+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Sarık Sünneti

  1. #1
    Pürheves Çeşm-i Giryân - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Bulunduğu yer
    SİDRE
    Mesajlar
    272

    Arrow Sarık Sünneti

    Madem Allah, namaz esnâsında ziynetlerimizle onun huzuruna çıkmamızı istiyor. Ve madem sarık mü’minin tâcı, süsüdür, öyleyse namaz esnasında sarık sarmak da, Allahın rızâsını üzerimize celbeder. Bu yüzden sarıkla kılınan namazın sevâbı, sarıksız kılınan namazın sevâbından daha fazladır.
    Peygamberimizin âhir zamanda geleceğini haber veren eski kutsal kitaplarda ondan “Sahibü’t-Tâç” diye bahsedilir. Taç’tan kasıt “sarık”tır. Peygamberimizin krallar gibi taç takmadığı, ama sarık sardığı herkesin malûmudur. Pek çok hadis kitabında “El-Amâme” “El-Amâim” ismiyle sarıklardan bahsedildiği gibi, yine pek çok hadis kitabında müstakil “El-Amâim” yani “sarıklar” isimli bablar (konu başlıkları) da vardır. Bu hususta bazı hadisleri de kaydedelim:

    Tabiînden Ebû Abdusselam şöyle der: İbn Ömer (ra)’dan, “Nebî (sav) nasıl sarık sarardı” diye sordum. İbn Ömer şöyle dedi: Başına sarığı sarar, ona bir kuyruk yapar ve sonra arkasından sarkıtırdı. (Beyhaki, Şuabu Îman, c.5, s.174)

    Hadis râvilerinden Ubeydullah şöyle demiştir: “Şeyhlerimiz (Tabiîn’in büyükleri) bize Peygamberimiz (asm)’ın ashâbının sarık sardıklarını ve sarığın ucunu iki omuzları arasına bıraktıklarını (çokça) gördüklerini rivâyet ettiler.” (Musannef ibn Ebî Şeybe, c.5, s.180)


    Sarığı emreden bir hadis de şöyledir: “Sarık sarınız! Çünkü o meleklerin nişânı, alametidir. (sarığı sardıktan sonra) arkanızdan sarkıtınız. (Beyhaki, Şuabu Îman, c.5, s.176)


    Bedir Savaşı’nda beş bin melek Peygamberimiz ve sahâbelerin imdâdına gelmişti. Gelen meleklerin hepsi sarıklı idi. “Rabbiniz, alâmetli beş bin melekle size yardım edecektir ” âyetindeki “Müsevvimîn” “alâmetli, nişanlı” kelimesinin “sarıklı” manasında olduğu tefsirlerde beyan edilmiştir . Allah’ın peygamberine yardıma gönderdiği meleklerin sarıklı olması, sarığın Allah katında makbul ve râzı olunan bir kisve olduğuna işârettir.


    “SARIKLAR MÜSLÜMANLARIN TÂCIDIR”

    Şehrimizin vâlisiyle veya yüksek düzeyde bir idareci ile görüşeceğimiz zaman, onun yanına en güzel kıyafetimizle mi, yoksa pejmürde bir kıyafetle mi gideriz? Elbette en güzel kıyafetimizle gideriz. Böyle olduğuna göre âlemlerin sultanının huzuruna da temiz ve güzel elbiselerle çıkmamız gerekmez mi?

    Kur’ân-ı Kerîm’de Cenâb-ı Hak kullarına namaz esnasında süslenmelerini, “Ey Âdemoğulları! Her namazda ziynet-(ler)inizi üzerinize alınız (güzel elbiselerinizi giyiniz)” âyetiyle emretmektedir. Peygamberimiz (asm) da “Allah güzeldir güzeli sever”, “Allah kendisi için süslenilmeye daha lâyıktır” buyurmuştur.

    İşte Allah’ın huzuruna çıkarken başımıza saracağımız sünnet olan sarık da bizim Allah’a karşı süsümüz ve güzelliğimizdir.

    Peygamberimizin bir isminin “Sahibü-t Taç” olduğunu yukarda zikretmiştik. Sarığın “taç” oluşu yalnızca Peygamberimize değil, onun bütün ümmetine de has bir özelliktir. Bir hadiste “Sarıklar Müslümanların tâcıdır” denmiştir . Taçlar hükümdarların süsü, sarık ise mü’minlerin süsüdür.

