+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Sa'd Bin Ebi Vakkas (r.a)

  1. #1
    Gayyur muntehab - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2006
    Bulunduğu yer
    Siirt
    Mesajlar
    115

    Standart Sa'd Bin Ebi Vakkas (r.a)

    Sa'd Bin Ebi Vakkas (r.a)

    Sa'd b. Ebî Vakkas Malik b. Vuheyb b. Abdi Menaf b. Zühre. Babas? Malik b. Vuheyb'dir. Malik'in künyesi Ebî Vakkas olup, Sa'd bu künyeye nisbetle ?bn Ebî Vakkas olarak çağr?l?rd?. Rasûlüllah (s.a.s)'in annesi Zuhreoğullar?ndan olduğu için, anne taraf?ndan da nesebi Rasûlüllah (s.a.s) ile birleşmektedir. Sa'd'?n annesi Hamene binti Süfyan b. Ümeyye'dir. Sa'd (r.a), ilk iman edenlerden biridir. Kendisinden yap?lan rivayetlere göre o ?slâm? üçüncü kabul eden kimsedir. Ancak, Hz. Hatice, Hz. Ebu Bekr, Hz. Ali ve Zeyd b. Harise'den sonra müslüman olmuşsa beşinci müslüman olmuş oluyor. Sa'd (r.a), müslüman olduğu gün henüz namaz?n farz k?l?nmam?ş olduğunu ve o zaman on yedi yaş?nda bulunduğunu söylemektedir (?bn Sa'd, Tabakâtül-Kübrâ, Beyrut (t.y), III, 139).

    Sa'd (r.a) ?slâma girişine sebep olan olay? şöyle anlat?r: 'Müslüman olmadan önce rüyamda kendimi hiç bir şeyi göremediğim karanl?k bir yerde gördüm. Bu arada ay doğdu ve ben onun ayd?nl?ğ?na tabi oldum. Benden önce bu aya kimlerin uymuş olduğuna bak?yordum. Onlar, Zeyd b. Harise, Ali b. Ebî Talib ve Ebû Bekir'di. Onlara ne kadar zamandan beri burada olduklar?n? sorduğumda, onlar; 'Bir saat kadard?r' dediler. Araşt?rd?ğ?mda öğrendim ki, Rasûlüllah (s.a.s) gizlice ?slâm'a davette bulunmaktad?r. Ona Ecyad tepesi taraflar?nda rastlad?m. ?kindi namaz?n? k?l?yordu. Orada ?slâm? kabul ettim. Benden önce bu kimselerden başkas? imân etmemişti' (?bnül-Esir, Üsdül-Ğâbe, II, 368).

    Sa'd'?n müslüman olduğunu öğrenen annesi, buna çok üzülmüş ve oğlunu atalar?n?n dinine döndürebilmek için çareler aramaya başlam?şt?. Sa'd'a, eğer girdiği dinden dönmezse, yemeyip içmeyeceğine dair yemin etmişti. Sa'd, annesine, bunu yapmamas?n?, çünkü dininden dönmeyeceğini söyledi. Yeminini uygulamaya koyan annesi, bir zaman sonra açl?k ve susuzluktan bay?lm?şt?. Ay?ld?ğ?nda Sa'd ona; 'Senin bin tane can?n olsa ve bunlar? bir bir versen, ben yine de dinimden dönmeyeceğim' demişti. Onun kararl?l?ğ?n? gören annesi yemininden vazgeçmişti (Üsdül-Ğabe, ayn? yer). Sa'd (r.a) annesine çok düşkündü ve ona bir zarar gelmesini asla kabul edemezdi. Ancak imanla alakal? bir konuda Rabbine isyan edip başkalar?n?n heva ve heveslerine de tabi olamazd?. Sa'd (r.a) ve benzerlerinin karş?laşacağ? bu gibi durumlar? çözümlemek ve iman edenleri rahatlatmak için Allah Teâlâ şu âyet-i kerimeyi göndermişti: 'Bununla beraber eğer, hakk?nda bilgi sahibi olmad?ğ?n bir şeyi bana ortak koşmak için seninle uğraş?rlarsa, o zaman onlara itaat etme. Dünya işlerinde onlara iyi davran...' (Lokman, 31 / 15).

