+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 3 Sayfa var 1 2 3 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 23

Konu: Ya Mus'ab . . .

  1. #1
    Pürheves *ruveyda* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Bulunduğu yer
    *Bezm_i Cihan'dan*
    Yaş
    31
    Mesajlar
    297

    Standart Ya Mus'ab . . .

    Ya Mus’ab, sen çocukluğunu varlıklı bir ailenin sunduğu imkânlar içerisinde yaşamıştın. Allah Resulünü(S.A.V) tanıyıncaya kadar sürmüştü bu debdebeli hayatın… Tanıyınca O’nu vazgeçmiştin her şeyden… Sana sunulan nimetlerle seni imtihan etmek istemişlerdi; sen ayağındaki ayakkabıdan üstündeki elbiseden vazgeçmiştin O’nun yolunda… Senin gibi yüce bir ruh için bunlara imtihan denilemezdi; sen zoru severdin, sen okyanusları aşmaya taliptin; derede boğulmak sana yakışmazdı… Sen irşat ve tebliğde kıyamete kadar anlatılacak dillere destan samimiyet ve ihlâs numuneleri sundun bizlere… Sen inanmaları uğruna evvela başını ortaya koydun sonra çok pahalı bir pazarlık yaptın ‘bir lahza durun ve dinleyin sonra kesicekseniz yine kesin başımı’ dedin kendi başını kurtardığın gibi onların da kurtardın ebedî azaptan başlarını… Yine bir gün 1 başınla gitmiştin Medine’ye 70 başla gelmiştin huzura; memnun etmiştin Âlemlerin efendisi’ni, memnun etmiştin Resulullah’ı… Hak uğruna baş uzatmaların hiç bitmemişti… Seni en son görenler Uhut’da önce başını uzatırken sonra başını saklarken görmüşlerdi…

    Sen bize hâl diliyle inanmak lafla olmaz diyordun, baş koymak gerekir diyordun ‘ eğer er meydanına çıkacaksan başını uzatmaktan çekinme; yoksa er meydanında işin ne diyordun… Tebliğ ve irşatta metodlor üstü bir metodla

    İhlâsa işaret ediyordun ‘ ballar balını buldum kovanım yağma olsun’ diyordun, maldan mülkten ve candan vazgeçmek kolay iş diyordun; ama biz seni hiç anlayamadık Ya Mus’ab!


    Şimdilerde Müslümanların hayatında tebliğe yer yok, var olanın da bahanesi çok, senede 70 kişi değil, 3 kişi çok; zannediyoruz ki sen yaşasaydın bize ‘ VEYL OLSUN O YOLDA GİTTİĞİ HALDE O YOLA BAŞ KOYMAYANLARA! VEYL OLSUN GİTTİĞİ YOLUN DEĞERİNİ BİLMEYENLERE! VEYL OLSUN AHİR ZAMANDA ER OLMANIN FIRSATINI TEPENLERE! DİYECEKTİN…

