+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Küçük Sözler'le Yeniden Doğdum

  1. #1
    Ehil Üye Ebu Hasan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    37
    Mesajlar
    3.049

    Standart Küçük Sözler'le Yeniden Doğdum

    Küçük Sözler’le yeniden doğdum




    Abdullah Battal, 1929-Çorum doğumlu. 1951 y?l?nda Ankara Hukuk Fakültesi’nden mezun olan Battal, Risâle-i Nur’u 1947’lerde tan?r. 1959 y?l?nda Çorum’un Karg? ilçesinde savc?l?k görevinde bulunan Battal, Risâle-i Nur eserleri hakk?ndaki ilk takipsizlik karar?n? bu s?rada verir. Emekli Cumhuriyet Başsavc?s? olan Battal, hâlen Çorum’da ikamet etmektedir.

    Abdullah Battal’?n Risâle-i Nur’la tan?şmas?n?, Risâle-i Nur eserlerinin kendisinde uyand?rd?ğ? duygular? ve şahit olduğu baz? elim olaylarda Nur Risâlelerinin verdiği teselliyi, bizzat kendi kaleminden takip edelim:


    ARAYIŞ ?ÇER?S?NDE ÇIRPINIYORDUM


    “1947’li y?llarda Ankara Hukuk Fakültesinde talebe iken bir lütf-u ?lâhî ile Ziya Nur isimli, ismiyle müsemmâ Konyal? bir arkadaş ile tan?şm?şt?m. Yaşant?s?ndaki temizlik, takvâ, dürüstlük, iffet ve bilgi birikimi gözlerimi kamaşt?rm?şt?. Hemen dost olmay? can?ma minnet bildim. Bana, gizli kalmak kayd?yla Risâle-i Nurlardan ‘Küçük Sözler’ eserini hediye etti.

    “?tiraf edeyim ki o zamana kadar Nurlardan habersizdim; iman?m? kaybetmiştim. ?nançs?z, ibadetsiz, zavall?, sefih, derbeder bir hayat sürüyor ve hayattan hiç mi hiç zevk ve lezzet alam?yordum. Zira ?stanbul Kabataş Erkek Lisesi’nde ateist bir felsefe öğretmeninin kâfirâne sözleri pasl? bir çivi gibi zihnime çak?lm?şt?. Onun zehirli telkinât?n?n etkisiyle, rahmetli babamdan ald?ğ?m taklidî iman?m? kaybetmiş idim. O zay?f iman?n sevki ile, okulda yasaklanmas?na rağmen idareden gizlice k?ld?ğ?m namazlar?m? da terk etmiştim.

    “Eski iman ve huzuruma kavuşabilmek için aray?ş içinde ç?rp?n?yordum. ?mam-? Gazâlî (ra) Hazretlerinin yazd?ğ? ‘El-Munk?z-u Mine’d-Dalâl’ (Sap?kl?ktan Kurtuluş Yollar?) isimli eserini okudumsa da tatmin olmad?m. Zira o mübarek zât, onu 12. as?rda ?slâm akidesini, iman esaslar?n? y?kmak ad?na ileri sürülen saçma fikirleri çürütmek için reddiye olarak telif etmiş. Ben ise 20. as?rda yaş?yordum. O eser, 20. asr? kas?p kavuran Rasyonalizm, Pozitivizm, Darvinizm gibi safsatalara cevap verecek vas?fta değildi. Anlam?ş oldum ki, demek her asra ait Allah, Ahiret... inanç sistemlerini müdafaa ve ispat eden ilm-i kelâma ve onu insanlara anlatacak, yazacak âlimlere kesinkes ihtiyaç varm?ş.

    “?şte Risâle-i Nurlar?n bu vas?fta eserler olduğunu bizzat yaşayarak idrak ettim. Zira hediye edilen Küçük Sözler’i okuyunca gözlerimin önüne yepyeni nurânî, parlak bir ufuk aç?ld?. Yeniden doğmuş gibi oldum. ?man?m? tahkikî olarak kazand?m. Çünkü müsBet ilimlerle ispatlanarak iman hakikatlerinin ruhuma, kalbime, dimağ?ma can bahşettiğini hissettim. Ölü hücrelerime hayat verdi; yaralar?ma tiryak, dertlerime derman, manevî hastal?klar?ma şifa sundu. Risâle-i Nurlar?n gerçekten, insanlar? hayvanl?k derekelerinden insanl?k derecesine ulaşt?rd?ğ?na yaşayarak şahit oldum.

