+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 6 ve 6

Konu: Eczaneden Sorulan "Sözler" ve "Lem'alar" Bir Mektup

  1. #1
    Müdakkik Üye visal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Mesajlar
    892

    Standart Eczaneden Sorulan "Sözler" ve "Lem'alar" Bir Mektup

    Eczaneden sorulan "Sözler" ve "Lem'alar"
    Bir Mektup
    Salih Gökkaya'nın 1. ve 2. Mektupları önümde duruyor. Defalarca okudum. Çok duygulandım ve çok ibret aldım.
    Ayrıca, benim hayatımla da az çok bir benzerliği var. Risale-i Nur, beni de büyük bir bunalımdan kurtardı. Yeniden hayata döndüm, diyebilirim. Kısaca anlatayım:
    "Ben, çok zengin bir iş adamının tek çocuğu olarak dünyaya geldim. İhtiyaç adına hiçbir noksanlık duymayan bir aile hayatımız vardı. Ayakkabı değiştirir gibi araba değiştiriyor, su gibi para harcıyordum. Gençliğim çok hareketli ve çok hızlı sürmekteydi. İstediğim her şeye sahip oldum, güzel denilen bütün yerleri gezdim, gördüm. Ayrıca turist çeken bütün ülkeleri de bir bir dolaştım.
    "Her şey, önüme ve ayağıma serilmişti. Öyle bir an geldi ki, kavuşacağım hedeflerim bitti, tadılacak lezzetler tükendi. Veya artık bütün güzellikler ve lezzetler bana yabancılaşmaya başladı. İçimde, yavaş yavaş ve gizliden gizliye beni kemiren bilmediğim bir huzursuzluk belirmeye başladı.
    "Yıllar yılı, geçti geçecek ümidiyle, bekledim, durdum. Ama o gizli huzursuzluk gittikçe artıyor, uykularımı, hayatımı ve sevincimi alt üst ediyordu.
    "Bedenen de çok yorgun ve bitkin düştüğümü anlayınca, babam beni yerli ve yabancı ne kadar ünlü psikiyatrist, psikolog varsa hepsine götürdü, tedaviye çalıştı. Ne yazık ki bütün bunlar, içimi küçük bir yılan gibi sıkan huzursuzluğuma bir çâre olamamıştı. O mutlu ve herşeye gücü yeten ailemiz, yıllardır bir mâtem havası yaşıyordu.
    "Öyle bir an geldi ki, artık dayanamaz oldum. Âdeta gizli bir el, ruhumu, kalbimi ve kafamı avuçluyor, sıkıyor, eziyor ve beni çıldırtacak gibi bunaltıyordu. Bu arada babam da ölünce, bütün bütün yıkıldım ve bunaldım. 'Tımarhanelik bir insan oldum' diye korkmaya başladım.
    "Bir gün, okulda beraber okuduğumuz bir arkadaşımı gördüm ve durumumu ona da anlattım.
    "Yurt dışı seyahatlere çıksana' dedi."
    "Gezmediğim yer kalmadı' dedim.
    "Ben Suudi Arabistan'da faaliyet gösteren İtalyan firmasında çalışıyorum. Eğer istersen oraya gidelim. Belki havası iyi gelir. Biraz değişik bir beldedir' dedi.
    "Düşündüm. Belki 'faydası olur' diye kabul ettim. Orası Müslüman bir devlettir. Ama Müslümanlığı, adından başka tanımıyordum. Bizim evimizde her şey bulunurdu, ama Müslümanlığın izi bile yoktu.
