+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 3 Sayfa var 1 2 3 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 22

Konu: Müzik Ruhun Gıdası :)

  1. #1
    Ehil Üye aşur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    1.446

    Standart

    Güzel ve hayırlı şeyleri tercih etmeliyiz

  2. #2
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    sağolasın gülen kardeş
    ben dehangi müzklerin dinleneceği ile ilgili bir yazı ekliyorum:

    Söylenmesi, yayınlaması ve dinlenmesi mubah olan müzik parçasında aşağıdaki özellikler bulunmalıdır:
    1- Müziğin sözleri ve klibi yetîmâne hüzünleri işlememelidir.
    2- Müziğin sözleri ve klibi şehveti ve nefsânî arzûları tahrik edici olmamalıdır.
    3- Müziğin sözleri ve klibi kötülüğü teşvik edici olmamalıdır.
    4- Müziğin sözleri ve klibi İslâm’ın haram kıldığı bir şeyi övücü olmamalıdır.
    5- Müziğin sözleri gıybet, iftira, dedikodu… vb gibi başkası hakkında hoş olmayan, başkasını hicveden ve kötüleyen sözler ihtiva etmemelidir.
    6- Müziğin sözleri ve klibi kin, intikam, düşmanlık, haset, kıskançlık, adâvet ve nifak tohumları ekmemelidir.
    7- Müziğin sözleri yaşayan bir kadını veya erkeği fitneye sürükleyici ölçüde teşhir ihtiva etmemelidir. Meselâ yaşayan bir kadının saçlarını, gözlerini, kaşlarını… vs güzelliklerini nâmahreme karşı teşhir edici olmamalıdır.
    8- Þarkıyı ve türküyü okuyan kimse, müziğinde sesini yumuşatarak, edâ ve cilve yaparak, karşı cinsin kötü arzûlarına itaat edeceğini çağrıştıran bir müzikal, müzik sözü ve ses tonu kullanmaktan kaçınmalıdır.
    9- Þarkının sözleri mubah, söyleyiş tarzı mubah, klibi mubah, söylenme veya dinlenme ortamı mubah olmalıdır.
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  3. #3
    Vefakar Üye nihannn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Bulunduğu yer
    Nuristan
    Mesajlar
    541

    Standart

    Allah razı olsun dikkat edilmesi gereken ama çoğu zaman göz ardı edilen bir husus...
    Yare açik yare yare açmaya yare ne hacet
    Feryadim duyulur asikare dile dökmeye ne hacet
    Güllerim döndü hare hare küsmeye ne hacet
    Dil avare dudak bi çare parelenmeye ne hacet...


  4. #4
    Yasaklı Üye serkan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    9

    Standart

    ya arkadaşlar ben cede haklısınız ama ya hiç mi şarkı türkü dinlemeyeceğiz mesela süleyman kösmenenin müzükle ilgili yazılarını okuduysanız ben ordan şarkı falan dinlenebileceği anlamı cıkardım sahabelerin eş ve kızlarını ve hatta cariyelerinin tef calarak sarkılar söyledikleri var buna ne diyecekdsiniz peki hasılı kelam size katılımıyorum

  5. #5
    Yasaklı Üye ANTİKOR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Bulunduğu yer
    Malatya
    Mesajlar
    255

    Standart

    allah razı olsun amin ecmain

  6. #6
    Dost o_nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    41

    Standart

    ya kardeşler kur an bızım neyımıze yetmıyor........ kendimizi kandırıyoruzzz
    beşer zulmeder kader adalet eder

  7. #7
    Müdakkik Üye terennüm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    910

    Standart



    Alıntı o_nur Nickli Üyeden Alıntı
    ya kardeşler kur an bızım neyımıze yetmıyor........ kendimizi kandırıyoruzzz
    Elbette Kuran hepimize yeter.
    Müzik dinlemek ayrı bir konu. Müzik dinlemek Kuranın yetersizliğini - haşa - gösteren bir durum değildir ki.

    Üstad Hz.leri müzik konusunda diyeceğini demiş zaten. Menfi hisler uyandırmıyorsa dinlenilen müzik. Caizdir.

    Selamlar...

