+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 11

Konu: Bu Konuyu Aradım Aradım Bulamadım..Yardımcı Olabilirmisiniz..

  1. #1
    Vefakar Üye fütüvvet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    333

    Standart Bu Konuyu Aradım Aradım Bulamadım..Yardımcı Olabilirmisiniz..

    Selamün Aleyküm

    Üstat Hazretlerinin Kürtlerle ilgili bi sözünü arıyorum..yardımcı olursanız çok memnun olurum.
    konu Ekradla ilgili şiddetli uyarısı..
    aklımda kalan cümle :
    "ekrad gerçi şakidir ama dindar vali dindar kumandan ister.." mealinde
    geçen uyarısının aslını ve nerden bulabileceğimi söylermisiniz..

  2. #2
    Vefakar Üye fütüvvet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    333

    Standart

    Alıntı fütüvvet Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Selamün Aleyküm

    Üstat Hazretlerinin Kürtlerle ilgili bi sözünü arıyorum..yardımcı olursanız çok memnun olurum.
    konu Ekradla ilgili şiddetli uyarısı..
    aklımda kalan cümle :
    "ekrad gerçi şakidir ama dindar vali dindar kumandan ister.." mealinde
    geçen uyarısının aslını ve nerden bulabileceğimi söylermisiniz..

    İnşallah fazla beklemeden yardımcı olacak bi abla veya abi cevap verir..


  3. #3
    Vefakar Üye fütüvvet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    333

    Standart

    neyse..
    herhalde kendim arayıp bulacağım..
    gerçi aradım bulamadım
    ama aramaya devam edeyim..
    yardım yok anlaşılan..

  4. #4
    Ehil Üye yağmur_damlası - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Mesajlar
    1.189

    Standart

    Alıntı fütüvvet Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    neyse..
    herhalde kendim arayıp bulacağım..
    gerçi aradım bulamadım
    ama aramaya devam edeyim..
    yardım yok anlaşılan..
    kardeş sabret bilen biri çıkar belkii

  5. #5
    Vefakar Üye fütüvvet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    333

    Standart

    Alıntı yağmur_damlası Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    kardeş sabret bilen biri çıkar belkii

    valla ben sabrederimde
    onlar sabredrmi..
    bi yere yetiştirmem lazım..
    ben buldum diyede sevinecektim..
    o sebepten

  6. #6
    Ehil Üye Fehim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Yaş
    56
    Mesajlar
    1.866

    Standart

    "Bir zaman, Şarkta Beytüşşebap aşiretleri isyan eder. Bediüzzaman gidip isyancılara;
    "Sebep nedir?" diye sorar.
    Onlar da;
    "Kaymakamımız namaz kılmıyor; öyle dinsizlere nasıl itaat edeceğiz?" cevabını verirler. Halbuki, bu sözü söyleyenler de namazsız, hem de eşkıya idiler.
    Bir cemaat her ne kadar namazsız kalsa, hatta fâsık da olsa, yine başlarındakini mütedeyyin görmek ister. Umum Şarkta, umum memurlara ilk olarak;
    “Acaba namaz kılıyorlar mı?” sualini sorarlar imiş. Namaz kılıyorlar ise, mutlak emniyet ederler, namaz kılmıyorlar ise, ne kadar muktedir de olsalar, emniyet etmezler imiş."

  7. #7
    Ehil Üye Fehim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Yaş
    56
    Mesajlar
    1.866

    Standart

    "Bu millet-i İslâmın cemaatleri, çendan bir cemaat namazsız kalsa, fâsık da olsa, yine başlarındakini mütedeyyin görmek ister. Hattâ umum şarkta, umum memurlara dair en evvel sordukları sual bu imiş: "Acaba namaz kılıyor mu?" derler. Namaz kılarsa mutlak emniyet ederler; kılmazsa, ne kadar muktedir olsa nazarlarında suçlu sayılır. diyen Bediüzzaman, yaşadığı bir anekdotu da şöyle anlatır:

    Bir zaman, Beytüşşebab aşiretinde isyan vardı.
    Ben gittim, sordum: "Sebep nedir?" Dediler ki:
    "Kaymakamımız namaz kılmıyordu, rakı içiyordu. Öyle dinsizlere nasıl itaat edeceğiz?"
    Bu sözü söyleyenler de namazsız, hem de eşkıyâ idiler."

