+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 12 Sayfa var 1 2 3 11 ... SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 113

Konu: Risalelerde Şirk Var mı ??

  1. #1
    Yasaklı Üye nureddin79 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    36

    Standart Risalelerde Şirk Var mı ??

    Risalelerde geçen yazı şirkmidir, Allahtan başkasından yardım istemek. Biz Fatihada ''iyyakenabudu ve iyyaka nestein'' diyoruz. (Yalnız sana(allaha) ibadet eder ve yalnız senden yardım isteriz). Abdulkadir Geylaniden yardım istersek ona yalvarırsak bize yardım edebilirmi, bizim sıkıntılarımızı giderebilirmi ?? Alttaki yazıyı size sunuyorum.

    Beşinci vecih: Üstadımız kendisi söylüyor ki: "Ben sekiz-dokuz yaşında iken, bütün nahiyemizde ve etrafında ahali Nakşî tarikatında, ve oraca meşhur Gavs-ı Hizan namıyla bir zattan istimdat ederken, ben akrabama ve umum ahaliye muhalif olarak "Yâ Gavs-ı Geylânî" derdim. Çocukluk itibarıyla elimden bir ceviz gibi ehemmiyetsiz birşey kaybolsa, "Yâ Şeyh! Sana bir Fatiha, sen benim bu şeyimi buldur." Acaiptir ve yemin ediyorum ki, bin defa böyle Hazret-i Şeyh, himmet ve duasıyla imdadıma yetişmiş. (Sikke-i Tasdik-i Gaybî, Sözler Neşriyat s. 120.)

  2. #2
    Vefakar Üye Kur'aniyyun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Bulunduğu yer
    Gaziantep
    Yaş
    48
    Mesajlar
    577

    Standart

    Kardes, siz zor bir duruma dustugunuzde neden insanlardan yardim istiyorsunuz?
    الحمدلله على نور الايمان والقرآن

  3. #3
    Ehil Üye Fehim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Yaş
    56
    Mesajlar
    1.866

    Standart

    Muhterem kardeşim Allah hesab?na sevilen ve dualar?m?zda Allah indindeki makbuliyetleri munasebetiyle an?lan zevat hurmetine duan?n şirk ile yak?n uzak bir alakas? yoktur.Bu fikir baz? müfrit kardeşlerimizin iddias?d?r ve mesuliyetleride onlara aittir.

  4. #4
    Ehil Üye nurhanali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    3.463

    Standart

    Onun için bütün hayatımda umumiyetle Fâtiha ve ezkâr ne kadar okumuşsam, zât-ı Risaletten (a.s.m.) sonra Şeyh-i Geylânî'ye hediye ediliyordu. Ben üç-dört cihetle Nakşî iken, Kadirî meşrebi ve muhabbeti bende ihtiyarsız hükmediyordu. Fakat tarikatla iştigale ilmin meşguliyeti mâni oluyordu.

    Değerli Kardeşimiz;

    Zübeyir Ağabey, İstanbul’un fethi sırasında meydana gelen Cibali Baba kıssasını, Üstadımızdan dinlediği şekliyle şöyle anlatmıştır:

    “İstanbul’un fethi için muhasara sırasında atılan toplar, bir türlü hedefini bulmuyormuş. Bu sırada büyük maneviyat sahibi, Fatih’in hocası Akşemseddin, bunun sebebini araş*tırıyor ve buluyor. İstanbul surları içinde bulunan meczup ev*li*yadan Cibali Baba Hazretleri, manen Cenab-ı Hakkın bir is*mine mazhar olmuş. ‘Ya Rabbi! Gâvurcuklarımı ko*ru.’ diye o isimle dua edince toplar tesir etmiyor...

