+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: 33 Söz / Yirmialtıncı Pencere

  1. #1
    Ehil Üye *AHMET* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2016
    Mesajlar
    3.440

    Standart 33 Söz / Yirmialtıncı Pencere

    {(Haşiye): Şu pencere umumî değil. Ehl-i kalb ve ehl-i muhabbete hususiyeti var.}
    Şu kâinatın mevcudatı yüzünde tazelenen ve gelip geçen cemaller ve hüsünler; bir Cemal-i Sermedî cilvelerinin bir nevi gölgeleri olduğunu gösterir.

    Evet, ırmağın yüzündeki kabarcıkların parlayıp gitmesinden sonra arkadan gelenlerin gidenler gibi parlamaları, daimî bir şemsin şualarının âyineleri olduklarını gösterdikleri gibi; seyyal zaman ırmağında, seyyar mevcudatın üstünde parlayan lemaat-ı cemaliye dahi, bir cemal-i sermedîye işaret ederler ve onun bir nevi emareleridirler.

    Hem kâinat kalbindeki ciddî aşk, bir Maşuk-u Lâyezalî'yi gösterir.

    Evet, ağacın mahiyetinde olmayan bir şey, esaslı bir surette meyvesinde bulunmadığı delaletiyle; şecere-i kâinatın hassas meyvesi olan nev'-i insandaki ciddî aşk-ı lahutî gösterir ki; bütün kâinatta -fakat başka şekillerde- hakikî aşk ve muhabbet bulunuyor. Öyle ise kalb-i kâinattaki şu hakikî muhabbet ve aşk, bir Mahbub-u Ezelî'yi gösterir.


    Ehl-i kalb: Gönül ehli, kalbi uyanık ve manevî gerçeklere çok duyarlı olanlar.
    Ehl-i muhabbet: Allah'ı (cc) üstün derecede sevenler.
    Hüsün: Güzellik.
    Cemal-i Sermedî: Sürekli güzellik.
    Seyyal: Akıcı, akan, akışkan.
    Lemaat-ı cemaliye: Cemale ait lem'alar, güzelliğin parıltıları.
    Maşuk-u Lâyezalî: Ölümsüz ve sonsuz aşk ile sevilen, yok olmaz sonsuz sevgili.
    Şecere-i kâinat: Kâinat ağacı.
    Nev'-i insan: İnsan nevi, insan türü, insan cinsi.
    Aşk-ı lahutî: Allah'a (cc) karşı olan aşk, Allah sevgisi.
    Kalb-i kâinat: Kainatın kalbi.
    Mahbub-u Ezelî: Başlangıcı ve sonu olmayan sonsuz sevgili (Allah (cc)).

  2. #2
    Ehil Üye *AHMET* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2016
    Mesajlar
    3.440

    Standart

    Hem kâinatın sinesinde çok suretlerde tezahür eden incizablar, cezbeler, cazibeler; ezelî bir hakikat-ı cazibedarın cezbiyle olduğunu hüşyar kalblere gösterir.

    Hem mahlukatın en hassas ve nuranî taifesi olan ehl-i keşf ve velayetin ittifakıyla, zevk ve şuhuda istinad ederek, bir Cemil-i Zülcelal'in cilvesine, tecellisine mazhar olduklarını ve o Celil-i Zülcemal'in (kendini) tanıttırılmasına ve sevdirilmesine zevk ile muttali olduklarını, müttefikan haber vermeleri, yine bir Zât-ı Vâcib-ül Vücud'un, bir Cemil-i Zülcelal'in vücuduna ve insanlara kendini tanıttırmasına kat'iyyen şehadet eder.

    Hem kâinat yüzünde ve mevcudat üstünde işleyen kalem-i tahsin ve tezyin; o kalem sahibi zâtın esmasının güzelliğini vâzıhan gösteriyor.

    İşte kâinat yüzündeki cemal ve kalbindeki aşk ve sinesindeki incizab ve gözlerindeki keşf ve şuhud ve hey'atındaki hüsün ve tezyinat; pek latif, nurani bir pencere açar. Onun ile, bütün esması cemile bir Cemil-i Zülcelal'i ve bir Mahbub-u Lâyezalî'yi ve bir Mabud-u Lemyezel'i, hüşyar olan akıl ve kalblere gösterir.

    İşte ey maddiyat karanlığında, evham zulümatında, boğucu şübehat içinde çırpınan gafil! Kendine gel. İnsaniyete lâyık bir surette yüksel. Şu dört delik ile bak; cemal-i vahdeti gör, kemal-i imanı kazan, hakikî insan ol!..


    Tezahür: Görünme, belirme, meydana çıkma.
    İncizab: Cezbedilme, çekilme, kapılma.
    Hakikat-ı cazibedar: Cazibedar hakikat, çekici gerçek.
    Hüşyar: Uyanık.
    Ehl-i keşf: Dış duygularla bilinmeyen manevî âlemleri ve içindekileri Allah'ın (cc) izni ile görüp bilenler.
    Velayet: Velilik, ermişlik, dinde üstün derecede manevî olgunluk.
    Şuhud: Görme, şahit olma.
    İstinad: Dayanma.
    Cemil-i Zülcelal: Sonsuz büyüklük ve güzellik sahibi olan Allah (cc).
    Müttefikan: İttifak ederek, birleşerek, anlaşarak.
    Zât-ı Vâcib-ül Vücud: Varlığı zorunlu olup olmaması imkansız olan Allah (cc).
    Mevcudat: Varlıklar.
    Kalem-i tahsin: Güzelleştirici kalem.
    Tezyin: Süsleme.
    Vâzıhan: Açık olarak, açıkça, apaçık olarak.
    Cemal: Güzellik.
    Tezyinat: Tezyinler, süslemeler.
    Cemil-i Zülcelal: Sonsuz büyüklük ve güzellik sahibi olan Allah (cc).
    Mahbub-u Lâyezalî': Bütün yaratılmışlar tarafından çok sevilen ve varlığının sonu olmayıp sürekli var olan Allah (cc).
    Zulümat: Zulmetler, karanlıklar.
    Şübehat: Şüpheler.
    Gafil: Gaflette olan. Düşüncesiz, ilgisiz ve habersiz.
    Kemal-i iman: Tam iman, mükemmel ve eksiksiz iman.

















+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. 33. Söz / Onyedinci Pencere
    By fanidünya... in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 08.02.16, 13:12
  2. Otuzüçüncü Söz / 10. Pencere
    By fanidünya... in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 28.01.16, 11:31
  3. 33.Söz / 9.Pencere
    By fanidünya... in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 18.07.15, 08:45
  4. Pencere...
    By m_safiturk in forum Şiirler
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 29.07.09, 12:01
  5. 33.Söz 25.Pencere
    By sultanhani in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 14
    Son Mesaj: 06.11.07, 10:56

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0