Bahsettiğiniz kısımları bizzatihi kitapta gördüm ve kitaptan 2 tane aldık bizde.

o münafıklar bahsi neden öyle bende bilmiyorum. Bahsi geçen yerlerin hepsine tek tek baktım ve sözüm ona aslına ve ellerindeki nüshalara bakmadan böyle buraya yorum yapan sadece muterizlik olsun düşünceleriyle hareket edenlere cevap olsun diye o münafıklar bahsinden Diyanet, Envar bunar zaten mukayese edilmiş Bende yeni asyada geçen yerlerine bakıp eltına ilave ettim.

Diyanet Risaleyi tahrif tmiş iddisında bulunanlara diyorum "Ey Yeniasya Neşriyat İşarat-ül i'caz'ı neden tahrif ettiniz? Siz tahrif edip muharref metni tabetmese idiniz Diyanet onu bulamazdı!"



Şimdi gelelim Mukayeseye

***Diyanet İşarat-ül İ’caz 392;
Allahın belasına maruz kaldılar.
***Envar Osmanlıca İşarat-ül İ’caz 175;
Allahın belasına muhat ve maruz kaldılar
? Muhat kelimesi çıkarılmış mana düşmüş.
YENİASYA İşarat-ül İ’caz 133
En nihayet haybet ve hüsrana uğrayarak her taraftan Allah’ın belasına maruz kaldılar.
________________

***Diyanet 274:
Bu iki ayet münafıkların cinayetlerini hikaye ettiği gibi onlara hem irşad hem nasihat vazifesini de görüyor.
***Envar Osmanlıca İşarat-ül İ’caz 127:
Evet bu ayet münafıkların cinayetlerini hikaye ettikleri gibi onlara nasihat ve irşad vazifesini de görüyorlar.
***YENİASYA İşaratü'l-İ'caz, Sayfa 98
Bu iki ayet münafıkların cinayetlerini hikaye ettiği gibi, onlara hem nasihat, hem irşad vazifesini de görüyor.
______________________________

***Diyanet İşarat-ül İ’caz 274:
Halis bir imana davet edildikleri zaman onların enaniyeti cahiliyeti…
***Envar Osmanlıca İşarat-ül İ’caz 128:
Halis bir imana davet edildikleri zaman enaniyeti cahiliyeleri heyacana gelir.
*** yENİASYA İşaratü'l-İ'caz, Sayfa 98;
halis bir imana davet edildikleri zaman, onların enaniyet-i cahiliyeleri heyecana gelerek -3- deyip gurur ve inatlarında ısrar ettiler ve "Davamız haktır ve bizler hak üzereyiz" diye batıl ve inatçıların adeti gibi batıl davalarını hak ve cehaletlerini ilim iddia ettiler.
-----------------------------------
***Diyanet İşarat-ül İ’caz 274:
…deyip guru ve inatlarında ısrar ettiler ve davamız haktır ve…
***Envar Osmanlıca İşarat-ül İ’caz 128:
Gurur ve inatlarına ısrar etmekle ve davamız haktır ve biz hak …
*** Yeniasya İşaratü'l-İ'caz, Sayfa 98
Gurur ve inatlarında ısrar ettiler ve "Davamız haktır ve bizler hak üzereyiz" ...
________________________

***Diyanet İşarat-ül İ’caz 274:
Çünkü onların nifakla kalpleri fesada uğramıştır.
***Envar Osmanlıca İşarat-ül İ’caz 128:
Çünkü nifakla kalpleri fesada uğramıştır.
“Onların ”zamirinin eklenmesi ile ayetin ifade ettiği genel mana,“Onlara”sınırlandırılmış oluyor.
*** Yeniasya İşaratü'l-İ'caz, Sayfa 98
çünkü onların nifakla kalpleri fesada uğramıştır.
________________________

