+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 1 ve 1

Konu: Mus'ab Ibn-i Ümeyr (r.a)

  1. #1
    Gayyur muntehab - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2006
    Bulunduğu yer
    Siirt
    Mesajlar
    115

    Standart Mus'ab Ibn-i Ümeyr (r.a)

    Mus'ab Ibn-i Ümeyr (r.a)
    Ashab-? kirâm'?n ileri gelenlerinden Künyesi Ebâ Muhammed'tir. Mekke'nin zengin ailelerinden olup, yak?ş?kl? ve güzel giyinen bir gençti. Anne ve babas? onun üzerine titrerdi. Özellikle, Mekke'nin en zenginlerinden say?lan annesi, oğluna güzel elbiseler giydirir ve güzel kokular sürerdi. Mekkeliler de onu hayranl?kla seyrederlerdi. Bir defas?nda Hz. Peygamber de onun hakk?nda şöyle buyurmuştu: 'Mekke'de Mus'ab b. Umeyr'den daha güzel giyinen, daha yak?ş?kl? ve nimetler içinde yüzen başka bir genç görmedim' (?bn Sa'd, et-Tabakâtü'l-Kübrâ, Beyrut 1960, III, 116).

    Mus'ab, Mekke'de o günün şartlar?na göre zenginlik ve ihtişam içinde yaşarken, Hz. Peygamber(s.a.s)'in insanlar? ?slâm'a davet ettiğini öğrendi. Fazla vakit kaybetmeden Hz. Peygamber'e giderek iman edip müslüman oldu. O s?rada Mekkeliler, müslümanlara yoğun bir bask? uygulad?ğ?ndan, Hz. Mus'ab müslüman olduğunu ailesinden gizlemek zorunda kalm?şt?. Ama o, Peygamberimizi gizlice ziyaret etmeyi de ihmal etmezdi. Ne var ki Osman b. Talha, Mus'ab'?n namaz k?ld?ğ?n? görüp durumu annesi ile akrabalar?na bildirmişti. Bunun üzerine akrabalar? yakalay?p hapsettiler. Mekke'nin bu nazl? ve zengin genci için art?k çile dolu zor günler başlam?şt?.

    Habeşistan'a hicret eden ilk kafileye kat?l?ncaya kadar hapiste tutulan Hz. Mus'ab, hicret imkan? ç?k?nca, dinini daha rahat bir şekilde yaşayabilmek için Habeşistan'a hicret etti. Habeşistan dönüşünde Hz. Mus'ab'?n durumu tamamen değişmiş ve bu nazl? delikanl?n?n yerini, kalbi ?slam ve imanla dopdolu iradesi güçlü kuvvetli, metin bir genç alm?şt?. Annesi ondaki bu kararl?l?k ve metaneti görünce, üzerindeki bask?s?n? biraz hafifletmek zorunda kald?.

    Bu s?rada Birinci Akabe Beyat? olmuş ve Medinelilerden bir grup ?slâm'? kabullenmişti. Kendilerine ?slâm'? anlatmak ve diğerlerine de tebliğ yapmak için Rasulullah'tan bir öğretici istediler. Hz. Peygamber de bu önemli görev için Hz. Mus'ab b. Umeyr'i görevlendirdi. Hz. Mus'ab onlara hem namaz k?ld?racak, hem Kur'an öğretecek, hem de diğer insanlara ?slâm'? anlatacakt? ve yeni kimseleri ?slâm'a davet edecekti.

    Böylece Medine'ye ilk hicret eden sahabi Mus'ab b. Umeyr oluyordu. Medine'de ilk cuma namaz?n? da Mus'ab b. Umeyr k?ld?rd?ğ? kaynaklarda ifade edilir (?bn Sa'd, a.g.e., III, 118).

    Bir y?l sonra Mekke'ye, hac mevsiminde yan?nda yetmiş kişi ile gelen Mus'ab b. Umeyr, Hz. Peygamber (s.a.s)'e ?slâm'?n Medine'deki h?zl? yay?l?ş?n?n müjdesini verirken şöyle demişti: '?slâm'?n girmediği ve konuşulmad?ğ? ev kalmad?.' Başta Hz. Peygamber olmak üzere bütün müslümanlar bu habere çok sevindiler. Oğlunun Mekke'ye döndüğünü haber alan annesi onu tekrar hapsetmek istedi. Ancak Mus'ab bütün bunlara karş? olgun bir müslüman tavr?n? tak?narak iman?nda direndi ve annesini bundan vazgeçirdi. Onun annesini ?slâm'a daveti bir sonuç vermediği gibi annesi de Mus'ab'? yolundan döndürememişti.

    Hz. Peygamber (s.a.s)'in yan?nda iki ay kadar kalan Mus'ab b. Umeyr, Hicretten on iki gün önce Medine'ye vard?. Hz. Peygamber (s.a.s) onu Sa'd b. Ebî Vakkas (r.a) ve Ebû Eyyûb el-Ensârî (r.a) ile kardeş ilan etmişti (?bn Sa'd a.g.e., III, 120).

