+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 1 ve 1

Konu: Ebu Said El Hudri (r.a)

  1. #1
    Gayyur muntehab - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2006
    Bulunduğu yer
    Siirt
    Mesajlar
    115

    Standart Ebu Said El Hudri (r.a)

    Ebu Said El Hudri (r.a)

    Ashâb-? kirâm?n fakihlerinden biri. Sa'd b. Mâlik b. Sinan b. Ubeyd, Adiyy b. Neccâr kabilesindendir. Babas?, Medine'de ?slâm'?n tebliği başlad?ğ?nda müslüman olmuş, Ebû Said müslüman bir ailede dünyaya gelmiştir.

    Ebû Said el-Hudrî, Rasûlullah'?n hadislerinden binden fazla rivayet eden Ebû Hureyre, Abdullah b. Ömer, Enes b. Mâlik, Ümmü'l-Mü'minin Âişe, Abdullah b. Abbâs, Cabir b. Abdillah el-Ensâr?, ile birlikte Muksirun ad? verilen sahâbelerden biridir. Bu yedi sahâbî, onalt?binden fazla hadis rivâyet etmiştir. Ebû Saîd el-Hudrî bin yüz yetmiş hadis rivâyet etmiştir. Bunlardan k?rküç tanesi Buhâri ve Müslim'de yirmi alt?s? yaln?z Buhâri'de, elliikisi yaln?z Müslim'de, diğerleri öteki hadis kitaplar?nda bulunmaktad?r (Ahmed Naim, Sahîh-i Buhârî Muhtasar?, Tecrid-i Sarih Tercüme ve Şerhi, I, 26 Mukaddime).

    Ebû Saîd, Medine'de Mescid'i Nebevî'nin inşas?na kat?lm?ş, Bedir gazas?nda küçük olduğundan bulunamam?ş, onüç yaş?nda Uhud gazas?na babas? ile kat?lm?ş ve bu savaşta babas? Mâlik şehid olmuştur. Babas?n?n ölümünden sonra ailesinin geçimi ona kalm?ş ve önceleri açl?k çekmiş, karn?na taş bâğlam?şt?r. Ailenin kad?nlâr?, 'Kâlk dâ Râsûlullâh'â git, ondan bir şey iste, herkes istiyor' dediklerinde önce gitmemiş, sonra Rasûlullah'?n huzuruna gittiğinde onun şu hutbeyi irâd ettiğini görmüştür: ''?stiğna gösteren ve iffeti muhâfaza eden insanlar? Cenâb-? Hak âlemden müstağni k?lar.' Bu sözü duyduktan sonra bir şey istemeye cesaret edemeden dönmüştür. Bunun sonras?n? kendisi şöyle anlat?r: 'Rasûl-i Ekrem'den bir şey dilemeyerek döndüğüm halde Cenâb-? Hak bize r?zk?m?z? gönderdi. ?şimiz o kadar yoluna girdi ki, Ensar içinde bizden daha zengin bir kimse yoktu' (Ahmed b. Hanbel, Müsned, III, 449)

    Ebû Said, Benû Mustalik ve Hendek gâzâlar?na da kat?lm?ş, seferlere ç?km?şt?r. Hudeybiye, Hayber, Mekke'nin fethi, Huneyn, Tebük gazalar?nda bulunmuştur. Rasûlullah'?n on iki gazas?nda yer alm?şt?r (Sahîh-i Buhâri, II, 251). Hz. Ömer ve Osman devirlerinde Medine'de fetvâ vermiş, Hz. Ali devrinde Nehrevan savaş?nda bulunmuştur. Haricilere ilişkin şu rivâyeti vârd?r:

