+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 11

Konu: Bir Kirpi Oku Mesafesindeki Sevgi

  1. #1
    Vefakar Üye edep - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    izmir
    Mesajlar
    528

    Standart Bir Kirpi Oku Mesafesindeki Sevgi

    Bir kirpi oku mesafesindeki sevgi




    Kirpilerin üşüdükleri zaman nasıl ısındıklarını biliyor musunuz?

    Bu soruda nereden çıktı diyebilirsiniz? Ya da, “Sevgiyle kirpilerin nasıl bir bağlantısı olabilir ki?” diye düşünebilirsiniz. Ama inanın bana onların ısınmak için yaptıkları davranışta sevginin ideal tanımını bulacaksınız.

    Kirpilerin ısınmak için kullandıkları yöntem oldukça ilginç. İlk okuduğumda bana çok farklı çağrışımlar yapmıştı. Havalar soğuduğunda ısınabilmek için birbirlerine sokuluyorlar, ama oklar birbirlerinin vücuduna değmeye başlayınca bu mesafeyi koruyorlar. Yani daha fazla yaklaşmıyorlar. Bu aslında onların katlanabilirlik sınırını belirliyor. Acıyı hissettikleri an duruyorlar. Özel alan, her biri için korunuyor. Isınırken kendilerine ait alanı da korumuş oluyorlar.

    İki insanın ilişkisinde de katlanabilirlik sınırından söz edebiliriz. Genellikle bu mesafe korunmadığı zaman ya canımız acır ya da rahatsız oluruz. Karşımızdaki insana bu sınırı gösterememenin sıkıntılarını yaşarız. Kendi mahrem alanımızı korumakta zorlanırız. Birbirimize yakınlık ve sevgi için sokulduğumuzda o ince mesafeyi koruyabilsek keşke…

    Birisini sevdiğimiz zaman onun her şeyiyle bize ait olmasını, en yakın mesafede durmasını ve bizim bilmediğimiz hiçbir sırrının olmamasını isteriz. Bazen öylesine yaklaşırız ki, sevgimizle onu boğarız. Uzaklık kadar fazla yaklaşmış bir yakınlık da acıtır insanı. Sevginin esmeye yer bulamadığı alanda, sadece nefes alamamakla kalınmaz; hayal bile kurulamaz.

    Bu bazen eşimiz, bazen çocuğumuz, bazen de yakın bir arkadaşımızdır. Onun bizim dışımızda yaşayacağı deneyimleri kısıtlarız, kıskanırız. Ölümcül bir dansa dönüşür ilişki, ama kendini kurtarmakta ciddî bir çaba gerektirir. Biz olalım derken iç içe girmiş tek bir ben oluveririz. Diğer benin içinde kendi benimiz erir ya da kaybolur. Bazen bunu fark etmek yıllarımızı alır, bazen de fark ettiğimizde artık çok geçtir.

    Biz içinde ben olma çizgisi öyle ince bir sınırdır ki, tanımlamak kadar yaşamak da zordur. İnce bir beceri gerektirir. Kendin yok olmadan, diğerinin kimliğinde erimeden ve bunu yaparken de hırçınca bir varoluş sergilemeden, yaradılışının sana sunduğu özel yönlerini tanımak ve yaşamak… Bunu fark etsek bile hayatımıza aktarmamız ne kadar zamanımızı alırdı, hangi yaşlara geldiğimizde bunu gerçekten yaşayabilirdik acaba?

    Bizim toplumsal ilişki mantığımızda; iç içe, dip dibe olmak sağlıklı bir birlikteliğin esası olarak görülür. Piknik alanlarında bile herkes birbiriyle sırt sırta oturur. Biraz uzak duran yadırganır, merak edilir ve çeşitli kurgularla yargılanır. Kendini beğenmekle suçlanır. Kendine alan bırakabilen, hayır demeyi başarabilen insanlar kabul görmez, enaniyet sonucu böyle davrandığı düşünülür.

    Bir kirpi oku mesafesinde ama, yıllarca yıpratmadan, tüketmeden, taptaze bir sevgiyi yaşamak... Bu duyguyu en güzel şekliyle Halil Cibran’ın şiirlerinde bulabiliriz. Şair, sağlıklı bir sevginin tatlı betimlemelerini yapar şiirlerinde:


    “Siz beraber doğdunuz ve hep öyle kalacaksınız.

    Ölümün beyaz kanatları, sizin günlerinizi dağıttığında da beraber olacaksınız.

    Fakat birlikteliğinizde belli boşluklar bırakın.

    Ve izin verin, cennetlerin rüzgârları aranızda dans edebilsin.

    Birbirinizi sevin; ama sevgi bir bağ olmasın,

    Daha ziyade, ruhlarınızın sahilleri arasında hareket eden bir deniz gibi olsun.

    Ve yanyana ayakta durun; ama çok yakın değil,

    Çünkü bir mabedin ayakları arasında mesafe olmalıdır;

    Ve meşe ağacıyla, selvi ağacı,

    birbirinin gölgesi altında büyüyemez.”


