+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Hutbe-i Şamiye Heyecanı

  1. #1
    Ehil Üye aşur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    1.446

    Standart Hutbe-i Şamiye Heyecanı

    <H1 style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt 35.4pt">HUTBE-İ ÃžAMİYE HEYECANI</H1>

    Abdulkadir HACIÜZEYİROÐLU<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-comfficeffice" /><O:P></O:P>
    <O:P></O:P>
    Gazetemizde ‘’Hutbe-i Þamiye, Emeviye Camisinde yeniden irad edilecek’’ haberini okuyunca büyük bir heyecan yaşamaya başladık. Þam’a karşı zaten eskiden beri bir iştiyak duyuyorduk. Orada bulunan İslam Büyüklerinin mezarları, geşmişte yapılan büyük hizmetler ve Emeviye Camisinde okunan Hutbe-i Þamiye bu iştiyakın en büyük sebebi idi. Yıllardır süren ve halka kan kusturan Baas Rejimi bile, bu muhabbetimizi gölgeleyememişti. Çünkü Suriye halkı müslümandı ve bunca baskılara rağmen dinini yaşama noktasında büyük bir direnç göstermişti. <O:P></O:P>
    Arkadaşlarla 28 Nisan’da Þam’a gitmeye ve bu tarihi olaya şahitlik etmeye karar verdik. Yola çıkmaya yakın bir zamanda, hutbenin okunmasının tehlikeye girdiği haberi bile şevkimizi kırmaya yetmedi. ‘’Ameller niyetlere göredir ‘ hükmü gereğince o maksad için niyetlenmiştik ve inşaallah bunu gerçekleştirecektik. Gaziantep’teki arkadaşlarla 27 Nisan akşamı yatsı namazını müteakip otobüsümüzle yola koyulduk.<O:P></O:P>
    Kilis’teki sınır kapısında epey bekletildik. Çünkü bizim gibi onlarca otobüs te orada çıkış işlemlerini gerçekleştiriyordu. Nihayet geceyarısı saat 01.30 sıralarında çıkışımız gerçekleşti ve menzil-i maksudumuza doğru yola koyulduk. Saat 04.30’da Humus’ta Halid bin Velid Camiinde muhteşem bir ezan ile karşılandık. Hiç bitmesini istemediğimiz bu mükemmel ezan sonrası sabah namazlarımızı huşu ile kıldıktan sonra, Caminin bir köşesinde medfun İslam’ın Büyük Kumandanı Halid bin Velid’in (R.A) mezarını fatihalarla ziyaret ettik..Rehberimizin anlattığı bir hadise bizm için de büyük bir ibret vesilesidir.Halid bin Velid (R.A.) kumandan olarak girdiği savaşların hepsinde büyük bir muzafferiyet elde eder. Hz. Halid ile savaşta galibiyet kavramı neredeyse beraber anılır ifade edilmektedir. Galibiyetler Hz. Halid’e bağlanır olmuştur. Halifeliği zamanında halktaki bu kanaatin farkına varan Hz. Ömer(R.A), bu yanlış düşüncenin önüne geçmek için Hz. Halid’i kumandanlıktan azleder ve aynı orduda sade bir nefer olarak atamasını yapar. En ufak bir küskünlük ve kırgınlık göstermez ve kendisine verilen bütün emirlere harfiyyen uyar. Hz. Halid’in(R.A) bu feragat, samimiyet, ihlas ve teslimiyeti hepimize örnek olabilecek bir şeref levhası mesabesindedir. İdari görevlerden alınınca, hemen muhalefete geçen ve küskünler safına katılan himmet ehlinin kulakları çınlasın.<O:P></O:P>
    Sabahleyin Þam’a varınca ilk işimiz Þeyh-i Ekber Muhiddin-i Arabi’nin mezarını ziyaret etmek oldu. Tur Organizatörümüz Mehmet Arslan’ın rehberliğinde, Endülüs’te dünyaya gelen, İslam Aleminin birçok beldelerini gezen, daha sonra Þam’a yerleşip orada vefat eden ve arkasında yüzlerce cilt eser bırakan bu büyük Zatın mezarını ziyaret ettikten sonra, aralarında Bilal-i Habeşi(R.A) dahil, birçok sahabenin mezarının bulunduğu mezarlığa gittik. Burada gerçekten çok duygulu anlar yaşanıyor.Manevi bir ruh halini bütün benliğimizle hissediyoruz.Ümmü Habibe ve Ümmü Gülsüm(R.A) validelerimizin mezarlarını ziyaret ettikten sonra, Hz Hüseyin’in(R.A) kesik başının bulunduğu merkad-ı şerif ve on altı Kerbela Þehidinin başlarının defn edildiği mezarların başında göz yaşlarımıza hakim olamıyoruz. Ama sahabi Abdullah bin Mektum’un(R.A) mezarı başında, rehber Abese süresinin nazil oluşunun hikmetini izah ediyor.<O:P></O:P>
