anlat?r. ?stiklâl marş?m?zda, “Çatma kurban olay?m çehreni ey nazl? hilal.” “Kahraman ?rk?ma bir gül ne bu şiddet bu celâl?” m?sralar?nda bayrağ?n ve hilalin şahs?na dile gelen hitap, asl?nda doğrudan doğruya ALLAH (c.c.)’a niyazd?r. ALLAH (c.c.)’dan, art?k bu millete rahmet ve merhametiyle nazar etmesi istenmektedir. Zaten “Ruhumun senden ilâhî şudur ancak emeli;” m?sras?nda bu dilek daha aç?k bir dille ortaya konmaktad?r.

    Hilal sadece bayrağ?m?zda değil, kandil geceleri yap?l?p dağ?t?lan ay çöreğindede görülür. Camide ve k?şladaki ders nizam? da, Mehter Tak?m?n?n nöbet vurma s?ras?nda ald?ğ? şekil de hep Hilal şeklidir.
    al?nt?/
    Konu serab tarafından (23.10.07 Saat 14:53 ) değiştirilmiştir.
    "birimiz şarkta,birimiz garbda,birimiz cenubda,birimiz şimalde,birimiz ahirette,birimiz dünyada da olsak biz yine birbirimizle beraberiz"

  2. #2
    Dost miracle - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Mesajlar
    30

    Standart

    Alıntı serab Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster


    Halbuki “Hilal” şekli dolayısıyla değil, ismi dolayısıyla sembol olmuştur. Bu anlamı da “ALLAH (c.c.)” isminden almıştır. Bilindiği gibi arapça aslında Hilal kelimesinde; 1 “He”, 1 “Lam”, 1 “Elif”, ve yine 1 “Lam” harfleri bulumaktadır. Yani 1 “He”, 1 “Elif” ve 2 tane “Lam” bulunmaktadır. Bu harflerin ebced hesabıyla rakam değeride:

    • “He

    • “Lam”

    • “Elif”

    • “Lam”

    • Toplam Olarak =99

    ALLAH (c.c.) kelimeside yine bir “Elif”, iki “Lam” ve bir
    “He” ile yazılmaktadır. Bu harflerin de değeri yine ebced hesabıyla toplandığında yine 99 rakamını verir. Her iki kelimede harfler değişmediği içinrakam değerleri de değişmiyor. Yani Hilal yazarken ALLAH (c.c.) isminin harflerni kullanıyoruz. 99’da Esmaul Hüsna’yı temsil eder.Öyleyse bu iki kelimeyi bilhassa sembolik olarak birbirinin yerine kullanmak mümkündür. O halde Bayrak üzerine ALLAH (c.c.) yazacak yerde, aynı ismin eş değerlisi olan Hilal’i koymak hem anlamlı, hem inançlarımıza daha uygundur.
    Gerçekten ilk defa duyuyorum kardeşim,Allah razı olsun öğrenmiş oldum

  3. #3
    Vefakar Üye sitem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesajlar
    306

    Standart Bunlar da başka bilinmeyenler....

    (...)

    Divân-ı Lugâti’t-Türk’te “batrak” şeklinde yazılan “bayrak” kelimesi “savaşlarda kullanılan ve ucuna bir ipek parçası takılan mızrak” olarak açıklanmaktadır. Aynı eserdeki bir manzumede ise kelime “bayrak” şeklinde kullanılmakta ve Oğuzlar arasında böyle telaffuz edildiği yazılmaktadır.

    (...)

    Göçebe hayat süren Türk topluluklarında hükümdarların yaban öküzü veya at kuyruğundan yapılan “tuğ” adı verilen bayrak ve semboller kullandıkları bilinmektedir. Avrupa Hun Devleti Hükümdarı Atilla’nın, üzerinden geçtiği kimselere zenginlik ve mutluluk getireceğine inanılan Hüma kuşunun resmedildiği bir bayrağının bulunduğu eski bir kaynakta zikredilmektedir.