***Diyanet İşarat-ül İ’caz 274:
Binaenaleyh onların kalplerinin fasid olmasından temerrüd ve inadı….
***Envar Osmanlıca İşarat-ül İ’caz 128:
Binaenaleyh kalplerinin fasid olmasından temerrüd ve inadı…
*** Yeniasya İşaratü'l-İ'caz, Sayfa 98
Binaenaleyh, onlar kalblerinin fasid olmasından temerrüt ve inat ediyorlar.
_____________________________
***Diyanet İşarat-ül İ’caz 274:
Biz divaneler değiliz nasıl sefihler gibi olacağız diye bir mana çıkar.
***Envar Osmanlıca İşarat-ül İ’caz 128:
Biz divane değiliz nasıl sefihler gibi olacağız gibi bir mana çıkar.
*** Yeniasya İşaratü'l-İ'caz, Sayfa 98
Biz divaneler değiliz, nasıl sefihler gibi olacağız?"diye bir mana çıkar.
____________________
***Diyanet İşarat-ül İ’caz 276:
Cümlesiyle onlara iade etmekle…
***Envar Osmanlıca İşarat-ül İ’caz 128:
Cümlesiyle ifade etmek…
*** Yeniasya İşaratü'l-İ'caz, Sayfa 99
cümlesiyle onlara iade etmekle kendilerine yutturmuştur.
_________________________
***Diyanet İşarat-ül İ’caz 276:
Beynennas teşhir edilmekle sefahatin…
***Envar Osmanlıca İşarat-ül İ’caz 128:
Beynennas teşhir etmekle sefahatin kendisine münhasır olduğunu ilan etmektir.
? İkinci cümlede Kur’an onları teşhir ediyor. Edilmek…cümlesiyle Kur’an teşhir edilmeleri,gereğini ifade ediyor.
*** Yeniasya İşaratü'l-İ'caz, Sayfa 99
beynennas teşhir edilmekle sefahetin kendisine münhasır olduğunu ilan etmektir.
_______________________________

***Diyanet İşarat-ül İ’caz 276:
Bu ayetin ifade ettiği cümlelerin eczası arasında bulunan irtibata gelelim.
***Envar Osmanlıca İşarat-ül İ’caz 129:
Eczası arasında bulunan vech-i irtibat …
? Cümle tamamen değişmiştir.
*** Yeniasya İşaratü'l-İ'caz, Sayfa 99
Bu ayetin ihtiva ettiği cümlelerin eczası arasında bulunan irtibata gelelim
_________________________