    Madem Allah, namaz esnâsında ziynetlerimizle onun huzuruna çıkmamızı istiyor. Ve madem sarık mü’minin tacı, süsüdür, öyleyse namaz esnasında sarık sarmak da, Allah’ın rızâsını üzerimize celbeder. Bu yüzden sarıkla kılınan namazın sevâbı, sarıksız kılınan namazın sevâbından daha fazladır.

    Câbir (ra)’dan rivâyet edilmiştir: “Sarıkla kılınan iki rekât namaz sarıksız kılınan 70 rekât namazdan daha üstündür.” (Deylemî. Müsned-i Firdevs, c.2, s.265, 3233)

    (Başka bir rivâyette şöyledir: “Sarıkla kılınan nafile veya farz bir namaz, sarıksız kılınan 25 namaza denktir. ”)


    ÂHİR ZAMANDA SARIK

    Sarıkla ilgili bazı hadisler nakledilmiş, fakat onlara zayıf denilmiştir. Hâlbuki tahakkuk etmeleriyle zaman onların doğruluğunu tasdik etmiştir. Aşağıda nakledeceğimiz hadisler işte bu vuku bulmalarıyla doğruluğu tahakkuk eden hadislerdir.

    İbn-i Abbas (ra)’dan rivâyet edilmiştir: “Sarıklar mü’min için vakar, Araplar için izzettir. Araplar sarıklarını bıraktıkları zaman izzetlerini de bırakmış olurlar.” (Deylemî, c.3, s.88, 4247)

    Bu gün Araplar umûmiyetle sarık sarmazlar ve dünya üzerinde bir izzetleri ağırlıkları da yoktur. Bu yönüyle bu hadis tahakkuk etmiştir diyebiliriz.

    Ebû Ümâme (ra)’dan rivayet edilmiştir: “Sarıkların bırakılıp, takkelerin giyilmesi kıyâmet alâmetlerindendir.” (Deylemî, c.4, s.5, 6002)

    SÜNNETİ İHYA


    Tirmizî’nin rivâyet ettiği bir hadiste şöyle buyrulur: “Kim benim sünnetimi ihya ederse o beni seviyor demektir. Kim de beni severse o cennette benimle beraber olur.”

    Tek sünnet elbette ki sarık değildir. Biz, “Bir şey bütünüyle yapılamıyorsa, o bütün bütün terk edilmez” kaidesiyle, elimizden geldiği kadar sünnetlere uymalı, sünneti ihyâ etmeliyiz. Dışarıda sarık saramayabiliriz ama kendi hânemizde sarabilir ve Allah’ın huzuruna o şekilde durabiliriz.

    Sinan TÜZÜN

    Sual: En mühim hakaik-i Kur’âniye ve îmaniye ile meşgul olduğun halde neden onu muvakkaten bırakıp en ziyade mânâdan uzak olan huruf-u hecâiyenin adedlerinden bahsediyorsun?


    El-cevab: Çünkü Bu meş’um zamanda Kur’ân’ın bir temel taşı olan hurûfuna hücum ediliyor ve onun tebdiline çalışılıyor!


    (Rumuzat-i Semaniye, 50)


  2. #2
    Gayyur Hilal Nihal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    61