    İlk Müslüman Türk Devleti kabul edilen Karahanlılar’ın bayraklarında al renk üzerinde dokuz tuğ resminin bulunduğu bilinmektedir. Gazneliler ise önceleri yeşil zemin üzerinde beyaz hilal ve Hüma kuşunun resmedildiği bayrakları, daha sonraları ise Abbasi halifeliğinin meşru mümessili olduklarını gösteren siyah renkli bayrakları kullanmıştır. Büyük Selçuklular, ilk yıllarında mavi zemin üzerinde beyaz çift kartal sembolü ve siyah çizgili gerilmiş yay ve ok resmi olan bir bayrağı kullanmışlarsa da sonraları onlar da Abbasilerin etkisiyle siyah renkli bayraklar kullanmışlardır. Malazgirt Savaşı’nda Alparslan’ın, üzerinde kelime-i şehadet yazılı büyük bir sancağının bulunduğu bilinmektedir. Anadolu Selçukluları da siyah renkli bayrağın yanı sıra al renkli bayraklar da kullanmışlardır. Haçlılardan Kudüs’ü geri alan Selahaddin-i Eyyübi’nin bayrağı sarı renkliydi ve üzerinde Avrupalılar tarafından İslâm’ın sembolü olarak kabul edilen hilal resmedilmişti.

    Türklerin tarihteki en uzun ömürlü devleti Osmanlı’nın ilk bayrağı, Anadolu Selçuklu Devleti hükümdarı tarafından Osman Gazi’ye bağımsızlık alameti olarak gönderilen bayrak XVI. yüzyılın sonlarına kadar farklı renklerde olmakla birlikte padişahlara mahsus olan bayrak, İstanbul’un fethinde Ulubatlı Hasan’ın surlara diktiği, Kemalpaşazâde’nin ifadesiyle “Sultan-ı âlemin ak alemi” de üzerinde çeşitli işaret ve ibareler olan beyaz renkli bayraklardı.

    Yavuz Sultan Selim Han’ın Çaldıran (1514) ve Mısır Seferleri’nde, otağının önüne hakimiyet alameti olan beyaz ve kırmızı renkli bayraklar dikilmiştir.

    Bugün Topkapı Sarayı’nda, mukaddes emanetler dairesinde bulunan, Peygamber Efendimiz’e (s.a.s) ait olan Sancak-ı Şerif, Yavuz Sultan Selim zamanında Osmanlılara geçmiştir.

    Bu Sancak-ı Şerifi padişahlar seferlerde beraberlerinde götürürlerdi. Halifelik alametlerinden biri olan Sancak-ı Şerif, isyanlarda padişahın emriyle çıkarılır ve millet, asilere karşı Sancak-ı Şerifin altında toplanmaya çağırılırdı.

    Ayrıca yeşil renkli bayrağın Osmanlılarda Fatih’in gemisinde, Barbaros Hayrettin Paşa ve Uluç Ali Reis’in donanmalarında yer almış olması daha çok denizciler tarafından kullanılmış ve Sultan I. Mahmud Han (1730-1754) devrinde donanmanın resmi bayrağı kabul edilmiştir.

    Osmanlılarda hükümdar, veliaht, kumandanlar ve donanma için ayrı ayrı bayraklar olduğu gibi esnaf kuruluşlarının, seyyidlerin, tarikatların da ayrı ayrı bayrakları vardı. Dinî törenlerde bayrak kullanılması, tekke ve türbelere hususi bayraklar asılması da adet olmuştu. Beyaz bayrak da tarihin her devrinde savaşlarda teslim olma manasını taşımıştır.

    Osmanlılar farklı renklerde ve çoğunlukla yeşil ve kırmızı zemin üzerinde üç hilalli bayrakları kullanmıştır. Kırmızı zemin üzerine bir hilal ve sekiz köşeli yıldız bulunan bayrak, ilk defa 1793’te III. Selim Han döneminde devletin resmi bayrağı olarak kabul edilmiştir.