  8. #8
    Ehil Üye Fehim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Yaş
    56
    Mesajlar
    1.866

    Standart

    Bediüzzaman’ın TBMM’deki konuşması


    Ankara’da kurulan Büyük Millet Meclisi Hükümeti, Said Nursi'nin çalışmalarını ve mücadelesini çok yakından takip ediyor ve takdirle karşılıyordu. Mustafa Kemal ve arkadaşları, müteaddit defalar çektikleri telgraflarla Bediüzzaman’ı ısrarla Ankara’ya davet ediyorlardı.

    Bediüzzaman Eski Van valisi Tahsin Bey gibi dostlarının da ısrarlı davetleri sonucu, 1922 yılının Kasım ayı ortalarında Ankara’ya gitti.
    25 Kasım 1922’de Ankara’ya ayak bastığında Büyük Millet Meclisi’nde düzenlenen resmi hoş geldin merasimiyle karşılandı. Artık Bediüzzaman, bir yandan meclis çalışmalarına katılıyor, bir yandan da milletvekilleriyle önemli konuları tartışıyordu.
    Bu arada milletvekillerinin çoğunun namaz kılmadıklarını gören Said Nursi, bir beyanname yayınlayarak namazın önemini anlattı ve onları dinin emirlerine riayet etmeye davet etti. Bediüzzaman’ın bu gayreti milletvekillerinden büyük kısmının yeniden namaza başlaması ile sonuçlanınca, bazı çevreler oldukça rahatsız olmuştu.

    Bu beyannameyi Meclis Başkanı Mustafa Kemal de okumuş ve Said Nursi’ye yirmi-otuz milletvekilinin de bulunduğu bir ortamda şöyle demişti: “Biz sizi buraya çağırdık ki sizin yüksek fikirlerinizden istifade edelim. Siz geldiniz, en evvel namaza dair şeyler yazdınız, aramıza ihtilaf verdiniz”. Bediüzzaman da hiddetlenerek: “Paşa! Paşa! Kainatta en yüksek hakikat imandır. İmandan sonra namazdır. Namazı kılmayan haindir, hainin hükmü merduttur.” diye karşılık vermişti. Bunun üzerine Mustafa Kemal özür dilemiş ve tartışmayı daha fazla uzatmamıştı.

    İşte o beyanname:

    Bismillahirrahmanirrahim

    Bu fakirin bir meselede on sözünü, birkaç nasihatini dinlemenizi rica ediyorum.

    1. Şu muzafferiyetteki harikulade nîmeti İlahiye bir şükran ister ki, devam etsin, ziyade olsun. Yoksa, nimet böyle şükür görmezse, gider. Madem ki Kur'an'ı Allah'ın tevfikıyla düşmanın hücumundan kurtardınız; Kur'an'ın en sarih ve en kati emri olan salat gibi feraizi imtisal etmeniz lazımdır, ta onun feyzi, böyle harika suretinde üstünüzde tevali ve devam etsin.

    2. Alem-i İslamı mesrur ettiniz, muhabbet ve teveccühünü kazandınız; lakin, o teveccüh ve muhabbetin idamesi, şeair-i İslamiyeyi iltizam ile olur: Zira, Müslümanlar İslamiyet hasebiyle sizi severler.

    3. Bu alemde, evliyaullah hükmünde olan gazi ve şühedalara kumandanlık ettiniz; Kur'an'ın evamir-i katiyesine imtisal etmekle öteki alemde de o nurani güruha refik olmaya çalışmak, al-i himmetlilerin şe'nidir: Yoksa, burada kumandan iken, orada bir neferden istimdad-ı nur etmeye muztar kalacaksınız. Bu dünya-i deniye, şan ve şerefiyle öyle bir meta değil ki, aklı başındaki insanları işba etsin, tatmin etsin ve maksud-u bizzat olsun.

    4. Bu millet-i İslamın cemaatleri, her ne kadar bir cemaat namazsız kalsa, hatta fasık da olsa, yine başlarındakini mütedeyyin görmek ister. Hatta, umum Şarkta, umum memurlara dair en evvel sordukları sual bu imiş: "Acaba namaz kılıyorlar mı?" derler. Namaz kılarsa, mutlak emniyet ederler, kılmazsa, ne kadar muktedir olsa, nazarlarında müttehemdir.

    Bir zaman, Beytüşşebap aşairinde isyan vardı. Ben gittim, sordum:
    "Sebep nedir?"