    Sa'd (r.a), Medine'ye hicrete kadar Mekke'de kalm?şt?r. Dolay?s?yla müşrikler taraf?ndan uğrad?klar? bütün sald?r? ve işkencelere diğer müslümanlarla birlikte Mekke dönemi boyunca muhatab olduğu muhakkakt?r. Mekke'de müslümanlar, Mekke zorbalar?n?n sald?r?lar?ndan emin olmak için ibadetlerini gizli ve tenha yerlerde ifa ediyorlard?. Bir gün Sa'd (r.a) arkadaşlar?yla birlikte ibadet ederlerken müşriklerden bir grup onlara sataşarak ?slâmla alay etmişler ve onlara sald?rm?şlard?. Sa'd eline geçirdiği bir deve s?rt kemiğini al?p müşriklere karş?l?k vermiş ve onlardan birini yaralayarak kanlar içerisinde b?rakm?şt?. ?şte ?slâm'da Allah için ilk ak?t?lan kan budur (Üsdü'l-Ğâbe, II, 367).

    Sa'd (r.a) kardeşi Ümeyr (r.a) ile Medine'ye hicret ettiği zaman, kan davas? yüzünden Mekke'den kaç?p buraya yerleşmiş olan diğer kardeşleri Utbe'nin evinde kalmaya başlam?şlard?. Muahat olay?nda Rasûlüllah (s.a.s), Sa'd'? Mus'ab b. Umeyr ile kardeş ilân etmişti. Başka bir rivayete göre de kardeş ilân edildiği kimse Sa'd b. Mu'az'd?r (?bn Sa'd, a.g.e., III, 139-140).

    Medine'ye hicretle birlikte ?slâm devlet olmuş ve kendini tehdit eden güçlere karş? askerî faaliyetler başlam?şt?. Bu çerçevede Mekke kervanlar?na yönelik askerî birlikler (seriyye) sevkediliyordu. ?lk seriyye, Hicretin yedinci ay?nda Mekke kervan?n?n yolunu kesmek için otuz kişiden oluşan Hz. Hamza komutas?ndaki seriyyedir. Sa'd (r.a)'da bu ilk askerî birliğe kat?lanlardand?r (?bn Sad, ayn? yer) Bir ay sonra Ubeyde b. Haris komutas?nda gönderilen seriyye Kureyş kervan?yla karş?laşt?ğ?nda ilk oku Sad b. Ebi Vakkas (r.a) atarak çat?şmay? başlatm?şt?. Mekke'de Allah yolunda ilk kan ak?tan kimse olma şerefi Sa'd (r.a)'a ait olduğu gibi, yine Allah yolunda ilk ok atma şerefi de böylece ona nasip olmuştur. Sa'd (r.a) şöyle demektedir: 'Araplardan Allah yolunda ilk ok atan kimse benim' (?bn Sa'd, ayn? yer).

    Ayn? y?l?n Zilkade ay?nda Rasûlüllah (s.a.s), Sa'd b. Ebi Vakkas'? yirmi kişilik bir askerî birliğe komutan tayin ederek el-Harrar mevkiine göndermişti. Bu seriyyenin gayesi de Mekkelilere ait kervan? vurmakt?. Ancak kervan bir gün önceden bu yerden hareket etmiş olduğu için, bir çat?şma ç?kmam?şt?. Rasûlüllah (s.a.s), sadece seriyyeler göndermekle yetinmiyor, bizzat ordusunun baş?na geçerek seferler düzenliyordu. Bunlardan biri olan ve II. Hicrî y?l?n Rebiu'l-Evvel ay?nda gerçekleştirilen Buvat gazvesinde, ordu sancağ?n? Sa'd taş?maktayd? (Taberi, Tarih, Beyrut 1967, II, 407). Peşinden tehlikeli bir görevle Mekke ile Taif aras?ndaki Nahle mevkiine keşif maksad?yla gönderilen Abdullah b. Cahş seriyyesine kat?lan Sa'd b. Ebi Vakkas (r.a)'?n bütün cihad faaliyetlerine aktif bir şekilde iştirak ettiği görülmektedir.