    Bunun ü*ze*rine Ak*şemseddin 40 gün çalışıyor. Cibali Baba’nın mazhar olduğu o isme kendi de mazhar oluyor. Hatta onu geçiyor. O isme mazhariyetle gelmiş olduğu makamdan onu az*lediyor. Bundan sonra atılan toplar hedefi vuruyor. Böyle*ce uzun ve yorucu bir muhasaradan sonra İstanbul fethediliyor.”


    Zübeyir Ağabey bunu naklettikten sonra şunu ilâve etti:

    “Bazen böyle meczup veliler, birçok şuurlu velinin duala*rının önüne geçiyor. Meselâ, Medine’de bulunan kambur kutbun, Üstadımızın dualarının önüne geçmesi gibi...”



    Selam ve dua ile...
    Sorularla Risale-i Nur Editör

    Kardeş evliyanın manevi tasarrufu himmeti vardır.Üstad da hz.şeyh-i geylani' nin manevi bir talebesi olduğu için manevi yardımlarına mazhar olmuştur.Dikkat ediyorsan zat-ı risaletten sonra yani peygamberimiz a.s.m dan sonra demektir.
    Risale-i nur bir imtihan kitabıdır.
    Davasına sadık olmayan insanların başarı ihtimali yoktur.



  5. #5
    Ehil Üye Fehim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Yaş
    56
    Mesajlar
    1.866

    Standart

    Peygamberimiz (sav) e selat ve selam getirmek canab-? Allah'?n hoşnutluğunu ve dualar?m?z?n makbuliyetine bereket olsun diye değilmidir? Bu güzel ve tavsiye edilen sena ve dua şirk olarak değerlendirilebilirmi?

  6. #6
    Ehil Üye nurhanali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    3.463

    Standart

    Değerli Kardeşimiz;

    Burada ifadeden ziyade niyet önemlidir. Manay? ismiyle şeyh veya veliden medet ummak caiz olmaz. Anacak tevessül edilebilir.

    ?stiğaseveya medet,yard?m istemek anlam?n? ifâde eder. Vesile (tevessül) gayeye vas?ta olan şeydir. Güneş ve ay gibi hizmeti çok da olsa. Kabe ve Hacerü'l-Esved gibi mukaddes de olsa cans?z veya zevilukul olmayan bir mahluktan istiğase etmek caiz değildir.

    Zevilukul yani ak?l sahibi kimselerden medet ummak meselesine gelince, bak?l?r, kendisinden istiğase edilen kimse salih ve mii'min değilse, ister haz?r olsun, ister gaib olsun kendisinden istiğase etmek caiz değildir. Fakat salih bir kul olursa, huzurunda veya kabri baş?nda olursa, şefaat dilemek maksad?yla ondan istiğase etmek caizdir.

    Çünkü ölü olan kimse her ne kadar berzah âlemine intikal etmiş ise de kendisine has bir hayat? vard?r. Peygamberimiz (sav) şöyle buyurmuştur: "Peygamberler kabirlerinde hayattad?rlar." Yine Bedir savaş?nda ölmüş müşrikler hakk?nda da şöyle buyurdular: "Siz bunlardan fazla işitmezsiniz; ancak cevap veremezler."

    Cumhur-u Ulemâya göre haz?r olmayan bir kuldan, salih de olsa istiğase etmenin caiz olduğuna dair âyel ve hadîs vârid olmad?ğ? gibi seleften de bir şey sabit olmam?şt?r. Haz?r olmayan kimse salih de olsa gayb? bilmediğine göre. istiğase edenin durumunu nas?l bilip şefaat edecektir? Avam tabaka bu hususu bilmediği için, hüsn-ü zandan dolay? ifrata kaç?yor. Salah?n ölçüsünü bilmediğinden salih olmayan? salih olarak telakki ettiği gibi, dünyan?n en uzak köşesinde de olsa inand?ğ? kimseden istiğase edip yard?m?n? istiyor.

