+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 4 ve 4

Konu: Dünyaya Aşk ve Alaka Pek Manasızdır

  1. #1
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    Dünya bir kitâb-? Samedânîdir.
    Huruf ve kelimât? nefislerine değil, belki Başkas?n?n zât ve s?fât ve esmâs?na delâlet ediyorlar. Öyle ise mânâs?n? bil, al; nukuşunu b?rak, git.

    Hem bir mezraad?r.
    Ek ve mahsülünü al, muhâfaza et; müzahrafât?n? at, ehemmiyet verme.

    Hem birbiri arkas?nda dâim gelen geçen aynalar mecmûas?d?r.
    Öyle ise onlarda tecellî edeni bil, envâr?n? gör ve onlarda tezâhür eden esmân?n tecelliyât?n? anla ve Müsemmâlar?n? sev; ve zevâle ve k?r?lmaya mahkûm olan o cam parçalar?ndan alâkan? kes.

    Hem seyyar bir ticaretgâht?r.
    Öyle ise al?şverişini yap, gel; ve senden kaçan ve sana iltifat etmeyen kafilelerin arkalar?ndan beyhûde koşma, yorulma.

    Hem muvakkat bir seyrangâht?r.
    Öyle ise nazar-? ibretle bak ve zâhirî çirkin yüzüne değil, belki Cemîl-i Bâkîye bakan gizli, güzel yüzüne dikkat et, hoş ve faydal? bir tenezzüh yap, dön; ve o güzel manzaralar? irâe eden ve güzelleri gösteren perdelerin kapanmas?yla, ak?ls?z çocuk gibi ağlama, merak etme.

    "Hem bir misafirhânedir.
    Öyle ise onu yapan Mihmandâr-? Kerîmin izni dairesinde ye, iç, şükret; kanunu dairesinde işle, hareket et. Sonra arkana bakma, ç?k, git; herzekârâne fuzûlî bir sûrette kar?şma. Senden ayr?lan ve sana âit olmayan şeylerle mânâs?z uğraşma ve geçici işlerine bağlan?p boğulma"
    Konu elff tarafından (30.05.07 Saat 02:33 ) değiştirilmiştir.
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  2. #2
    Ehil Üye Meyvenin Zeyli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    3.341

    Standart

    Alıntı elff Nickli Üyeden Alıntı
    Hem birbiri arkas?nda dâim gelen geçen aynalar mecmûas?d?r.
    Öyle ise onlarda tecellî edeni bil, envâr?n? gör ve onlarda tezâhür eden esmân?n tecelliyât?n? anla ve Müsemmâlar?n? sev; ve zevâle ve k?r?lmaya mahkûm olan o cam parçalar?ndan alâkan? kes.


    Allah raz? olsun elff kardeşim. Kitap ve sayfa numaras?n? da ekler misiniz?
    Çok veciz ifade edilmiş bir bölüm yine... Maşaallah Barekallah
    Konu elff tarafından (30.05.07 Saat 02:34 ) değiştirilmiştir.

    Ve sen yine denendiğinde.. Ve yine kalbin daraldığında.. Ve yine bütün kapılar kapandığında.. Ve yine ne yapman gerektiğini bilemediğinde.. Uzun uzun düşün.. Ve hatırla yaratanını!.. "ALLAH kuluna kafi değil mi?" [Zümer Suresi - 36]


  3. #3
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    Parça 17.sözde geçiyor. Sözler/187
    Konu elff tarafından (30.05.07 Saat 02:34 ) değiştirilmiştir.
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  4. #4
    Dost ahyed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Bulunduğu yer
    Zonguldak
    Mesajlar
    6

    Standart

    Görüyorum ki: Şu dünya hayat?nda en bahtiyar odur ki: Dünyay? bir misafirhane-i askerî telakki etsin ve öyle de iz'an etsin ve ona göre hareket etsin. Ve o telakki ile, en büyük mertebe olan mertebe-i r?zay? çabuk elde edebilir. K?r?lacak şişe pahas?na, daimî bir elmas?n fiat?n? vermez; istikamet ve lezzetle hayat?n? geçirir. Evet dünyaya ait işler, k?r?lmağa mahkûm şişeler hükmündedir; bâkî umûr-u uhreviye ise, gayet sağlam elmaslar k?ymetindedir. ?nsan?n f?trat?ndaki şiddetli merak ve hararetli muhabbet ve dehşetli h?rs ve inadl? taleb ve hâkeza şedid hissiyatlar, umûr-u uhreviyeyi kazanmak için verilmiştir. O hissiyat?, şiddetli bir surette fâni umûr-u dünyeviyeye tevcih etmek, fâni ve k?r?lacak şişelere, bâkî elmas fiatlar?n? vermek demektir. Şu münasebetle bir nokta hat?ra gelmiş, söyleyeceğim. Şöyle ki:

    Aşk, şiddetli bir muhabbettir; fâni mahbublara müteveccih olduğu vakit ya o aşk kendi sahibini daimî bir azab ve elemde b?rak?r veyahut o mecazî mahbub, o şiddetli muhabbetin fiat?na değmediği için bâkî bir mahbubu aratt?r?r; aşk-? mecazî, aşk-? hakikîye ink?lab eder.

