Kardeşlerim! Sizde vuku’ bulan küçücük kusurları çok i’zam etmeyiniz.Kastamonu Lahikası ( 243 )İ’ZAM: Büyük görmek, büyük bilmek. Bir hâdiseyi büyük göstermek, büyütmek.İnsan nisyandan alınması yani ham maddelerinden birisi unutmak unutkanlık olması veçhesiyle bir hata yapar zaman ilerler benzer hadiseler tekerrür eder. Bunun karşısında insan ya hayal kırıklığına uğrar veya kendisini beğenmemeye başlar.Bu hadiseler hızla gelişen değişen dünyanın bu değişim ve gelişime ayak uyduramayan insanı için elinden geleni yapması lakin bu tebeddülata yetmemesi sebebiyle de insan manevi ve psikolojik olarak yıpranmakta deforme olmaktadır.İnsanın meşgul olduğu şeyler sadece insanın cismini değil her şeyini alakadar etmektedir. Çünkü insan sadece maddeden ibaret bir camid cansız değildir. Yani madde değildir. Belki akıl, kalb, ruh, sır, vicdan, latife-i Rabbaniye, ahfa… gibi manevi veçhesi dahi var. Sadece maddesinin tatmini için çabalayan insanlar manevi olan hâssâlarını susturmaktadır. Neticesinde ise maddesini tatmin için uğraşan biçare bir varlık tablosu olarak karşımıza çıkmaktadır.
Madde Mânâ
Donanım Yazılım
Zâhir Bâtın
Kışır Lüb
Fenâya Meyyal Bekâya Meyyâl
Maddi Şeyler Peşindedir Mânevi Hazlar ister
Bu ve bu minvâl üzerine düşünüldüğünde elimizde bilgisayar veya telefon var lakin bataryası bitmiş şarjı boşalmış bir cihaz var. İnsan sadece maddesinin donanımının peşinde koşması kabortasını yenilemek peşinde olmasındandır. Ama bilmiyor, farketmiyor ki batarya bitmiş şarj boşalmıştır.İnsanın şarjı bataryası maneviyattır. Bu mâneviyat ise insanın yazılımıdır. Yazılımın başında ise itikad ve amel gelmektedir. İnsanın itikad ve ameli düzgüz olduğu müddetçe elini attığı her işi hakıyla yapmaya gayret eder çünkü yazılımı sağlamdır. Lâkin muvaffak olamazsa bunu düşünür “nerede hata?” der. Bulduğunda ise bunu da izale ederek yapmış olduğu işin mükemmeline say u gayret eder.Maddesinin tatmine çalışan ve hayatımın çalışmamın yegane gayesi zevk ve lezzettir düşüncesiyle hareket eden donanımına dikkat eden lâkin yazılımına ehemmiyet vermeyen kimse gibidir.Arabanın göstergelerinde benzin/lpg işareti ikaz etmesine ehemmiyet verilmez ise yolda kalınacağı herkesin malumudur. Bizler de yazılımımız olan maneviyatımıza gerekli olan takviyeyi yapmazsak yolda kalacak ve uçan kuştan medet umar hale geleceğimiz muhakkak ve musaddaktır.Risale-i Nur insanın yazılıma imanına olan yatırımdır. Nitekim iman bir arabanın benzin deposu veya bir telefonun bataryası veya güncellemesidir. İnsan olarak bizler imanımızın deposunu, şarjını, güncellemesini yapmazsak o iman bizim bir işimize yarayacağından söz edemeyiz. Zamana ve zemine göre hareket etmesini bilmeyen kimse hem madden hem manen çok aldanır ve aldatır. Nitekim istikameti tutturmazsa bir insan ifrat veya tefrite sapar. Bir şeyin hakikatını bulamazsa zahiriyle alakadar olur.Bizler depomuzu yani imanımızı arttırmazsak azalan iman ve güncellenmeyen yazılımımızı kullanmaya çalışacak ve bir çok şeyden mahrum kalacağımız muhakkaktır biz farkına varmasak da.İman bir depodur imanımızın her zaman müsbet ve terakkide tutmaya çalışmazsak neticesinde: evham, vesvese, psikolojik hastalıklar, panik atak, moral bozukluğu, şevksizlik, isteksizlik ve hatta yaşadığımızın bile farkında olmayacak bir hale geliriz.İnsanın yazılımını imanını terakkiye temayül ettirmesiyle adeta kainat kendisine gül ü gülistan her şey kendisine dost ve arkadaş olup kainatın hadisatı kendisine bir zarar vermeyecektir eğer lüzumsuz yere karışmaz ve karıştırmazsa.Kainatın ve mahlukatın Rabbi ve Halıkı olan Allahımın bize hitabında Hud/113’te: “Zulmedenlere de meyletmeyin! Yoksa ateş size dokunur! Hem sizin, Allah’dan başka hiçbir dostunuz yoktur; sonra size yardım edilmez.” Demektedir. Yani hafif meyil bile insana hem dünya hem ukbada ateşe sebep olur. Zaten evham, vesvese, psikolojik hastalıklar, panik atak, moral bozukluğu, şevksizlik, isteksizlik ve hatta yaşadığımızın bile farkında olmayacak bir hal bu dünyada manevi ateş değil midir?O halde en iyi çare sürekli tekemmül etmeye meyletmek olmalı ve lüzumsuz yere karışmak ve karıştırmaktan uzak durarak kendi işimize bakıp Allahın vazifesini üzerimize almaktan kaçınmalıyız ki yazılımımız ve donanımımız yanmasın. Nurların verdiği gözlükle kainata bakıp nurani bir halde dareynde yaşamalıyız.Selam ve Dua ile / Muhammed Numan ÖZEL