+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Sezaryen Doğum Kalıcı Hasarlar Bırakabiliyor!

  1. #1
    Vefakar Üye Alâ Nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    421

    Standart Sezaryen Doğum Kalıcı Hasarlar Bırakabiliyor!

    İşte doğal doğumun avantajları ve sezaryenin kalıcı hasarları!
    Asude Oflaz 35 yıllık bir ebe. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra kendisini mesleğine adamış ve yüzlerce doğum yaptırmış. Sürekli yenilikleri takip ederek alternatif tıp eğitimleri de almış. Halen “Doğal Doğum” konusunda anne ve baba adaylarına koçluk yaparak mesleğini sürdürüyor. “Doğal Doğum” konusunda anne adaylarına eğitimler veriyor.

    Asufe Oflaz ile sezaryenin riskleri ve doğal doğumun avantajları üzerine konuştuk.
    Sezaryen ne zamandan itibaren yaygınlaştı?
    "Sezaryen bizim toplumumuzda 1950’lerden beri uygulanıyor, 1974 yılından itibaren artarak çoğaldığını görüyoruz. Sezaryen’in artışındaki en büyük etken özel hastanelerin artmasından sonra oldu."

    Sizce son dönemde Sezaryenin artış göstermesinin sebebi ne?
    “Özellikle büyük şehirlerdeki rekabet ortamı, doktorların kişisel menfaatlerini ön plana alarak hasta başında fazla zaman harcamak istememeleri, asırlardır doğum yaptırmış ebelerin geri plana atılması ve şimdiki modern tıpta sadece doğum hemşiresi olarak yer almaları, annelerin hamilelik ve doğum konusundaki eğitimsizlikleri sezaryenin artma sebeplerinin başında geliyor. Artık günümüzde normal doğum basit geri kalmış bir sistem gibi görülüyor. Diğer tarafta hastalık havasında yansıtılıp anne adaylarına sezaryen pazarlanıyor.”

    Sezaryen tamamen zararlı mı?
    “Biz modern tıp düşmanı değiliz tabiî ki sezaryenin ihtiyaç halinde kullanılması gerektiğini onaylıyoruz. Anneye ait patolojik sebepler, annenin anatomik yapısındaki bir bozukluk, hormonal dengesizlik yüzünden plesentanın erken ayrılması, plesentanın rahim ağzına yerleşmesi, bulaşıcı vajinal hastalıklar ve çoğul gebelikler sezaryen sebebi olabilir. Ayrıca bebeğe ait sezaryen sebepleri de olabilir, patalojik sebepler, bebeğin anatomik bozukluğu, bebeğin çok aşırı kilolu olması bu sebepler arasında sayılabilir. Ancak bu tip sorunlar binde bir diyebileceğimiz kadar çok az ihtimalle görülmektedir.”

    Geçtiğimiz günlerde Avrupa Perinatoloji Birliği Başkanı Prof. Dr. Cihat Şen yaptığı açıklamada Türkiye’de yılda 1,5 milyon doğumun meydana geldiğini, bunun yaklaşık yüzde 30-40’ının sezaryenle yapıldığını söyledi. Ülkemizdeki bu yüksek sezaryen oranının sebebi sizce nedir, anne adayları sezaryene nasıl ikna ediliyor, yoksa sezaryen para tuzağı mı?

    “Türkiye’de annelerin hamilelik, doğum ve doğum sonrası konusundaki eğitimsizlikleri fazla derece sömürülüyor ve bu sömürü hamilelikle başlayıp doğuma hatta doğum sonrasına kadar devam ediyor. Örneğin, Avrupa ve ABD’de anne adayları hamilelik boyunca toplam 2 veya 4 defa ultrasona girerken bizde her ay 1 defa ve son ayda 4 defa olmak üzere ortalama 10 – 15 defa ultrasona giriyor.
    Anne adayı çevreden aldığı korkutucu ve abartılı doğum hikayeleri, basın ve medyanın tüketime dayalı programlarla anne adaylarını yanlış yönlendirmesi, dizilerdeki ağrılı, sancılı, abartılı ve sonu hüzünlü ya da ameliyatla biten doğum hikayeleri, anne adayı üzerindeki psikolojik korku faktörü, doktorun zamanı kendi lehine kullanması ve normal doğumdan caydırması, özel hastanelerdeki maddi menfaatler, v.b. etkilerin hepsi bir araya toplandığında anne adayları kolay zannederek yanlış seçim yapıyor ve sezaryeni tercih ediyorlar.”