    Senin misafirin olmuştu o Gönüller Sultanı; kovulmuşluğun, anlaşılamamanın, garipliğin hüznü mübarek belde Medine-i Münevvere’de ve en son senin hanende son bulmuştu… Evinin alt katında kalıyordu Yüceler Yücesi… Sense parmaklarının üzerinde yürüyor, rahatsız ederim endişesiyle sabahlara dek uyuyamıyordun. Nasıl uyuyabilirdin ki? Âlemlerin bile misafir etmekte aciz kaldığı zât şimdi senin evindeydi; hakkını vermeliydin bu ayrıcalığın. ‘Ya Resulullah, üst kata buyursanız’ demiş, ısrar etmiştin; öyle ısrar etmiştin ki, Resulullah kabul etmek zorunda kalmıştı teklifini… Kutlu Nebi’ye ev sahibi olmandaki liyakatin, seçilmiş olmandandı… O’nlu günlerin hatrına O’nu hoşnut etme yolları arıyordun...
    O’ndan duymuştun İstanbul’u fetheden kumandan ve askerlerinin güzelliğini; Güzeller Güzeli’ne yakışır bir ümmet olmaktı derdin. O yaşına rağmen, kendini ata bağlatmıştın, çünkü duramıyordun üzerinde; hangi sebep seni alıkordu bu sevdadan? Bahane olamazdı yaşlılık ve hastalık… Bu sadakatin ulaştırmıştı seni, müjdelenmiş şehre… Sevgili’nin adını duymalıydı her sine, derdin davan hep buydu senin; ama kader şehitlik tahtına vatanından binlerce km uzakta oturtacaktı seni… Yanına gelen arkadaşının kulağını kendine doğru çekmiş ve asırlar evvelinden bir ders vermiştin ‘Beni surlara en yakın yere gömün’ demiştin ‘ Sevgili’den işittim, bir gün bu şehir ezan sesleriyle çınlayacak, ve o kutlu komutan buraların zimamını Resulullah’a verecek, ihtimal beni gömdüğünüz yerden o güzel insanları görür, kılıç seslerini duyarım’ demiştin. Mücahit at kişnemesinden kılıç sesinden hoşlanırdı. Allah adına olan seseydi senin sevdan…
    Ey Nebi! ‘Hey gidi günler’ diyecek bir günü bile olmayan, bahanelerle gününü gün eden, yaptıklarını çok gören, yapması gerekenlerden kaçan, seçilmiş bir asırda yaşayan ümmet olma şansını yakaladığı halde liyakat gösteremeyen biz ümmetine, bir şans daha verir misin? Seni gönüllerinde dahi misafir etmekten aciz olan bizlere yine de gelir misafir olur musun?
    Çocukluğunda Resulullah’ı tanımıştın, gençliğinde ise Ömer’i idrak etmiştin. SEN NE GÜZEL BİR GENÇTİN! Ömer namaz kıldırırken, hemen arkasında saf tutardın, hıçkırıklarınızla tanırdınız birbirinizi… Yine bir gün camiye gidiyordun, afişe bir kadın şeytanca bir tuzak kurmuştu yolunun üzerine; aylar geçmişti ama sen asla iltifat etmemiştin, kaşını kaldırıp bakmamıştın harama, nasıl olduysa olmuştu o gün, kaşını kaldırınca kadının kapısında bulmuştun kendini… Harama hayallerinde bile yer yokken bu çok büyük bir cürüm(günah) sayılırdı senin için! Buna kalp dayanmazdı, kalbinin ürpertisiyle birlikte ‘ Allah’tan hakkıyla korkanlara şeytandan bir vesvese dokunduğu zaman, hemen kendilerine gelip doğrulurlar’ ayeti de diline dolanınca, artık bu kadar yükü kaldıramaz olmuş, oracıkta yığılıp ruhunu Rahman’a teslim etmiştin. Oradakiler Ömer üzülmesin diye gömmüşlerdi geceleyin seni… Ama Ömer senin hıçkırıklarına hasretti, duyamayınca hıçkırıklarını nerde olduğunu sormuştu; durum anlatılınca da doğruca kabrine koşmuştu, selam verdikten sonra ‘Allah’tan korkanlar için iki Cennet vardır’ ayetini okumuştu. Sen de Allah’ın izniyle cevap vermiştin ‘Ben burada bana vaad edilenin de iki mislini buldum’ …

    ŞİMDİ EY GENÇ! N’olur bize de cevap ver, soruyoruz; sabahtan akşama kadar günahın içinde yaşayan, bakmayı haramdan saymayan, haram ifadesini basite alan bizler öteye gittiğimizde senin bulduklarını bulabilecek miyiz?

    Yoksa müflis olarak mı gideceğiz öteye? Ya Resulullah, sen bir gün ashabına müflis kimdir, diye sormuştun, onlar bilemeyince sen ‘ müflis, ahirette günahlarına bedel olarak sevapları dağıtıldıktan sonra hala borçlu olan kişidir’ demiştin.

    Halimiz harap durumumuz perişanken, biz, ahir zamandaki ümmetin olarak günah işlemede bu kadar gayr-i ciddi davranıyorsak, sen bizi CİDDİYE ALIR MISIN Ya Resulullah? Sen bizim MÜFLİSLEŞMİŞ RUHLARIMIZA HAYAT ÜFLER MİSİN?