***Diyanet İşarat-ül İ’caz 276:
Bir numune bir örnek gösterilmiştir ki,onlara ittiba ederek…
***Envar Osmanlıca İşarat-ül İ’caz 129:
Ona ittiba ederek…
? Ayete ittiba kastedilirken,çoğul ek kullanılmış ki,sanki ittiba kişilere olacak gibi bir mana verilmiş.
*** Yeniasya İşaratü'l-İ'caz, Sayfa 99
Bir nümune, bir örnek gösterilmiştir ki, onlara ittiba ederek ihlaslı bir imana gelsinler.
_____________________
***Diyanet İşarat-ül İ’caz 276:
Bir numune bir örnek gösterilmiştir ki,onlara ittiba ederek…
***Envar Osmanlıca İşarat-ül İ’caz 129:
Ona ittiba ederek…
? Ayete ittiba kastedilirken,çoğul ek kullanılmış ki,sanki ittiba kişilere olacak gibi bir mana verilmiş.
*** Yeniasya İşaratü'l-İ'caz, Sayfa 99
bir nümune, bir örnek gösterilmiştir ki, onlara ittiba ederek ihlaslı bir imana gelsinler.
_____________________
***Diyanet İşarat-ül İ’caz 276:
Anlaşılıyor ki…
***Envar Osmanlıca İşarat-ül İ’caz 129:
Anlaşılır ki…
?Neden fiil sigası değiştirilmiş.?
*** Yeniasya İşaratü'l-İ'caz, Sayfa 100
anlaşılıyor ki,
______________________
***Diyanet İşarat-ül İ’caz 278:
Bizler nasihatleri kabul etmiyoruz .
***Envar Osmanlıca İşarat-ül İ’caz 129:
Biz nasihatleri kabul etmiyoruz.
? “Bizler ”ferdi –bireysel olarak kabul etmeyenler topluluğu
“Biz “Şahs-ı manevinin kabul etmemesinden,kabul etmiyorlar. Şahs-ı manevi kastedilir.
*** Yeniasya İşaratü'l-İ'caz, Sayfa 100
"Bizler nasihatleri kabul etmiyoruz.
---------------------------
***Diyanet İşarat-ül İ’caz 278:
Sanki onlar istifham ile …
***Envar Osmanlıca İşarat-ül İ’caz 130:
Sanki istifham ile…
*** Yeniasya İşaratü'l-İ'caz, Sayfa 100
Sanki onlar istifham ile nasihat edene soruyorlar
_______________________
***Diyanet İşarat-ül İ’caz 278:
Evet birisine nasihat yapan adam evvela nefsine müracaat eder ( Nefsine müracaat eden nasihat yapan adam),sonra arkadaşları ile konuşur. Sonra nasihat ettiğine döner.
***Envar Osmanlıca İşarat-ül İ’caz 130:
Birisine nasihat yapılır iken o adam,evvela nefsine müracaat eder ( Nasihat edilen adam). Sonra arkadaşları ile konuşur,sonra nasihat edene döner,( çok açık nefsine müracaat edenin nasihat edilen olduğu gösterilmiş) yaptığı müracaatların neticesini ona söyler.
*** Yeniasya İşaratü'l-İ'caz, Sayfa 100
Evet, birisine nasihat yapan adam evvela nefsine müracaat eder, sonra arkadaşlarıyla konuşur.
___________________________
***Diyanet İşarat-ül İ’caz 278:
Onların her birisi bir kavmin sefihidir.
***Envar Osmanlıca İşarat-ül İ’caz 131:
Her biri bir kavmin sefihidir.
“Onlar “zamiri eklenince bu mananın sadece onlara ait olduğunu ifade eder.
*** Yeniasya İşaratü'l-İ'caz, Sayfa 101
Onların her birisi bir kavmin sefihidirler.
_______________________
***Diyanet İşarat-ül İ’caz 278:
O kamil müminlerin tecviz ettiği kıyasta birkaçişaret vardır.
***Envar Osmanlıca İşarat-ül İ’caz 131:
Onların tecviz etmediği kıyasta bir kaç işaret vardır.
Badıllı tercümesi 198;
İşte onların bu (batıl) davalarındaki kıyasta kıyas-ı maal- farıkla
Bir fark vardır (haşiye)
Haşiye:Bu kıyastaki fark şöyle olabilir:Münafıklar kendilerini zengin ve rütbe sahibi havas zannedip;karşılarındaki mü’minleri ise fakir,zelil ve perişan addetmeleridir. Halbuki kaziyye ise,hakikat olarak tam bunun aksidir ki metin de izahı yapılmıştır.
*** Yeniasya İşaratü'l-İ'caz, Sayfa 101
O kamil mü’minlerin tecviz ettiği kıyasta birkaç işaret vardır:
_____________________
***Diyanet İşarat-ül İ’caz 278:
“Bu fakir ve kıymetten sukut eden mü’minler gibi değiliz”gibi başka bir manayı izhar etmişlerdir.
***Envar Osmanlıca İşarat-ül İ’caz 131:
“Bu fakir ve kıymetten sukut eden mü’minler gibi değiliz “gibi başka bir manayı izmar etmişlerdir.
? Lügat manasıyla,izmar;hafi remiz,kalbde manayı gizlemek demektir. İzmar kelimesi,izhar gibi açık açık söylemek manasıyla değiştirilmiş.
*** Yeniasya İşaratü'l-İ'caz, Sayfa 100
"Bu fakir ve kıymetten sukut eden mü’minler gibi değiliz"gibi başka bir manayı izhar etmişlerdir.
_____________________________