    Sezaryenin anne ve bebeğe zararlarını, bıraktığıcı kalıcı hasarları nasıl sıralayabiliriz?
    “Normal doğum ortalama 18 saatlik biyolojik bir süreçtir, ancak sezaryende önceden bir saat belirlenip uygun olmayan biyolojik bir zamanda bebeğin alınması anneden sütün geç gelmesine veye hiç gelmemesine sebep olabilir.

    Normal doğumda anne doğumdan sonra hemen bebeğini kucaklayabilir ve isterse ayağa kalkabilir. Ancak sezaryen bir ameliyat hatta üçüncü derece kalp ameliyatı ile eşdeğer düşünüldüğü için anne bir ameliyata maruz kalır. Annenin bebeği ile buluşması ortalama 24 saat sonra gerçekleşir bu süreç anne ve bebeğin duygusal sorunlar yaşamasına zemin hazırlar.

    Sezaryen bir ameliyat olduğu için annenin hareketleri kısıtlanıyor ve medikal ilaç kullanılıyor, anne ve bebeği ilaçların yan etkilerinden etkilenme riskine maruz kalabiliyor.
    Doğum sonrası depresyonlarındaki artış sezaryenin artması ile beraber ortaya çıktı. Sezaryenden sonra doğum sonrası depresyonu annelerde çok fazla görülüyor, burada en önemli sebep annenin doğal biyolojik bir süreç olan doğal doğumu yaşayamaması ve kendisini suçlu hissetmesi.

    Normal doğumda, anne bebeğine doğumdan hemen sonra süt vermeye başladığında biyolojik olarak rahim daha çabuk toparlanır ve daha çabuk normal hayata geçilir. Sezaryenden bu süreç uzuyor ve ilaçlarla desteklenerek sağlanıyor.
    Sezaryenle doğan bebeklerde duygusal travmalar ömür boyu sürebiliyor

    Normal doğumda bebek doğar doğmaz anne kucağına gelip anne kokusu ve güven duygusu ile huzur buluyor. Ancak sezaryende ortalama 24 saat sonra anne ile buluştuğu için anne ve bebek arasında duygusal soğukluğa sebep oluyor.


    Bebek ilk bilgileri anne karnında anneden aldığı için, sezaryenle doğan bebeklerde annenin doğum öncesi yaşadığı doğum korkusu ve güvensizlik duygusu bebeğe geçiyor. Bunun sonucunda bebeğin ilk travmaları duygusal travmalar olarak ortaya çıkıyor, çocukluğunda kişiliğini olumsuz etkileyebiliyor. Bebek gazlı, huzursuz, korkak ve endişeli olabiliyor. Sezaryenin hiperaktivite sebebi olduğu da düşünülüyor.

    Normal doğumda bebek ilk sütü anneden alıyor ve sağlıklı gelişen bir bebek oluyor. Sezaryenden bebek ilk sütü anneden alamadığı için bağışıklık sistemi zayıf kalıyor ve hastalıklara açık bir çocuk oluyor. Normalde ebeğin ilk yarım saatte anne tarafından emzirilmesi gerekiyor.”

    Bütün bu konuştuklarımızdan sonra insan gerçekten heyecanlanıyor! Doğum büyük bir mucize! Yaradan'ın kadınlara hediyesi anneliği, doğal olarak yaşamak her anne adayının hakkı... Bebeklerde korku ile değil, güvenle dünyaya gelmeli. Sizce anne adaylarının doğumda doğru tercihi yapmaları nasıl sağlanabilir?

    "Ülkemizde yetersiz bilgi ve ticari çıkarlar yüzünden sezaryen toplumsal bir sorun haline geldi. Sezaryen toplum üzerinde anne çocuk sağlığı üzerinden ekonomik çıkarlarla oynanan büyük bir oyun. Keyfi sezaryen toplum sağlığını ilgilendiriyor. Sağlık Bakanlığı bu konuda önlemler almalı. Anne adaylarına hamilelik, doğum ve doğum sonrası hakkında eğitimler verilmeli.

    ABD ve Avrupa ülkelerinde anne adayları doğum öncesi kurslara yollanır, doğum ve doğum sonrası eğitimi alırlar. Bu kursların bedelini devlet öder, çünkü doğum ve doğum sonrası yapılan harcamalar ekonomiyi direk etkiliyor."