    Sultan Abdülmecid zamanında yıldızın beş köşeli olması kararlaştırılmış (1842) ve Osmanlı bayrağının şekli kesinleşmiştir.

    Böylece al renkli ay yıldızlı bayrak Osmanlı’nın son döneminde şekillenmiş olup Cumhuriyet döneminde de bu bayrak kullanılmıştır. Cumhuriyet’in ilanından sonra 22 Ekim 1925’te Sancak Talimatnâmesi ile kesin şekli kabul edilmiş ve 29 Mayıs 1936 tarihinde “2994 numaralı Türk Bayrağı Kanunu” kabul edilerek ay yıldızlı Türk bayrağı bugünkü hâlini almıştır.

    (...)

    Nihat Sami Banarlı pek çok ülkenin bayrağında yer alan hilâl-yıldız sembolü ile alakalı düşündürücü bir hatırasını şöyle nakletmektedir:

    “Küçük ve sevimli mektepli bir kız elinde bir ansiklopedinin renkli bayrak tablosuyla yanıma geldi. Soracağı sualin heyecanı gözlerindeydi.
    Küçücük eliyle tablosundaki eski Mısır, yeni Pakistan, Tunus, Cezayir, Moritanya, Berke, Cohor bayraklarını gösterdi:
    “Bu bayraklarda niçin bizim ay yıldızımız var? Biz bayrağımızı onlardan mı aldık?” diye sordu.
    “Hayır!” dedim; “Onlar, bayraklarını bizden aldılar. Bizim bayrağımızı sevdikleri, bir kısmı da bizim bayrağımız altında uzun seneler mesut yaşadıkları, ona alıştıkları, onu unutamadıkları için böyle yaptılar, bayraklarına bizim bayrak renklerimizi, bizim ay yıldızımızı işlediler.”
    Küçük kız sevinçle:
    “Sahi mi?” diye sordu. Ona, anlayabileceği bir dille hakikati anlattım. Yanıma boynu bükük gelmişti. Yanımdan başı havada, gözleri nurlu ve sevinçle uzaklaştı.”
    Banarlı bu tabloyu anlattıktan sonra “Esasen beni düşündüren nokta, çocuğun felsefesinde idi.” diyerek: “Neden öbür türlü sormamıştı? Neden, bu milletler, bayraklarını bizden mi aldılar diyememişti?” sorularını soruyor ve cevabını “Bu durum tarihimizi bilmemekten ve üç kıtaya hükmetmiş Osmanlı’nın büyüklüğünü idrak edememekten kaynaklansa gerektir.” şeklinde açıklıyor.

    Hilal ve yıldızın manasına gelince; “Haç” nasıl Hıristiyanlığın sembolü olmuşsa hilal de tarih boyunca İslâm’ın tevhid inancının ve Müslüman toplumlarının sembolü olagelmiştir.

    Haçlı Seferlerinin diğer adı Hilal-Salip (Haç) mücadelesidir ki tevhid-teslis mücadelesi manasındadır. (“Hilal” kelimesi ile “Allah” lafzı Arapça’da aynı harflerden oluşmakta ve bu yüzden de ebced hesabında karşılıkları olup 66’ya tekabül etmektedir).

    Yıldız ise çok önceden beri birçok toplum tarafından kullanılan bir sembol olmakla birlikte Türk bayrağına Osmanlı’nın son döneminde girmiştir. Yıldızın Peygamber Efendimiz’i sembolize ettiği yorumu yapılmıştır ki buna delil olarak Necm Sûresi’nde üzerine yemin edilen Yıldız’ın Hz. Peygamber olduğu, yine İsmail Hakkı Bursevi’nin “Ruhu’l Beyan” adlı tefsirinde Cebrail’in (a.s) yaşı ile alakalı bir mevzuda Cebrail’in “Ben şu yetmiş bin senede bir parlayan yıldızın binlerce defa parladığına şahit oldum” demesi üzerine Peygamberimizin de (s.a.s) “O yıldızın kendisi olduğunu” söylediği rivayet edilmektedir.