    Bedir savaş?nda müşrik süvari birliğinin komutan? olan Sa'id b. el-As'? öldürüp k?l?c?n? Rasûlüllah (s.a.s)'e getirmişti. O, Zülkife ad?ndaki bu k?l?c? ganimetlerin dağ?t?l?ş?nda Sa'd'a vermişti.

    Uhud savaş?nda, müşriklerin üstünlüğü ele geçirdiği ve müslümanlar?n paniğe kap?larak dağ?ld?ğ? esnada Rasûlüllah (s.a.s)'in yan?ndan ayr?lmay?p gövdelerini siper ederek onu korumaya çal?şan bir kaç kişiden birisi Sa'd b. Ebi Vakkas (r.a) idi. O, cesaretinden hiç bir şey kaybetmeden ok atmaya devam ediyordu. Sa'd (r.a) ok atmakta mahirdi ve hedefini şaş?rm?yordu. Rasûlüllah (s.a.s) ona ok veriyor ve şöyle diyordu: 'At Sa'd Anam babam sana feda olsun ' (Müslim, Fezâilü's-Sahabe, 5; ?bn Sa'd, a.g.e., III,141; ?bnül-Esîr, el-Kâmil,)i't-Tarih, Beyrut 1979, II, 155). Rasûlüllah (s.a.s), övgü, r?za ve hoşnutluğu ifade eden bu kelimeleri, ana ve babas?n? bir arada zikrederek başka hiç kimse için kullanmam?şt?r (?bn Sa'd, ayn? yer).

    Sa'd (r.a)'?n Uhud günü gördüğü hizmet ve gösterdiği kahramanl?k gerçekten çok büyüktü. Onun bu günde tek baş?na bin ok att?ğ? rivayet edilmektedir (Üsdül-Ğâbe, II, 367).

    O, Hendek, Hudeybiye, Hayber, Mekke'nin fethi ve diğer gazvelerin tamam?na kat?lm?şt?r (?bn Sa'd, a.g.e., 111, 142).

    Rasûlüllah (s.a.s)'in vefat?ndan sonra Hz. Ebu Bekir (r.a)'a bey'at eden Sa'd (r.a), Hz. Ömer döneminde aktif olarak devlet idaresinde görevler alm?şt?r. Bu dönemde onun en önemli görevlerinden birisi, asr?n emperyalist süper güçlerinden birisi olan ?ran imparatorluğunu çökerten Kadisiye ordusunun kumandanl?ğ?d?r.

    Bizansa yönelik askerî faaliyetler sürerken, ?ran topraklar?na da seferler yap?l?yordu. Hz. Ebû Bekir (r.a) döneminde ?ranl?lar?n elinde olan Irak'?n büyük bir bölümü fethedilmişti. Hz. Ömer (r.a) iş baş?na geçtiği zaman ?ran'a karş? kapsaml? ve netice al?c? bir askerî sefer düzenlenmesi için çal?şmalara başlad?. Yap?lan istişareler sonucunda Sa'd b. Ebî Vakkas'?n haz?rlanan orduya komutan tayin edilmesi kararlaşt?r?ld?. Havâzin kabilelerinden zekât toplamak için bu bölgede bulunan Sa'd, Medine'ye çağr?larak ordu ona teslim edildi. Sa'd ordusuyla Irak'a doğru yürüyüşe geçerek Kadisiye mevkiinde kârargah kurdu. ?ran şah?, müslümanlara karş? savaşmak üzere ünlü komutan? Rüstem'i görevlendirmişti. Yap?lan savaş? müslümanlar kazanm?ş ve ?ran topraklar? ?slâm tebliğine aç?lm?şt?. Sa'd hasta olduğu için bizzat savaşa iştirak edememiş ve yüksekçe bir yerden, savaşt?n orduyu idare etmişti. Kadisiye ?aleri ?slâm ordular?n?n kazand?ğ? en parlak ve kesin zaferlerden biri olarak tarihe geçmiştir.