    Hayatta bazı şeyler o kadar narindir ki, gereken özeni vermezsen, söner ve yok olur, sürekli onu beslemen gerekir. Eğer ona zaman vermezsen, nefes aldırmasan da boğulur gider. Avucundaki küçük bir serçe gibi... Çok sıkarsan ölür, gevşek bırakırsan da uçar gider. Sevgi de aynen böyledir, ince bir kavrayışta tutman gerekir avuçlarını, ama bu ne kadar olmalı dersen?

    Bunun ölçüsünü sana ancak kalbinin sesi verebilir.


    16.09.2007

    Yeni Asya

    Ahirette seni kurtaracak bir eserin olmadığı takdirde,

    Fani dünyada bıraktığın eserlere de kıymet verme


  2. #2
    Gayyur kamkuli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Bulunduğu yer
    SAKARYA
    Mesajlar
    144

    Standart

    ya cok guzel...Allah razı olsun emegınız ıcın...tesekkurler
    Beşer Zülum Eder;Kader Adalet Eder.....

  3. #3
    Vefakar Üye edep - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    izmir
    Mesajlar
    528

    Standart

    Alıntı kamkuli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    ya cok guzel...Allah raz? olsun emeg?n?z ?c?n...tesekkurler
    Ne demek efendim görevimiz...

    Ahirette seni kurtaracak bir eserin olmadığı takdirde,

    Fani dünyada bıraktığın eserlere de kıymet verme


  4. #4
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    İnce bir yazı edep kardeşim, teşekkürler..

    Yazarını merak ettim
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  5. #5
    Vefakar Üye edep - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    izmir
    Mesajlar
    528

    Standart

    Site yazar?n ismini almam?ş, gazeteyi de evde bulamad?m, özür diliyorum...

    Ahirette seni kurtaracak bir eserin olmadığı takdirde,

    Fani dünyada bıraktığın eserlere de kıymet verme


  6. #6
    Dost süveyda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Mesajlar
    13

    Standart

    Harika bir yazı.... Emeğinize sağlık edep kardeşim..
    Kalbim son kez atsın secde yerinde...

  7. #7
    Vefakar Üye edep - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    izmir
    Mesajlar
    528

    Standart

    Yaz?n?n yazar?: Psikolog Banu YAŞAR

    Ahirette seni kurtaracak bir eserin olmadığı takdirde,

    Fani dünyada bıraktığın eserlere de kıymet verme


  8. #8
    Ehil Üye serab - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    1.529

    Standart

    “Siz beraber doğdunuz ve hep öyle kalacaksınız.

    Ölümün beyaz kanatları, sizin günlerinizi dağıttığında da beraber olacaksınız.

    Fakat birlikteliğinizde belli boşluklar bırakın.

    Ve izin verin, cennetlerin rüzgârları aranızda dans edebilsin.

    Birbirinizi sevin; ama sevgi bir bağ olmasın,

    Daha ziyade, ruhlarınızın sahilleri arasında hareket eden bir deniz gibi olsun.

    Ve yanyana ayakta durun; ama çok yakın değil,

    Çünkü bir mabedin ayakları arasında mesafe olmalıdır;

    Ve meşe ağacıyla, selvi ağacı,

    birbirinin gölgesi altında büyüyemez.”

    Bu kısmı da çok hoş gerçekten,meğer bir kirpiden ne çok öğrenecek şeyimiz varmış
    "birimiz şarkta,birimiz garbda,birimiz cenubda,birimiz şimalde,birimiz ahirette,birimiz dünyada da olsak biz yine birbirimizle beraberiz"

  9. #9
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    Alıntı edep Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Yazının yazarı: Psikolog Banu YAŞAR
    Teşekkürler edep kardeşim
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  10. #10
    Ehil Üye Tılsım - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Bulunduğu yer
    Meçhul...
    Mesajlar
    2.240

    Post

    Gayet manidar bir yazı...Paylaşım için teşekkürler...

    Bir erime anıdır aşk can ipinin yavaşça incelmesi ve görünmeyen sevgili nin yüzünde kopması..

    Sustum! Bir harf bile söylememin imkanı yok yoklukta artık. Aslı olmayan sözlerdir çünkü hep dilimde, gerçek değil surettir hep...Cana eziyetten başka bir şey vermez ki söylesem!..

    Sustum! çünkü hadden aşkın olacak söz, kabından taşacak...Ne kulaklarda onu anlayacak bir kudret var oysa; ne anlayışında ona uygun bir kabiliyet!..


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Sevgi...
    By Garip_Maznun in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 13.01.09, 22:53
  2. Sevgi - Aşk
    By Tılsım in forum Edebiyat
    Cevaplar: 11
    Son Mesaj: 10.12.08, 21:51
  3. Sevgi
    By melekseker in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 20
    Son Mesaj: 15.04.08, 22:24

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0