    Bu bilgilerden yola çıkarak bayrağımızdaki hilal ve yıldızın aslında bir noktada kelime-i tevhid’i anlattığı yorumu yapılabilir.

    Bayrağımızın rengi de ‘Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır’ mısraında ifade edildiği gibi şehitlerimizin kanlarını sembolize etmektedir.

    Al renk Türk bu milleti için adeta millî bir renk olmuştur. Özellikle Osmanlılar kırmızıyı hanedan rengi kabul etmişlerdir. Buna bağlı olarak padişahın yorganı, çarşafı, yastığı hep al renkli olurdu. Padişah kızları da kırmızı gelinlik giyerlerdi.

    Halk arasında da al renkli gelinlik yaygın olarak kullanılmıştır ki Arif Nihat Asya “Bayrak” şiirinde bunu “Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü” şeklinde ifade etmiştir. Günümüzde de gelinlerin duvaklarının kırmızı oluşu hep bu rengin milli bir karakter taşımasındandır.



    Zafer İHTİYAR



    ***



    Atatürk, ayyıldızlı bayrağı, Osmanlı'yı ve Arap dünyasını çağrıştırdığı gerekçesiyle değiştirmeyi düşünmüş ve bunu dönemin başbakanı Celal Bayar'a söylemişti.


    Yerine düşündüğü, Göktürkler'in bayrağıydı: Mavi fon üzerinde profilden görünen yeşil bir kurt...




    Atatürk'ün sağlığında yazılan tek biyografisi H.C.Amstrong'a aitti ve "Bozkurt" başlığını taşıyordu.


    Nazım Hikmet, Kurtuluş Savaşı Destanı'nda Mustafa Kemal'den söz ederken "Sarışın bir kurda benziyordu" diye yazmıştı.


    "Kurt", Türklük ile olduğu kadar onunla da özdeşleştirilmiş bir simgeydi adeta...


    "Ayyıldız, Osmanlı'nın bayrağı"


    Geçen hafta 10 Kasım belgeseli için Bayar ailesiyle görüşürken, Celal Bey'in damadı Ahmet İhsan Gürsoy çok ilginç bir bilgi verdi.


    O da bunu bizzat Celal Bayar'dan dinlemişti.


    Bilgi şuydu: Atatürk, kendini tarih araştırmalarına verdiği 30'lu yıllarda Türkler'in alfabesinden, giysisinden, müziğinden sonra bayrağını da değiştirmek istemiş, bunu da son başbakanı Celal Bayar'a söylemişti.


    Nedeni basit: İnternete girip (http://www.tccb.gov.tr/gunes.htm) Cumhurbaşkanlığı forsunu süsleyen 16 Türk imparatorluğunun bayraklarını incelerseniz, şu andaki kırmızı fon üzerine beyaz işlenen ayyıldızlı bayrağın Osmanlı İmparatorluğu'na ait olduğunu görürsünüz.


    Atatürk, bu bayrağın hem genç Cumhuriyet'in geçmişten kopuş çabasını engellediği kanısındaydı, hem de üzerindeki ayyıldızın ilk bakışta Arap dünyasını akla getirdiğine inanıyordu. Oysa o, yeni Türk devletine bir ulusal kimlik kazandırma çabasındaydı. Bu bayrakla o kimliği kanıtlamak mümkün değildi.


    Paralardaki bozkurt


    Daha 1927'de Türkiye Cumhuriyeti'nin piyasaya çıkardığı 5 ve 10 liralık ilk banknotların üzerine, karlı dağlarda koşturan bir bozkurt resmi konmuştu.