***Diyanet İşarat-ül İ’caz 278:
Kamil zannettiğiniz mü’minler nazarımızda zelil ve fakir bir cemaattir. Onların her birisi bir kavmin sefihidirler.
***Envar Osmanlıca İşarat-ül İ’caz 131:
Kamil zannettiğiniz mü’minler nazarımızda zelil,fakir bir cemaattir. Her birisi bir kavmin sefihidir.
? Sefihidir –olarak tekil- müfred kullanıldığı zaman münafık kavimlerin başında bir tek şahıs o kavmin,o münafık kavmin sefihidir anlamı verir.
Sefihidirler- dediğimiz zaman baştaki o kavmin sefihi münafıkların lideri gizlenmiş,ferdlere dağılmış olur.
Yani münafık kavmin,grubun hepsi sefih,bunların lideri de bunların sefihi manası ancak tekil zikrettiğiniz zaman mümkün olur. Çoğul yapmakla sefih kavimlerin sefihini gizlemiş olursunuz.
*** Yeniasya İşaratü'l-İ'caz, Sayfa 101
"Kamil zannettiğiniz mü’minler, nazarımızda zelil ve fakir bir cemaattır. Onların herbirisi bir kavmin sefihidirler." O kamil mü’minlerin tecviz ettiği kıyasta birkaç işaret vardır:
__________________________
***Diyanet İşarat-ül İ’caz 281- 282;
يَعْلَمُونَ لَا gibi ayetlerin sonunda zikredilen ….. gibi cümlelerle islamiyetin akıl,hikmet…
***Envar Osmanlıca İşarat-ül İ’caz 131:
…gibi ayetlerin sonunda zikredilen ….. gibi cümleler ile islamiyetin akıl,hikmet,mantık üzerine müesses olduğuna işarettir ki,her bir aklı selim kabul etmek şanındandır.
? Aklı selim kabul etmek şanındandır cümlesinde,ayetin tefsiri olarak akıl islamiyeti kabul eder manası vardır.
Diyanetin baskısında ise “aklı selimin kabul etmesi islamiyetin şanındandır “olarak değiştirilerek hem ayetin aklı nazara veren manasından uzaklaşılmış hem üstadın ifadesi bozulmuştur.
*** Yeniasya İşaratü'l-İ'caz, Sayfa 101
İkincisi: La ya'lemun gibi, ayetlerin sonunda zikredilen .. gibi cümlelerle, İslamiyetin akıl, hikmet ve mantık üzerine müesses olduğuna işaret etmiştir ki, İslamiyeti herbir akl-ı selimin kabul etmesi, İslamiyetin şanındandır.
_____________
***Diyanet İşarat-ül İ’caz 288;
İhtiyarlarıyla ve arzularıyla tevessül ettikleri için …
***Envar Osmanlıca İşarat-ül İ’caz 137:
Yani onlar ihtiyarlarıyla ve arzularıyla tevessül etmekle sanki lisan-ı hal ile dalaletin talebinde bulunmuştur.
? “Tevessül etmekle dalaletin talebinde bulunmak “eklenerek tevessül ettikleri için “edilmiş”cümlesi şeklinde ifade,dalalet ve tuğyanı intaçeden fiilin dalalet talebinin ta kendisi olduğu manası bozulmuş.
*** Yeniasya İşaratü'l-İ'caz, Sayfa 101
su-i ihtiyarlarıyla ve arzularıyla tevessül ettikleri için, sanki lisan-ı halleriyle dalaletin talebinde bulunmuşlardır..
___________________
***Diyanet İşarat-ül İ’caz 294;
Cenab-ı Hakkın mukabelede bulunması mü’minlerin teşvikine ve terahhumlarına işaret olduğu…
****Envar Osmanlıca İşarat-ül İ’caz 142:
Cenab-ı Hakkın mü’minlerin teşrif ve terahhumlarına işaret olunduğu…
? Teşrif kelimesiyle mü’minler şerflendirilir manası,teşvik kelimesi ile değiştirilerek anlamsızlaştırılmış
*** Yeniasya İşaratü'l-İ'caz, Sayfa 101
Cenab-ı Hakkın mukabelede bulunması, mü’minlerin teşvikine ve terahhumlarına işaret olduğu gibi, münafıkları da istihza etmekten zecir ve men etmek içindir. Zira, istinatları Allamü’l-Guyuba olanlar, istihza edilemezler.
____________________
***Diyanet İşarat-ül İ’caz 294;
Bir tarzda devam eden bir elemin tesiri gittikçe azalır.
***Envar Osmanlıca İşarat-ül İ’caz 142:
Zira bir çeşit üzerine devam eden elemin tesiri gittikçe azalır.
? Elemin tesirinin gittikçe azalmasının sebebi tarz değil elem çeşidinin aynı olmasıdır.
