+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 14

Konu: Gül ve Bülbül

  1. #1
    Gayyur dördüncü - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesajlar
    73

    Standart Gül ve Bülbül

    Birisi koynunda diken taşıyan nazlı ve nazenin bir mâşuk, diğeri dikenlere aldırmadan gül dalında feryat eden dertli bir âşık. Gül, güzelliğini goncalar içinde saklar, bülbül goncanın açılmasını görebilmek için sabaha kadar diken üstünde dil dökerek bekler. Gül daima naz halinde, bülbül ise, niyaz halindedir.
    Gül ve bülbül motifi, folklör ve edebiyatımızda büyük bir yer tutar. Divan edebiyatından halk edebiyatına, şarkılardan tasavvuf mûsikisine kadar bir çok san'at dalında bu ikiliyi baş rolde görmek mümkündür. Atasözlerinde, deyimlerde ve teşbihlerde gül ve bülbül ikilisi sıkça kullanılmıştır. Ahmet Haşim, “Merdiven” şiirinde ömrün hâzan mevsimini gül ile bülbülün hüzünlü aşkı ile özdeşleştirerek şöyle ifade eder:

    “Eğilmiş arza, kanar, muttasıl kanar güller,
    Durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller.”

    Bülbülün güle olan aşkı sadece mecazî bir muhabbetin ilânından ibaret değildir. Fâni muhabbetin akibeti fenaya ve zevale çıktığından, bülbülün şakıması hep acı bir feryadın, elim bir hüznün terennümü olarak görülmüştür. Halbuki, iman gözü ile bakılıp, kalp kulağı ile dinlendiği zaman, bu şakımaların bir feryat değil, bir zikir ve tesbihat olduğu anlaşılır. Bediüzzaman Hazretleri, kâinata Cenâb-ı Hak namına ve iman gözüyle baktığı için, bülbülün terennümünü şöyle tercüme eder:

    “Meselâ, meşhur bülbül kuşu, gülün aşkıyla mâruf o hayvancığı Fâtır-ı Hakîm istihdam ediyor. Beş gaye için onu istimal ediyor. Birincisi, hayvanatın nebatata olan münasebetini ilân; ikincisi, Rezzak-ı Kerim tarafından gönderilen hediyeleri alkışlamak; üçüncüsü, hayvanatın imdadına gönderilen nebatatı güzelce karşılamak; dördüncüsü, hayvanat nev’înin nebatata derece-i aşka vasıl olan şiddet-i ihtiyacını beyan; beşincisi, Cenâb-ı Hak’kın bargâh-ı merhametine en lâtif bir tesbihi, en lâtif bir şevk içinde, gül gibi en lâtif bir yüzde takdim etmektir.”

    Kâinattaki her sınıf mahlûkatın bir bülbülü vardır. Her sınıfın en seçkini,
    en mümtazı, kendi taifesi namına en güzel tesbihat ve takdisatı Mâbuduna takdim eder. Hayvanat taifesinin sözcüsü ve serzakiri de, bülbüldür. Güzel sesli ve hazinâne tesbihatı ile hayvanatın şükür ve zikrini Rabb-i Rahîmine takdim ederken, gülün güzel yüzünde Cemil-i Zülcelâl’in Cemalini seyreder. Seyrettikçe aşka gelir. Bu aşk ile kendinden geçer, cezbe halinde şakımaya başlar. Kalp gözü açık olmayanlar da, bu cezbe halindeki zikir ve tesbihâtı, bir feryat ve figan olarak görürler.

    Bediüzzaman Hazretleri, bu büyük âlemin ve içindeki bütün mahlûkatın her daim zikir halinde olduğunu, başlarında ise, serzakir olarak Hazret-i Muhammed Aleyhisselâtü Vesselâm’ın bulunduğunu belirtiyor. Nur-u Muhammedî’yi (asm) tarif ederken, şöyle diyor: “Şu gördüğün büyük âlem, pek güzel ve şa’şaalı bir cennet bahçesi tahayyül edilirse; Nur-u Muhammedî, onun andelibi (bülbülü) olur.” Demek ki, âlemlerin Efendisi olan Habibullah (asm) da, âlem bahçesindeki bir bülbül gibi Rabbini zikrediyor, Mahbubuna muhabbetini arz ederken, bütün mahlûkat namına tesbihatını da takdim ediyor.