    Atatürk 1930'da tarihçilere "Türk tarihinin ana hatları"nı yazdırmaya başladığında da istediği şey, İslam'ın Türk tarihinin sadece bir bölümünü oluşturduğunu, oysa ondan önce de Türkler'e ait pek şanlı bir mazi bulunduğunu kanıtlamaktı.


    Bu amaçla okullar için hazırlanan ders kitapları, bir bozkurt önderliğinde Orta Asya'dan çıkan Türkler'in dünyaya nasıl yayıldıklarını gösteren haritalarla doldurulmuştu.


    Atatürk, bu yolla halkına bir ulusal gurur ve tarihi özgüven aşılamak niyetindeydi. Bu eğilim, bütün dillerin Türkçe'den türediğini öne süren "Güneş Dil teorisi"ne kadar varacaktı.


    Göktürkler


    Peki ayyıldızlı bayrak yerine nasıl bir bayrak düşünüyordu?


    Ahmet İhsan Gürsoy, bu konuda da son derece ilginç bir ayrıntı veriyor:


    "Atatürk, ecdadımız olarak Göktürkler'i benimsemiş. Türklüğü öne çıkarmak için onların bayrağını benimsemeyi düşünmüş ve bunu Bayar'a söylemiş."


    Yukarıda sözünü ettiğim internet sitesindeki 16 Türk imparatorluğu içinde Göktürk İmparatorluğu'nun bayrağı hemen dikkati çekiyor:


    Mavi fon üzerinde yeşil bir kurt profili...


    Meydan Larousse, Çin kaynaklarına atfen, bayrağın aslındaki kurt başının altın rengi olduğunu yazıyor.


    Aslında Anadolu'da Göktürkler'e gösterilen bu ilgi yeni değil...


    19. yüzyılın sonunda Orhun Yazıtları'nın şifresini çözen Danimarkalı bilgin Wilhelm Thomsen'e Danimarka'daki Türk sefirinin önerisiyle, 29 Aralık 1915'te "Türk kavminin kökenlerini aydınlattığı için" saray tarafından imparatorluk nişanı verilmişti.


    İşte şimdi İmparatorluğun ardından kurulan Cumhuriyet de, kendi ulusal kimliğinin kökenlerini o kavmin kalıntıları arasında arıyordu.


    "Bayrakları bayrak yapan..."


    Peki sonra bu öneri ne oldu?


    Celal Bayar'ın damadı Ahmet İhsan Gürsoy, sonrasına ilişkin bir bilgi hatırlamıyor.
    Muhtemelen, Atatürk'ün zihninde parlayıp sönen ve kimi gerçekleşip kimi gerçekleşmeyen yüzlerce projeden biri olarak rafa kaldırıldı.


    Ve Cumhuriyet, bu durumdan habersiz nesillerin okuduğu "kırmızı-beyazlı/ ayyıldızlı bayrağım" şiirleriyle kutlanmaya devam etti.




    http://www.candundar.com.tr/index.php?Did=2798


  4. #4
    Pürheves naksibendi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    170

    Standart Bayrağımızı sevelim...

    Bu çok güzel konu arada kaybolmuş...

    Bayrağımızı sevelim...

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. İbâdetin Mânâsı
    By _vatan_ in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 31.05.14, 01:26
  2. Namazın manası...
    By fanidünya... in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 09.12.13, 19:19
  3. Derim, Dersin, Derin (Çok derin bir şiir)
    By Ebu Rudeyha in forum Şiirler
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 04.10.08, 16:06
  4. Osmanlıca Harflerle Bayrağımızın Resmi
    By *YEŞİLLİ* in forum Resim - Fotoğraf Galeri
    Cevaplar: 19
    Son Mesaj: 13.09.08, 00:08
  5. Pepsi'nin Manası
    By muhibbülkurra in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 12
    Son Mesaj: 07.07.08, 23:43

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0