    “Böylece Risâle-i Nurlar? tan?mak saadetine ermiş olarak Çorum, Karg? ilçesinde Cumhuriyet Başsavc?s? olarak görev îfâ ediyordum. Bir ameliyat sonunda, eşim âniden vefat etti. C?v?l c?v?l saadet dolu, şen-şak?r yuvam?n tavan? sanki baş?ma çökmüş, küçük yaştaki iki oğlum öksüz kalm?şt?. Ruhen perişan, derbeder idim. Kederim, hüznüm had safhada idi. O kadar genişliğine rağmen dünyam zindana döndü.

    “Tam bu ac?kl? günlerde rahmetli Sinan Omur’un yay?nlad?ğ? ‘Hüradam’ isimli haftal?k dergide Risâle-i Nur’dan 17. Mektub’u okudum. Üstad Bediüzzaman, onu küçük yaşta çocuğu ölen bir talebesine tesellî için yazm?ş.

    “Onu okuyunca bütün kederlerim, üzüntülerim, stresim sabun köpüğü gibi söndü. Sevenlerin sevdiğine ebedî ahiret âleminde mutlaka kavuşacaklar?na, ölümden sonra dirilmeye bütün varl?ğ?mla inand?m; kendimi toparlay?p yepyeni bir hayat?, huzur ve sekînetle yaşamaya başlad?m.


    R?SÂLE-? NUR HAKKINDAK?

    ?LK TAK?PS?ZL?K KARARI


    “Karg?’da Risâle-i Nur’dan bir bölümü camide namazdan sonra okuyan bir Nur talebesi hakk?nda soruşturma başlat?p sonra takipsizlik karar? verdim. 3 sahifelik bu gerekçeli karar, an?lan dergide yay?nland?. Rahmetli avukat Bekir Berk ve Av. Hüsameddin Akmumcu savunmalar?nda kulland?lar. Karar, hayli ses getirdi. Meğer Nurlar hakk?nda verilen ilk takipsizlik karar? imiş. O tarihlerde Karg?’da hâkim olarak görev ifa eden değerli dost ve gönüldaş?m Vehbi Sabuncu da Nurlar hakk?nda başka bir dâvâ dolay?s?yla beraat karar? mahiyetinde ‘men-i muhakeme’ karar?n? celâdetle vermişti. Böylece bu hay?rl? eserlerde suç unsuru oluşmad?ğ?, onlar? okuyan ve yazanlar?n topluma faydal?, güzel ahlâkl?, faziletli, örnek insanlar olduğu gerçeği mahkeme karar? ile de tebeyyün etti.”



    On Yedinci Mektub’un verdiği teselli







    Abdullah Battal anlatmaya devam ediyor:

    “?man nurlar?ndan ve insaftan mahrum, zavall? nasipsizlerin ihbar ve iftiralar? yüzünden 27 May?s 1960 ihtilâli olunca hakk?mda cezaî tahkikat aç?ld?. Çorum Ağ?r Ceza Mahkemesinde yarg?land?m. Av. Bekir Bey, Çorum’a müdafaa için fahrî olarak defalarca geldi. Dâvâ sonunda, suçsuz olduğum beraat karar? ile tescil edildi.

    “Ayr?ca hakk?mda Adalet Bakanl?ğ?’nca idarî tahkikata başland?. Geçici görevle Kastamonu’nun Bozkurt ilçesine tayin edildim. Tayin, asaleten olmad?ğ?ndan değiştirilebilir endişesiyle çocuklar?m? Allah’a emanet edip, bir bavuldan ibaret eşyam ile, an?lan ilçeye gittim. O ilçenin Adliye Başkâtibine çektiğim telgraf üzerine çarş?da tutulan 2. kat bir eve yerleştim. Göreve başlad?ğ?m gün, ilçede ne lokanta, ne de kahvalt? türü hizmet verebilecek bir mekân olmad?ğ?ndan öğle paydosunda bakkaldan ekmek, peynir al?p tamtak?r bomboş eve gittim. Bavulumu masa yap?p yerde getirdiklerimle kendime ziyafet çekerken, bitişik komşudan bir kad?n?n pat küt elle dövüldüğünü, ç?ğl?klar?n?, ağlad?ğ?n? duyup üzüntüye kap?ld?m. Kocas? taraf?ndan k?yas?ya dövüldüğü, bir başka kimsenin de evde olmad?ğ? anlaş?l?yordu. Döven adam d?ş kap?s?n? çarp?p gitti. Kar?s?n?n arka bahçeye