    Ayrıca, ümmetinin affı için Rabbine hazinâne yalvarıyor, mü’minleri Cehennem ateşinden korumak için, bülbül misal feryâd-ı figân ediyor.
    Hazret-i Muhammed Aleyhisselâtü Vesselâm’ın eşsiz cemâli de, gül ile tasvir edilmektedir. Her mü’min gönül, bu güle âşık bir bülbüldür. Salât ve selâmlarla terennüm ederek, şefaatine nail olmayı diliyoruz.

    Abdil YILDIRIM
    Ya Baki Ente'-l Baki

  2. #2
    Müdakkik Üye asya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesajlar
    601

    Standart

    bülbül bahsini önceden okumuş olmama rağmen,şimdi ilk kez okuyormuş gibi hissettim.çok harika bir bölüm ya..
    okulda bizlere bülbül ile gül ilişkisini çok farklı anlatmıştı hoıcalarımız..
    fakat burada üstad hazretleri çok güzel boyutuna değinerek bizi manevi atmosfere sevk ediyor..tefekkür alemlerine daldırıyor..



    fakat şu alttaki paragramı tam olarak anlayamadım..buraya ne örnek verebiliriz mesala???

    “Meselâ, meşhur bülbül kuşu, gülün aşkıyla mâruf o hayvancığı Fâtır-ı Hakîm istihdam ediyor. Beş gaye için onu istimal ediyor. Birincisi, hayvanatın nebatata olan münasebetini ilân; ikincisi, Rezzak-ı Kerim tarafından gönderilen hediyeleri alkışlamak; üçüncüsü, hayvanatın imdadına gönderilen nebatatı güzelce karşılamak; dördüncüsü, hayvanat nev’înin nebatata derece-i aşka vasıl olan şiddet-i ihtiyacını beyan; beşincisi, Cenâb-ı Hak’kın bargâh-ı merhametine en lâtif bir tesbihi, en lâtif bir şevk içinde, gül gibi en lâtif bir yüzde takdim etmektir.”

  3. #3
    Gayyur dördüncü - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesajlar
    73

    Standart

    Hayvanât dahi, iştihâ sahibi ve bir nefis ve bir cüz-i ihtiyârîleri olduğundan, amelleri "hâlisen livechillâh" olmuyor. Bir derece nefislerine de bir hisse çıkarıyorlar. Onun için Mâlikü'l-Mülk-ü Zülcelâli ve'l-İkram, Kerîm olduğundan onların nefislerine bir hisse vermek için amellerinin zımnında onlara bir maaş ihsan ediyor.

    ......

    o bülbülün cüz'î maaşı ise, o tebessüm eden ve gülen güzel gül çiçeklerinin müşâhedesiyle aldığı zevk ve onlarla muhâvere ve konuşmak ve dertlerini dökmekle aldığı telezzüzdür. Demek onun nağamât-ı hazinesi, hayvanî teellümâttan gelen teşekkiyât değil, belki atâyâ-i Rahmâniyeden gelen bir teşekkürâttır.
    Ya Baki Ente'-l Baki

  4. #4
    Ehil Üye osmanoğlu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Uşak
    Mesajlar
    1.856

