+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 5 Sayfa var 1 2 3 ... SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 41
Like Tree32Beğeni

Konu: İ'lem Eyyühel-Aziz!

  1. #1
    Pürheves gerceklervebiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2014
    Mesajlar
    273

    Standart İ'lem Eyyühel-Aziz!

    Mesnevi-i Nuriye'den

    Kabir, âlem-i âhirete açılmış bir kapıdır. Arka ciheti rahmettir, ön ciheti ise azabdır. Bütün dost ve sevgililer o kapının arka cihetinde duruyorlar. Senin de onlara iltihak zamanın gelmedi mi? Ve onlara gidip onları ziyaret etmeğe iştiyakın yok mudur? Evet vakit yaklaştı. Dünya kazuratından temizlenmek üzere bir gusül lâzımdır. Yoksa onlar istikzar ile ikrah edeceklerdir.

    Âlem-i âhiret: Ahiret alemi, öbür dünya.
    İltihak: Katılma.
    İştiyak: Şiddetli arzu ve istek.
    Kazurat: Pislikler.
    İstikzar: Çirkin, pis ve kötü görmek.

    Eğer İmam-ı Rabbanî Ahmed-i Farukî bugün Hindistan'da hayattadır diye ziyaretine bir davet vuku' bulsa, bütün zahmetlere ve tehlikelere katlanarak ziyaretine gideceğim. Binaenaleyh İncil'de "Ahmed", Tevrat'ta "Ahyed" Kur'anda "Muhammed" ismiyle müsemma, iki cihanın güneşi, kabrin arka tarafında milyonlarca Farukî Ahmedler ile muhat olarak sâkindir. Onların ziyaretlerine gitmek için niye acele etmiyoruz? Geri kalmak hatadır.
    İmam-ı Rabbanî: Ahmed-i Farukî. (Hi.971-1034) Nakşi tarikatının en büyük şeyhi ve 11. asrın müceddididir.
    Binaenaleyh: Bundan dolayı.
    Müsemma: İsimlendirilen, adlandırılan, isimlenen.
    Muhat: Etrafı çevrilmiş, çevresi kuşatılmış.

    Şu esasata dikkat lâzımdır:
    Esasat: Esaslar, temeller.

    1- Allah'a abd olana her şey müsahhardır. Olmayana her şey düşmandır.
    Abd: Kul.
    Müsahhar: Emir ve isteğe bağlı, emir dinler, isteneni yapmaya hazır.

    2- Her şey kader ile takdir edilmiştir. Kısmetine razı ol ki, rahat edesin.

    3- Mülk Allah'ındır. Sende emaneten duruyor. O emaneti ibka edip senin için muhafaza edecek. Sende kalırsa, meccanen zâil olur gider.
    Emaneten: Emanet olarak.
    İbka: Bakileştirme, süreklileştirme, devamlı olmasını sağlama.
    Meccanen: Ücretsiz, parasız, karşılıksız.
    Zâil: Geçen, geçici, tükenen, devam etmeyen.

    4- Devam olmayan bir şeyde lezzet yoktur. Sen zâilsin. Dünya da zâildir. Halkın dünyası da zâildir. Kâinatın şu şekl-i hazırı da zâildir. Bunlar sâniye ve dakika ve saat ve gün gibi birbirini takiben zevale gidiyorlar.
    Şekl-i hazır: Hazır şekil, şimdiki şekil, şu anki biçim.
    Takiben: Takip ederek, izleyerek.
    Zeval: Sona erme, son bulma.

    5- Âhirette seni kurtaracak bir eserin olmadığı takdirde, fâni dünyada bıraktığın eserlere de kıymet verme.
    Âhiret: Ölüm ve kıyamet ile gidilen ve Cennet-Cehennemin bulunduğu ebedî âlem.
    Fâni: Geçici, gelip geçici, kaybolan.
    *SAHRA*, Dânişcu and yolcu_ like this.