    Sen burada misafirsin.
    Ve buradan da diğer bir yere gideceksin.
    Misafir olan kimse , beraberce getiremediği bir şeye kalbini bağlamaz
    Bu menzilden ayrıldığın gibi, bu şehirden de çıkacaksın.
    Ve keza,bu fani dünyadan da çıkacaksın.
    Öyle ise aziz olarak çıkmaya çalış.
    Vücudunu mucidine feda et.
    Mukabilinde büyük bir fiat alacaksın.
    (Mesnevi -i Nuriye)

  2. #2
    Pürheves Leyfunnur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar
    243

    Standart

    ablacım senin burada bahsettiğin mus"ab bin Umeyr değil mi
    De korkma Müslümanım, göğsün imanla dolsun,
    İrtica İslam ise, başımın tacı olsun.
    Davamızın özü berrak, sonu toprak, dönen alçak olsun...

  3. #3
    Pürheves *ruveyda* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Bulunduğu yer
    *Bezm_i Cihan'dan*
    Yaş
    31
    Mesajlar
    297

    Standart

    Alıntı rüveyda92 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    ablacım senin burada bahsettiğin mus"ab bin Umeyr değil mi
    evet kardeşim . . . bahsedilen bu güzide sahabe mus'ab bin umeyr'den başkası değil . . . selam ve dua ile. . . .


    Sen burada misafirsin.
    Ve buradan da diğer bir yere gideceksin.
    Misafir olan kimse , beraberce getiremediği bir şeye kalbini bağlamaz
    Bu menzilden ayrıldığın gibi, bu şehirden de çıkacaksın.
    Ve keza,bu fani dünyadan da çıkacaksın.
    Öyle ise aziz olarak çıkmaya çalış.
    Vücudunu mucidine feda et.
    Mukabilinde büyük bir fiat alacaksın.
    (Mesnevi -i Nuriye)

  4. #4
    Müdakkik Üye KERRÂ_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Bulunduğu yer
    gonya
    Yaş
    30
    Mesajlar
    626

    Standart

    http://www.beatfiltering.com/index.p...9b85db3cc18345


    kalbimiz uçtu gitti yine Allah razı olsun...

    Geceyi imar eden MİMAR'ın kudret eline bırakmak hüzünleri...ne güzelmiş meğer...



    Ey gönül!canına üflenen nefhayla yanda kavrul!amma lale gibi ol ki,halinden sadece"YAR" haberdar olsun...


  5. #5
    Ehil Üye canan** - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    1.018

    Standart

    Alıntı *ruveyda* Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Buna kalp dayanmazdı, kalbinin ürpertisiyle birlikte ‘ Allah’tan hakkıyla korkanlara şeytandan bir vesvese dokunduğu zaman, hemen kendilerine gelip doğrulurlar’ ayeti de diline dolanınca, artık bu kadar yükü kaldıramaz olmuş, oracıkta yığılıp ruhunu Rahman’a teslim etmiştin. Oradakiler Ömer üzülmesin diye gömmüşlerdi geceleyin seni… Ama Ömer senin hıçkırıklarına hasretti, duyamayınca hıçkırıklarını nerde olduğunu sormuştu; durum anlatılınca da doğruca kabrine koşmuştu, selam verdikten sonra ‘Allah’tan korkanlar için iki Cennet vardır’ ayetini okumuştu. Sen de Allah’ın izniyle cevap vermiştin ‘Ben burada bana vaad edilenin de iki mislini buldum’ …
    Burada bir yalnışlık var sanırım Mus'ab bin Umeyr (r.a.) Uhud savaşında şehid edilmişti....
    Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz,
    Müjdeleyiniz,nefret ettirmeyiniz...
    hadis-i şerif

    Usandım, boşyere hep gitmeler, gelmelerden;

    Bırakın uyuyayım, yandım kelimelerden..

    n-f-k


  6. #6
    Müdakkik Üye KERRÂ_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Bulunduğu yer
    gonya
    Yaş
    30
    Mesajlar
    626

    Standart

    Alıntı *ruveyda* Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    burada EBU EYYUP EL-ENSARİ den bahsediyor,

