“EVET HERKES, KÂİNATI KENDİ ÂYİNESİYLE GÖRÜR”

Cenab-ı Hak insanı kâinat için bir mikyas, bir mizan suretinde yaratmıştır.
Her insan için, bu âlemden hususî bir âlem vermiş.
O âlemin rengini, o insanın itikad-ı kalbîsine göre gösteriyor.

Meselâ;
gayet me'yus ve matemli olarak ağlayan bir insan, mevcudatı ağlar ve me'yus suretinde görür;
gayet sürurlu ve neş'eli, müjdeli ve kemal-i neş'esinden gülen bir adam, kâinatı neş'eli, güler gördüğü gibi;


mütefekkirane ve ciddî bir surette ibadet ve tesbih eden adam, mevcudatın hakikaten mevcud ve muhakkak olan ibadet ve tesbihatlarını bir derece keşfeder ve görür.

Gafletle veya inkârla ibadeti terkeden adam; mevcudatı, hakikat-ı kemalâtına tamamıyla zıd ve muhalif ve hata bir surette tevehhüm eder ve manen onların hukukuna tecavüz eder.


Lem'alar