    aç?lan pencereye doğru yürüdüğünü, derin hüzünle tâ uzaklara, ormanla kapl? dağlara bakarak ağlad?ğ?n? gördüm. Son derece etkilendim. Lokmalar boğaz?mdan geçmedi. Olay?n sebebini öğrenmek için Adliye’ye gidip başkâtipten sordum. Bir dosya getirip, “O hadise, bu dosyan?n dâvâ konusu” dedi. Merakla dosyay? inceledim. Meğer o ilçenin zengin bir ailesinin ineği buzağ?lam?ş; ilk sütü (ağz?),—mahallî âdet, gelenek gereği olarak—eşe, dosta hediye için bir kovaya koymuşlar. 1960’l? y?llarda orada en zenginin evinde bile buzdolab? olmad?ğ?ndan, ağ?z bozulmas?n, serin kals?n diye gusülhane denen hamam dolab?nda muhafaza ediyorlarm?ş. Peygamberimizin (asm) “Yiyecek ve içeceklerinizin üzerini kapat?n” meâlindeki yüce emrine uyulmamas?n?n peşin cezas? olarak, üzeri aç?k b?rak?lan kovaya, duvar? delik olan gusülhaneye giren zehirli bir y?lan zehrini b?rakm?ş.

    “Bundan habersiz ev sahibi kaplar içinde akrabalar?na bu zehirli ağz? göndermiş. Benim komşum da bu ağz?, iki çocuğuyla birlikte içmiş. Eşi, geç geldiğinden o içmemiş. On civar?nda kişi zehirlenip şiddetli hastalan?nca kamyonla Kastamonu Hastahanesine koma hâlinde acilen nakledilmiş. Ancak 4-5 çocuk, daha yolda, zehrin etkisiyle vefat etmiş.

    “Büyük yaştakiler, tedavileri sonunda taburcu olup sağl?klar?na kavuşmuşlar. Benim komşu han?m da hastahaneden ç?karken 4 ve 9 yaşlar?ndaki erkek ve k?z iki yavrusunu hasretle aram?ş; vefat ettiklerini öğrenince şiddetli ?zt?rab?n?n etkisiyle sinir krizleri geçirip depresyona girmiş. Eşini, tedavi için ?stanbul’a götürmüş; tedavi eden kim ise, güya “Eşin yine kriz geçirir de anormal halleri tekerrür ederse, döv!” demiş.

    “Türkân Han?m, eşiyle birlikte ?stanbul’dan ilçeye döndüğü gün, otobüsten inince, ölen çocuğunun arkadaşlar?n?n, ellerinde okul çantalar? olduğu halde, şen şakrak okula gittiklerini görünce yavrular?n? hat?rlam?ş, kriz geçirip ağlamaya başlam?ş. Yan?nda bulunan eşi, o tavsiye üzerine eşini ite kaka evine sokup dövmüş. Olay, benim o ilçeye geldiğim güne rastlay?nca hadiseye böylece şahit oldum.

    “Türkân Han?m?n, şiddetli ac?s?n?n etkisiyle evinden hiç d?şar? ç?kmad?ğ?n?, anne ve babas?, kardeşleri dahil hiçbir kimseyi evine kabul etmediğini görüyordum. Annesi, kap?s?n? açmas? için k?z?na yalvarmas?na rağmen onu bile geri çeviriyordu. Beni son derece üzen ve etkileyen olayda bu aileye yard?m etmek için çareler ar?yordum.

    “Zaten elîm olay? öğrenir öğrenmez bana yepyeni bir hayat bahşedilmesine vesile olup beni krizlerden kurtaran 17. Mektub’u derhal hat?rlam?şt?m. Ancak 27 May?s ihtilâlinin dehşetli icraat? bütün şiddeti ile devam ediyor; Risâle-i Nurlardan asgarî ölçüde bahsedenler bile sorgusuz sualsiz zindan? boyluyordu.