    Bugünkü tarikatcilere göre makam sahibi olan bir veli ister ölü ister uzakta olsun ondan istiğase edilir. O yard?m etme yetkisine sahiptir. Özellikle ehli tasarrufun yard?m? dünyada olduğu gibi dünyadan göç ettikten sonra da vard?r, devam eder.

    Vesile ise gayeye yetişmek için vas?ta olarak kullan?lan şeydir.

    Bunlar?n çeşitleri vard?r:

    1- Cenab? Allah'?n isimlerini vesile k?l?p tevessül etmek: ?bn'i Mace. Hz. Aişe'den şunu rivayet etmiştir: Hz. Peygamber bir duas?nda şöyle buyurdular. "Allah'?m, temiz, hoş ve mübarek ismin hakk? için senden istiyorum.'"

    2- Kendisiyle tevessül edilen zat?n duas?n? vesile k?l?p istemek.

    3- Büyük ve salih kimsenin zat?n? vesile k?lmak suretiyle tevessül etmek: Meselâ. Allah'?m şu dileğimin yerine gelmesi için Peygamber'i veya Ebubekir'i vesile k?l?yorum demek gibi. Hz. Ömer (ra) yağmur duas?nda Hz. Ahbas'? (Peygamberimiz'in amcas?) vesile k?larak şöyle dua etti: "Allah'?m, biz Peygamber'in amcas?n? sana vesile k?l?yoruz, bunun için bize yağmur yağd?r" (Buhari).

    4- ?şlenen salih amelleri vesile k?larak tevessül etme: Meselâ. Allah'?m, senin için eda ettiğim şu hac veya şu ibâdeti sana vesile k?l?yorum; şu musibetten veya şu beladan beni kurtar demek gibi.

    Yukar?da sayd?ğ?m?z vesile çeşitleri ?slâm'da mevcuttur. Bunu inkâr etmek mümkün değildir. Vesile edinilen kimsenin vesile edenden üstün olmas? gerekmez, Hz. Peygamber (sav) Umre'ye gitmek için izin isteyen Hz. Ömer'e, "kardeşim bizi duadan unutma" dedi. Hem de Veysel Karaninin kendisine dua etmesi için Hz. Ömer'e emir verdi.

    Dinde vas?ta, vesile var m?d?r?

    Hikmet; hayatta ve başar?da vazgeçilmez unsurlardan biri olduğu gibi, bütün varl?klar?n sevk ve idaresinde de bir maya ve önemli bir kanundur.

    ?nsanlar; varl?klar?n? ve başar?lar?n?, bu hikmet denen kaide ve kurala, riayet ve itibarla paralel olarak elde ederler ve koruyabilirler.

    Hikmet: Yarat?c? ve yarat?lanlar aras?nda; sebebi, vesileyi ve vas?tay? zorunlu k?lmaktad?r.

    Zira yarat?c?n?n izzet ve büyüklüğü, kendisi ile varl?klar aras?ndaki münasebet ve denge, hikmetle ilgilidir. Ayr?ca varl?klar?n, yarat?c?s?na delil ve burhan olmas? ve onlar?n bir kitap gibi ehil insanlarca mütalaa edilip araşt?r?lmas? ve en önemlisi de, insanlar?n kendilerinin imtihan ve test edilerek dünyada ve ahirette başar?lar?n?n esas?, temeli ve alt yap?s?; hikmettir ve hikmetle ciddi münasebettir.

    Hikmetin nasip olduğu insanlar ise, varl?klar?n en şereflisi ve k?ymetlisidir.

    Bu esasa binaen varl?klar, eşya ve insan ile, yarat?c? aras?ndaki münasebet olgusunun genel ad?, hikmettir.

    Cans?zlar ve canl?lar aras?ndaki irtibatlar,

    Yarat?lma ve yaratma aras?ndaki perdeler,

    Hastal?k ve afiyet aras?ndaki sebepler,

    Kulluk ve ona bağl? neticeler,

    Tebligat ve hidayet aras?ndaki ilişkiler,

    Ziraat, ticaret, sanat ve ibadetlerin, neticeleri ile münasebetlerinde hikmet esas olup, onun gereği olan sebepler, vesileler ve vas?talar, işin mahiyeti icab? olacakt?r ve vard?r.