    Yavuz Sultan Selim tarafından yaptırılan Selimiye Camisinin bakımsızlığı karşısında üzülüyoruz. Neyse ki orada anlatıldığına göre, Türkiye ve Suriye Hükümetleri arasında yapılan bir anlaşma gereğince, yakında restorasyon çalışmalarının başlayacağını duyunca biraz seviniyoruz. İslamın en büyük imparatorluğu Osmanlı’nın Son Padişahı Vahiddedin’in mezarını ziyaret ediyoruz. Roma’da vefat edince vasiyeti üzerin naaşı Þam’a getiriliyor ve orada defnediliyor. Türk mezarlığında Osmanlı Hanedanının birçok ferdinin de mezarı bulunuyor. Bu aziz insanların çoğu, fakr-u zaruret içinde, beş parasız, gurbet ellerde, vatanlarında uzakta vefat ediyorlar. Feleğin cilvelerini hatırlıyor ve Süleymaniye Medresesini ziyaret ediyoruz. Büyük Cihan Hükümdarı Kanuni Sultan Süleyman’ın yaptırdığı ve çok sayıda odası ve bölümü bulunan bu muhteşem medrese de maalesef çok bakımsız. Buradan yetkililere sesleniyoruz. Ecdadımızın bu kiymetli eserlerine sahib çıkın ve yıkılmaktan kurtarın. Bu eserler bizim geçmişimizin iftihar tablolarıdır ve kültürümüzün yansımalarıdır.<O:P></O:P>
    Artık öğle vaktı yaklaşıyor ve biz de yavaş yavaş Emeviye Camisine doğru yöneliyoruz. Sultan Abduhamid’in yaptırdığı siyah taşlardan oluşan uzun Hamidiye Çarşının içinden geçerek camiye doğru yaklaşıyoruz. Normal zamanlarda bu carşıda kalabalıktan yürümek çok müşkül iken, Cuma günü olduğu için dükkanların hepsi kapalı olduğundan ve hiç kalabalık olmadığından kolaylıkla camiye varıyoruz. İşte karşımızda muhteşem Emeviye Camisi duruyor. Öğle ezanına daha bir süre vakit var. Abdestlerimizi tazeliyoruz ve caminin içinde bulunan Yahya Peygamber’in(A.S.) mezar-ı şerifini ziyaret ediyoruz. Emevi Camisi gerçekten çok büyük ve çok muhteşem bir eser. Hz. İsa’nın(A.S) nüzulunda ineceği yer olarak inanılan Ak Minare bütün ihtişamıyla duruyor. Biraz zaamandan yararlanarak Mehmet Akif’in ‘’Þarkın En Sevgili Sultanı Selahaddin’’ diye vasıflandırdığı, Bediüzzaman Hazretlerinin Þarkın Medar- İftiharı diye bahsettiği Selahaddin-i Eyyubi’nin mezarını fatihalarla ziyaret ediyoruz.<O:P></O:P>
    Artık muhteşem an geldi. Çok kiymetli Hafız-ı Kur’an Aydın Abi ile birlikte camiye giriyoruz ve Hz.Yahya(A.S.) mezarının yakınına Davudi ezan sadalarıyla oturuyoruz. Aydın Gün Abi’nin dudaklarından ‘’bir Peygamberin yanıbaşında namaz kılmak ne kadar büyük bir saadettir’’ sözler,i dökülüyor. Camii doluyur ve imam hutbesini okumaya başlıyor. Bu imam Dr. Bedreddin Mansur değil. O, bu ihlaslı niyetinin ve teşebbüsünün mükafatını inşaallah ind-i İlahi’de alacak ancak, Bediüzzaman’ın 95 sene önce okuduğu hutbenin okunması başka bir zamana kalıyor. Dr. Mansur, Þam dışına, başka bir camiye bir nevi sürgüne gönderiliyor. Nur Talebelerinin defalarca maruz kaldığı muamelenin bir misalini yaşıyor. Hutbe, Suriye Devlet Televizyonunda naklen yayınlanıyor. İmam, İslam Aleminin birlik beraberliğinden bahsediyor, Filistinlilerin mücadelesini övüyor ve Beşşar Esad’a dua ile uzun hutbesini bitiriyor. <O:P></O:P>
