+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 1 ve 1

Konu: Abdurrahman Bin Avf (r.a)

  1. #1
    Gayyur muntehab - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2006
    Bulunduğu yer
    Siirt
    Mesajlar
    115

    Standart Abdurrahman Bin Avf (r.a)

    Abdurrahman Bin Avf (r.a)

    Rasûlullah'?n hayatta iken Cennetle müjdelediği on sahâbîden ve ilk müslümanlardan biri. Kureyş* kabîlesinin Zühreoğullar?ndan Hâris'in oğlu olup Câhiliyye* devrinde as?l ad? Abdulkâ'be veya başka bir görüşe göre Abdu Amr idi.

    Hz. Peygamber (s.a.s.)'in Erkam'?n evindeki faaliyetlerine başlad?ğ? günlerde ?slâm'a giren Abdurrahman'a bu ismi Rasûlullah vermiştir. Ebû Muhammed künyesi ile tan?nan Abdurrahman'?n annesi Şifâ binti Avf b. Adi'l-Hâris b. Zühre b. Kilâb idi. Rivâyete göre Abdurrahman 'Fil Olay?'ndan yaklaş?k yirmi y?l sonra dünyaya gelmişti.

    Abdurrahman b. Avf (r.a.) ilk müslümanlardan olmas?ndan dolay? Kureyş'in zâlim tutumuna dayanamayan ashâb ile birlikte Habeşistan'a yap?lan iki hicrete de kat?lm?şt?. Nihayet Rasûlullah, ashâb? Medine'ye hicret etmeye teşvik edince, o da diğer ashâb ile birlikte hicret etmişti. Hz. Peygamber (s.a.s.) Medine'de Ensâr ile Muhâcirler aras?nda kardeşlikler ilân edince Abdurrahman b. Avf ile Ensâr'dan Sa'd b. Rabî'i kardeş ilân etmişti

    Ensâr'?n ileri gelenlerinden Sa'd b. Rabî' 'Din kardeşi' Abdurrahman'a şunlar? söylemişti:

    'Benim bir hayli mal?m vard?r. Bunun yar?s?n? sana veriyorum. Ayr?ca iki eşim vard?r. Bunlardan birini boşayacağ?m, iddeti bitince onu nikâhlars?n.' Bu büyük âlicenapl?k karş?s?nda Abdurrahman b. Avf kardeşine şunlar? söylüyordu:

    'Cenâb-? Allah mal?n? ve aileni sana mübarek eylesin. Senin bu davran?ş?na karş? Allah ecrini versin. Sen yaln?z bana çarş?n?n yolunu göster, benim için yeterlidir.'

    Abdurrahman b. Avf (r.a.) ticaret hayat?n? çok iyi bilen Kureyş içinde büyüdüğü için bu işin tam bir uzman? olarak Medine çarş?s?nda al?şverişe başlam?ş ve Allah ona büyük servet vermişti. Abdurrahman bu ticârî hayat?n? şöyle anlat?r:

    'Cenâb-? Allah bana öyle bir nimet verdi ki, bir taş? bile bir yerden kald?r?p başka yere koyduğumda sanki alt?n oluveriyordu.'

    Abdurrahman b. Avf (r.a.) Hz. Peygamber (s.a.s.)'in bütün gazvelerine kat?lm?ş ve ilk ?slâm cihad hareketinden en güzel şekilde nasibini alm?şt?.

    Ashâbtan Muğîre b. Şu'be (r.a.)' den rivâyet edildiğine göre Hz. Peygamber (s.a.s.) ç?kt?ğ? gazvelerin birinde yolda konaklam?şken Ashâb'?n bulunduğu yerden biraz uzak bir noktaya çekilip hâcetini defederek abdest al?p döndü. Rasûlullah ashâb?n?n yan?na vard?ğ?nda ashâb Abdurrahman b. Avf'?n arkas?nda namaza durmuştu. Muğîre hemen gidip Abdurrahman'a Rasûlullah'?n geldiğini haber vermek istediyse de Rasûlullah buna engel olmuş ve Abdurrahman'?n arkas?nda namaz?n? k?lm?şt?. Böylece Hz. Peygamber'in ilk defa arkas?nda namaz k?ld?ğ? kişi Abdurrahman b. Avf olmuştur. Daha sonra da bilindiği gibi Rasûlullah hastal?ğ? s?ras?nda Hz. Ebu Bekr'in arkas?nda namaz k?lm?şt?.