    Dediler ki:

    "Kaymakamımız namaz kılmıyordu; öyle dinsizlere nasıl itaat edeceğiz?" Halbuki, bu sözü söyleyenler de namazsız, hem de eşkıya idiler.

    5. Enbiyanın ekseri Şarkta ve hükemanın ağlebi Garbda gelmesi Kader-i Ezelinin bir remzidir ki, Şarkı ayağa kaldıracak din ve kalbdir, akıl ve felsefe değildir. Madem Şarkı intibaha getirdiniz; fıtratına muvafık bir cereyan veriniz. Yoksa, sa'yiniz ya hebaen mensura gider veya sathî kalır.

    Ey mebuslar! Muhakkak siz büyük bir günde diriltileceksiniz

    6. Hasmınız ve İslamiyet düşmanı İngiliz, dindeki kayıtsızlığ'ınızdan pek fazla istifade ettiler ve ediyorlar. Hatta diyebilirim ki, Yunan kadar İslama zarar veren, dinde ihmalinizden istifade eden insanlardır. Maslahat-ı İslamiye ve selameti millet namına, bu ihmali a'male tebdil etmeniz gerektir. Görülüyor ki, İttihatçıların o kadar azim sebatı ve fedakarlıklarıyla, hatta İslamın şu intibahına da sebep oldukları halde, bir kısmı dinde laubalilik tavrını gösterdikleri için, dahildeki milletten nefret ve tezyif gördüler. Hariçteki İslamlar, dindeki ihmallerini görmedikleri için, onlara takdir ve hürmet verdiler ve veriyorlar.

    7. Alem-i küfür, bütün vesaitiyle ve medeniyetiyle, felsefesiyle, fünunuyla, misyonerleriyle alem-i İslama hücum ve maddeten uzun zamandan beri galebe ettiği halde, alem-i İslama dinen galebe edemedi. Ve dahili bütün firak-ı dalle-i İslamiye de, birer kemmiye-i kalile-i muzırra suretinde mahkum kaldığı ve İslamiyet, metanetini ve salabetini sünnet ve cemaatle muhafaza eylediği bir zamanda, laubaliyane Avrupa medeniyet-i habîsesinden süzülen bir cereyan-ı bid'akarane, sînesinde yer tutamaz. Demek, alem-i İslam içinde mühim ve inkılapvarî bir iş görmek, İslamiyetin desatirine inkıyad ile olabilir, başka olamaz, hem olmamış; olmuş ise, çabuk ölüp, sönmüş.

    8. Zaafı dîne sebep olan Avrupa medeniyeti sefihanesi yırtılmaya yüz tuttuğu bir zamanda ve medeniyeti Kur'an'ın zaman-ı zuhuru geldiği bir anda, lakaydane ve ihmalkarane müsbet bir iş görülmez. Menfice, tahripkarane iş ise; bu kadar rahnelere maruz kalan İslam, zaten muhtaç değildir.

    9. Sizin muzafferiyetinizi ve hizmetinizi takdir eden ve sizi seven, cumhur-u mü'minîndir ve bilhassa tabaka-i avamdır ki, sağlam Müslümanlardır; sizi ciddi sever ve tutar ve size minnettardır ve fedakarlığınızı takdir ederler. Ve intibaha gelmiş en cesim ve müthiş bir kuvveti size takdim ederler. Siz dahi, evamir-i Kur'aniyeyi imtisal ile onlara ittisal ve istinad etmeniz, maslahatı İslam namına zaruridir. Yoksa, İslamiyetten tecerrüd eden bedbaht, milliyetsiz, Avrupa meftunu frenk mukallitlerini avam-ı Müslimine tercih etmek maslahatı İslama münafı olduğundan, alem-i İslam nazarını başka tarafa çevirecek ve başkasından istimdat edecektir.

    10. Bir yolda dokuz ihtimal-i helaket, tek bir ihtimal-i necat varsa, hayatından vazgeçmiş mecnun bir cesur lazım ki; o yola sülük etsin. Şimdi, yirmi dört saatten bir saati işgal eden namaz gibi zaruriyatı diniyenin imtisalinde yüzde doksan dokuz ihtimal-i necat var; yalnız gaflet, tenbellik haysiyetiyle, bir ihtimal zararı dünyevî olabilir: Halbuki, feraizin terkinde, doksan dokuz ihtimal-i zarar var. Yalnız, gaflete, dalalete istinad eden tek bir ihtimal-i necat olabilir.