    Daha sonra Sa'd (r.a), Celula'ya yönelmiş ve buras?n? fethetmişti (H 16). Celula'n?n fethi bölgede büyük bir ihtida hareketini de peşinden getirmişti. Daha sonra ?ran imparatorluk merkezi olan Medâin iki ayl?k bir kuşatmadan sonra düşmüş, büyük meblağlarda ganimet ele geçmiş ve Kisra III. Yezducerd buradan Hulvan'a kaçm?şt?. Sa'd b. Ebi Vakkas, bir ordu göndererek sulh yoluyla buray? fethetmişti. Yezducerd ise ?sfahan bölgesine kaçarak orada tutunmaya çal?şm?şt?r.

    Sa'd (r.a), Medâin'e yerleşerek, fethedilen topraklar?n idarî yap?s?n? oluşturmaya çal?şt?. Medâin'in havas?, askerlerin s?hhatini olumsuz yönde etkilediği için, Hz. Ömer (r.a)'?n onay? al?narak yerleşime ve ordunun askerî stratejisine uygun bir konumda olan Küfe, ordugâh şehir haline getirildi. Sa'd bölge valisi olarak Kûfe'de üç buçuk y?l kalm?şt?r. O, tekrar toparlan?p kaybettikleri yerleri geri almak için haz?rl?klara girişen ?ranl?lar?n hareketlerini takip ediyor ve gerekli askerî önlemleri almaya çal?ş?yordu. Ancak tam bu s?ralarda Kûfe'de bir topluluk, Hz. Sa'd'? ganimetleri adil dağ?tmad?ğ? ve gaza işlerinde gevşek davrand?ğ? yolunda iddialarla Hz. Ömer (r.a)'a şikayet etti. Ayr?ca onun namaz k?ld?r?ş tarz?n? da beğenmiyorlard?. Hz. Ömer (r.a) meseleyi inceletmiş; yap?lan şikayetlerin as?ls?z olduğunu anlam?ş olmakla birlikte, maslahat? gözeterek onu geri çağ?rm?şt? (Asr-? Saadet, I, 432 vd.).

    Hz. Ömer (r.a), kendisinden sonra halife seçimini gerçekleştirmek için alt? kişilik bir şûra oluşturmuştu. Sa'd (r.a) da bunlar aras?ndayd?. Hz. Ömer (r.a)'in vefat?ndan sonra halife tayini için müzakereler başlad?ğ? zaman Sa'd, Abdurrahman b. Avf lehine adayl?ktan çekildiğini aç?klam?şt?r.

    Hz. Osman (r.a), halife seçildiği zaman; Ömer (r.a)'in vasiyetine uyarak Sa'd'? Küfe valiliğine tayin etti. Ancak, bu seferki Küfe valiliği de fazla sürmemiştir. O, hazineden borç olarak alm?ş olduğu bir miktar paray? geri ödemekte zorluk çekince, hazine emini Abdullah ?bn Mes'ud taraf?ndan Halifeye şikayet edilmiş; bu şikayet üzerine Osman (r.a), onu Küfe valiliğinden azletmişti. Bunun üzerine Sa'd (r.a) Medine yak?nlar?ndaki Akik vadisinde bulunan çiftliğindeki evine yerleşmiş ve ziraatle uğraşmaya başlam?şt?r.

