+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 7 ve 7
Like Tree1Beğeni
  • 1 tarafından fanidünya...

Konu: Kalbimiz ve Alkol

  1. #1
    Ehil Üye fanidünya... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2013
    Yaş
    39
    Mesajlar
    4.292

    Standart Kalbimiz ve Alkol

    Prof.Dr. Ömer ARİFAĞAOĞLU

    Alkol kullanımı, oldukça eskidir. Bilinen ilk birayı, 8 bin yıl önce Mezopotamyalılar, arpadan ekmek üretirken yapmışlardır. İnsanların yerleşik düzene geçmesiyle alkol üretimi ve tüketimi giderek artmıştır.


    Son yıllarda hafif ve orta derecede (günde bir-iki bardak) düzenli alkol tüketiminin daha çok 40 yaş ve üzeri, kalb rahatsızlığı olan kişiler için faydalı olduğuna dair bir kanaat medya tarafından zihinlerde oluşturulmuştur. Bunun önemli bir sebebi küreselleşmedir. Çünkü kapitalist ülkelerdeki üreticiler, güçlerini birleştirerek oluşturdukları büyük mâlî gücü arkalarına alarak dünyayı "istedikleri ürünlerin tüketilmesi" yönünde teşvik etmektedir. Batı ülkelerinde, insanları bu dev şirketlere karşı koruyan kuruluşlar olmakla beraber seslerini yeterince duyuramıyor. Bu yüzden gazeteleri açtığımızda sıklıkla şaraptaki zengin antioksidanlara, vitaminlere, kalb rahatsızlıklarından koruyucu hususiyetlerine dâir haberlere rastlıyoruz. Ne hikmetse, şaraptan çok daha zengin antioksidan ihtiva eden bitkiler ve içeceklerden bahsedilmiyor. Meselâ, kakao antioksidan açısından şaraptan daha zengindir. Kimse gazetelerde sabahtan akşama kakao tüketin demiyor.

    Az miktarda tüketilen alkollü içkilerin bilhassa kalbi besleyen damarlarda vazodilatasyon (damar genişlemesi) yaparak faydalı olabileceği hipotezi ortaya atılmıştı. Alışkanlığı olan veya daha önce hiç içki kullanmamışların tansiyonu normal veya yüksek olsa da, az miktarda alkol tükettiklerinde hepsinde tansiyonun yükseldiği belirlenince, bu kanaatin yanlış olduğu anlaşıldı.

    Başta Amerika olmak üzere Batı kaynaklı araştırmaların çoğu, düşük doz alkolün kalbe faydalı olduğundan bahseder. Bundan dolayı Avrupa ülkelerinde alkol tüketimi genel olarak artmakta, alkol kullanma yaşı gittikçe düşmektedir. Alkolün bağımlılık yapan bir içecek olduğu göz ardı edilmektedir.

    Japonya-da ise, 40-64 yaşları arasında kadın-erkek 39.076 kişi 11 yıl süreyle izlenmiş, içmeyenlerle kıyaslandığında, içenlerde, kullanılan alkol miktarı arttıkça, kalb-damar hastalıklarının arttığı ve neticede alkolün faydasının olmadığı anlaşılmıştır. Batı İskoçya-da 21 yıl süreyle yapılan 5.766 kişilik bir çalışmada az alkol kullanımıyla kalb riskinin azalmadığı, buna karşılık aşırı kullanımla ölüm oranının arttığı gösterilmiştir. Amerikan Ulusal Kanser Enstitüsü 2008-de 7 yıl süren bir araştırmayı neticelendirdi. 184 bin kadının katıldığı çalışmada, günde bir bardak şarabın bile meme kanseri riskini artırdığı gösterildi. Günde iki bardak şarap ise, meme kanseri riskini yüzde elli artırıyordu.

    Amerikan FDA (gıda ve ilâç) kuruluşu, ülkedeki doktorlara potansiyel zararları sebebiyle "alkolün hastalara tavsiye edilmemesi" gerektiğini açıklamıştır. Alkol tüketmeyen veya az miktarda tüketen insanlarda, düzenli alkol kullanmaya başlanmasının olumlu değil, zararlı tesirleri olduğu bulunmuştur. Bunun önemli bir sebebi olarak, kültür ve inanç faktörleri tarafından uyarılan epigenetik mekanizmaların farklı insanlarda farklı veya aynı genlerin farklı seviyelerde okunmasına yol açabileceği düşünülmektedir. Ayrıca, bağımlılık yapıcı özelliği olan alkolün az içilmesini beklemek tamamen hayaldir. Gençlere "Alkol faydalıdır." dendiğinde, zaten alkol tüketimini artırmanın önü açılmaktadır.