  2. #2
    Pürheves gerceklervebiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2014
    Mesajlar
    273

    Standart İ'lem Eyyühel-Aziz!

    Cam, su, hava, âlem-i misal, ruh, akıl, hayal, zaman vesaire gibi, tecelli-i timsal akislere mahal ve mazhar olan çok şeyler vardır. Maddiyat-ı kesifenin timsalleri hem münfasıl, hem ölü hükmündedirler. Çünki asıllarına gayr oldukları gibi, asıllarının hâsiyetlerinden de mahrumdurlar. Nuranîlerin timsalleri ise, asıllarıyla muttasıl ve asıllarının hâsiyetlerine mâlik ve asıllarına gayr değillerdir. Binaenaleyh Cenab-ı Hak şemsin hararetini hayat, ziyasını şuur, ziyadaki renkleri duygu gibi yapmış olsa idi, senin elindeki âyinede temessül eden şemsin timsali seninle konuşacaktı. Çünki o, timsalinde oldukça harareti, ziyası, renkleri olurdu. Hararetiyle hayat bulurdu. Ziyasıyla şuurlu olurdu. Renkleri ile de duygulu olurdu. Böyle olduktan sonra, seninle konuşabilirdi. Bu sırra binaendir ki, Resul-i Ekrem (A.S.M.) kendisine okunan bütün salavat-ı şerifeye bir anda vâkıf olur.


    Âlem-i misal: Bütün varlıkların ve olayların canlı fotoğraflarının alınıp kaydedildiği âlem.
    Tecelli-i timsal: Benzerlerin ve örneklerin belli olup görünmesi, benzerlerinin ve örneklerinin belirip ortaya çıkışı.
    Maddiyat-ı kesife: Kesif maddî şeyler, katı ve yoğun maddî varlıklar.
    Münfasıl: Ayrılmış.
    Muttasıl: Bitişik, yapışık, aralıksız.
    Ziya: Işık.
    Temessül: Yansıyarak görünür duruma gelme.
    Salavat-ı şerife: Değerli ve mübarek salavat (rahmet duaları).
    *SAHRA* ve Dânişcu bunu beğendi.

  3. #3
    Pürheves gerceklervebiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2014
    Mesajlar
    273

    Standart İ'lem Eyyühel-Aziz!

    Küre-i Arzı bir köy şekline sokan şu medeniyet-i sefihe ile gaflet perdesi pek kalınlaşmıştır. Ta'dili, büyük bir himmete muhtaçtır. Ve keza beşeriyet ruhundan dünyaya nâzır pek çok menfezler açmıştır. Bunların kapatılması ancak Allah'ın lütfuna mazhar olanlara müyesser olur.

    Küre-i Arz: Yer küre, dünya.
    Medeniyet-i sefihe: Sefih medeniyet, zevk ve eğlence düşkünü medeniyet.
    Ta'dil: Hafifletmek, yumuşatmak, normal hale getirmek.
    Beşeriyet: İnsanlık.
    Nâzır: Nezaret eden, bakan, gözeten, gören.
    Menfez: Delik.
    Müyesser: Nasip, kolay, kolayca elde edilen.
    *SAHRA* bunu beğendi.

  4. #4
    Pürheves gerceklervebiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2014
    Mesajlar
    273

    Standart İ'lem Eyyühel-Aziz!

    Âfâkî malûmat, yani hariçten, uzaklardan alınan malûmat, evham ve vesveselerden hâlî olamıyor. Amma bizzât vicdanî bir şuura mahal olan enfüsî ve dâhilî malûmat ise, evham ve ihtimallerden temizdir. Binaenaleyh merkezden muhite, dâhilden harice bakmak lâzımdır.