    Sa'd (r.a), Hz. Osman (r.a)'?n şehid edilişiyle başlayan fitne ve ihtilaflardan tamamen uzak kalmaya gayret etmiştir. O, müslümanlar aras?nda kan dökülmesinden çok rahats?z oluyor ve taraflardan kendisine gelen teklifleri geri çeviriyordu. O, ümmetin üzerinde anlaşt?ğ? bir halife ortaya ç?k?ncaya kadar kendisine hiç bir şeyden bahsedilmemesini istemişti. Sa'd (r.a), gruplar aras?nda verilen mücadelelerde kimin hakl? kimin haks?z olduğunun aç?kl?ğa kavuşturulmas?n?n mümkün olmad?ğ?n? bildiği ve haks?z yere bir müslüman?n kan?n? ak?tmaktan çekindiği için böyle davran?yordu. O, kendisine gelenlere şöyle diyordu: 'Bana, iki gözü, dili ve iki dudağ? olan ve şu kâfirdir, şu mü'mindir diyen bir k?l?ç getirilinceye kadar asla kimseyle savaşmam' (?bn Sa'd, a.g.e., III,143; Üsdül-Ğâbe, II, 368).

    Sa'd (r.a), güçlü bir kişiliğe ve siyasî desteğe sahip olduğu halde, riyaset çekişmelerinin içine girmekten ömrünün son günlerine kadar kaç?nm?şt?r. Oğlu Ömer ve kardeşinin oğlu Haşim gidip ona; 'Yüz bin k?l?ş sahibi var ki, hepsi seni hilafet için en liyakatli adam tan?yor' dediklerinde onun buna verdiği cevap şu olmuştu:

    'Bu sizin yüz bin k?l?c?n?zdan daha kuvvetli tek bir k?l?ç, mü'mine çekilince onu kesmeyen, kâfire karş? s?yr?l?nca onu kesen k?l?çt?r' (Asr? Saadet, I, 436). Onun bu anlaml? sözleri, müslümanlar?n birbirlerine zarar vermelerine karş? ne kadar hassas olduğunu ifade etmektedir.

    Sa'd (r.a), Hicrî 55 y?l?nda ikâmet etmekte olduğu Medine'nin d?ş?ndaki Akik vadisinde vefat etmiştir. Onun vefat tarihi hakk?nda, 54 ila 58 tarihleri aras?nda değişen farkl? rivâyetler bulunmaktad?r (Üsdül-Ğâbe, II, 369).

    Sa'd (r.a)'?n cenazesi Medine'ye on mil kadar uzakl?kta olan Akik vadisindeki evinden al?narak Medine'ye getirilmiş ve Mescid-i Nebi de k?l?nan namazdan sonra, Bâkî mezarl?ğ?na defnedilmiştir (?bn Sa'd, III,148). Cenaze namaz?n? Emevilerin Medine valisi Mervan b. Hakem k?ld?rm?şt?r. Rasûlüllah (s.a.s)'in zevceleri de namaza iştirak etmişlerdi (Üsdül-Ğâbe, ayn? yer).

    Sa'd (r.a), vefat edeceğini anlad?ğ? zaman yünden mamül cübbesini getirtmiş ve ölünce onunla kefenlenmesini vasiyet etmişti. Bunun sebebi olarak, Bedir gününde müşriklerle karş?laşt?ğ? zaman onu giymekte olduğunu ve bundan dolay? bu cübbesini çok sevdiğini söylemiştir (Üsdül-Ğâbe, ayn?' yer). ?bnül Esir'in kaydettiği, Sa'd (r.a)'?n oğlu Âmir'den nakledilen rivayete göre Sa'd (r.a) Muhacirlerden en son vefat eden kimsedir (Üsdül-Ğâbe, ayn? yer).