    Standart

    Aklıma şöyle birşey geliyor:
    Cenâb-ı Hak, bülbül kuşunu beş gaye için istimal ediyor. Biz gül dalında hazin hazin şakıyan bir bülbül gördüğümüzde düşüneceğiz ki, bu bülbül yalnızca kendi firak elemlerini dillendirmiyor. Aslında:
    Birincisi:Hayvanatın, nebatata olan alâkasını, onunla olan münasebetlerini insanlara da hatırlatıyor. O sayfayı da okumamızı ihtar ediyor.
    İkincisi:Rezzak-ı Kerîm tarafından hayvan taifesine gönderilen hediyeleri; gülün güzelliğini, diğer hayvan taifelerine Rezzak-ı Kerîm tarafından nebatat vasıtasıyla verilen bütün nimetlerin hem hayvanat taifesine, hem insanlara gösterilip alkışlanması
    Üçüncüsü:Hayvanatın imdadına gönderilen nebatat taifesine karşı hoşamedî vazifesini ifa etmek
    Dördüncüsü:Hayvanatın iaşe, ibate ve lezzet olarak nebatata ne kadar ihtiyacı olduğunu ve bu ihtiyacın şiddetini beyan etmek
    Beşincisi:"Cenâb-ı Hak’kın bargâh-ı merhametine en lâtif bir tesbihi, en lâtif bir şevk içinde, gül gibi en lâtif bir yüzde takdim etmektir.” (Bu maddeyi bu cümleden daha güzel beyan edebilecek bir ifade bulmamız imkânsızdır.) şeklinde anlamalıyız diye düşünüyorum; âcizane...
    "Ey Rabbimiz! Biz indirdiğin kitaba inandık ve peygambere uyduk. Sen de bizi, Senin birliğine ve peygamberinin doğruluğuna şahitlik edenlerle beraber yaz." Âl-i İmrân Sûresi: 3:53.

  5. #5
    Vefakar Üye marda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Mesajlar
    346

    Standart

    gul dedı bulbule gule gul gulmedı gıttı
    gul bulbule bulbul gule yar olmadı gıtti
    “Ya rab! Çaresi bulunan şeyde acze, bulunmayan şeyde ye’se düşürme bizi…”

  6. #6
    Yasaklı Üye Cennetâsâ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    5.827

    Standart

    Gül daima naz halinde, bülbül ise, niyaz halindedir.
    .

  7. 24.01.08 17:01

    Dost


  8. #7
    Yasaklı Üye Cennetâsâ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    5.827

    Standart

    ?

  9. #8
    Ehil Üye yakaza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Mesajlar
    2.467

    Standart



    Malum gül maşuk bülbül de aşıktır. Bülbülün güle olan aşkının niçin olduğu konusunda bu güne kadar sayısız yazı yazıldı, şiirler söylendi, destanlar, hikayeler anlatıldı. Peki ama nedendi bülbülün güle olan aşkı? Nedendi ta seher vakti başlayıp tan yeri ağarıncaya kadar süren seranatın sebebi?
    Bazıları bülbülün güle olan aşkının sebebinin, bülbülün güle her bakışında Kainata Rahmet olarak gönderilen Hak Nebi’yi hatırlatmasının sebep olduğunu söylerler. Evet bülbül güle her bakışında Efendiler Efendisine nisbet edilmekten dolayı kıymet kazanan ve etraf-ı alemde şan ve şöhret bulan gülde, O’nun Cemalini müşahede ediyor ve bu müşahedenin şevkiyle güle seranatta bulunuyor deniyor. Gülü bizatihi renginden, kokusundan, şeklinden şemalinden dolayı değil, O’nu hatırlattığı için seviyor. Zaten esasında gafiller ve dalalete sapanların dışında her şey kendi diliyle doğru söyledin ve Hakk’a tercüman oldun deyip O’nu anlatıp, risaletini tasdik ettiğini duymuyor mu? Hayvanattan tutun bitkilere oradan alın cansız taşa toprağa kadar her şey O’nun şahidi ve Risaletinin tasdik edicisi değil mi? Gerçi O’nun bu tasdiklere ve tasdik edicilere ihtiyacı yoktur ama bu tasdik ediciler bu şehadetleriyle kendileri kıymet kazanmakta ve bülbülü güle aşık etmektedir.
    Kim bilir gül de bülbül de sessiz ve sözsüz konuşmalarında birbirlerine neler neler söylüyorlar… Aslında bizler de onlar gibi olunca mutlu olmuyor muyuz.. bizler de sesten ve sözden ziyade özden konuşunca, kalpten kalbe giden o yolu bulup muhabbete dalınca ve muhabbetlerimizde Muhammedî muhabbette varınca mesut olmuyor muyuz?
    Belli mi olur, kimini bir insan kimini bir bülbül irşad eder. Din nedir diye sorulunca Din nasihattir buyuruyor Güllerin ve Gönüllerin Sultanı. Evet kimi zaman bir arkadaşımız, kimi zaman bir büyüğümüz, kimi zaman bir kitap, kimi zaman bir ezan, kimi zaman hastalar, kimi zaman bir ölüm haberi nasihat eder bize. Kulak verip duyanlar, dikkat kesilip hissedenler de kainatta her bir canlının kendine mahsus yaşayışı, birbirleriyle olan münasebetleri ve gayet hikmetli ve mizanlı vücutlarıyla ne kadar etkili birer nasih olduklarını hisseder, görür ve zevk ederler.
    Bütün bülbüller kendi nevleri hesabına o muhabbet-i Muhammedi’den hissedar olmak için her gün bıkmadan usanmadan güllerin başına üşüşür ve o gül vasıtasıyla Güller Gülü’nün kokusunu duymaya çalışırlar. Güle dil döker, nameler yakar, ta ki O’ndan bir haber getirsin de ondan sonra canını versin.… Şakır… şakır… şakır… ta ki takatten kesilip bir başka bülbülün gelip gülden haber sorması için kanını güle akıtır, kanı ona hayat olsun da sonra ki bülbüller gülden haber sorsunlar diye. Bülbülün bu ısrarı bize bir şeyler anlatıyor olsa gerek. Sabır, sebat ve bütün samimiyetimizle Muhammedi kapıdan ayrılmama, sürekli tazarru ve niyaz ile halimizi ona arz etme ve O’ndan gelecek bir hüsn-ü işareti yakalama. İşte dünyalara değişilmeyecek bir hazine. Güllerin Sultanından gelecek bir işaret ve memnuniyet izharı, Rabbimizin de bizden razı ve hoşnut olacağının ciddi bir emaresidir.
    Gül ile bülbül. Ümmet ve Hazret-i Muhammed (sallalahü aleyhi vesellem)…
    Ey her şeye gücü yeten ve herkese sözü geçen Ululardan Ulu Yüce Allah’ım! Ne gülü bülbülden ne de bizi Efendimizden ayırma!…