    Âfâkî: Dıştaki varlıklarla ilgili, kâinat ve içindekilerle ilgili.
    Malûmat: Bilinenler, bilgiler.
    Hâlî: Boş, ıssız, tenha.
    Mahal: Yer.
    Enfüsî: İnsanın manevi yapısıyla ilgili,.
    Binaenaleyh: Bundan dolayı.
    Muhit: İhata eden, kuşatan, çevreleyen.
    *SAHRA* ve Dânişcu bunu beğendi.

  5. #5
    Pürheves gerceklervebiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2014
    Mesajlar
    273

    Standart İ'lem Eyyühel-Aziz!

    Aklın pek garib bir hali vardır. Öyle bir yed-i tûlâ sahibidir ki, bazan kâinatı ihata etmekle kucağına alıyor. Bazan daire-i imkândan çıkar, en yüksek dairelere müdahaleye çalışır. Bazan da bir katre suda boğulur, bir zerre içinde yok olur, bir kılda kaybolur. Maahâza hangi şeyde fena ve kaybolursa, bütün varlığı o şeye münhasır olduğunu bilir. Ve hangi bir noktaya girse, bütün âlemi beraberce götürmek isteğindedir.

    Yed-i tûlâ: Uzun el (uzun ve geniş ilgi alanı).
    İhata: Kuşatma, içine alma.
    Daire-i imkân: İmkan dairesi.
    Katre: Damla.
    Maahâza: Bununla beraber, bununla birlikte.
    Münhasır: Mahsus, sınırlı, ait.

  6. #6
    Pürheves gerceklervebiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2014
    Mesajlar
    273

    Standart İ'lem Eyyühel-Aziz!

    Bir şeyin sâni'i, o şeyin içinde olursa, aralarında tam bir münasebet lâzımdır. Ve masnuatın adedince sâni'lerin çoğalması lâzımdır. Bu ise muhaldir. Öyle ise sâni', masnu içinde olamaz. Meselâ: Matbaa ile teksir edilen bir kitab, yine bir adamın kalemiyle yazılıyor. O kitabın nakışları, harfleri; kendisinden sünbüllenmez. Kâtib de o kitabet san'atı içinde değildir. Ve illâ, intizamdan çıkar. Öyle ise, masnuun nakışları kendisinden değildir. Ancak, kudret kalemiyle kaderin takdiri üzerine yazılıyor.


    Sani': Sanatkar yaratıcı.
    Masnuat: Sanatlı eserler, sanatlı yaratılmış varlıklar.
    Muhal: İmkansız.
    Masnu: Sanatlı yaratılmış varlık, sanat eseri.
    *SAHRA* ve Dânişcu bunu beğendi.

  7. #7
    Pürheves gerceklervebiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2014
    Mesajlar
    273

    Standart İ'lem Eyyühel-Aziz!

    Nefis daima ızdırablar, kalâklar içinde evhamdan kurtulup tevekküle yanaşmıyor. Hükm-ü Kadere razı olmuyor. Halbuki şemsin tulû' ve gurubu muayyen ve mukadder olduğu gibi, insanın da bu dünyada tulû' ve gurubu ve sair mukadderatı, kalem-i kader ile cebhesinde yazılıdır. İsterse başını taşa vursun ki, o yazıları silsin; fakat başı kırılır, yazılara bir şey olmaz hâ!

    Ve illâ muhakkak bilsin ki: Semavat ve Arz'ın haricine kaçıp kurtulamayan insan, Hâlık-ı Külli Şey'in rububiyetine muhabbetle rıza-dâde olmalıdır.