    Sa'd (r.a), Ashab?n seçkinlerinden biri olup sağl?ğ?nda Cennetle müjdelenen on kişi aras?ndad?r. Yine tarihe şûrâ olay? olarak geçen ve Hz. Osman (r.a)'?n halife seçilmesini gerçekleştiren Hz. Ömer (r.a)'?n oluşturduğu alt? kişilik şûrân?n içinde bulunmaktayd?. O, ilk iman eden bir kaç kişiden biri olarak Mekke döneminin s?k?nt?lar?na Rasûlüllah (s.a.s)'in yan?ndan ayr?lmayarak göğüs germişti. K?yamete kadar devam edecek olan cihad hareketi için, müslümanlar? taciz eden kâfirlere sald?rarak ilk kan? ak?tan odur. Yine Medine döneminin başlar?nda kâfirlere karş? ilk oku atan kimse olma şerefi de ona aittir. Sa'd (r.a), Rasûlüllah (s.a.s)'in bütün gazalar?na, kat?lm?ş, Bedir'de büyük yararl?l?klar göstermiştir. Allah yolunda, ?slâm d?ş? nizamlar? yok etmek için can?n? feda etmeye her zaman haz?r olduğunu pratik bir şekilde ortaya koymuştur. Uhud gününde müslümanlar dağ?ld?ğ? zaman Rasûlüllah (s.a.s)'i canlar?n? feda etme pahas?na sonuna kadar korumaya çal?şan bir kaç kişiden biri de odur. O, müşriklerin Rasûlüllah (s.a.s)'i öldürmek için yapt?klar? hamleleri, att?ğ? oklarla sonuçsuz b?rakm?şt?. ?şte Rasûlüllah (s.a.s) bu kritik anda onun gösterdiği sebat ve yararl?l?ktan dolay? onu başka hiç bir kimseyi övmediği bir şekilde 'Ânam babam sana feda olsun, At' (Müslim, Fezailu's-Sahabe, 5) diyerek övmüş ve bunu defalarca tekrarlam?şt?. Ve yine onun için dua ederek şöyle demişti: 'Allah?m! Sa'd dua ettiği zaman onun duas?n? kabul et '. Bu dua çerçevesinde Sa'd (r.a)'?n yapt?ğ? bütün dualar gerçekleşmekteydi (Üsdül-Ğâbe, II, 366-369; ?bn Sa'd, III,139 vd.).

    Sa'd (r.a), Rasûlüllah (s.a.s)'i korumak ve ona gelebilecek zararlar? engellemek için sürekli gayret içerisinde bulunmaktayd?. Aişe (r.an) şöyle anlatmaktad?r: 'Rasûlüllah (s.a.s) Medine'ye gelişinde bir gece uyuyamad? ve; 'Keşke ashab?mdan Salih bir zat bu gece beni korusa'dedi. Biz bu durumda iken d?şar?dan bir silah h?ş?rt?s? duyduk. Rasûlüllah (s.a.s);

    'Kim o?' dedi. Gelen zat; 'Sa'd b. Ebi Vakkas'?m' karş?l?ğ?n? verdi. Rasûlüllah (s.a.s), ona; 'Neden buraya geldin?' diye sorduğunda Sa'd, şöyle cevap verdi: '?çime Rasûlüllah (s.a.s) hakk?nda bir korku düştü de onu korumak için geldim'. Bunun üzerine Rasûlüllah (s.a.s) ona dua etti ve sonra da uyudu' (Müslim, Fedâilu's-Sahabe, 5). ?şte Rasûlüllah (s.a.s)'in kendisi için duyduğu endişeyi Allah Teâlâ bu seçkin insan?n kalbine ilham etmiş ve onu Rasûlünü korumak için harekete geçirmişti. Buradan, Sa'd (r.a)'in, ?slâm davas?n? yüceltmek ve düşman güçlerin ona karş? komplolar?n? engellemek için o kadar büyük bir özveriyle çat?şt?ğ? aç?kça anlaş?lmaktad?r. Onun Rasûlüllah (s.a.s)'e karş? duyduğu sevginin s?n?rs?zl?ğ?, Uhud'da olduğu gibi daha sonralar? da onu kendi nefsini feda ederek korumaya sevketmiştir.