    ?bn Sa'd Tabakâtu'l-Kübrâ adl? eserinde bu seferin Tebük seferi olduğunu kaydetmektedir (?bn Sa'd Tabakât, 111, 129).

    Rasûlullah (s.a.s.) Abdurrahman b. Avf'? ashâbtan yediyüz kişilik bir askerî kuvvetle H. 6 (M. 628) y?l? Şa'ban ay?nda Dûmetu'l-Cendel'e* göndermişti. Abdurrahman, Hristiyanlar?n hüküm sürdüğü bu bölgeye gelip onlar? ?slâm'a davet etmiş, büyük bir k?sm? buna yanaşmad?ğ? halde bölgenin ileri gelen kabile reislerinden el-Asbağ b. Amr el-Kelbî Hristiyanken ?slâm'a girmişti. Abdurrahman da el-Asbağ'?n k?z? Tumâzar ile evlenmiş ve ondan oğlu Ebû Seleme dünyaya gelmişti.

    Yine ?bn Sa'd'?n ifâdesine göre Hz. Peygamber ashâb içinde ipek giymeyi yaln?z Abdurrahman'a müsaade etmişti. Zira Abdurrahman b. Avf'?n vücudunda bir kaş?nt? (cüzzam olma ihtimali) vard?.

    Hz. Peygamber'in vefat?ndan sonra bir gün Medine'de bir heyecan ve kalabal?k meydana gelmişti. Bunun sebebini soran Hz. Âişe (r.an)'ya Abdurrahman b. Avf'?n kervan?n?n şehre yaklaşt?ğ? söylenince Hz. Âişe şöyle demişti:

    'Rasûlullah (s.a.s.) şöyle buyurmuştu: 'Abdurrahman s?rattan geçerken düşer gibi oldu ama düşmedi.' Hz. Âişe'nin bu sözlerini haber alan Abdurrahman beşyüz deve olduğu söylenen bu kervan?n? s?rt?ndaki yüklerle birlikte tamamen Allah r?zas? için bağ?şlam?şt?. Develerin s?rt?ndaki mallar?n develerden çok daha değerli olduğu kaydedilmektedir. Ashâb?n en cömertlerinden biri olduğu bilinen Abdurrahman b. Avf'?n birçok gazvede ve özellikle Tebük gazvesinde Allah yolunda büyük infâklarda bulunduğu bilinmektedir.

    Ayr?ca Hz. Peygamber'in vefat?ndan sonra Nâdiroğullar?* mahallesinde sahip olduğu arazisini k?rkbin dinâra satarak Rasûlullah'?n zevcelerine dağ?tm?şt?. Hz. Âişe'ye pay? getirildiğinde bunu kimin gönderdiğini sormuş, Abdurrahman b. Avf'?n gönderdiği söylenince şöyle demişti: 'Hz. Peygamber (s.a.s.), 'Benden sonra Allah'?n sab?rl? kullar? size karş? şefkatli davranacakt?r. Allah, Abdurrahman b. Avf'a Cennet p?narlar?ndan kana kana içmeyi nasip etsin' buyurmuştu.'

    Hz. Ebû Bekir vefat?ndan önce hilâfete Ömer b. el-Hattab'?n geçmesi hususunda Abdurrahman'?n görüşünü sormuş o da şöyle demişti: 'Ömer senin düşündüğünden daha iyidir. Fakat otoriterliği fazlad?r.' Hz. Ebû Bekir de şöyle karş?l?k vermişti: 'Ömer'in sertliği benim yumuşakl?ğ?mdan kaynaklan?yor. ?şleri üzerine al?rsa bu sertliği kaybolur. Bir gün ben adam?n birine çok k?zm?şt?m. Ömer ise çok yumuşak davranm?şt?. Ben yumuşak davransam o çok sertleşiyor.'

    Hz. Ömer'in hilâfeti s?ras?nda büyüyen devlet ve genişleyen s?n?rlar karş?s?nda işlerin daha rahat çözülmesi için oluşturulan devlet şûrâs?nda Abdurrahman b. Avf'?n önemli bir yer ald?ğ?n? görüyoruz. Yeni fethedilen Irak arazisinin gaziler aras?nda paylaş?lmas? veya devlete b?rak?lmas? hususunda ortaya ç?kan iki görüş vard?. Hz. Ömer ashâb?n diğer ileri gelenleriyle birlikte bu topraklar?n paylaş?lmamas?ndan yana iken Abdurrahman b. Avf, Bilâl-i Habeşi* ile birlikte buna muhalif olup fethedilen yerlerin paylaş?lmas?ndan yana idiler.