    Tabi şunu söylemek lazım: Ruhun gıdası müzik değildir, NAMAZDIR. [img]smileys/smiley2.gif[/img]

  8. #8
    Yasaklı Üye ANTİKOR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Bulunduğu yer
    Malatya
    Mesajlar
    255

    Standart



    terennüm kardeşim onur kardeşimiz başka konudan bahsediyor heralde
    <DIV>bi söylesin ne konuda kandırıyoz kendimizi</DIV>

  9. #9
    Ehil Üye Meyvenin Zeyli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    3.341

    Standart

    Alıntı terennüm Nickli Üyeden Alıntı
    Ruhun gıdası müzik değildir, NAMAZDIR. [img]smileys/smiley2.gif[/img]
    <DIV></DIV>
    <DIV>Allah razı olsun...</DIV>

    Ve sen yine denendiğinde.. Ve yine kalbin daraldığında.. Ve yine bütün kapılar kapandığında.. Ve yine ne yapman gerektiğini bilemediğinde.. Uzun uzun düşün.. Ve hatırla yaratanını!.. "ALLAH kuluna kafi değil mi?" [Zümer Suresi - 36]


  10. #10
    Ehil Üye Meyvenin Zeyli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    3.341

    Standart


    <DIV>Genç Yaklaşım, Ağustos 2006'dan...</DIV>
    <DIV></DIV>
    <DIV>Müzik ruhun gıdasıdır, ama....</DIV>
    <DIV></DIV>
    <DIV>Müzik dünyası gitgide seviyesizleşiyor. Ülkemizde arabesk ve popla başlayan zevksizlik ve duygusuzluk furyası aldı başını gidiyor. Bu sene Eurovision şarkı yarışmasını şeytana tapan satanist bir grup kazandı. Bu da sanat zevkinin indiği çukurun derinliğine işaret eder. Ayrıca insanlığın geldiği noktanın ruhen ilerlemek şeklinde değil, ruhen gerilemek düzeyinde olduğunun da işaretidir bu. Daha önceki şarkılara baktığımızda sevginin bize binbir teşbihle anlatıldığını görürüz. Oysa şimdi, hayvani zevklerin açık açık anlatılması sevgi ifadesi olarak yer almakta şarkılarda...</DIV>


    Özellikle heavy metalci grupların şeytana tapan ve büyüklere hakaret eden, uyuşturucuya özendiren sözleri, rap'çıların açık saçık küfürleri, popçuların erotizm içeren şarkı sözleri ve cinsellik fışkıran klipleri insanları inanılmaz bir hızla karanlık bir çağa doğru çekiyor.


    Sanat tartışmaları geçmişte de yaşandı. O zamanlar roman ve şiir üzerinden yapılan tartışmalar, şimdilerde müzik piyasasında yapılmakta. -Yani müzik artık sanat âleminden ayrılıp piyasa haline geldiği için bu kelime kullanılmıştır- İnsanlığın "vur patlasın çal oynasın" hayat felsefesini benimsemesiyle müzik en önemli bir sanat dalı oldu, çağımızda.


    Artık insanlık, özellikle de gençler kitap okumak, şiirle ilgilenmek, bir ilim dalında başarılı olmak, herhangi bir mesleğin iyisi olmak namına önemli adımlar atmayı çok da düşünmüyorlar. Tabiî ki tenzih ettiklerimiz de var.


    Hal böyle olunca, müzik dünyası da bundan nasibini fazlasıyla almakta. Ahlakı, erdemi, inancı, sebatı, sabrı hayatından çıkaran insanlık, zevki ön plana aldı. Aklına eseni yapmaya başladı. Özgürlük hareketleri; "doğruyu söylemek, doğruyu yapmak"ın önüne geçti. Bu da hayatın her alanını etkiledi.


    Hovardalık kokan Ankara şarkıları, aşka davet eden kadın popçular, küfreden rap'çılar, uyuşuk bir hayata davet eden rock'çılar; açık saçık küfürlü şarkılarıyla gençliği karanlıklara davet ediyorlar. Önce İngilizceydi bu küfürler, anlamadığımız için sindirdik, sonra Türkçeleri yayınlanmaya başladı, özellikle internette... "Dale"yi anlamadığımız için, rahatlıkla her yerde dinledik. Þimdi tercümeleri dolaşıyor gençlerin dilinde. Hayasızca söylenmekte. Öyle ya canlısı her yerde gezmekte, öyleyse sözlerini neden saklayalım...


    Halk edebiyatı daima biraz daha cesur olmuştur. Mekteplilerin haddeden geçirdiklerini onlar süzmeden söylerler. Tıpkı halk dili gibi. Zamanın ünlü müzisyeni, o zamanların eli sazlı aşığı Karacaoğlan bu türün en tipik örneğidir. Halk edebiyatının ve müziğinin belki de en açık seçik sözler söyleyen âşığıdır. Ama onun şiirlerine, türkülerine baktığımızda günümüzdekilerle kıyaslanamayacak incelikler ve duygu ifadeleri buluruz.