    Senin misafirin olmuştu o Gönüller Sultanı; kovulmuşluğun, anlaşılamamanın, garipliğin hüznü mübarek belde Medine-i Münevvere’de ve en son senin hanende son bulmuştu… Evinin alt katında kalıyordu Yüceler Yücesi… Sense parmaklarının üzerinde yürüyor, rahatsız ederim endişesiyle sabahlara dek uyuyamıyordun. Nasıl uyuyabilirdin ki? Âlemlerin bile misafir etmekte aciz kaldığı zât şimdi senin evindeydi; hakkını vermeliydin bu ayrıcalığın. ‘Ya Resulullah, üst kata buyursanız’ demiş, ısrar etmiştin; öyle ısrar etmiştin ki, Resulullah kabul etmek zorunda kalmıştı teklifini… Kutlu Nebi’ye ev sahibi olmandaki liyakatin, seçilmiş olmandandı… O’nlu günlerin hatrına O’nu hoşnut etme yolları arıyordun...
    O’ndan duymuştun İstanbul’u fetheden kumandan ve askerlerinin güzelliğini; Güzeller Güzeli’ne yakışır bir ümmet olmaktı derdin. O yaşına rağmen, kendini ata bağlatmıştın, çünkü duramıyordun üzerinde; hangi sebep seni alıkordu bu sevdadan? Bahane olamazdı yaşlılık ve hastalık… Bu sadakatin ulaştırmıştı seni, müjdelenmiş şehre… Sevgili’nin adını duymalıydı her sine, derdin davan hep buydu senin; ama kader şehitlik tahtına vatanından binlerce km uzakta oturtacaktı seni… Yanına gelen arkadaşının kulağını kendine doğru çekmiş ve asırlar evvelinden bir ders vermiştin ‘Beni surlara en yakın yere gömün’ demiştin ‘ Sevgili’den işittim, bir gün bu şehir ezan sesleriyle çınlayacak, ve o kutlu komutan buraların zimamını Resulullah’a verecek, ihtimal beni gömdüğünüz yerden o güzel insanları görür, kılıç seslerini duyarım’ demiştin. Mücahit at kişnemesinden kılıç sesinden hoşlanırdı. Allah adına olan seseydi senin sevdan…
    Ey Nebi! ‘Hey gidi günler’ diyecek bir günü bile olmayan, bahanelerle gününü gün eden, yaptıklarını çok gören, yapması gerekenlerden kaçan, seçilmiş bir asırda yaşayan ümmet olma şansını yakaladığı halde liyakat gösteremeyen biz ümmetine, bir şans daha verir misin? Seni gönüllerinde dahi misafir etmekten aciz olan bizlere yine de gelir misafir olur musun?

    buradada adı bilinmeyen bir gençten.ABDULLAH denmiiş.(ALLAH ın kulu anlamında)

    Çocukluğunda Resulullah’ı tanımıştın, gençliğinde ise Ömer’i idrak etmiştin. SEN NE GÜZEL BİR GENÇTİN! Ömer namaz kıldırırken, hemen arkasında saf tutardın, hıçkırıklarınızla tanırdınız birbirinizi… Yine bir gün camiye gidiyordun, afişe bir kadın şeytanca bir tuzak kurmuştu yolunun üzerine; aylar geçmişti ama sen asla iltifat etmemiştin, kaşını kaldırıp bakmamıştın harama, nasıl olduysa olmuştu o gün, kaşını kaldırınca kadının kapısında bulmuştun kendini… Harama hayallerinde bile yer yokken bu çok büyük bir cürüm(günah) sayılırdı senin için! Buna kalp dayanmazdı, kalbinin ürpertisiyle birlikte ‘ Allah’tan hakkıyla korkanlara şeytandan bir vesvese dokunduğu zaman, hemen kendilerine gelip doğrulurlar’ ayeti de diline dolanınca, artık bu kadar yükü kaldıramaz olmuş, oracıkta yığılıp ruhunu Rahman’a teslim etmiştin. Oradakiler Ömer üzülmesin diye gömmüşlerdi geceleyin seni… Ama Ömer senin hıçkırıklarına hasretti, duyamayınca hıçkırıklarını nerde olduğunu sormuştu; durum anlatılınca da doğruca kabrine koşmuştu, selam verdikten sonra ‘Allah’tan korkanlar için iki Cennet vardır’ ayetini okumuştu. Sen de Allah’ın izniyle cevap vermiştin ‘Ben burada bana vaad edilenin de iki mislini buldum’ …

    ŞİMDİ EY GENÇ! N’olur bize de cevap ver, soruyoruz; sabahtan akşama kadar günahın içinde yaşayan, bakmayı haramdan saymayan, haram ifadesini basite alan bizler öteye gittiğimizde senin bulduklarını bulabilecek miyiz?