    Nİhal Doğan

  2. #2
    Dost azrasinav - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2012
    Mesajlar
    4

    Standart

    Alıntı Alâ Nur Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    İşte doğal doğumun avantajları ve sezaryenin kalıcı hasarları!
    Asude Oflaz 35 yıllık bir ebe. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra kendisini mesleğine adamış ve yüzlerce doğum yaptırmış. Sürekli yenilikleri takip ederek alternatif tıp eğitimleri de almış. Halen “Doğal Doğum” konusunda anne ve baba adaylarına koçluk yaparak mesleğini sürdürüyor. “Doğal Doğum” konusunda anne adaylarına eğitimler veriyor.

    Asufe Oflaz ile sezaryenin riskleri ve doğal doğumun avantajları üzerine konuştuk.
    Sezaryen ne zamandan itibaren yaygınlaştı?
    "Sezaryen bizim toplumumuzda 1950’lerden beri uygulanıyor, 1974 yılından itibaren artarak çoğaldığını görüyoruz. Sezaryen’in artışındaki en büyük etken özel hastanelerin artmasından sonra oldu."

    Sizce son dönemde Sezaryenin artış göstermesinin sebebi ne?
    “Özellikle büyük şehirlerdeki rekabet ortamı, doktorların kişisel menfaatlerini ön plana alarak hasta başında fazla zaman harcamak istememeleri, asırlardır doğum yaptırmış ebelerin geri plana atılması ve şimdiki modern tıpta sadece doğum hemşiresi olarak yer almaları, annelerin hamilelik ve doğum konusundaki eğitimsizlikleri sezaryenin artma sebeplerinin başında geliyor. Artık günümüzde normal doğum basit geri kalmış bir sistem gibi görülüyor. Diğer tarafta hastalık havasında yansıtılıp anne adaylarına sezaryen pazarlanıyor.”

    Sezaryen tamamen zararlı mı?
    “Biz modern tıp düşmanı değiliz tabiî ki sezaryenin ihtiyaç halinde kullanılması gerektiğini onaylıyoruz. Anneye ait patolojik sebepler, annenin anatomik yapısındaki bir bozukluk, hormonal dengesizlik yüzünden plesentanın erken ayrılması, plesentanın rahim ağzına yerleşmesi, bulaşıcı vajinal hastalıklar ve çoğul gebelikler sezaryen sebebi olabilir. Ayrıca bebeğe ait sezaryen sebepleri de olabilir, patalojik sebepler, bebeğin anatomik bozukluğu, bebeğin çok aşırı kilolu olması bu sebepler arasında sayılabilir. Ancak bu tip sorunlar binde bir diyebileceğimiz kadar çok az ihtimalle görülmektedir.”

    Geçtiğimiz günlerde Avrupa Perinatoloji Birliği Başkanı Prof. Dr. Cihat Şen yaptığı açıklamada Türkiye’de yılda 1,5 milyon doğumun meydana geldiğini, bunun yaklaşık yüzde 30-40’ının sezaryenle yapıldığını söyledi. Ülkemizdeki bu yüksek sezaryen oranının sebebi sizce nedir, anne adayları sezaryene nasıl ikna ediliyor, yoksa sezaryen para tuzağı mı?

    “Türkiye’de annelerin hamilelik, doğum ve doğum sonrası konusundaki eğitimsizlikleri fazla derece sömürülüyor ve bu sömürü hamilelikle başlayıp doğuma hatta doğum sonrasına kadar devam ediyor. Örneğin, Avrupa ve ABD’de anne adayları hamilelik boyunca toplam 2 veya 4 defa ultrasona girerken bizde her ay 1 defa ve son ayda 4 defa olmak üzere ortalama 10 – 15 defa ultrasona giriyor.
    Anne adayı çevreden aldığı korkutucu ve abartılı doğum hikayeleri, basın ve medyanın tüketime dayalı programlarla anne adaylarını yanlış yönlendirmesi, dizilerdeki ağrılı, sancılı, abartılı ve sonu hüzünlü ya da ameliyatla biten doğum hikayeleri, anne adayı üzerindeki psikolojik korku faktörü, doktorun zamanı kendi lehine kullanması ve normal doğumdan caydırması, özel hastanelerdeki maddi menfaatler, v.b. etkilerin hepsi bir araya toplandığında anne adayları kolay zannederek yanlış seçim yapıyor ve sezaryeni tercih ediyorlar.”

    Sezaryenin anne ve bebeğe zararlarını, bıraktığıcı kalıcı hasarları nasıl sıralayabiliriz?
    “Normal doğum ortalama 18 saatlik biyolojik bir süreçtir, ancak sezaryende önceden bir saat belirlenip uygun olmayan biyolojik bir zamanda bebeğin alınması anneden sütün geç gelmesine veye hiç gelmemesine sebep olabilir.