    Mesnevi-i Nuriye


    Kalâk: Zahmetler, sıkıntılar.
    Tevekkül: Allah'a (cc) güvenmek, Allah'a dayanmak, yapılması gerekenleri elinden geldiğince yapıp gerisini Allah'a bırakma.
    Hükm-ü Kader: Kaderin hükmü, Allah'ın (cc) kararı.
    Şems: Güneş.
    Tulû': Doğma, doğuş, ortaya çıkma.
    Muayyen: Görülmüş olan, kât'i olarak belli olan.
    Mukadder: Takdir edilmiş, belirlenmiş.
    Gurub: Batma, batış, gözden kaybolma.
    Mukadderat: Takdir edilmiş olanlar, belirlenenler.
    Kalem-i kader: Kader kalemi, kader yazısı, Allah'ın (cc) sonsuz ilmiyle herşeyi önceden belirlemesi.
    Semavat: Gökler.
    Rububiyet: Alllah'ın (cc) terbiyecilik sıfatı, Allah'ın (cc) herşeyin sahibi, ihtiyaçlarının karşılayıcısı ve terbiye edicisi olması.
    Rıza-dâde: Razı olmuş, memnun ve hoşnut olmuş.


    *SAHRA* ve Dânişcu bunu beğendi.

  8. #8
    Pürheves gerceklervebiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2014
    Mesajlar
    273

    Standart İ'lem Eyyühel-Aziz!

    "Sübhanallah", "Elhamdülillah", "Allahü Ekber" bu üç mukaddes cümlenin faidelerini ve mahall-i istimallerini dinle:
    Sübhanallah: Her türlü eksikliklerden ve noksanlıklardan uzak ve kusursuz olan Allah (cc).
    Elhamdülillah: Bütün hamdler (şükürler) kim söylese ve kime söylese sadece Allah'a (cc) mahsustur.
    Allahü Ekber: Allah (cc) en büyüktür, Allah sonsuz büyüktür.
    Mahall-i istimal: İstimal mahalli, kullanma yeri.

    1- Kalbinde hayat bulunan bir insan kâinata, âleme bakarken idrakinden âciz bilhâssa şu boşlukta yapılan İlahî manevraları görmekle hayretler içinde kalır. İşte bu gibi hayret ve dehşetengiz vaziyetleri ancak "Sübhanallah" cümlesinden nebean eden mâ-i zülali içmekle o hayret ateşi söner.
    İlahî: Allah'a (cc) ait, Allahla ilgili.
    Dehşetengiz: Çok korkutucu, ürkütücü, şaşırtıcı.
    Nebean: Kaynama, fışkırma.
    Mâ-i zülal: Berrak, tatlı güzel su.

    2- Aynı o insan, gördüğü leziz nimetlerden duyduğu zevkleri izhar etmekle, "Hamd" ünvanı altında in'amı nimette ve mün'imi in'amda görmekle idame-i nimet ve tezyid-i lezzet talebinde bulunarak "Elhamdülillah" cümlesiyle nimetler definesini bulan adam gibi nefes alıyor.
    İzhar: Açığa vurma, meydana çıkarma, ortaya koyma.
    Hamd: Şükür, teşekkür, medih, övme.
    İn'am: Nimetlendirme.
    Mün'im: Nimet veren, nimetlendiren. Nimetlerin gerçek sahibi olan ve varlıkların her türlü ihtiyaçlarını karşılayan Allah(cc).
    İdame-i nimet: Nimetleri devam ettirme.
    Tezyid-i lezzet: Lezzetin artırılması, lezzeti artırma.

    3- Aynı o insan, mahlukat-ı acibe ve harekât-ı garibeden aklının tartamadığı ve zihninin içine alamadığı şeyleri gördüğü zaman, "Allahü Ekber" demekle rahat bulur. Yani, Hâlıkı daha azîm ve daha büyüktür. Onların halk ve tedbirleri kendisine ağır değildir.
    Mahlukat-ı acibe: Hayret verici yaratılmış varlıklar.
    Harekât-ı garibe: Şaşkınlık uyandıran hayret verici hareketler.
    Allahü Ekber: Allah (cc) en büyüktür, Allah sonsuz büyüktür.
    Hâlık: Yaratıcı Allah (cc), yoktan en güzel şekilde yaratan Allah (cc).