    Hz. Ömer şehid edildiğinde yar?m kalan namaz?n tamamlanmas? için Abdurrahman görevlendirilmişti. Nihayet Hz. Ömer'in tedâvî edilmesinin zor olduğu ve ecelinin yaklaşt?ğ? anlaş?l?nca yeni seçilecek halîfenin belirlenmesi için kurulan 'şûrâ'da Abdurrahman b. Avf da yer alm?şt?. Şûrâda bulunanlardan Zübeyr b. Avvâm, Talha b. Ubeydullah ve Sa'd b. Ebi Vakkas haklar?ndan ferâgât edince Şûrâda halîfe aday? olarak üç kişi kalm?şt?. Hz. Ali, Hz. Osman ve Abdurrahman b. Avf. Abdurrahman da bu husustaki hakk?ndan ferâgât edince adaylar ikiye düşmüştü. Abdurrahman bu hususta ashâb?n ileri gelenleriyle uzun görüşmeler yapm?ş ve Hz. Ali ve Hz. Osman'dan karara uyacaklar?na dair kesin söz ald?ktan sonra bu konudaki kanaat ve karan Hz. Osman'a bey'atin yararl? olacağ? hususunda toplan?nca, hilâfete Hz. Osman getirilmişti.

    Abdurrahman b. Avf (r.a.) art?k bir hayli yaşlan?nca Hz. Osman devrinde çok sâkin bir hayat yaşam?ş ve nihayet hicretin 32. y?l?nda Medine'de vefat etmişti.

    Cenaze namaz?n? Hz. Osman k?ld?rm?ş, onu kabrine götürürken Hz. Ali şöyle demişti: 'Ey Avf'?n oğlu! Güle güle ebedî hayata git. Sen bu fânî hayat?n en güzel günlerini gördün. Bu revnakl? hayat bulanmadan Âhirete göçüyorsun' Sa'd b. Ebi Vakkâs da onun cenazesini taş?rken: 'Ey koca dağ' diyerek Abdurrahman'?n seciyesindeki sağlaml?k ve metâneti ifâde etmişti. Abdurrahman, el-Bakî'de medfundur.

    Medine'de vefat ettiği kesin olarak bilindiği halde Siirt ili Pervari ilçesi yak?n?nda bir mezar?n ona izafet edilmesi halk?n yak?şt?rmas?ndan başka bir şey değildir.

    Abdurrahman b Avf Hz. Peygamber (s.a.s.)'den çok hadis duymuş fakat titizliğinden dolay? bunlar?n hepsini nakletmekten çekinmiştir. Hadis mecmualar?nda ondan altm?şbeş kadar hadis nakledilmektedir. Hz. Peygamber'in vefat?ndan sonra söz konusu olan miras?n?n mirasç?lara taksim edilemeyeceğine dair Hz. Ebû Bekir'in rivâyet ettiği hadisi kendisi de aynen rivâyet etmişti. Ayn? şekilde Suriye ve civar?nda ç?kan vebâ hastal?ğ? ile ilgili al?nan 'tedbir'e dair hadisi Abdurrahman (r.a.) rivâyet etmişti:

    'Bir yerde vebâ olduğunu haber al?rsan?z oraya gitmeyin. Vebâ sizin bulunduğunuz yerde olursa ondan kaçmak için de oradan başka yere gitmeyiniz. ' (Buharî, T?p 3, Müslim, Selâm, 92, 93, 98, 100).

    Ahmed AĞIRAKÇA
    Konu HakanBa tarafından (04.06.07 Saat 21:42 ) değiştirilmiştir.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Bediuzzaman İle Abdurrahman
    By muhibbülkurra in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 11.01.10, 13:34
  2. Abdurrahman (Üstadın Yeğeni)
    By muhibbülkurra in forum Bediüzzaman'ın Talebeleri
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 21.04.08, 13:52
  3. Abdurrahman Önül Seydam
    By bedi in forum Klip, Video, Film ve Animasyon
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 18.02.08, 17:18
  4. Abdurrahman Bin Avf (571-652)
    By edep in forum Sahabeler ve Sünnet-i Seniyye
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 19.09.07, 12:59
  5. Abdurrahman - Taği
    By muntehab in forum Bediüzzaman'ın Talebeleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 21.11.06, 10:21

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0