    Burada vas?talar?n olmas?, hikmet aç?s?ndan kudret ve izzeti ilahiyece lüzumlu olmakla beraber, Cenab-? hakk?n birliği ve celali de, bu vas?talar? müessiriyetten azletmektedir. Sadece ve sadece vesile olarak kalmas?n?, hikmet icap ettirmektedir.

    Demek ki vas?talar, Allah’?n hakim ismi iktizas?nca yarat?l?ş?n bir esas?d?r.

    ?şte bu manadaki vas?talar; mahiyeti icab? dinimizde de vard?r ve gereklidir.

    Mesela: Hidayetin vas?tas?, peygamberlerdir.

    Allah’?n peygamberlerine emirlerinin vas?talar?, meleklerdir.

    Kelam-? ezelinin vas?talar?, kitaplar ve suhuflard?r.

    Tecelliyat?n ve tezahürat?n vas?talar?, mucizeler ve sanatlard?r.

    Aff?n ve mükafat?n vas?tas?, ikramlar ve cennettir.

    Kahr?n ve cezan?n vas?tas?, hadler ve cehennemdir.

    Ubudiyetin ve kulluğun vas?tas?, ibadetlerdir.

    Allah’a yaklaşman?n vas?tas? ise, marifet ve takvad?r.

    O halde; vas?tan?n olmad?ğ? hiçbir yer, durum ve zaman yoktur.

    Vas?tas?z olan şeylerin idraki, anlaş?lmas? ve münasebetleri bilinmez.

    Buraya kadar anlatt?klar?m?zda önemli olan nokta şudur: Bu vas?talar?n; sadece vesileden ileri geçmemesi, şeffaf ve nezih olmas?, hakikatleri perdelememesi ve örtmemesi, özellikle de, kul ile Allah aras?ndaki münasebete kuvvet vermesi ve kesmemesidir.

    Hakikatler ile, muhataplar? aras?ndaki, hikmet icab? olan vas?talar; kesif olup irtibat? keser ise, o zaman hikmet ortadan kalkar ve mahsurlar meydana gelir. O vas?ta, vas?ta olma özelliğini kaybeder.

    Mesela; bir matematik kitab? ile, talebelerin aras?na öğretmenlerin girmesi, talebe ile kitab? kaynaşt?r?r. Muhabbeti art?r?r. ?lme de kuvvet verir. Öğretmenler bu anlamda vas?ta olarak bir yekun teşkil etmektedirler.

    Sanatkarlar; sanatlarla ç?raklar aras?nda, maharetin intikalinde vas?tad?rlar. Aksi halde sanatlar?n ve maharetlerin nesli kesilir ve güdük kal?r.

    Aynen öyle de; maneviyat büyükleri de Allah ile kul aras?nda, kulun rabbi ile münasebetini teminde ve muhafazas?nda şeffaf vas?tad?rlar. Bunlar?n aradan çekilmesi kul ile Allah münasebetini bozar ve irtibat? keser.

    Ancak, vas?ta olmak da kolay bir şey değildir. Bu işe ehil olmak ve erbab? olmak meselenin önemli noktas?d?r.

    Yani matematik kitab? ile öğrenci aras?na vas?ta olarak, öğretmen girmelidir. Ancak bu, müzik öğretmeni olursa, o işten hay?r gelmez.

    Hasta ile hastal?k aras?na hikmet icab? şeffaf vas?ta olan doktor girmelidir. Ancak, doktor yerine mühendis girer ise, ölüm meleğine hizmetten başka bir şeye yaramaz.