    Bir gün Rasûlullah bir şeyleri taksim ederken bir adam geldi ve ona: 'Yâ Râsûlullâh, âdalet üzere hareket et' dedi. Râsûlullâh, 'Ben adalet etmezsem kim eder?'' buyurdu. Hz. Ömer âdâm?n kellesini uçurmak istedi. Rasûlullah buyurdu ki: 'Hay?r b?rak. Onun öyle arkadaşlar? olacak ki, onlar sizin namazlar?n?z?, oruçlar?n?z? beğenmeyecek, fakat onlar bir ok yay?ndan nas?l ç?karsa dinden öyle ç?kacaklar. Bunlar?n içinde öyle bir adam bulunacak ki, memelerinden biri kad?n memesi gibidir. Bunlar, insanlar bir fetret içinde iken zuhur edeceklerdir.' Ve o s?radâ bu adam hâkk?nda şu âyet nâzil oldu: ''Adamlar içinde öyleleri vard?r ki, sen sadakay? dağ?t?rken seni kaşla gözle muâheze ederler.'', 'Sadakalar hakk?nda sana dil uzatanlar vard?r. Onlara verilirse hoşnut olurlar, verilmezse hemen öfkeleniverirler. Eğer onlar Allah ve Rasûlü'nün kendilerine vermiş olduklar? şeylere raz? olsalar ve 'Allah bize yeter; O ve Rasûlü bol nimetinden bize verecektir; doğrusu biz Allah'a gönül bağlayanlardan?z' deselerdi daha hay?rl? olurdu' (et-Tevbe, 9/58-59).

    Ebû Said bu hadisi naklettikten sonra şöyle demiştir: 'Şehâdet ederim ki, Rasûl-i Ekrem bu sözleri söylemiş, yine şehâdet ederim ki, bu adam? Hz. Ali katletmişti. Bu adam teşhis olunurken vakta yerinde bulundum, onun Rasûl-i Ekrem'in tarif ettiği gibi olduğunu gördüm.' Hicretin 36. y?l?nda olan bu olaydan sonrâ Ebû Sâid 60. y?lda Kerbelâ facias?na şâhit olmuştur. 63. y?lda Medine halk? isyan edince ve Yezid'e karş? ç?kârak Abdullah b. Hanzala'yâ bey'at edince Ebû Said de bu harekete, kât?lm?şt?r Ancak Yezid'in kuvvetleri ile Medineliler çarp?ş?rken iki taraf?n da bu savaştan bezgin olmas? ve Ebû Said el-Hudri'nin silah?n? b?rakmas? ve esir olarak Şam'â götürülerek orada Yezid'e bey'at etmesi, Abdullah b. Ömer ile aras?n?n aç?lmas?na yol açm?şt?r. Abdullah ona: 'Sen iki emire mi bey'at ettin?' demiş, ?bn Ömer buna müteessir olmuş ve, 'Nass, bir emir etraf?nda toplanmadan iki emire bey'at doğru değildir' demiştir (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 111, 29-30).

    Ebû Said, H. 74 y?l?nda seksenbir yaş?nda vefât etmiştir. Ashâb?n fakih ve âlimlerinden olan Ebû Said'in Abdurrahman, Hâmza ve Sâîd ad?nda üç çocuğu olmuştur. Ebû Saîd'in rivâyetlerini nakledenler aras?nda Zeyd b. Sâbit, Abdullah b. Abbâs, Enes b. Mâlik, ?bn Ömer, Ebû Katâde, Ebû Tufâyl, Saîd b. el-Müseyyeb, Târ?k b. Şihâb, Atâ, Mücâhid... bulunmaktad?r. Talebelerinden Kuz'a Ebû Saîd'e, Rasûlullah'?n namaz k?lma şeklini sorduğunda Ebû Said şöyle demiştir: 'Rasûl-i Ekrem öğle namaz?na durduklar? zaman birimiz kalkar, Baki'ye gider, ne işi varsa görür, ondan sonra evine gelir, abdestini tazeler, sonra mescide döner, Resul-i Ekrem'i birinci rekâtta bulurdu' (Ahmed b. Hanbel, a.g.e., 111, 35). Ebû Said'e, 'Siz bu hadisi bizzat Rasûl-i Ekrem'den mi duydunuz? ' diye soran Kuz'a'ya o şöyle cevap verir: 'Ben Rasûl-i Ekrem'den duymad?ğ?m şeyi nas?l naklederim? Evet, bizzat Rasûl-i Ekrem'den duydum.' Medine valisi Mervân'?n bir gün bayram namaz?nda, namazdan evvel hutbe okumas?na cemaatten biri 'sünnete muhâlefet ediyorsun' diye karş? ç?km?ş, Ebû Said de şöyle demiştir: 'Bu zat vazifesini ifa etmiştir. Rasûl-i Ekrem efendimizden duydum: '?çinizden biri bir kötülüğü görür ve onu eliyle yok edebilirse hemen onu yok etsin; eliyle yok edemezse diliyle yok etsin, o da olmazsa kalbi ile yaps?n. Bu da iman?n en zay?f?d?r' (Ahmed b. Hanbel, a.g.e., III, 10).

