+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 6 ve 6

Konu: Yağmursuzluğun Manevi Sebepleri

  1. #1
    Dost seyyah83 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Bulunduğu yer
    Bayburt
    Mesajlar
    29

    Standart Yağmursuzluğun Manevi Sebepleri

    Alıntı hüşyar Nickli Üyeden Alıntı
    YAĞMURSUZLUĞUN MANEV? SEBEPLER?

    (Bana hizmet eden küçücük bir Risâle-i Nur talebesinin çoklar nam?na sorduğu suâline cevapt?r.)

    Suâl: Üstad?m, yağmur duâs? ve namaz?n neticesi görünmedi, faydas?z kald?. ?ki üç defa bulut topland?, yağmur vermeden dağ?ld?. Neden?

    Elcevap: Yağmursuzluk, bu çeşit duâ ve namaz?n vaktidir, illeti ve hikmeti değil. Nas?l ki güneş ve ay?n tutulmas? zaman?nda küsuf ve husuf namaz? k?l?n?r ve güneşin gurubuyla akşam namaz? k?l?n?r; öyle de, yağmursuzluk, kurakl?k, yağmur namaz?n?n ve duâs?n?n vaktidir. ?badet ve duân?n sebebi ve neticesi emir ve r?za-i ?lâhidir, faydas? uhrevidir. Eğer namazdan, ibadetten dünyevî maksatlar niyet edilse, yaln?z onlar için yap?lsa, o namaz battal olur. Meselâ, akşam namaz? güneşin batmamas? için ve husuf namaz? ay?n aç?lmas? için k?l?nmaz. Öyle de, bu nevi ibadet, yağmuru getirmek için k?l?nsa yanl?ş olur. Yağmuru vermek Cenâb-? Hakk?n vazifesidir. Biz vazifemizi yapt?k; Onun vazifesine kar?şmay?z.

    Gerçi yağmur namaz?n?n zahir neticesi yağmurun gelmesidir; fakat as?l hakikî, en menfaatli neticesi ve en güzel ve tatl? meyvesi şudur ki: Herkes o vaziyetle anlar ki, onun tay?n?n? veren babas?, hanesi, dükkân? değil; belki onun tay?n?n? ve yemeğini veren, koca bulutlar? sünger gibi ve zemin yüzünü bir tarla gibi tasarrufunda bulunduran bir Zat, onu besliyor, r?zk?n? veriyor. Hatta en küçücük bir çocuk da, daima aç olduğu vakit validesine yalvarmaya al?şm?şken, o yağmur duâs?nda, küçücük fikrinde büyük ve geniş bu mânây? anlar ki: Bu dünyay? bir hane gibi idare eden bir Zat, hem beni, hem bu çocuklar?, hem validelerimizi besliyor, r?z?klar?n? veriyor. O vermese, başkalar?n?n faydas? olmaz. Öyleyse Ona yalvarmal?y?z der, tam imanl? bir çocuk olur. Bu münasebetle k?sac?k alt? nokta beyan edilecek.

    Birinci nokta: Nimet ve rahmet-i ?lahiyenin fiyat?, şükürdür. Biz şükrü hakk?yla vermedik. Evet, rahmetin fiyat?n? şükürle vermediğimiz gibi; zulmümüzle, isyan?m?zla gazab? celb ediyoruz. Şimdi zemin yüzünde zulüm ve tahribat, küfür ve isyan ile, nev-i beşer tam tokada kendini müstahak etti ve dehşetli tokatlar yedi. Elbette bir parça hissemiz de olacak.

    ?kinci nokta: Hadiste var ki: “Hatta deniz dibindeki bal?klar dahi günahkâr ve zalimlerden şekva ediyorlar ki, onlar?n yüzünden yağmur kesilir, hatta bizim de nafakam?z azal?r” derler. (Et-Terğib ve’t-Terhib, 1:28; Hayatü l-Hayavânü’l-Kübra, 1.381) Evet, bu zamanlarda öyle günahlar, zulümler oluyor ki, rahmet istemeye yüzümüz kalm?yor, masum hayvanlar da azap çekerler.

    Emirdağ Lâhikas?, s. 31, Y.A.N.