    Klasik Türk müziğinin gönle hitabeden nağmeleri, güfteleri asırları aşarak bizlere ulaşır. Tasavvuf musikisinin en büyük temsilcisi Dede Efendi bir deha olmasını, saf kaynaktan aldığı ilhama borçludur. Tüm dünyanın üstüne bir başkasını koyamayacağı eserler icra etmiştir. Yine tasavvuf musikisinin gönüle seslenen sözleri aynı zamanda terbiye de eder bizleri. "Edep kapısından geç de öyle gir hayat kapısından" der...


    Þimdilerde gençleri ağına düşüren; yanında yaşam tarzıyla satılan müziklerin istilasını hayretten ağzımız açık izlemekteyiz. Rock festivallerinin ertesi günü, konser alanında uyuşturucudan, içkiden sızmış gencecik bedenleri görürüz gazete sayfalarında. Bir de bu festivallere sponsor olan ve toplumda bazı hassasiyetleri ile tanınan ünlü firmalar vardır. Kendilerinden gençlik adına, çocuklar adına toplumsal sorumluluk beklediğimiz büyük şirketler, markalar.


    Edirne'ye gittiğinizde rehberiniz sizi Sağlık Müzesi'ne de götürür. Þifahane adıyla Osmanlı Devleti'nde hizmet vermiş bir mekandır burası. Önce geçmişte kullanılan tıp aletlerini görürsünüz. Sonra bir bölüme gelirsiniz, karşınıza müzisyenlerin temsili heykelleri çıkar. Mankenler asıllarına uygun donatılmış, ellerinde de müzik aletleri. Hastanenin tümüne hakim bir yerinde sürekli müzik icra ederler. Klasik Türk müziğinin ruha ve bedene şifa ezgileri yankılanır duvarlarda. Burada müzik derde deva olsun diye yapılır. Ruhu teskin etmek için söylenir şarkılar. İcracılar, besteciler, güfteciler öyle herhangi birileri değillerdir. Gönül ehlindendir onlar. İlhamları nefislerinden değil, İlahi kaynaktan gelir.


    Rock parçalarındaki gibi tersten okunduğunda "şeytana tap" mesajı okunmaz. Pop parçaları gibi erotik sloganlar atılmaz. Onun bunun bacağı, orası burası konu edilmez. Eskidiğinde çöpe atılmaz. Altının çağlara meydan okuyan değerini koruması gibi, daima değerlidirler. "Müzik ruhun gıdasıdır" sözü de bu eserler için söylenmiştir. İnsan ruhunu yüceltmeyi, huzuru insanın bedeninde yaymayı amaçlarlar.


    Açık saçık sözlerin olduğu şarkıları çıkaran müzik şirketleri, bunların alıcısının olduğunu, insanların bu tür sözleri duymaya ihtiyacı olduğunu savunuyorlar. Ama diğer taraftan AMATEM'e sorun, bağımlılar için yer bulamazsınız. Onkoloji servisine havale edilen kanser hastaları, en az üç ay sıra beklerler. Psikologa ve psikiyatra ihtiyaç duyanların sayısı gün geçtikçe artar. Bugün en çok hastası olan tıp dallarıdır bu üç gruba dahil olanlar. Hepsi de insan ruhunun doyurulmamasından kaynaklanan hastalıklardır.


    Kişinin aklına her eseni yapmaya, nefsinin tüm emirlerini yerine getirmeye değil; bunlardan özgür olmaya ihtiyacı vardır. Her türlü sanat dalı insana sabrı, sebatı, kemali, isteklerden halas olmayı önermezse; modern tıbbın malzemesi olur insan sonuçta...

    Ve sen yine denendiğinde.. Ve yine kalbin daraldığında.. Ve yine bütün kapılar kapandığında.. Ve yine ne yapman gerektiğini bilemediğinde.. Uzun uzun düşün.. Ve hatırla yaratanını!.. "ALLAH kuluna kafi değil mi?" [Zümer Suresi - 36]


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. belki ruhun cennetidir
    By fanidünya... in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 09.08.19, 23:40
  2. ruhun cennetidir
    By fanidünya... in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 31.08.17, 22:26
  3. Ruhun Rüya Aleminde...
    By avrasyam_seker in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 13.01.09, 22:37

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0