    ''Madem ben de bu vatanın evlâdıyım,bu vatanın saadetine hizmet etmek benim için farzdır.''

    Emirdağ Lahikası

    ...EN GÜZELİ SİNELERDE BİR YAD-I CEMİL OLARAK KALIP GİTMEK...


  10. #9
    Ehil Üye Majâz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Mesajlar
    1.707

    Standart

    Hargehleri dûd-ı âh-ı hırmân
    Sohbetleri ney gibi hep efgan
    Her birisi bir nigâra urgun
    Şemşir gibi dehanı pür hun
    Ektikleri dâne-i şerâre
    Biçtikleri kalb-i pâre pâre
    Sattıkları hep metâ'-ı candır
    Aldıkları sûziş-î nihandır

    Hüsn-ü zannım aşk'adır aşığa değil...

    İşte burada oturuyorum, yaşlı bir örümcek, sabırla
    bir sözü bir ötekinin ardına diziyor,
    bütünün bir anlamı olacağını umarak,
    bir vahiy, bir ebedi kesinlik
    ya da bir mükemmeliyet kazası
    her yaşamda olduğu gibi nasılsa.

    ...




  11. #10
    Ehil Üye Majâz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Mesajlar
    1.707

    Standart

    Tek Hüsn için Aşk âh kılsın
    Dünya yıkılırsa hâ yıkılsın

    İşte burada oturuyorum, yaşlı bir örümcek, sabırla
    bir sözü bir ötekinin ardına diziyor,
    bütünün bir anlamı olacağını umarak,
    bir vahiy, bir ebedi kesinlik
    ya da bir mükemmeliyet kazası
    her yaşamda olduğu gibi nasılsa.

    ...




+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Baykuş ile Bülbül
    By Muntesip in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 21.10.16, 09:47
  2. Bülbül
    By fanidünya... in forum Klip, Video, Film ve Animasyon
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 23.09.14, 15:59
  3. Bülbül
    By DERMAN25 in forum Şiirler
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 28.04.09, 18:40
  4. Bülbül
    By Huseyin Gazi Sener in forum Şiirler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 18.11.08, 13:39
  5. Gül Ve Bülbül
    By yakaza in forum Şiirler
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 03.10.08, 19:08

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0