    Yeni ASYA 19.02.2007 / Lahika Sayfas?
    Alıntı hüşyar Nickli Üyeden Alıntı
    Üçüncü nokta : Ayette vard?r: "Öyle musibetten kaç?n?z ki, geldiği vakit zalimlere mahsus kalmaz, masumlar ve mazlumlar da içinde yanar." 2 Çünkü, musibet-i ammeden masumlar harika bir tarzda, yang?n içinde selamette kalsalar, hikmet-i diniye bozulur. Çünkü din bir imtihan, bir tecrübedir. O vakit, Ebu Cehil gibi fenalar, aynen Ebu Bekir-i S?dd?k Rad?yallahu Anh gibi tasdik ederler. Onun için, musibet-i ammede masumlar da bela çekerler.

    Dördüncü nokta : Şimdi, malda ve r?z?kta hilelerle suistimal ile, rüşvetle çok haram kar?şt?ğ? ve ekinciler kendi mal?na hakk?yla sahip olmad?ğ? ve on adamdan iki-üçü tam rahmete müstahak ise, ekincilerin mal?ndan istifade edenlerden beş-alt?s? ya zulümle, haram kar?şt?rmakla, ya şükürsüzlükle rahmete istihkak?n? kaybediyor.

    Beşinci nokta : Risale-i Nur, bu Anadolu memleketine, belalar?n def'ine ehemmiyetli bir vesiledir. Sadaka nas?l belay? def ediyor; onun intişar? ve okunmas? külli bir sadaka nev inde semavi ve arzi belalar?n def'ine çok emareler ve çok hadiselerle tebeyyün etmiş. Hatta Kur'ân ?n işaretiyle tahakkuk etmiş. Ve yazmas?n? ve intişar?n? men etmek zamanlar?nda dört defa zelzelelerin başlamas? ve intişar?yla durmalar? ve Anadolu da ekser okunmas? ?kinci Harb-i Umuminin Anadolu ya girmemesine bir vesile olduğu Sure-i Ve l-Asr işaret ettiği, bu iki ay kurakl?k zaman?nda mahkemenin Risale-i Nur'un beraatine ve vatana menfaatli olduğuna dair karar?n? Mahkeme-i Temyiz tasdik ederek tam bir serbestiyetle Risale-i Nur'un intişar ve okunmas?n? beklerken, bütün bütün aksine olarak men edilmesi ve mahkemedeki risalelerin sahiplerine iade edilmemesi ve bizi de o cihetle konuşmaktan men etmeleri cihetiyle, belalar?n def'ine vesile olan bu külli sadaka-i maneviye karş? ç?kamad?, günah?m?z neticesi kurakl?k başlad?.

    Alt?nc? nokta : Yağmursuzluk bir musibettir ve ceza-y? amel bir azapt?r. Buna karş?, ağlamakla ve hüzün ve kederle, niyaz ve hazinane yalvarmakla ve pek ciddi nedamet ve tevbe ve istiğfar ile karş?lamak ve sünnet-i seniye dairesinde, bid alar kar?şmadan, şeriatin tayin ettiği tarzda dergah-? ?lahiyeye iltica etmek ve dua ve o hale mahsus ubudiyetle mukabele etmektir.
    Hem böyle umumi musibetler, ekser nas?n hatas?ndan geldiği cihetle, o insanlar?n ekseri (k?sm-? azam?) tevbe ve nedamet ve istiğfar etmekle def olur.
    Biz Risale-i Nur şakirtleri dünyaya çok ehemmiyet vermediğimizden, dünyaya yaln?z Risale-i Nur için bakt?ğ?m?zdan, bu yağmursuzlukta dahi o noktadan bak?yoruz. ?şte, Denizli de mahkemeye verilen cüz i bir k?s?m Risale-i Nur, sahiplerine iadesinin ayn? zaman?nda, burada dahi bir k?s?m zatlar yazmaya başlamalar? ayn? vaktinde, bu yağmursuzlukta bir derece rahmet yağd?. Fakat Risale-i Nur'un serbestiyeti cüz i olmas?ndan, rahmet dahi cüz i kald?. ?nşaallah, yak?nda benim de risalelerim iade edilecek, tam serbest ve intişar? küllileşecek ve rahmet dahi tam olacak.
    ...