    Standart

    EFEND?M?Z VE GENÇL?K


    ?nsan?n gençlik dönemi, mevsimlerin bahar dönemi gibidir, bu dönem de hayat?n bahar?d?r. ?nsan?n kendini en mutlu hissettiği, en çoşkulu olduğu, adeta kendinde herşeyi yapacak kuvveti bulduğu, hiç geçmesini istemediği, ama göz aç?p kapay?ncaya kadar geçen, tad?na doyamad?ğ?, hep özlediği bir çağd?r. Bu çok özel dönemdeki enerji değerlendiriliş şekline göre ya baki meyveler verir, yerini ihtiyarl?k döneminde bir huzura b?rak?r, ya da insan?n elinde bak?p bak?p üzüntü ve pişmanl?k duyacağ? hat?ralar, buruk duygulara dönüşür.
    ”Sen olmasayd?n alemleri yaratmazd?m,” s?rr?na mazhar olan Allah’?n en sevgili kulu kainat?n en mükemmeli, insanlar?n en şereflisi, dostuyla düşman?yla herkesin Muhammed’ül Emin s?fat?yla and?ğ? Resulullah Aleyhüsselat? Vesselam Efendimiz gençlik çağ?n?n işte bu önemini çok iyi bildiği için gençlere karş? özel bir ilgi göstermiş, örnek hayat? müddetince gençlerle diyaloğunda ve ilişkilerinde günümüz aç?s?ndan bizlere ders olacak nitelikte davran?şlar sergilemiştir.
    Peygamber Efendimiz, yaşad?ğ? dönemde, o kutsi nuruyla, gençleri cezb etmiş onlar?n gönüllerinde taht kurmuştu, Iş?ğ?n etraf?nda dönen pervaneler gibi Asr-? Saadet gençliği de O’nun etraf?nda pervane olmuştu. Mekke’nin önde gelen ailelerine mensup gençler, ?slam dinine toplumun diğer fertlerinden daha fazla ilgi göstermişlerdi. ?slamiyet davas?nda Resulullah Aleyhisselatü Vesselam’a as?l destek ve yard?mc? olan bu imanl? gençlerdi. O’na ilk inanan insanlara bak?ld?ğ?nda çok az kişinin otuz yaş üzerinde olduğu, çoğunluğun otuz yaş alt?nda gençlerden oluştuğu görülür. Nitekim “Size gençleri tavsiye ederim… Gençler bana uydu, yaşl?lar muhalefet etti,” hadisi şerifiyle de Efendimiz bu hakikati dillendirmiştir.
    Görülüyor ki, Hz.Peygamber Aleyhisselatü Vesselam, kötülüğün her türlüsüne bulaşm?ş, son derece cahil bir toplumda ?slam? yayarken yan?na gençleri alm?ş, en önemli vazifelere hiç tereddüt etmeden onlar? getirmiş, onlar?n o bitmek tükenmek bilmeyen gençlik enerjisinden en güzel şekilde yararlanmas?n? bilmiş, onlara güvenmiş, f?rsatlar tan?m?ş ve öyle cahil, geri kalm?ş ve daha birçok kötü s?fatla an?labilecek bir toplumdan bütün dünyaya, as?rlara örnek olacak nice rehber insanlar ç?kartm?şt?r.
    O yüce insan?n gençlerle olan bu mükemmel diyaloğunda ve gençlerin O’na cezb olmas?nda Resulullah’?n halden anlamas?, gençlerin dilini bilmesi, hoşgörülü olmas? büyük rol oynam?şt?r. Resulullah zorlayan, dayatan, suçlayan, hor gören biri hiçbir zaman olmam?şt?r. Hz.Peygamber’e on sene hizmet eden Enes Bin Malik on yaş?nda tan?şm?şt? Efendimiz’le, on sene boyunca da kendisinden bir kere “ Niye bunu böyle yapt?n? Niye şunu şöyle yapmad?n?” diye bir azarlama ve tersleme duymad?ğ?n?; hatta kendisine zaman zaman verilen işi unuttuğu, beceremediği, oyuna dal?p kald?ğ? hallerde bile kötü bir davran?şla karş?laşmad?ğ?n? söyler. Resulullah’?n Namaz ve Kur’an öğrenmek için kabileleri taraf?ndan Medine’ye gönderilmiş gençleri, anne-babalar?n? özlediklerini hissettiği gün, başlar?n? okşay?p, s?rtlar?n? s?vazlayarak memleketlerine bizzat kendisinin göndermesi de O’nun gençliğin hissiyat?na karş? ne kadar hassas olduğunu, ne kadar merhamet dolu, ince bir insan olduğunu bir kez daha gösterir.