    Yoksa müflis olarak mı gideceğiz öteye? Ya Resulullah, sen bir gün ashabına müflis kimdir, diye sormuştun, onlar bilemeyince sen ‘ müflis, ahirette günahlarına bedel olarak sevapları dağıtıldıktan sonra hala borçlu olan kişidir’ demiştin.

    Halimiz harap durumumuz perişanken, biz, ahir zamandaki ümmetin olarak günah işlemede bu kadar gayr-i ciddi davranıyorsak, sen bizi CİDDİYE ALIR MISIN Ya Resulullah? Sen bizim MÜFLİSLEŞMİŞ RUHLARIMIZA HAYAT ÜFLER MİSİN?
    ben cevaplamış oldum

    Geceyi imar eden MİMAR'ın kudret eline bırakmak hüzünleri...ne güzelmiş meğer...



    Ey gönül!canına üflenen nefhayla yanda kavrul!amma lale gibi ol ki,halinden sadece"YAR" haberdar olsun...


  7. #7
    Ehil Üye canan** - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    1.018

    Standart

    Ya şimdi anladım ama konu, kabul edin çok karışık alıntılanmış yahu
    Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz,
    Müjdeleyiniz,nefret ettirmeyiniz...
    hadis-i şerif

    Usandım, boşyere hep gitmeler, gelmelerden;

    Bırakın uyuyayım, yandım kelimelerden..

    n-f-k


  8. #8
    Müdakkik Üye KERRÂ_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Bulunduğu yer
    gonya
    Yaş
    30
    Mesajlar
    626

    Standart

    Alıntı canan** Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ya şimdi anladım ama konu, kabul edin çok karışık alıntılanmış yahu
    kardeşimzn bisuçu yok .tüm suç dursun ali erzincanlıda.o öyle anlatıyor

    Geceyi imar eden MİMAR'ın kudret eline bırakmak hüzünleri...ne güzelmiş meğer...



    Ey gönül!canına üflenen nefhayla yanda kavrul!amma lale gibi ol ki,halinden sadece"YAR" haberdar olsun...


  9. #9
    Ehil Üye canan** - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    1.018

    Standart

    Alıntı KERRÂ_ Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    kardeşimzn bisuçu yok .tüm suç dursun ali erzincanlıda.o öyle anlatıyor
    Hııı bilmiyordum demek Erzincanlı abi ha
    Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz,
    Müjdeleyiniz,nefret ettirmeyiniz...
    hadis-i şerif

    Usandım, boşyere hep gitmeler, gelmelerden;

    Bırakın uyuyayım, yandım kelimelerden..

    n-f-k


  10. #10
    Pürheves Leyfunnur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar
    243

    Standart

    bende o yüzden sordum Mus"ab Bin Umeyr mi diye.Çünkü İstanbul"un fethi için yola koyulan,yada peygamberi evinde ağırlayan Hz.Ebu Eyyub El Ensari olarak biliyorum.ve Hz.Mus"ab da üstelik Uhud savaş"ında şehit ediylişti.Ama bu yazıyı internette bi kaç yerde araştırdım yazı hep Hz.Mus"ab adına yazılmış.üstelik aşağıdaki adreste bu yazı Dursun Ali erzincalı nın sesiyle söylenmekte.Yani o insan Mus"ab Bin Umeyr"in Uhud Savaşında öldüğünü bilir.kafam acayip karıştı.Bütün bilgilerim alt üst oldu.Yardımcı olursanız sevinirim.


    http://www.ensevgiliye.net/forum/viewtopic.php?t=3287
    De korkma Müslümanım, göğsün imanla dolsun,
    İrtica İslam ise, başımın tacı olsun.
    Davamızın özü berrak, sonu toprak, dönen alçak olsun...

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0