    "Birlikte Cidde'ye uçtuk. Günlerce şehir şehir dolaştım. Ama nafile... Aradığım dermanı bir türlü bulamıyordum.
    "Bu ümitsizlik içinde, Medine'de bir otel odasındaydım. Artık her şey bana bir hoş görünüyordu. 'Eyvah' dedim, 'Galiba yolun sonuna geldim'. Kendimi ilk defa bu kadar âciz ve yardıma muhtaç hissettim. Birden aklıma Allah geldi. Ama nasıl yalvarıp yakaracağımı bile bilmiyordum. Birkaç kelime mırıldandım.
    "Bu sıkıntı içinde dalmışım.
    "Baktım, rüyamda odaman kapısı açıldı. Sarıklı, cübbeli bir zat göründü.
    "Hasta olan sen misin?' diye sordu.
    "Şaşkınlık içinde:
    "Evet' dedim.
    "Ben doktorum, seni muayene edeceğim' dedi.
    "Hayret ettim. Hiç doktora benzer bir tarafı yoktu.
    "Siz nasıl bir doktorsunuz?' diye sordum.
    "Evladım' dedi. 'Ben bu asrın doktoruyum. Sen derdini anlat bana.'
    "Anlattım. Beni sessizce dinledi.
    "Sana bir reçete yazacağım' dedi. 'Eğer bu ilâçları kullanırsan hiç korkma hemen düzeleceksin.'
    "Tebessümle saçlarımı okşadı.
    "Söylediğimi yaz' dedi.
    "Elime kalemi alıp, harfi harfine yazdım.
    "... Sözler, Lem'alar, Mektubat, Şualar, Asa-ı Musa... Bu ilâçları kullanırsan, hiçbir şeyin kalmayacaktır.
    "Büyük bir heyecanla uyandım. Hemen kâğıda ve kaleme sarılarak, söylenilen ilâçları aynen yazdım. Ama bunlar, benim kullandığım ilâçlara benzemiyordu. Ve gecenin ortasında sokağa fırladım. Sevincimden ne yaptığımı bilemiyordum. Rüyanın ciddiliği bana öyle bir kanaat vermişti ki, beni yıllardır kemiren bu dertten kurtulacağıma inanmıştım.
    "İlk rastladığım eczaneye girdim. Kâğıdı görevliye uzattım. Adam, baktı baktı:
    "Bizde böyle bir ilâç yok' dedi. 'Bu ilâçlar, ya çok öncenin, ya da çok yeni, henüz bizim elimize geçmemiş olabilir.'
    "Başka bir eczaneye girdim. Bir başkasına, bir başkasına daha... Ama, o ilâçlardan kimsede yok. Yol üstünde bir hastane vardı. Oraya başvurdum. Beyaz tenli bir genç bir doktor, reçeteyi elimden aldı ve gülümsedi:
    "Bunlar ilâç değil, kitap' dedi.
    "Nasıl olur' diye hayret ettim.
    "Ben Alman asıllıyım' dedi, 'bu kitapları ben de okudum. Yazan Türk'tür. Nasıl temin edeceğiniz konusunda yardımcı olabilirim.
    "Kitapları temin ettim ve odama kapanıp bitirinceye kadar okudum.
    "Şimdi ben de kendimi yeniden doğanlar arasında sayıyor ve benim durumumdaki herkese aynı ilâçları tavsiye ediyorum.
    Mesut UÇAN
    Sath-ı arz bir mescid, Mekke bir mihrab, Medine bir minber... O bürhân-ı bâhir olan Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselâm bütün ehl-i îmânâ imam, bütün insanlara hatib, bütün enbiyaya reis, bütün evliyaya seyyid, bütün enbiya ve evliyadan mürekkeb bir halka-i zikrin serzâkiri...