    Emirdağ Lahikas?

    Paylaş?m için Allah raz? olsun
    bilinmelidir ki nimetler al?nmadan k?ymeti bilinmeli. Daha birkaç sene evvel soğuklardan şekvac?yd?k. anlad?k ki; soğuğa çare var ama socağa yok.
    Konu elff tarafından (30.05.07 Saat 01:18 ) değiştirilmiştir.
    Selam ve Dua İle...

  2. #2
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    Risale çok okumama?z laz?md?r.hani risale yasaklan?yor,perde arkas?na girince bela geliyor du.diyor üstad?m.

    ne zamanki ortaya ç?kt?,belada geri çekiliyor.

    şimdi çok okuyup,yaşama zaman?d?r.hemde tefekkürane..
    Konu elff tarafından (30.05.07 Saat 01:19 ) değiştirilmiştir.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  3. #3
    Yönetici SeRDeNGeCTi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    33
    Mesajlar
    5.901

    Standart

    Alttaki linkde de konu hakk?nda bilgi sahibi olunabilir:
    http://www.risaleforum.com/forum_pos...ID=31332#31332
    Konu elff tarafından (30.05.07 Saat 01:19 ) değiştirilmiştir.
    Anlamını Bilmediğiniz Kelimelerin Üzerine Çift Tıklayınız...

    Sual: Belki onlar eski hali istiyorlar?
    Cevap: Size kısa bir söz söyleyeceğim; ezber edebilirsiniz: İşte, eski hal muhal; ya yeni hal veya izmihlâl...
    (Bediüzzaman Said Nursi)


    Ne hayal, ne kuruntu hakikat istiyorum.
    Hakikat, hakikat, hakikat istiyorum!.. (Osman Yüksel SERDENGEÇTİ)




  4. #4
    Yönetici SeRDeNGeCTi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    33
    Mesajlar
    5.901

    Standart

    Kar Niçin Yağar? (Hikmetler)

    Çocuklara sorarlar: “- Tavuk mu yumurtadan ç?kar, yoksa yumurta m? tavuktan ç?kar?” Bu soruya benzetmeğe çal?ş?p sorsak: “- Kar yağd?ğ? için mi hava soğuk olur; hava soğuk olduğu için mi kar yağar?” ?ki soru birbirine benzese de, cevaplar? birbirine benzemez.
    Okullarda, ders kitaplar?nda, ansiklopedilerde vb. kitaplarda “Kar niçin yağar?” başl?ğ? alt?nda söylenenler, asl?nda “kar”?n niçin değil, nas?l yağd?ğ?na dairdir. “Nas?l?” ve “Niçin?” soru edatlar?n?n kullan?l?ş yerlerinin doğru seçimine ekseriya dikkat edilmez. “?lim” ve “Bilim” kelimelerinin doğru yerlerde kullan?lmad?ğ?na da çok rastlan?r. “?lmî hakikatlar” ve “Bilimsel gerçekler” de, her zaman birbirinin yerine kullan?labilecek manâda değildir.

    Yale Üniversitesi profesörlerinden Prof. Dr. Arthur THOMSON, bu yanl?şl?ğ? şöyle izah ediyor:

    “Hakikat yaln?z bilimin gösterdiğidir, demek doğru değildir. Çünkü bilim şunlar? arar:

    -Bu nedir? Ve hangi sebeplerle meydana gelmiştir?

    Şunlar ise:

    -Bu niçin böyledir? Bunun manâ ve gayesi nedir? Bilimin sahas?na girmez. Her şeyin ‘Niçin’i bilimi aşar, bu bilimin ötesidir. Bu problemleri felsefe cevapland?rmağa çal?ş?r. Felsefenin de sükût ettiği hallerde, beşerin imdad?na din yetişir ve bizi huzura sevk eder.”

    “-Kar niçin yağar?” sorusuna cevap olarak söylenecek doğru bilgiler, “kar”?n yağmas?n?n hikmetleridir. Bu hikmetleri, “kar”?n kendisinden bilmek büyük bir yanl?ş olur. Bunlar, “ilâhî hikmetler”dir. Kar, bütün varl?klar? yaratan, idare eden Allah(c.c.)’?n Hakîm isminin, diğer baz? isimleriyle birlikte tecellîleri sebebiyle yağar.