    Ebû Saîd, Rasûlullah'tan her duyduğunu her zaman rivâyet etmemiş, ihtiyaç duyduğu zamanlarda, sünnetin yanl?ş uyguland?ğ?n? gördüğünde hadis rivâyet etmiştir. O, yoksullara, öksüzlere yard?m etmiş, onlar? evine alarak bar?nd?rm?ş ve terbiye etmiştir. Leys, Süleyman b. Amr bunlardand?r.

    Ebû Said el-Hudrî'nin rivayetlerinden baz?lar?:

    'Üç mescidden başkas?na ziyaret maksad?yla yola ç?k?lmaz. Mescid-i Nebevi, Mescid-i Haram ve Mescid-i Aksâ. '

    'Bir adam bir yere girmek için üç kere izin ister, ona izin verilmezse geri dönmelidir.'

    'Hay?rdan ancak hay?r ç?kar, hay?rdan ancak hay?r gelir. Hay?r ancak hay?r getirir, fakat hayr? hakk?ndan alan berekete nâil olur, hayr? haks?z yoldan alan bereketten mahrum olur. '

    ''Kalpler dört çeşittir; Temiz ve nurlu kalpler; perdeli ve karanl?k kalpler; çarp?k kalpler; kar?ş?k kalpler. Temiz kalpler mü'minlerin kalbidir; iman bu kalplerin çorağ?d?r. Perdeli ve karanl?k kalpler kâfirlerin kalpleridir. Çarp?k kalpler münâf?klar?n kalpleridir; bunlar hakk? tan?r, fakat onu inkâr ederler. Kar?ş?k kalpler içinde hem iman hem nifak bulunan kalplerdir; bu kalplerde kan da var, irin de var. Bunlar?n hangisi galebe çalarsa o kalp de, o hal ve mâhiyeti al?r. '

    'Dünya yemyeşil ve tatl?d?r. Cenâb-? Hak, sizi dünyaya halife yap?yor. Sizin ne yapacağ?n?za bak?yor, Allah'tan sak?n?n dünyadan korkun ?nsanlar?n en hay?rl?s?, kolay kolay k?zmayan, çabuk uyum sağlayand?r. ?nsanlar?n en fenas? çabuk k?zan ve uyum sağlamayan?d?r. Gaddarl?ğ?n en büyüğü bir yöneticinin emri alt?ndakilere zulmetmesidir. Hakk? bilen bir kimse, sak?n insanlardan korkarak ve çekinerek hakk? söylemekten çekinmesin. Cihad?n en faziletlisi zâlim bir hükümdar karş?s?nda söylenen sözdür. '

    'Birtak?m yöneticiler türeyecek, onlar?n etraf?n? birtak?m adamlar saracak, bunlar zulm edecekler, yalan söyleyecekler. Bunlar?n yan?na giren, onlar?n yalanlar?na inanan, onlara zulümlerinde yard?m eden benden değildir, ben de ondan değilim. Bunlara kar?şmay?n, bunlar?n yalanlar?na inanmay?n; bunlar?n zulümlerine yard?m etmeyen kimse benden, ben de ondan?m ' (Ahmed b. Hanbel, Müsned, III, 6-24).
    Konu HakanBa tarafından (04.06.07 Saat 21:42 ) değiştirilmiştir.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Ebu Said El Hudri (r.a)
    By muntehab in forum Sahabeler ve Sünnet-i Seniyye
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 18.12.06, 11:56

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0