    Sa'd (r.a), hakk?nda âyet nazil olan sahabilerden biri olma şerefine de sahiptir. O, 'Benim hakk?mda dört âyet nazil olmuştur' (Müslim, Fedailu's-Sahabe, 5) demektedir. Bu âyetlerden bir tanesi, Mekkeli müşriklerin Rasûlüllah (s.a.s)'den yan?ndaki, ona iman etmiş güçsüz kimseleri kovmas?n? istemeleri üzerine nazil olan, Allah r?zas?n? dileyerek akşam sabah ona dua eden kimseleri kovma' ayetidir (el-Enam, 6/52; Müslim, Fedailu's-Sahabe, 5; diğer âyetler şunlard?r: el-Enfal, 8/1; Lokman, 31/15; el-Maide, 5/9).

    Sa'd (r.a), devrin putperest-müşrik süper güçlerinden biri olan ?ran ?mparatorluğunu çökerten ve böylece ?slâm?n kitlelere tebliği önündeki büyük engellerden birisini ortadan kald?ran ?slâm tarihinin en önemli savaşlar?ndan biri olan Kadisiye savaş?n?n komutan?yd?. O, kendisine verilen görevi hakk?yla yerine getirip, Kisran?n saraylar?n? ve hazinelerini ele geçirmiş ve yap?lacak fetih hareketlerine yeni bir boyut kazand?rm?şt?. Böyle güçlü bir askerî yeteneğe ve siyasî güce sahip olmas?na rağmen; bu, onun sade ve zahidâne yaşay?ş?na hiç bir tesirde bulunamam?şt?. Her zaman, ümmetin gerçek temsilcileri olan idarecilerin verdiği görevleri hakk?yla yerine getirmeye çal?şm?ş, bu görevlerden azledildiği zaman kalbinde hiç bir eziklik ve k?rg?nl?k hissetmeden köşesine çekilmiştir. Şunu söylemek mümkündür ki; Sa'd (r.a), ?slâm binas?n?n sağlam temeller üzerine oturtulmas?ndaki temel taşlardan birisidir.

    Sa'd (r.a)'dan çok say?da hadis rivayet edilmiştir. Ondan, ?bn Ömer, ?bn Abbas, Cabir b. Semure, Sâib b. Yezid, Aişe (r.a), Said ?bn Müseyyeb, Ebu Osman en-Nehdî, ?brahim b. Abdurrahman b. Avf, Kays b. Ebi Hazm ve diğerleri hadis rivayet etmişlerdir. Ayr?ca, Amir, Mus'ab, Muhammed, ?brahim ve Aişe'de babalar? olan Sa'd (r.a)'dan hadis rivayetinde bulunmuşlard?r (Üsdül-Ğâbe, II, 369). O hadis rivayeti konusunda çok itimat edilenlerden birisidir. Rasûlüllah (s.a.s)'e atfedilen hadisler hakk?nda çok titiz ve hassas davranan Hz. Ömer (r.a)'?n oğluna söylediği; 'Oğlum, şa'd, Rasûlûllah'dan bir rivayette bulundu mu, art?k o meseleyi bir başkas?na sorma' sözü onun bu konudaki güvenilirliğini aç?kça ortaya koymaktad?r (Asr? Saadet, I, 437-438). Sa'd (r.a), orta boylu, güçlü, büyük kafal?, sert elli bir vücud yap?s?na sahip olup, sempatik bir kişiliği vard? (Asr? Saadet, I, 440; farkl? bir rivayet için bk. Üsdü'l-Ğâbe, II, 368).

    Sa'd (r.a), sekiz evlilik yapm?ş olup; bu evliliklerinde, on yedisi k?z, on yedisi de erkek olmak üzere otuz dört çocuğa sahip olmuştu (Asr-? Saadet, I, 441).

    Ömer TELL?OĞLU
    Konu HakanBa tarafından (04.06.07 Saat 21:38 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Yasaklı Üye elkurraa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar
    25

    Standart

    verdiğiniz bu değerli bilgiler için allah razı olsun

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Sâd Bin Ebi Vakkas
    By ebu_zer in forum Sahabeler ve Sünnet-i Seniyye
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 02.10.08, 07:55

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0