    +- “Kar”?n nas?l yağd?ğ?n?n cevab? ise, fen kitaplar?nda bu mevzuda yaz?lanlard?r. Asl?nda, yaln?z kar?n yağmas?nda değil, etraf?m?zdaki varl?k âleminde gördüğümüz ve göremediğimiz her şeyde, Allah(c.c.)’?n diğer baz? isimleri ile birlikte, bilhassa Hakîm isminin tecellîleri vard?r. Çünkü, bu dünya dâr-ul hikmet; insan?n ölüm kap?s?ndan geçerek gideceği âhiret âlemi ise dâr-ul kudrettir. Yani bu dünyada olanlar, Allah(c.c.)’?n koyduğu sebebler perdesiyle cereyan eder; bu sebebleri yapan ve çal?şt?ran müsebbib-ül esbâb? (bütün sebebleri meydana getiren Allah’?) bu sebebler perdesinde tak?l?p kalmadan tan?mak ta, insan?n bu dünyada akl?yla en mühim imtihan?d?r. Âhirette ise, insan?n akl?yla imtihan? olmad?ğ?ndan, Allah (cc.) kudretini sebebler perdesini kullanmadan doğrudan tecellî ettirir.

    Bu dünya dâr-ul hikmet ise, “Hikmet” ne demektir? Bir âyet-i kerîmede: “Kime hikmet verilmişse, işte o­na pek çok hay?r verilmiştir” (Bakara Suresi, 2/269) denildiğinden, hem erkeklerde hem kad?nlarda isim olarak da kullan?ld?ğ?na çok rastlad?ğ?m?z “Hikmet” kelimesinin mühim manâs?na dikkati çekmekte fayda vard?r. Hikmet kelimesinin lügat manâs?: “?nsan?n, mevcudât?n hakikatlerini bilip hay?rl? işleri yapmak s?fat?. Hakîmlik. Eşyan?n ahvâl ve haricî, bat?nî keyfiyetlerinden bahseden ilim. (Buna ?lm-i Hikmet deniyor.) * Herkesin bilmediği gizli sebep. Kâinattaki ve yarad?l?ştaki ?lâhî gaye * Ahlâka ve hakikata faydal? k?sa söz * S?r * Bilinmeyen nokta. ?lim, adalet ve hilmin birleşmesinden doğan değerli s?fat (Kuvve-i akliyenin vasat mertebesidir; Hakk? hak bilip imtisal etmek, bât?l? bât?l bilip içtinab etmektir. ?.?.) * Allah’a itaat, f?k?h ve Sâlih âmel. Allah’tan haşyet ve takvâ. Verâ’ * Ak?l, söz ve harekette uygunluk * Hak emre uymak * Allah’?n yaratt?klar?nda tefekkür.” (?slâmî, ?lmî,Felsefî Yeni Lügat, A.Yeğin).

    Şimdi, bu hikmetler dünyas?nda ; “Herkesin bilmediği gizli sebeb. Kâinattaki ve yarad?l?ştaki ilâhî gaye” manâs?ndaki, ilk sorumuzun cevab? olabilecek karla alâkal? bir hikmetten bahsedebiliriz. Kar yağmas?, havan?n soğuk olduğunu gösterir; fakat kar yağd?ğ? için hava soğumaz; aksine, kar yağmas? havan?n soğuğunu azalt?r. Bunun nas?l olduğunun, bu sebebler dünyas?nda baz?lar?n?n As?l Fiil Sahibi’nden bahsetmeyerek “tabiat kanunlar?” dediği “âdetullah kanunlar?” ile izah?, şöyledir: Bir gram kat? maddenin erimesi için gerekli ?s?ya o maddenin “erime ?s?s?” denir. Buz, 0’C de su haline gelirken gram baş?na 80 kalori ?s? al?r. Bu, suyun kat? hali olan buzun erime ?s?s?d?r. Su, buz haline gelirken erime ?s?s?n? verir ve her bir gram suyun donup kar kristali haline gelmesi esnas?nda, atmosfere seksen kalori ?s? verilir. Bu hesaba göre, 10 ton kar yağmakla atmosfere verilen ?s?, yüz kilo iyi cins maden kömürünün yanmas?yla verdiği ?s?ya eşittir. Bunun hesap şekli basittir: 10 ton = 10.000.000 gram. Bu kadar suyun kar haline gelirken atmosfere verdiği ?s? = 10.000.000 x 80 kalori = 800.000.000 kalori. Bir gram iyi cins maden kömürünün yanmas?yla verdiği ?s?n?n da 8.000 kalori olduğu göz önüne al?n?rsa, o­n ton suyun kar haline gelirken verdiği ?s?: 800.000.000 / 8.000 = 100.000 gram = 100 kilogram iyi cins maden kömürünün verdiği ?s?, 10 ton kar?n suyun donmas?yla teşekkülü esnas?nda, atmosfere verdiği ?s?n?n karş?l?ğ? olarak bulunur (Benzeri bir hesapla, 0’C civar?nda 10 ton yağmurun teşekkülü esnas?nda atmosfere verilen ?s?n?n da, yaklaş?k 750 kilogram iyi cins kömürün yanmas?yla verdiği ?s? kadar olduğu bulunur.).