    Gençleri en iyi şekilde anlayan, onlara karş? sonsuz hoşgörü içinde olan Rasulullah Aleyhisselatü Vesselam sefer dönüşü gençleri devesinin terkisine al?yor, koşu yar?ş? ve güreş gibi oyunlarda onlara tezahüratta bulunuyor, kendisine getirilen turfanda meyveleri onlara sunuyor ve isteklerini uygunsuz bir dille ifade ettikleri zamanlarda bile onlar? sab?r ve tahammülle dinliyordu.
    O gençlere çok büyük önem vermiş ve onlara güvenmişti. Vahiy katiplerini gençler aras?ndan seçmiş, gençlerden öğretmenler tayin etmişti. Mus’ab Bin Umeyr’i islam? tebliğ için Medine’ye görevlendirdiğinde Mus’ab henüz yirmi dört yaş?ndayd? ve Medineliler onunla islam? öğrenmişlerdi. Gençleri, çoğu yaşl? sahabilerden oluşan ordulara komutan tayin etmiş, savaşlarda sancağ? gençlere taş?tm?şt?. Üsame Bin Zeyd’i haz?rlad?ğ? son sefere kumandan yapt?ğ?nda ise, Üsame’nin yaş? yaln?zca on dokuzdu. Küçük yaşlardan itibaren O’nun yan?nda yetişen Hz.Ali kazand?ğ? zaferlerin büyük çoğunluğunu yirmi ile otuz yaşlar? aras?nda gerçekleştirmişti.Yine Resullullah Efendimiz, Attab Bin Esid’i Mekke’ye vali tayin ettiğinde Attab’?n yaş? da yirmi civar?ndayd?.O’nun “f?kh? en iyi bilen” kişi diye tarif ettiği Zeyd Bin Sabit, Peygamber Efendimiz ile tan?şt?ğ?nda henüz on dört yaş?nda idi ve vahiy katipliği yap?yor, komşu ülkelerden gelen mektuplar? tercüme ediyordu.
    O, insan?n zihinsel ve fiziksel aç?dan en verimli ve dinamik döneminde yaşayan gençleri sevmiş, sevdiğini hissettirmiş ve Allah’?n emir-yasaklar? doğrultusunda onlar? yetiştirerek, islam?n bayraktarl?ğ?n? yapt?rm?şt?r. ?slamiyet O’nun yan?nda yetişen bu genç sahabeler sayesinde k?talara yay?lm?şt?r. Ahir zamanda da dünyadaki inançs?zl?ğ?n, zulümlerin ve ahlaks?zl?ğ?n kald?r?lmas?n?n yine gençlerin eliyle olacağ?n? şu hadisi ile müjdelemektedir: “Mehdi aleyhisselam?n ashab? gençtir ve içlerinde yaşl? yoktur; ancak gözdeki sürme veya az?ktaki tuz kadard?rlar. Ve az?ktaki en az şey, tuzdur.”
    K?sacas?, Resulullah Efendimiz her konuda olduğu gibi, gençlerle diyalog konusunda, gençliğe ve gençlere verilmesi gereken önem konusunda da hiç süphesiz bütün insanl?ğa örnek olmuş, yol göstermiştir. Gençlik, enerjisini, bilgi ve kabiliyetini O’nun öğrettiği şekilde kulland?ğ? sürece kendi ad?na, dünya, insanl?k ve din ad?na en doğruyu, en iyiyi yapm?ş olacak, gençliğin olumsuz ve kötü etkileri bertaraf edilecek; büyüklerimiz ise ancak, t?pk? Peygamberimiz Efendimiz gibi, gençlere güvenerek, onlara her alanda f?rsatlar vererek, onlara karş? hoşgörülü olarak, bütün kaynaklar? onlar?n gelişimine ve eğitimine sunarak onlar?n bu enerjisinden faydalanma imkan? bulacakt?r.




+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Sünneti Seniye hakkında
    By mtnhydr in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 23.08.15, 18:53
  2. Sünneti Terk Sünneti ?
    By Hakkâni in forum Sahabeler ve Sünnet-i Seniyye
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 21.08.15, 22:39
  3. Sünneti Delil
    By hanzala61 in forum Sahabeler ve Sünnet-i Seniyye
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 02.07.08, 18:21
  4. ''Bu Sarık,Bu Başla Beraber Çıkar'' Diyen...
    By Ehl-i telvin in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 20.03.07, 04:53
  5. Bu Sarık Kerameti ile, Baş Dahi Vermek Gerektir ki
    By Ehl-i telvin in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 25.01.07, 22:39

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0