    Yapılan binlerce çalışmaya rağmen bilim çevrelerinde "alkolün kalbe iyi geldiğine" dâir bir fikir birliği henüz yok. Günde 1-2 bardaktan fazla alkol tüketenler de, aşağıdaki önemli risklerle karşı karşıyadırlar.

    Ağız, boğaz, yemek borusu, karaciğer, bağırsak ve meme kanseri ile kardiyomyopati (kalb kasının kasılma-gevşeme fonksiyonunun bozulması) riski artar.

    Alkol tüketimi kalb kası ve ritm bozukluklarına (aritmi), tansiyon yükselmesine, damar içinde pıhtı meydana gelmesine, buna bağlı olarak beyin, böbrek, bacak ve diğer organlarda damar tıkanıklıklarına, beyin zedelenmesine ve felçlere (hemipleji) sebep olmaktadır. Alkol kullanma ile asetaldehit üretimi artmakta ve sempatik sistem daha fazla katekolamin salgılamaktadır. Alkol kullananlarda yağ asidi etil esterleri denen zehirli (toksik) maddelerin vücutta biriktiği ve bunların hususiyetle kalb kası hücrelerine zarar verdiği tespit edilmiştir.

    Kalb bir saat gibi daima aynı hızda çalışmaz. Normal bir kalbde hızın değişken olması beklenir. Çünkü vücudun ihtiyacına göre kalb hem yavaşlayabilmeli, hem de hızlanarak ihtiyaçlara göre kan pompalayabilmelidir. Meselâ kalb hızı uykuda azalırken, aşırı çalışma ve spor ile artar. Kalb hızı değişkenliği, kalb hızında meydana gelen anlık değişiklikler veya ortalama kalb hızı etrafındaki dalgalanmalar olarak tarif edilir. Sempatik ve parasempatik sistemler arasındaki dengeyle kalbin normal hızı ve bu hızdaki değişiklikler ayarlanmaktadır. Bu dengenin bozulmasıyla birçok hastalık ortaya çıkar. Otonom dengesizlik denen bu durumda genellikle sempatik sistemin aşırı, parasempatik sistemin ise az çalıştığı gözlenmektedir. Bu durum ölüme sebep olabilen kalb ritim bozukluklarına yol açar.

    Kalb hızı değişkenliği kişiye zarar vermeden EKG ile kolayca tayin edilebilmektedir. Kalb hızı değişkenliği parametreleri yüksek olursa, kişinin kalbinin ekstrem şartlara daha dayanıklı olduğu söylenebilir. Özellikle sempatik sistemin tesirinin arttığı durumlarda kalb hızı değişkenliğinin azaldığını söyleyebiliriz. Sempatik sistem spor yaparken, stres durumlarında, kalb yetmezliğinde, kanama ve anemi durumlarında devreye girerek kalbin daha fazla çalışmasına, dolayısıyla daha fazla kan pompalamasına sebep olan harika bir sistemdir. Ancak, sempatik sistemin çok sık devreye girmesi kalbin aşırı zorlanmasına ve kalb problemlerine sebep olabilmektedir. Bu sebeple doktorlar sempatik sistemi "Hızlı yaşa, genç öl!", parasempatik sistemi ise "Yavaş yaşa, geç öl!" sloganıyla açıklar.

    Hiçbir şikâyeti olmayan ve/veya az miktarda alkol kullananlarda kalb kasının pompalama ve gevşeme fonksiyonlarının baskılandığı ekokardiyografiyle tespit edilebiliyor. Uzun süreli, düzenli, çok miktarda alkol kullananlarda ise, kalb kası, fonksiyonlarını büyük ölçüde yitirebiliyor ve netice ağır bir kalb yetersizliği olabiliyor.