    “Derken asaleten tayinim, an?lan ilçeye ç?k?nca, çocuklar?m? ve eşyam? getirdim. Ayn? eve yerleştikten sonra, eşime bitişik komşumun yaşad?ğ? faciay? anlatt?m. Onun normal hayat?na dönmesine ve tedavisine yarayacak bir yaz?y? Türkân Han?ma götürmesini rica ettim.

    “Mazeretini öğrenince gitmeyi kabul etti. 17. Mektub’u, yaz? makinesi ile yazd?m; mektubun alt?na Üstad?n ismini ve eserini yazamad?m. Zira onun eşi, hergün memurlar kulübüne devam ediyordu. ?hbar edeceğinden çekinerek yaz?n?n alt?na ‘Kur’ân-? Kerim’i tefsir eden büyük bir âlim’ diye yazd?m.

    Eşim, komşumun evinin kap?s?n? çal?nca, pencereden bakm?ş, eşim kendini tan?tm?ş; öz annesini bile evine kabul etmediği halde hayrete sezâ durumda eşime kap?s?n? aç?p hüsn-ü kabul göstermiş.

    “Akşam eve döndüğümde, eşim 17. Mektub’u verdiğini, teselliye çal?şt?ğ?n? anlatt?. Mektub’un, komşu han?m üzerinde yapt?ğ? tesiri merak ediyordum. Öğrenmek maksad? ile eşimi bir hafta sonra tekrar gönderdim. Türkân Han?m, hemen onu evine kabul etmiş ve ‘Allah sizlerden raz? olsun; getirdiğiniz o mektubu nüsha gibi üzerimde taş?yorum, yavrular?m? hat?rlay?nca aç?p okuyorum. O masumlar?n bize şefaat edeceğine, cennette onlar? görebilme, kavuşabilme şans?m olduğuna inand?m, tesellî buldum. Kederim, üzüntüm çok azald?. O mektub bize kaderimize raz? olmam?z?, Allah’a tevekkül etmemizi öğretti. Ailece çok etkilendik’ demiş. Gerçekten o han?m?n, anne-babas?n?, komşular?n? eve kabul ettiğini ve tamamen huzurlu, normal bir hayata o mektup sayesinde kavuştuğunu bizzat müşahede ettik. Bir sene sonra bir k?z çocuklar? dünyaya geldi.

    “Böylece Risâle-i Nurlar?n yaln?z fertleri değil, nice aileleri, toplumlar? iki cihan?n gerçek mutluluk ve kurtuluşuna kavuşturduğu gerçeği, yaşad?ğ?m bu ibretli olayla bir kere daha ispatlanm?ş oldu.”

    ?smail TEZER

    28.03.2007

    http://www.yeniasya.com.tr/2007/03/2...ka/default.htm
    Konu elff tarafından (05.06.07 Saat 23:37 ) değiştirilmiştir.
    Vücudunu mucidine feda et.Mukabilinde büyük bir fiyat alacaksın.Mesnevi-i Nuriye sahife 101


  2. #2
    Pürheves yedi beyza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    207

    Standart

    çok etkileyici bir paylaş?md?. mevla bizede nurlarla yeniden hayat bulmay? nasip etsin inşallah. Allah raz? olsun kardeşim
    Çıkararak göğsümden,
    Günahkar ellerimi,
    Bir yed-i beyza gibi,
    Sunacağım kapına...
    ----------------------

    “Teessür ve ızdırap karşısında kalbden bir parça kopacaksa, ‘Bir genç dinsiz olmuş’ haberi karşısında o kalbin atom zerrâtı adedince paramparça olması lâzım gelir”

    Zübeyr Gündüzalp

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Küçük Sözler Slayt
    By abdussamedfani in forum Klip, Video, Film ve Animasyon
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 03.02.09, 12:20
  2. Küçük'ten Atatürk'e Ağır Sözler
    By Nil Sultan in forum Gündem
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 23.07.08, 09:58
  3. Namazla Yeniden Doğdum - Yaşar Alptekin
    By nidaul_islam in forum Kitap, Dergi, Albüm Tanıtımları ve E-Kitap Paylaşımları
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 12.06.08, 21:38
  4. Takipli Küçük Sözler Dersleri
    By HakanBa in forum Risale-i Nur'u Yeni Tanıyanlara
    Cevaplar: 36
    Son Mesaj: 04.01.08, 23:33
  5. Büyük Yaz Dönüşümü İçin Küçük Sözler
    By Yeni Said in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 02.07.07, 17:39

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0