    Normal doğumda anne doğumdan sonra hemen bebeğini kucaklayabilir ve isterse ayağa kalkabilir. Ancak sezaryen bir ameliyat hatta üçüncü derece kalp ameliyatı ile eşdeğer düşünüldüğü için anne bir ameliyata maruz kalır. Annenin bebeği ile buluşması ortalama 24 saat sonra gerçekleşir bu süreç anne ve bebeğin duygusal sorunlar yaşamasına zemin hazırlar.

    Sezaryen bir ameliyat olduğu için annenin hareketleri kısıtlanıyor ve
    medical market ilaç kullanılıyor, anne ve bebeği ilaçların yan etkilerinden etkilenme riskine maruz kalabiliyor.
    Doğum sonrası depresyonlarındaki artış sezaryenin artması ile beraber ortaya çıktı. Sezaryenden sonra doğum sonrası depresyonu annelerde çok fazla görülüyor, burada en önemli sebep annenin doğal biyolojik bir süreç olan doğal doğumu yaşayamaması ve kendisini suçlu hissetmesi.

    Normal doğumda, anne bebeğine doğumdan hemen sonra süt vermeye başladığında biyolojik olarak rahim daha çabuk toparlanır ve daha çabuk normal hayata geçilir. Sezaryenden bu süreç uzuyor ve ilaçlarla desteklenerek sağlanıyor.
    Sezaryenle doğan bebeklerde duygusal travmalar ömür boyu sürebiliyor

    Normal doğumda bebek doğar doğmaz anne kucağına gelip anne kokusu ve güven duygusu ile huzur buluyor. Ancak sezaryende ortalama 24 saat sonra anne ile buluştuğu için anne ve bebek arasında duygusal soğukluğa sebep oluyor.


    Bebek ilk bilgileri anne karnında anneden aldığı için, sezaryenle doğan bebeklerde annenin doğum öncesi yaşadığı doğum korkusu ve güvensizlik duygusu bebeğe geçiyor. Bunun sonucunda bebeğin ilk travmaları duygusal travmalar olarak ortaya çıkıyor, çocukluğunda kişiliğini olumsuz etkileyebiliyor. Bebek gazlı, huzursuz, korkak ve endişeli olabiliyor. Sezaryenin hiperaktivite sebebi olduğu da düşünülüyor.

    Normal doğumda bebek ilk sütü anneden alıyor ve sağlıklı gelişen bir bebek oluyor. Sezaryenden bebek ilk sütü anneden alamadığı için bağışıklık sistemi zayıf kalıyor ve hastalıklara açık bir çocuk oluyor. Normalde ebeğin ilk yarım saatte anne tarafından emzirilmesi gerekiyor.”

    Bütün bu konuştuklarımızdan sonra insan gerçekten heyecanlanıyor! Doğum büyük bir mucize! Yaradan'ın kadınlara hediyesi anneliği, doğal olarak yaşamak her anne adayının hakkı... Bebeklerde korku ile değil, güvenle dünyaya gelmeli. Sizce anne adaylarının doğumda doğru tercihi yapmaları nasıl sağlanabilir?

    "Ülkemizde yetersiz bilgi ve ticari çıkarlar yüzünden sezaryen toplumsal bir sorun haline geldi. Sezaryen toplum üzerinde anne çocuk sağlığı üzerinden ekonomik çıkarlarla oynanan büyük bir oyun. Keyfi sezaryen toplum sağlığını ilgilendiriyor. Sağlık Bakanlığı bu konuda önlemler almalı. Anne adaylarına hamilelik, doğum ve doğum sonrası hakkında eğitimler verilmeli.

    ABD ve Avrupa ülkelerinde anne adayları doğum öncesi kurslara yollanır, doğum ve doğum sonrası eğitimi alırlar. Bu kursların bedelini devlet öder, çünkü doğum ve doğum sonrası yapılan harcamalar ekonomiyi direk etkiliyor."

    Nİhal Doğan
    Bilgilendirici güzel bir konu. Teşekkürler paylaşım için

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. En kutlu doğum
    By vertyucek in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 21.01.13, 04:07
  2. Hotmail'de Doğum Günü
    By slim in forum Bilgisayar ve İnternet Sorunları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 30.09.08, 10:57
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 12.07.08, 01:17
  4. Eraser (Kalıcı Silme Programı)
    By ahmetmustafa in forum Program İndirme
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 19.10.07, 09:02
  5. Doğum Tarihleri
    By hakkı in forum Bediüzzaman'ın Talebeleri
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 18.12.06, 00:52

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0