+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 1 ve 1

Konu: Eski Said'i Yeni Said'e Döndüren Vakıa-i Hayaliye

  1. #1
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    Ey dünyaperest ve hayat-? dünyeviyeye âş?k ve s?rr-? ahsen-i takvîmden gâfil insan!



    Şu hayat-? dünyeviyenin hakikatini, bir vâk?a-i hayaliyede, Eski Said görmüş. Onu Yeni Said'e döndürmüş olan şu vâk?a-i temsiliyeyi dinle.


    Gördüm ki, ben bir yolcuyum, uzun bir yola gidiyorum, yani gönderiliyorum. Seyyidim olan zât, bana tahsis ettiği altm?ş alt?ndan tedricen birer miktar para veriyordu. Ben de sarf edip pek eğlenceli bir hana geldim. O handa, bir gece içinde on alt?n? kumara mumara, eğlencelere ve şöhretperestlik yoluna sarf ettim. Sabahleyin elimde hiçbir para kalmad?; bir ticaret edemedim, gideceğim yer için bir mal alamad?m. Yaln?z, o paradan bana kalan elemler, günahlar ve eğlencelerden gelen yaralar, bereler, kederler benim elimde kalm?şt?.


    Birden, ben o hazin hâlette iken, orada bir adam peydâ oldu. Bana dedi:


    "Bütün bütün sermâyeni zâyi ettin; tokata da müstehak oldun. Gideceğin yere de, müflis olarak, elin boş gideceksin. Fakat, akl?n varsa, tevbe kap?s? aç?kt?r, bundan sonra sana verilecek bakî kalan on beş alt?ndan, her eline geçtikçe, yar?s?n? ihtiyaten muhâfaza et; yani, gideceğin yerde sana lâz?m olacak bâz? şeyleri al."


    Bakt?m, nefsim râz? olmuyor. "Üçte birisini" dedi; ona da nefsim itaat etmedi. Sonra "Dörtte birisini" dedi. Bakt?m; nefsim mübtelâ olduğu âdetini terk edemiyor. O adam hiddetle yüzünü çevirdi, gitti.


    Birden, o hal değişti. Bakt?m ki, ben tünel içinde sukut eder gibi bir süratle giden bir şimendifer içindeyim. Telâş ettim.
    Fakat ne çare ki hiçbir tarafa kaç?lmaz. Garâibden olarak o şimendiferin iki taraf?nda pek câzibedar çiçekler, leziz meyveler görünüyordu. Ben de ak?ls?z acemiler gibi onlara bak?p elimi uzatt?m, o çiçekleri koparmak, o meyveleri almak için çal?şt?m. Fakat o çiçekler ve meyveler, dikenli mikenli; mülâkât?nda elime bat?yor, kanat?yor, şimendiferin gitmesiyle müfârakat?ndan elimi parçal?yorlar, bana pek pahal? düşüyorlard?.


    Birden, şimendiferdeki bir hademe, dedi: "Beş kuruş ver; sana o çiçek ve meyvelerden istediğin kadar vereceğim. Beş kuruş yerine, elin parçalanmas?yla, yüz kuruş zarar ediyorsun. Hem de, ceza var; izinsiz koparamazs?n."


    Birden, s?k?nt?dan ne vakit tünel bitecek diye baş?m? ç?kar?p ileriye bakt?m, gördüm ki, tünel kap?s? yerine çok delikler görünüyor. O uzun şimendiferden, o deliklere adamlar at?l?yorlar. Bana mukabil bir delik gördüm; iki taraf?nda iki mezar taş? dikilmiş. Merak ile dikkat ettim, o mezar taş?nda, büyük harflerle "Said" ismi yaz?lm?ş gördüm. Teessüf ve hayretimden, "Eyvah!" dedim. Birden, o han kap?s?nda bana nasihat eden zât?n sesini işittim. Dedi:


    "Akl?n baş?na geldi mi?"


    Dedim: "Evet geldi. Fakat kuvvet kalmad?, çare yok."


    Dedi: "Tevbe et, tevekkül et."


    Dedim: "Ettim."


    Ay?ld?m. Eski Said kaybolmuş; Yeni Said olarak kendimi gördüm.


    ?şte, o vâk?a-i hayaliyeyi, Allah hay?r etsin, bir iki k?sm?n? ben tâbir edeceğim; sâir cihetleri sen kendin tâbir et.


    O yolculuk ise, âlem-i ervâhtan, rahm-? mâderden, gençlikten, ihtiyarl?ktan, kabirden, berzahtan, haşirden, köprüden geçen ebedü'l-âbâd taraf?na bir yolculuktur.


    O altm?ş alt?n ise, altm?ş sene ömürdür ki, bu vâk?ay? gördüğüm vakit, kendimi k?rk beş yaş?nda tahmin ediyordum. Senedim yok, fakat bakî kalan on beşinden yar?s?n? âhirete sarf etmek için, Kur'ân-? Hakîmin hâlis bir tilmizi beni irşâd etti.


    O han ise, benim için ?stanbul imiş.


    O şimendifer ise, zamand?r. Her bir y?l bir vagondur.


    O tünel ise, hayat-? dünyeviyedir.


    O dikenli çiçekler ve meyveler ise, lezâiz-i nâmeşrûad?r ve lehviyât-? muharremedir ki, mülâkât esnâs?nda, tasavvur-u zevâldeki elem kalbi kanat?yor; müfârakat?nda parçal?yor, cezay? dahi çektiriyor.


    Şimendifer hademesi demişti: "Beş kuruş ver. Onlardan istediğin kadar vereceğim." Onun tâbiri şudur ki:


    ?nsan?n helâl sa'yiyle meşrû dairede gördüğü zevkler, lezzetler keyfine kâfidir, harama girmeye ihtiyaç b?rakmaz. Sâir k?s?mlar? sen tâbir edebilirsin.


    23.Söz'den
    Konu elff tarafından (30.05.07 Saat 12:59 ) değiştirilmiştir.
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Eski Said'in Sergüzeşt-i Hayatından Harika 3 Vakıa
    By elff in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 13.05.09, 14:14
  2. Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri
    By halenur in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 25.05.08, 14:06
  3. Eski Üye Yeni Selam..
    By NurEfsan in forum Tanışma
    Cevaplar: 9
    Son Mesaj: 27.04.08, 13:30
  4. Eski Said ve Yeni Said Dönemi
    By ademyakup in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 01.04.08, 19:23
  5. Eski ve Yeni Said Üzerine Düşünceler...
    By SeRDeNGeCTi in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 25.05.07, 00:51

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0