    Atmosferdeki suyun kar haline gelirken verdiği bu ?s?, k?ş?n soğuğunun şiddetini k?rmaktad?r. Kar yağmas?yla, kar?n diğer faydalar? yan?nda, bitki, hayvan ve insanlar, aş?r? soğuğun meydana getireceği çeşitli zararlardan korunmaktad?r. Baharda ise, karlar?n erirken atmosferden ald?ğ? gram baş?na 80 kalori ?s? ile atmosferdeki s?cakl?k azalt?lmakta, bu defa da yeni filizlenen bitkilerin, havan?n aniden ?s?nmas?yla, s?caktan zarar görmesi önlenmektedir.

    Demek ki, başlang?çtaki sorumuzun cevab? olarak; kar yağd?ğ? için hava soğuk olmamakta; hava soğuk olduğu için kar yağmaktad?r. Yağan kar hem atmosfere ?s? vermekte, hem kendisi de soğuk olmas?na rağmen, yeri bir yorgan gibi örtüp baz? bitki ve hayvanlar?n soğukla telef olmas?n? önleyecek şekilde, atmosferdeki aş?r? soğuktan muhafaza etmektedir.

    Kar, kar?lan cans?z ve şuursuz bir madde olarak, bunu kendisi mi yap?yor dersiniz? Bu hâl, bize “Kâinattaki ve yarad?l?ştaki ilâhî gaye” yi düşündürmez mi?

    Prof. Dr. Mustafa NUTKU
    http://www.saidnursi.de/tr/detay.php...05&isim=Gündem
    Konu elff tarafından (30.05.07 Saat 01:19 ) değiştirilmiştir.
    Anlamını Bilmediğiniz Kelimelerin Üzerine Çift Tıklayınız...

    Sual: Belki onlar eski hali istiyorlar?
    Cevap: Size kısa bir söz söyleyeceğim; ezber edebilirsiniz: İşte, eski hal muhal; ya yeni hal veya izmihlâl...
    (Bediüzzaman Said Nursi)


    Ne hayal, ne kuruntu hakikat istiyorum.
    Hakikat, hakikat, hakikat istiyorum!.. (Osman Yüksel SERDENGEÇTİ)




  5. #5
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart



    yapılan araştırmlara göre türkiyde bu yıl kuraklık çok olacak.


    yoksa risale perde arkasına gizlenmişde ondan mı?


    bencede perde arkasına saklanmış?


    gür sesi çıkmıyor?


    neden acaba?
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  6. #6
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart



    dellal lık sizce nedir?


    risalei nurun dellalı olmak nasıl olur?
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 02.02.12, 05:05
  2. Kuraklık Sebepleri
    By Şahide in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 20.08.08, 19:10
  3. Üstadın Büyük Manevi Makamlarını Gizlemesinin Sebepleri
    By elff in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 07.11.07, 01:29
  4. Allah Neden Sebepleri Çalıştırıyor?
    By delailinnur in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04.11.07, 19:51
  5. 'Hıçkırık' Sebepleri ve Tedavi Yolları
    By mirkat in forum Sağlık
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 08.07.07, 18:54

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0