Allah'a tevekkül edene Allah kâfidir. Allah, kâmil-i mutlak olduğundan lizâtihî mahbubdur. Allah mûcid, vâcib-ül vücud olduğundan kurbiyetinde vücud nurları, bu'diyetinde adem zulmetleri vardır. Allah melce ve mencedir. Kâinattan küsmüş, dünya zînetinden iğrenmiş, vücudundan bıkmış ruhlara melce ve mence odur. Allah bâkidir, âlemin bekası ancak onun bekasıyladır. Allah mâliktir, sendeki mülkünü senin için saklamak üzere alıyor. Allah ganiyy-i mugnidir, her şeyin anahtarı ondadır. Bir insan Allah'a hâlis bir abd olursa, Allah'ın mülkü olan kâinat, onun mülkü gibi olur.

Said Nursi


Tevekkül: Allah'a(cc) güvenmek, Allah'a dayanmak, yapılması gerekenleri elinden geldiğince yapıp gerisini Allah'a bırakma.
Kâmil-i mutlak: Sınırsız ve sonsuz üstünlük ve kusursuzluk sahibi olan Allah(cc).
Lizâtihî: Bizzat.
Mahbub: Sevilen, sevgili.
Vâcib-ül vücud: Varlığı zorunlu olup olmaması imkansız olan Allah(cc).
Kurbiyet: Yakınlık.
Bu'diyet: Uzaklık.
Adem: Yokluk, hiçlik.
Melce: Sığınılacak yer.
Mence: Kurtuluş yeri.
Mâlik: Sahip.
Ganiyy-i mugni: Bütün zenginliklerin gerçek vericisi ve sonsuz zenginlik sahibi olan Allah(cc).