    Mesnevi-i Nuriye

    *SAHRA* ve Dânişcu bunu beğendi.

  9. #9
    Pürheves gerceklervebiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2014
    Mesajlar
    273

    Standart İ'lem Eyyühel-Aziz!

    Allah'a tevekkül edene Allah kâfidir. Allah, kâmil-i mutlak olduğundan lizâtihî mahbubdur. Allah mûcid, vâcib-ül vücud olduğundan kurbiyetinde vücud nurları, bu'diyetinde adem zulmetleri vardır. Allah melce ve mencedir. Kâinattan küsmüş, dünya zînetinden iğrenmiş, vücudundan bıkmış ruhlara melce ve mence odur. Allah bâkidir, âlemin bekası ancak onun bekasıyladır. Allah mâliktir, sendeki mülkünü senin için saklamak üzere alıyor. Allah ganiyy-i mugnidir, her şeyin anahtarı ondadır. Bir insan Allah'a hâlis bir abd olursa, Allah'ın mülkü olan kâinat, onun mülkü gibi olur.

    Said Nursi


    Tevekkül: Allah'a(cc) güvenmek, Allah'a dayanmak, yapılması gerekenleri elinden geldiğince yapıp gerisini Allah'a bırakma.
    Kâmil-i mutlak: Sınırsız ve sonsuz üstünlük ve kusursuzluk sahibi olan Allah(cc).
    Lizâtihî: Bizzat.
    Mahbub: Sevilen, sevgili.
    Vâcib-ül vücud: Varlığı zorunlu olup olmaması imkansız olan Allah(cc).
    Kurbiyet: Yakınlık.
    Bu'diyet: Uzaklık.
    Adem: Yokluk, hiçlik.
    Melce: Sığınılacak yer.
    Mence: Kurtuluş yeri.
    Mâlik: Sahip.
    Ganiyy-i mugni: Bütün zenginliklerin gerçek vericisi ve sonsuz zenginlik sahibi olan Allah(cc).
    Abd: Kul.
    *SAHRA* ve Dânişcu bunu beğendi.

  10. #10
    Pürheves gerceklervebiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2014
    Mesajlar
    273

    Standart İ'lem Eyyühel-Aziz! (Ey saygıdeğer şerefli bil!)

    İnsan seyyiatıyla, Allah'a zarar vermiş olmuyor. Ancak nefsine zarar eder. Meselâ: Hariçte, vaki'de ve hakikatte Allah'ın şeriki yoktur ki, onun hizbine girmekle Cenab-ı Hakk'ın mülküne ve âsârına müdahale edebilsin. Ancak, şeriki zihninde düşünür, boş kafasında yerleştirir. Çünki hariçte şerikin yeri yoktur. O halde o kafasız, kendi eliyle kendi evini yıkıyor.

    Mesnevi-i Nuriye

    Seyyiat: Günahlar, kötülükler, suçlar.
    Şerik: Ortak.
    Âsâr: Eserler, işaretler.
    *SAHRA* ve Dânişcu bunu beğendi.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. İ'lem Eyyühel-Aziz! (Ey saygıdeğer şerefli bil!)
    By fanidünya... in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 36
    Son Mesaj: 14.02.16, 19:36
  2. İ'lem Eyyühel-Aziz! (Ey aziz bil, ey saygıdeğer şerefli bil!)
    By fanidünya... in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 15.04.14, 15:16
  3. İ'lem Eyyühel-Aziz!
    By gamze-i_dilruzum in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 12.11.12, 12:20
  4. I'lem Eyyühel Aziz!
    By İ'LEM EYYÜ'HEL AZİZ! in forum Tanışma
    Cevaplar: 12
    Son Mesaj: 11.07.09, 10:58
  5. Eyyühel Üstad....
    By Ararat in forum Şiirler
    Cevaplar: 20
    Son Mesaj: 11.11.08, 17:11

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0