    Hayalen 95 yıl öncesine gidiyoruz. Sanki minberde 35 yaşında, sakalsız, kiyafeti hocaların kiyafetine benzemeyen,şark aksanıyla konuşan, gür sesli, kendinden son derece emin, Alem-i İslam’ın dertlerinden büyük ızdırab duyduğu gözlenen Asrın Müceddidi var. Alem-i İslam’ın geri kalmasına yol açan hastalıkları büyük bir doktor vukufiyeti ile teşhis edip çarelerini aynı güven ile sıralıyor. Cemaat pür dikkat O’nu dinliyor. Cemaatte de büyük bir rahatlık var. Bu sefer hastalıklardan büyük ızdırab duymuş insanların kararlılığı içinde, çareleri uygulayacak. Adavete, adavet edecek. Allah’ın rahmetinden ümidini kesmeyecek. Artık istibdada teslim olmayacak ve haklarına sahib çıkacak. Milletin ve umumun menfaatini şahsi menfaatinin önüne çıkaracak. Sosyal ve siyasi hayatlarında doğruluk yeniden hayat bulacak ve büyük bir güven ortamı oluşacak. Müminleri birbirine bağlayan manevi bağlar fark edilecek, güçlenecek ve iman kardeşliği yeniden tahkim edilecek.Bu hayalimiz bir temenni olmanın önüne geçiyor. Değil mi ki, binlerce mümin bu kararlılıkla sınırları aşmış ve buraya gelmiş.Bu gelecek saadetli günlerin habercisi değil mi?<O:P></O:P>
    Cuma namazından sonra ikindi namazı sonrasına kadar otelimizde dinlenmeye gidiyoruz. Gerçekten çok yoğun saatler geçirdik. İkindi namazları kılındıktan sonra Peygamber Efendimiz’in(ASV) torunu Siti Zeyneb(R.A.) mezarını ziyaret ediyoruz. Hz.Ali’nin(R.A.) kiymetli kızının mezarının başında dualar ediyoruz. Dedesini(ASV) şefaatçi yaparak İslam Aleminin kurtuluşu için Rabb-ı Rahime yalvarıyoruz. Süleyman Göllü Abi’nin gözleri doluyur. İran’dan gelen çok sayıda ziyaretçi var. Al-i Beyt’e olan muhabbetlerini anlıyoruz, yalnız ifratkar hareketleri karşısında biraz üzülüyoruz. Vehhabilerin Haremeyn-i Þerifeyne tasallutlarının hikmet-i ilahiye cihetindeki cilvelerini bir kez daha hatırlıyoruz. Þimdi önümüzde bir ziyaret daha var. Bir önceki asrın Müceddidi Mevlana Halid-i Bağdadi’nin(R.A.) mezarını ziyarete gidiyoruz. Mezarı biraz bakımsız. Üzülüyoruz. Cübbesini Ahir zaman müceddidine gönderişinin ibretli hikayesi aklımıza geliyor. Kainatta hiçbir şeyin tesadüfi olmadığını bir kez daha ibretle hatırlıyoruz.. Oradan Þam-ı Þerif’i kuşbakışı temaşa ediyoruz.<O:P></O:P>
    Þam biraz bakımsız. Evler boyasız ve çoğu tamire muhtaç. Caddelerin temizliği yeterli değil. Baas rejimi, başkent olmasına rağmen Þam’ı çok ihmal etmiş. Belediyecilik hizmetlerinin çok yetersiz olduğu hemen göze çarpıyor. Þam’da büyük bir seferberliğe ihtiyaç var. Azda olsa demokrasinin farkı hemen anlaşılıyor. İslam Aleminin, bu kadim ve şerif belde için yapacak bir şeyleri olmalı. Özellikle petrol zengini Arab ülkelerinin. İslam Konferansı Teşkilatı bu meselede öncü olabilir.<O:P></O:P>
    Günün yorgunluğunu üç bin kişi kapasiteli bir restorantta akşam yemeği ile atıyoruz. Þam’da bu büyük lokantalardan epeyce varmış. Altı bin kişinin bir arada yemek yiyebileceği bir lokantadan bahsettiler. Þam’lılar akşam yemeklerini dışarıda yemeyi çok severlermiş. Yemeklerde çok ucuz. Misafirlerini de, genelde dışarıda ağırlamak temayülündeler. Bulunduğumuz mekan çok nezih. Mutfağı da Antep mutfağı ile büyük benzerlik gösterdiği için yemek konusunda bir şikayetimiz yok. Yemekten sonra yatsı namazlarımızı kılıp ıstırahata çekiliyoruz. <O:P></O:P>
    29 Nisan Cumartesi günü kahvaltıdan sonra bu sefer dönüş yolculuğu başlıyor. Humus’tan geçiyoruz. Hama’nın içinde bir şehir turu atıyoruz.Su değirmenlerinin yanından geçiyoruz. Öğle namazını Haleb’te Abdullah bin Abbas Camisinde kılıyoruz..<O:P></O:P>