    ?şte insanda binlerle hissiyat var. Herbirisinin aşk gibi iki mertebesi var. Biri mecazî, biri hakikî. Meselâ: Endişe-i istikbal hissi herkeste var; şiddetli bir surette endişe ettiği vakit bakar ki, o endişe ettiği istikbale yetişmek için elinde sened yok. Hem r?z?k cihetinde bir taahhüd alt?nda ve k?sa olan bir istikbal, o şiddetli endişeye değmiyor. Ondan yüzünü çevirip, kabirden sonra hakikî ve uzun ve gafiller hakk?nda taahhüd alt?na al?nmam?ş bir istikbale teveccüh eder. Hem mala ve câha karş? şiddetli bir h?rs gösterir.. bakar ki: Muvakkaten onun nezaretine verilmiş o fâni mal ve âfetli şöhret ve tehlikeli ve riyaya medar olan câh, o şiddetli h?rsa değmiyor. Ondan, hakikî câh olan meratib-i maneviyeye ve derecat-? kurbiyeye ve zâd-? âhirete ve hakikî mal olan a'mal-i sâlihaya teveccüh eder. Fena haslet olan h?rs-? mecazî ise, âlî bir haslet olan h?rs-? hakikîye ink?lab eder.

    Hem meselâ: Şiddetli bir inad ile; ehemmiyetsiz, zâil, fâni umûrlara karş? hissiyat?n? sarfeder. Bakar ki, bir dakika inada

    sh: » (M: 34)

    değmeyen birşey'e, bir sene inad ediyor. Hem zararl?, zehirli bir şey'e inad nam?na sebat eder. Bakar ki, bu kuvvetli his, böyle şeyler için verilmemiş. Onu onlara sarfetmek, hikmet ve hakikata münafîdir. O şiddetli inad?, o lüzumsuz umûr-u zâileye vermeyip, âlî ve bâkî olan hakaik-i îmaniyeye ve esasat-? ?slâmiyeye ve hidemat-? uhreviyeye sarfeder. O haslet-i rezile olan inad-? mecazî, güzel ve âlî bir haslet olan hakikî inada, -yani hakta şiddetli sebata- ink?lab eder.

    ?şte şu üç misal gibi; insanlar, insana verilen cihazat-? maneviyeyi, eğer nefsin ve dünyan?n hesab?yla istimal etse ve dünyada ebedî kalacak gibi gafilane davransa, ahlâk-? rezileye ve israfat ve abesiyete medar olur. Eğer hafiflerini dünya umûruna ve şiddetlilerini vezaif-i uhreviyeye ve maneviyeye sarfetse, ahlâk-? hamîdeye menşe', hikmet ve hakikata muvaf?k olarak saadet-i dâreyne medar olur.

    ?şte tahmin ederim ki, nâsihlerin nasihatlar? şu zamanda tesirsiz kald?ğ?n?n bir sebebi şudur ki: Ahlâks?z insanlara derler: "Hased etme! H?rs gösterme! Adâvet etme! ?nad etme! Dünyay? sevme!" Yani, f?trat?n? değiştir gibi zâhiren onlarca mâlâyutak bir teklifte bulunurlar. Eğer deseler ki: "Bunlar?n yüzlerini hay?rl? şeylere çeviriniz, mecralar?n? değiştiriniz." Hem nasihat tesir eder, hem daire-i ihtiyarlar?nda bir emr-i teklif olur.
    Konu elff tarafından (30.05.07 Saat 02:34 ) değiştirilmiştir.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Dünyaya Ehemmiyet Verme!
    By Şahide in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 22.11.09, 04:56
  2. Dünyaya Veda
    By __tİryakİ in forum Şiirler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 14.12.08, 11:48
  3. Nurcularda Öyle Harika Bir Alaka Var ki..
    By elff in forum Risale-i Nur Talebeliği
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 28.08.06, 20:28

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0