    Nas?l ki göz ile eşya aras?na, gözlükler giriyor. Kulak ile seslerin aras?na duyma cihazlar? giriyor. Ve bunlar vas?ta olarak, gözleri ve kulaklar? avam olanlar?n, daha iyi görmesini ve işitmesini temin ediyor ise;

    Aynen öylede, akl? ve kalbi avam olanlar?n, hakikatlerle aralar?na vas?fl? ve ehil insanlar?n girmeleri onlar?n marifetlerini ve faziletlerini art?r?r ve inkişaf ettirir. Manevi hayatlar nizam ve intizam alt?na girer. Çünkü avam-? nas ç?plak hakikatleri göremezler ve idrak edemezler. Ancak vas?talarla hakikatleri alg?layabilirler

    Kur-an’? kerimdeki teşbihler, temsiller ve al?ş?la gelmiş misaller ve örnekler; insanlar ile, zorlanacaklar? hakikatler aras?nda bir çeşit numaral? gözlük ve dürbün gibi kutsi ve şeffaf vas?talard?r.

    Buna binaen vas?tay? inkar; hikmeti, yard?m?, fayday?, nizam?, iyiliği ve maslahat? inkar ve yalanlama demektir. F?trata ve hakikate z?t bir davran?şt?r.

    Fakat her şeyin istisnas? ve su-i istimali olduğu gibi; vas?talar da zamanla deforme olmuş, yanl?ş kullan?lm?ş ve çirkin örnekleri maalesef zaman?m?za kadar gelmiştir. Bunlar?n düzeltilmesi ve nizama sokulmas? veya tadil edilmesi icab ederken vas?tal?k müessesesini toptan ve kotken y?pratmak ve inkar etmek vicdana s?ğmaz.

    Islah? mümkün iken, ifnas?n? tercih etmek azim bir hata olur.

    Demek ki vas?tal?k; şeffaf cam gibi, hakikatle irtibat? sağlayan, münasebetleri nizam ve intizam alt?na alan bir tensib-i ilahidir.

    Her yerde olduğu gibi, dinimizde de vas?ta vard?r ve olacakt?r. Ancak ruhbanl?k tarz?nda kesif olan; ilgiyi, alakay? ve hürmeti sadece kendine hasredip, hakikatler ve Cenab-? hakla münasebeti k?racak ve kesecek tarzda olan vas?talar, bir nevi gizli şirkdir. Bu anlamda vas?ta, f?tratta ve yarat?l?şta olmad?ğ? gibi, dinimizde de yoktur ve olamaz.

    ?şte vas?talara yukar?daki değerlendirmeler aç?s?ndan bakmak, bizleri hem fikir hem de muamelat aç?s?ndan ifrat ve tefritten korur, bütün duygu ve düşüncelerimizi s?rat-? müstakim olan orta yola çeker, hayata istikamet, huzur ve saadet verir.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla ?slamiyet Editör
    Risale-i nur bir imtihan kitabıdır.
    Davasına sadık olmayan insanların başarı ihtimali yoktur.



  7. #7
    Yasaklı Üye nureddin79 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    36

    Standart

    "Yalniz Rabbine yönelip, O'ndan iste" ( Insirah - 8 )
    "Yalniz Sana kulluk eder ve yalniz Senden yardim/medet dileriz" ( Fatiha - 5 )
    "De ki : Allah'i birakip da kendilerinde birsey var zannettiklerinizi cagirin. Onlar sizden herhangi bir sikintiyi gideremez ve degistiremezler" ( Isra - 56 )

    Müşrikler Allahtan başkas?na yalvar?rlar ve Allahtan başkas?ndan isterler. Hani hay?r ve şerr Allahtand? ?? Nas?l olurda ''Ya Abdulkadir Geylani Hazretleri, imdad?ma yetiş bana yard?m et beni kurtar'' diyebilir bir müslüman. Bunu ancak müşrikler yapar...