    Çok muhteşem bir camii. Dışarıdan çok muhteşem görünüyor. İçerisi çok sade ve huzur verici. Çok asude bir havası var. Daha sonra muhteşem Haleb Kalesinin eteklerinde dolaşıyoruz. Çok büyük bir kale. Gaziantep Kalesi ile benzerlikler gösteriyor. Yalnız Haleb kalesi daha büyük. Buradan da çok önemli bir mekana hep beraber gidiyoruz. Zekeriya Camisine... Zekeriya(A.S.) Peygamberin Mezar-ı Þerifinin bulunduğu bir mekan.<O:P></O:P>
    Hz.Yahya’nın(A.S.) babası Hz. Zekeriya, müşriklerin zulmünden bir ağacın kovuğuna saklanmışken, testere ile boydan boya kesilerek şehid edilir. Bu Þehid Nebi’nin mezarı çok büyük alakaya mazhar olmakta. Dualar ediyor, fatihalar okuyuruz. Artık serbest dolaşma zamanı geldi. Çarşılar geziliyor, alışverişler yapılıyor. Haleb ticaret yönünden çok hareketli bir şehir. Nüfusu üç milyon ve Þam’dan sonra Suriye’nin ikinci büyük şehri. Etnik ve inanç yapısı çok renkli. Müslüman Arab ve Kürtlerin yanısıra Ermeniler, Yezidiler, Keldaniler ve Nasturiler mevcut. Yalnız şehirde İslami hava hemen seziliyor. Camiler çok hareketli ve cemaatle namazlar, arka arkaya kılınıyor. Çok muhteşem yeni ve eski camiler mevcut. Beyaz taşlardan oluşan evleri koruma altında. Caddeler Þam’dan daha düzenli ve daha temiz. İslam Konferansı tarafından İslam Kültürünü temsil eden şehirlerden biri olarak seçilmiş. Þehirde barış havası hakim. İnançlara saygı içinde beraberce yaşamasını öğrenmişler. Belediye otobüsleri ve şehir içi dolmuşlar yok. Þehir içi dolaşımı taksilerle sağlanıyor. Taksiler çok ucuz. 4-5 kilometrelik bir mesafeyi şehiriçi taksilerle 20 Suriye lirasına gidebilirsiniz. Bu da 60-70 yeni Türk kuruşu ediyor.<O:P></O:P>
    Böyle bir gezinin ardında aklımızda kalan notlar bunlar. Hutbe-i Þamiye heyecanının yaşattığı bu güzellikler ‘’baki kalan bu kubbede hoş bir sada’’olarak kalacak. Yatsı namazını öğle namazını kıldığımız Abdullah bin Abbas Camisinde kılıyoruz. Bu seefer Camii imamına iktida ediyoruz. Camiii İmamı çok genç. Çok muhteeşem bir sesi ve kıraatı var. Namaz sonrası kendisini tebrik ediyoruz. Kur’an okuduğu kasetinin olup olmadığını soruyoruz. İnşaallah bir başka sefer geldiğinizde diyor. Humus’ta Halid bin Velid Camisinde muhteşem sabah ezanı ile karşılandığımız Suriye’den. Abdullah bin Abbas Camisinin imamının okuduğu nefis Kur’an nağmeleri ile uğurlanıyoruz.<O:P></O:P>
    Hutbe-i Þamiye’nin okunacağı başka bir seyahatte buluşmak üzere, ittihad-ı islam ve uhuvet-i islamiye dualarıyla Suriye’ye veda ediyor ve ülkemize vasıl oluyoruz.<O:P></O:P>
    <O:P></O:P>
    haciuzeyir@mynet.com
    <DIV><O:P></O:P></DIV>

  2. #2
    Dost HewaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Bulunduğu yer
    izmir
    Mesajlar
    13

    Standart

    Yani menhus elle oraya kadar uzandı ve bir hutbenin okunmasından bile korktular. Korkunun ecele faydası yok.
    {-,-}

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Yeis(ümitsizlik) Hutbe-i Şamiye/2. Kelime
    By fanidünya... in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 19.10.15, 20:36
  2. hutbe-i şamiye eksennde islam birliği ve küresel barrış konferansı
    By aşur in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 30.01.12, 16:06
  3. hutbe-i şamiye
    By saideyn in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 9
    Son Mesaj: 14.01.12, 19:04
  4. hutbe-i şamiye ekseninde islam bireliği ve küresel barış konferansu dyurusu
    By aşur in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10.01.12, 14:41
  5. Hutbe-i Şamiye - Reddܒl-evham
    By YİĞİDO in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 19
    Son Mesaj: 22.09.11, 10:23

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0