    Acaba dine ve dünyaya zarar olan ihmal ve feraizin terkine ne bahane bulunabilir? Hamiyet nasıl müsaade eder? Bahusus, bu mücahidin kumandanlar ve büyük meclis taklit edilir. Kusurlarını millet ya taklit veya tenkit edecek ikisi de zarardır. Demek, onlarda hukûkullah, hukûk-u ibadı da tazammun ediyor. Sırr-ı tevatür ve icmaı tazammun eden ve hadsiz ihbaratı ve delaili dinlemeyen ve safsata-i nefis ve vesvese-i şeytandan gelen bir vehmi kabul eden adamlarla hakıki ve ciddi iş görülmez.

    Şu inkılab-ı azimin temel taşları sağlam gerek. Şu meclisin şahsiyeti maneviyesi, sahip olduğu kuvvet cihetiyle, mana-i saltanatı deruhte etmiştir. Eğer, şeairi İslamiyeyi bizzat imtisal etmek ve ettirmekle mana-i hilafeti dahi vekaleten deruhte etmezse, hayat için dört şeye muhtaç, fakat an'ane-i müstemirre ile günde laakal beş defa dîne muhtaç olan şu fıtratı bozulmayan ve lehviyatı medeniye ile ihtıyacat-ı rühiyesini unutmayan milletin hacat-ı dîniyesini meclis tatmin etmezse, bilmecburiye, mana-i hilafeti tamamen kabul ettiğiniz isme ve resme ve lafza verecek ve o manayı idame etmek için kuvveti dahi verecek. Halbuki, meclis elinde bulunmayan ve meclis tarikıyla olmayan böyle bir kuvvet, inşikak-ı asaya sebebiyet verecektir.

    İnşikak-ı asa ise, “Allah'ın dînine ve Kur'an'a hep birlikte sımsıkı sarılın.” (Al-i İmran Sûresi: 103.) ayetine zıttır.

    Zaman, cemaat zamanıdır. Cemaatin ruhu olan şahs-ı manevi daha metindir ve tenfîz-i ahkam-ı şer'iyeye daha ziyade muktedirdir. Halife-i şahsi, ancak ona istinad ile vezaifi deruhte edebilir. Cemaatin ruhu olan şahs-ı manevî eğer müstakim olsa, ziyade parlak ve kamil olur. Eğer fena olsa, pekçok fena olur. Ferdin iyiliği de, fenalığı da mahduttur; cemaatin ise gayr-i mahduttur. Harice karşı kazandığınız iyiliği, dahildeki fenalıkla bozmayınız.

    Bilirsiniz ki, ebedi düşmanlarınız ve zıtlarınız ve hasımlarınız İslamın şeairini tahrip ediyorlar. Öyle ise, zaruri vazifeniz, şeairi ihya ve muhafaza etmektir. Yoksa, şuursuz olarak şuurlu düşmana yardımdır. Şeairde tehavün, zaaf-ı milliyeti gösterir; zaaf ise, düşmanı tevkif etmez, teşcî eder.

    Tarihçe-i Hayat sh. 125

  9. #9
    Vefakar Üye fütüvvet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    333

    Standart

    Fehim kardeş..çok saol
    Allah Razı olsun..
    istediğim konu tam bu olmasada maksada uygundur..

    diğerinde ilaveler vardı..daha detaylı idi ve sonundada şunu söylemiş üstadımız: bunlar "yani ekrad" ilerde başınıza bela olabilir..demiş..

  10. #10
    Ehil Üye yağmur_damlası - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Mesajlar
    1.189

    Standart

    burası belki size yardımcı olur

    Enbiyanın ekseri Şarkta ve hükemanın ağlebi Garpta gelmesi kader-i ezelînin bir remzidir ki, Şarkı ayağa kaldıracak din ve kalbdir, akıl ve felsefe değil. Şarkı intibaha getirdiniz; fıtratına muvafık bir cereyan veriniz. Yoksa, sa'yiniz ya hebâen gider, veya muvakkat, sathî kalır.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 24.01.09, 02:50
  2. İşbu Cihetten Dahi Deva Bulamadım.
    By Bîçare S.V. in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 11.12.08, 10:36
  3. Seni Aradım
    By slim in forum Şiirler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 15.08.08, 23:51
  4. Risaleden Bir Konuyu Arıyorum..
    By fütüvvet in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 17.06.08, 11:53

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0