    Alkol kullananlarda yüksek tansiyona daha sık rastlanır; ayrıca bir hipertansiyon hastası alkol kullanıyorsa, tedavi güçleşir. Alkolün karaciğere tesiriyle kanda damar sertliği riski oluşturabilecek bazı yağlar artar.

    Turgut Özal Üniversitesi (Ankara), Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı bünyesinde yapılan çalışmada, Ankara AMATEM Hastanesi-nde tedavi gören alkol bağımlıları ve alkol kullanmayan denekler takip edildi. Çalışmanın neticelerine göre alkol alanlarda kalb hızı değişkenliği parametrelerinin azaldığı tespit edildi. Dolayısıyla, alkol bağımlılarının kalblerinde dayanıklılığın azaldığı söylenebilir. Bu durumda kalb, merdiven çıkma gibi kalb yükünü artıran durumlarda zorlanacaktır. Ağır spor veya çalışma durumunda da kalb krizi ve ölüm riski artmaktadır. Bu çalışma dünyada ilk defa, alkolün vücuda zararlarının kalb hızı değişkenliği ölçülerek de belirlenebileceğini ortaya koymuştur.

    Bunların yanı sıra, alkol kullananlarda kalbin fizikî veya psikolojik streslere (ameliyat ve diğer ağır durumlar) dayanıklılığının azaldığı gösterilmiştir.

    Bütün bu bilgi birikimine rağmen, bazı bilim adamlarının ve medyanın alkolün faydalı olabileceği görüşünde ısrarını anlamak mümkün değildir. Bu, toplum sağlığı açısından son derece tehlikeli ve riskli bir durumdur. Kolay ulaşılabilir ürünler olan alkollü içecekler, önemli ölçüde bağımlılık potansiyeli taşımaktadır. Alkol alışkanlığının artması bütün dünyada tedirgin edici bir gelişmedir. Ülkemizde 15 yaş üzerinde her 4-5 kişiden biri alkol kullanıyor ve alkollü içki tüketimi son 10 yılda artış göstererek kişi başına yıllık 20 litreyi aşmış bulunuyor. Bununla kalmayarak alkole başlama yaşının 11-e düştüğü bildiriliyor. Netice itibariyle, şurası çok açık ki, alkol kullanımı psikolojik ve sosyal problemlere, düşük doğum ağırlığından ağır karaciğer hastalıklarına, bağışıklık sistemi bozukluklarından kansere kadar pek çok rahatsızlığa yol açıyor.

    Bu durumda, Kur-ân-ı Kerîm-de ve insanlığın önünü aydınlatan müstesna Zât, Efendimiz-in (sallallahu aleyhi ve sellem) Sünnet-inde, sarhoş eden içkilerin damlasının bile yasaklanmasının sebebi daha iyi anlaşılabilir.
    *SAHRA* bunu beğendi.

  2. #2
    Vefakar Üye Ahmet. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2017
    Mesajlar
    499

    Standart

    Yukarı çıksın diye yazdım

  3. #3
    Global Moderator *SAHRA* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Mesajlar
    9.843

    Standart

    ne istediğinizi anlamadım?

  4. #4
    Vefakar Üye Ahmet. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2017
    Mesajlar
    499

    Standart

    Allah razı olsun un yukarı çıksın diye yazılmış hali

  5. #5
    Global Moderator *SAHRA* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Mesajlar
    9.843

    Standart

    konu sabitlensin mi istiyorsunuz?

  6. #6
    Vefakar Üye Ahmet. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2017
    Mesajlar
    499

    Standart

    sabitlensin diye yazmadım yukarı çıksın diye yazdım

  7. #7
    Global Moderator *SAHRA* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Mesajlar
    9.843

    Standart

    peki anladım...

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Miskde Alkol Var mı?
    By ısparta_nurcuları in forum Fıkıh
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 04.02.08, 23:38
  2. Namaz ve Alkol
    By *Emre in forum Fıkıh
    Cevaplar: 13
    Son Mesaj: 16.01.08, 04:46
  3. Kalbimiz Ne Kadar Temiz?
    By Çeşm-i Giryân in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 02.11.07, 10:33
  4. Gücün Manevi Kapısı; Kalbimiz
    By Tılsım in forum Edebiyat
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08.09.07, 19:46
  5. Nerede Kalbimiz?
    By Tılsım in forum Edebiyat
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08.09.07, 19:12

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0