    Bedir savaş?nda muhacirlerin sancağ? onun elindeydi. 'Rasûlullah'?n bayraktar?' olarak ün yapm?şt?. Uhud savaş?nda da sancak yine onun elindeydi. Savaş esnas?nda müslümanlar?n gerilediğini gören Mus'ab b. Umeyr, at?n? sağa sola doğru sürüyor ve yüksek sesle şu ayeti okuyordu: 'Muhammed ancak bir peygamberdir. Ondan önce birçok peygamberler gelip geçmiştir' (Alu ?mrân, 3/144). Bu ayetin Uhud gününe kadar nazil olmad?ğ? ve o gün giderildiği rivayeti, Hz. Mus'ab'?n Allah kat?ndaki değerini ifade eder (?bn Sa'd, a.g.e., III,120,121). Uhud Gazvesinde ?slâm ordusunun sancağ?n? taş?yan Mus'ab b. Umeyr'in önce sağ kolu kesildi. Hemen sancağ? sol eline alarak savaşa devam etti. Fakat ard?ndan sol eli de kesildi. Bu defa vücuduyla sancağa s?ms?k? sar?ld? ve yukar?daki ayeti okumaya devam etti. Sonunda müşriklerin bir m?zrak darbesiyle şehid oldu. Sancağ? hemen Suveybit b. Sa'd ve Ebû'r-Rûm b. Umeyr adl? sahabiler ald?lar.

    Hz. Mus'ab şehid olarak yerde yatarken, günün sonlar?na doğru, Hz. Peygamber (s.a.s) Mus'ab'? elinde sancakla gördü ve '?leriye git ey Mus'ab!' diye emretti. Fakat o kişi geri dönerek 'Ben Mus'ab değilim' deyince Hz. Peygamber onun Mus'ab k?l?ğ?nda savaşan Allah'?n meleklerinden biri olduğunu anlad? (?bn Sa'd, a.g.e., II, 121).

    Uhud savaş?nda Ashab-? kiram'?n ileri gelenlerinden birçok kimse şehid oldu. Hz. Mus'ab b. Umeyr de şehidler aras?ndayd?. Hz. Peygamber (s.a.s)'in ne kadar üzüntülü olduğu yüzünden okunuyordu. Mus'ab'?n mübarek na'ş?n?n başucunda oturarak, Uhud şehidleri hakk?nda nazil olduğu bildirilen şu ayeti okudu: 'Mü'minlerden öyle er kişiler vard?r ki, Allah'a verdikleri sözde sadakat ettiler. Kimi adağ?n? ödedi şehid oldu. Kimi de (şehid olmay?) bekliyor. Onlar verdikleri sözü asla değiştirmediler' (el-Ahzab 33/23). Sonra Hz. Peygamber diğer sahabilere, şehidlere yaklaş?p selam vermelerini söyledi ve verilen selamlar?n şehidler taraf?ndan al?nacağ?n? ifade etti (?bn Sa'd, a.g.e., III, 121).

    Hz. Mus'ab şehid edildiğinde k?rk yaşlar?nda idi. Bir zamanlar zenginlik ve refah içinde yaşayan bu değerli insan? kefenleyecek bir örtü dahi bulunamam?şt?. Hz. Peygamber, yan?na geldiğinde Mus'ab b. Umeyr eski bir h?rkan?n içinde saçlar? dağ?lm?ş, vücudu ise k?l?ç ve m?zrak darbeleriyle parçalanm?ş bir durumda yat?yordu. Hz. Peygamber üzüntülü bir halde şunlar? söyledi: 'Seni Mekke'de gördüğümde, senden daha güzel giyinen, senden daha yak?ş?kl? kimse yoktu. Şimdi ise, kefen olarak sar?lm?ş h?rkadan baş?n d?şar?da kal?yor.' Sonra onun için de bir kabir açt?lar ve o mübarek sahabiyi de Uhud şehidleri aras?na defnettiler.

    Allah yolunda can?n? feda eden bu aziz şehid sahabi için Ashab-? Kiram'dan Habbab (r.a) şunlar? anlat?yor: 'Biz Hz. Peygamberle birlikte Medine'ye yaln?z Allah r?zas? için hicret ettik. Art?k mükâfat?n? Allah'tan bekleriz. Arkadaşlar?m?z aras?nda bu nimetlerden tatmadan âhirete gidenler vard?r ki Mus'ab b. Umeyr bunlardan biridir. O Uhud günü şehid olmuştu da, kendisini saracak bir kefen dahi bulamam?şt?k. Yaln?z şehidin bir kaftan?n? bulmuş ve bu aziz şehidi ona sarmaya çal?şm?şt?k. Ancak baş?n? örterken ayaklar? aç?l?yor, ayaklar?n? kapat?rken de baş? aç?ğa ç?k?yordu. Bu yoksulluk karş?s?nda Hz. Peygamber bize şehidin baş?n? örtmemizi ve ayaklar?n?n üstüne de izhîr denilen kokulu ottan koymam?z? emretti' (Buharî, Cenâiz 27; ?bn Sa'd, a.g.e., III, 121).

    Mehmet Emin AY
    Konu HakanBa tarafından (04.06.07 Saat 21:39 ) değiştirilmiştir.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0