  2. #2
    Müdakkik Üye visal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Mesajlar
    892

    Standart

    "Bakt?m, rüyamda odaman kap?s? aç?ld?. Sar?kl?, cübbeli bir zat göründü.
    "Hasta olan sen misin?' diye sordu.
    "Şaşk?nl?k içinde:
    "Evet' dedim.
    "Ben doktorum, seni muayene edeceğim' dedi.
    "Hayret ettim. Hiç doktora benzer bir taraf? yoktu.
    "Siz nas?l bir doktorsunuz?' diye sordum.
    "Evlad?m' dedi. 'Ben bu asr?n doktoruyum. Sen derdini anlat bana.'
    "Anlatt?m. Beni sessizce dinledi.
    "Sana bir reçete yazacağ?m' dedi. 'Eğer bu ilâçlar? kullan?rsan hiç korkma hemen düzeleceksin.'
    "Tebessümle saçlar?m? okşad?.
    "Söylediğimi yaz' dedi.
    "Elime kalemi al?p, harfi harfine yazd?m.
    "... Sözler, Lem'alar, Mektubat, Şualar, Asa-? Musa... Bu ilâçlar? kullan?rsan, hiçbir şeyin kalmayacakt?r.
    Sath-ı arz bir mescid, Mekke bir mihrab, Medine bir minber... O bürhân-ı bâhir olan Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselâm bütün ehl-i îmânâ imam, bütün insanlara hatib, bütün enbiyaya reis, bütün evliyaya seyyid, bütün enbiya ve evliyadan mürekkeb bir halka-i zikrin serzâkiri...

  3. #3
    Müdakkik Üye visal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Mesajlar
    892

    Standart

    Halit Ertuğrul abimizin kendini arayan adam adl? kitab?ndan dolay? halit abiye gönderilen mektuplardand?r.
    Sath-ı arz bir mescid, Mekke bir mihrab, Medine bir minber... O bürhân-ı bâhir olan Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselâm bütün ehl-i îmânâ imam, bütün insanlara hatib, bütün enbiyaya reis, bütün evliyaya seyyid, bütün enbiya ve evliyadan mürekkeb bir halka-i zikrin serzâkiri...

  4. #4
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Çok teşekkürler. Nur sohbetlerinin değişmez klasikleri arasında aslında ..Ama tekrar takrar hatırlanması gereken anekdotlar aslında..

  5. #5
    Ehil Üye yasemenn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Mesajlar
    2.469

    Standart

    Eczaneden sorulan "Sözler" ve "Lem'alar"


    Teşekkürler bu paylaşım için...

    Allahımm ne değerli, paha biçilmez ,eşi benzeri olmayan harika bir nimetle nimetlendirmişsin biz acizleri...
    Sana ne kadar şükretsek ne kadar secde etsek az biliyorum...
    Hakkıyla okuyan hakkıyla yaşayanlardan eyle bizi...
    Cihan dolu bela başında varken ne bağırırsın küçük bir beladan, gel tevekkül kıl;
    Tevekkül ile bela yüzüne gül, ta o da gülsün. O güldükçe küçülür, eder tebeddül...

  6. #6
    Müdakkik Üye visal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Mesajlar
    892

    Standart

    Alıntı yasemenn Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Eczaneden sorulan "Sözler" ve "Lem'alar"



    Allahımm ne değerli, paha biçilmez ,eşi benzeri olmayan harika bir nimetle nimetlendirmişsin biz acizleri...
    Sana ne kadar şükretsek ne kadar secde etsek az biliyorum...
    Hakkıyla okuyan hakkıyla yaşayanlardan eyle bizi...
    Amin.
    Sath-ı arz bir mescid, Mekke bir mihrab, Medine bir minber... O bürhân-ı bâhir olan Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselâm bütün ehl-i îmânâ imam, bütün insanlara hatib, bütün enbiyaya reis, bütün evliyaya seyyid, bütün enbiya ve evliyadan mürekkeb bir halka-i zikrin serzâkiri...

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Yalnızca "La İlahe İllallah" Demek Yeterli midir? "Muhammedür Resulullah" Demeden?
    By ZÜMRÜT in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 25.04.17, 13:15
  2. "Ene" ve "Zerre"den İbaret Bir "Elif" Bir "Nokta"dır.
    By Ene-Zerre in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 29
    Son Mesaj: 21.04.17, 20:29
  3. Hayatıyla bir "Elif" yazar, "Vav" vuslatıyla yürür, yüreği "Hu" okur..
    By gamze-i_dilruzum in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 21.04.17, 20:28
  4. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 05.09.08, 13:57
  5. "Vücudunu, Mucidine Feda Et" ve "Ruhumu Rahmana Teslim Eyledim" Ne Demektir?
    By sahabe86 in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 24.07.08, 15:22

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0