  8. #8
    Müdakkik Üye uSuLca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2007
    Bulunduğu yer
    Ankara & Kütahya
    Mesajlar
    877

    Standart

    nureddin79 kardeş önce s?k? bir araşt?rma yap sonra bu konulara değin zira ayak ustu konusulacak konular deg?l bunlar..

  9. #9
    Yasaklı Üye nureddin79 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    36

    Standart

    Ş?RK
    Şirk, ALLAH'a (c.c.) ortak koşmak demektir. Şirk üç türlüdür. Büyük şirk, küçük şirk, gizli şirk.
    1- Büyük Şirk: ?nsan? ?slam dininden ç?kar?r. Yap?lan bütün salih amelleri boşa ç?kar?r. Tevbe edilmeden ölündüğü takdirde sahibini Cehennemde ebedi kalmaya götürür. Şirkin d?ş?ndaki günahlar?n bağ?şlanmas? ALLAH'?n (c.c.) dilemesine kalm?şt?r. ALLAH (c.c.) şirk koşmadan ölen kişiyi, dünya dolusu günah? olsa bile, "La ilahe illALLAH" kelimesinin fazileti sebebiyle -ister günahlar?n?n cezas?n? çektirdikten sonra, isterse de günahlar?n?n cezas?n? çektirmeden- affedecektir.

    1- Büyük şirk
    a- Dua, korku, s?ğ?nma vb. konularda ortaya ç?kan şirk çeşidi. Ölülerden yard?m istemek gibi.

    b- ?taat konusunda ortaya ç?kan şirk çeşidi: ALLAH'?n (c.c.) helal (serbest) k?ld?ğ?n? haram (yasak) k?lan birine, itaat etmek demektir.
    c- Sevgi konusunda ortaya ç?kan şirk çeşidi:
    Herhangi bir şeyi ALLAH (c.c.) kadar veya ALLAH'tan (c.c.) daha çok sevmektir.

    2- Küçük Şirk: ?nsan? ?slam dininden ç?karmaz.
    Fakat büyük günahlardan daha büyük günaht?r. Örneğin; riya, ALLAH'tan (c.c.) başkas? ad?na yemin etmek, 'ALLAH ve sen dilersen bu iş olur' demek vb.


    3- Gizli Şirk: Şirk, karanl?k bir gecede, dümdüz bir kayan?n üzerinde yürüyen, siyah bir kar?ncan?n ayak sesinden daha gizlidir. Daha çok sevgi, korku, umut gibi konularda görülebilir.
    Rasuller bile ALLAH'a (c.c.) şirk koşmaktan korkup dua etmişlerdir. Bu yüzden tüm müslümanlar?n şirk ve şirk ehlinden uzak durmas? ve ALLAH'a (c.c.) dua edip, tevbe-istiğfar etmesi gerekir.

  10. #10
    Ehil Üye nurhanali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    3.463

    Standart

    Evvela senin niyetin nedir.Çünkü cerbeze yap?yorsun laflar? eğip büküp yaz?yorsun.Çünkü üstad orda gel beni kurtar m? diyor.Ceviz gibi ehemmiyetsiz bir şey diyor.Yani ne demek istiyorsun doğruca yaz.Deki sizin üstad?n?z şu yada bu ne yani?
    Madem müslümans?n dosdoğru konuş bizde ne demek istediğini bilelim.
    Risale-i nur bir imtihan kitabıdır.
    Davasına sadık olmayan insanların başarı ihtimali yoktur.



+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. şirk
    By karolin in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 18.12.13, 10:42
  2. Cehennemi Kızdıran Şirk
    By KıL_BeNi_Ey_NaMaZ in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10.12.08, 14:41
  3. Yoğurttan Şirk'e
    By AkledenKalb in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 11.07.08, 07:36
  4. Gizli Şirk
    By hasretdenizi in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 11.11.06, 00:00
  5. Şirk ve Riya Birlikteliği
    By elff in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 31.08.06, 22:06

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0