Envarda çeşit kelimesi tarz kelimesi ile değiştirilmiş.
*** Yeniasya İşaratü'l-İ'caz, Sayfa 101
Zira bir tarzda devam eden bir elemin tesiri gittikçe azalır; tazelendikçe tesiri çok olur.
_______________________
***Diyanet İşarat-ül İ’caz 298;
Halbuki sizler saadete bedel lezaiz-i faniye ve manafii alınıyor.
***Envar Osmanlıca İşarat-ül İ’caz 142:
Halbuki saadete bedel lezaiz-i faniye ve menafii cüz’iyeyi alıyorsunuz.
? “Sizler”zamirinin eklenmesi ile umumi mana daraltılmış .
Lezaiz-i faniye ve menafi-i cüz’iyeyi alanların bütünüdahil edilerek mana tanımlanmış.
*** Yeniasya İşaratü'l-İ'caz, Sayfa 101
Halbuki sizler saadete bedel, lezaiz-i faniye ve menafi-i dünyeviyeyi alıyorsunuz.
_________________________
***Diyanet İşarat-ül İ’caz 366:
Böyle bir zulmete düşen…
***Envar Osmanlıca İşarat-ül İ’caz 157:
Böyle bir zulmet musibetine düçar olan bir adam..
? Bu münafıkların zulmete kendileri ihtiyarları ile tercihleri ile girdikleri önceden ifade edildi.Düçar olmak bunu ifade eder.
Zulmete düşmek kelimesi ise bunu ifade etmez.
*** Yeniasya İşaratü'l-İ'caz, Sayfa 120
Böyle bir zulmete düşen bir adam, evvelen kendisini kurtaracak bir sese kulak verir, etrafı dinler.
________________________
***Diyanet İşarat-ül İ’caz 366:
Titredikçe batar..
****Envar Osmanlıca İşarat-ül İ’caz 157;
Depreştikçe batar..
? Batmanın sebebi değiştirilmiş titremek korkuyu ifade eder. Halbuki bataklığa batmanın sebebi depreşmek,hareket etmek bir şeyler yapmak,aktivite anlamlarına gelir.
Titremek bunları ifade etmez.
*** Yeniasya İşaratü'l-İ'caz, Sayfa 120
Bataklığa düşen adam gibi titredikçe batar. Battıkça zulmette kalır.
-----------------
***Diyanet İşarat-ül İ’caz 366:
Kur’anın kendilerini irşad etmesine mani olmuştur. Cümlesi ilave olunmuştur.
*** Yeniasya İşaratü'l-İ'caz, Sayfa 120
Kur’an’ın kendilerini irşad etmesine mani olmuştur.
__________________
***Diyanet İşarat-ül İ’caz 372:
Vahşetle ihata edilmiş..
***Envar Osmanlıca İşarat-ül İ’caz 160;
Vahşetle abluka edilmiş..
*** Yeniasya İşaratü'l-İ'caz, Sayfa 122
Ve vahşetle ihata edilmiş
______________
***Diyanet İşarat-ül İ’caz 372:
Dehşetli hadisatıyla tehdit edici belalarıyla boğucu …
***Envar Osmanlıca İşarat-ül İ’caz 160;
Belalarıyla tehdit edici hadisatıyla nara atıcı…
*** Yeniasya İşaratü'l-İ'caz, Sayfa 122
dehşetli hadisatıyla tehdit edici, şedaidiyle sıkıcı bir şekilde görür.
_______
***Diyanet İşarat-ül İ’caz 376:
Zulmet zulumat alemi tekrar dirilir,o vasi meydanı tekrar kaplar ..
***Envar Osmanlıca İşarat-ül İ’caz 163;
Zulmet alemi dirilir meydan-ı haşre gelir
? Haşir meydanı kelimesi çıkarılmış.
*** Yeniasya İşaratü'l-İ'caz, Sayfa 124
Ve ani olarak berkin ölümüyle de zulümat alemi tekrar dirilir, o vasi meydanı tekrar kaplar.
___________
**Diyanet İşarat-ül İ’caz 378;
Bu kadar tazipler
***Envar Osmanlıca İşarat-ül İ’caz 165;
Yahu bu kadar tazipler
? Hitap çıkarılarak hitap makamı fevt edilmiş.
**** Yeniasya İşaratü'l-İ'caz, Sayfa 125
suale geldi ve dedi: "Bu kadar tazipler altında ezilmektense, birden bire ölüp gitmeleri veyahut bütün bütün sağır ve kör olmaları daha iyi değil midir?" diye sordu.
______________________
**Diyanet İşarat-ül İ’caz 392;
Allahın belasına maruz kaldılar.
***Envar Osmanlıca İşarat-ül İ’caz 175;
Allahın belasına muhat ve maruz kaldılar
? Muhat kelimesi çıkarılmış mana düşmüş.
**** Yeniasya İşaratü'l-İ'caz, Sayfa 133
En nihayet haybet ve hüsrana uğrayarak her taraftan Allah’ın belasına maruz kaldılar.
______________________________
**Diyanet İşarat-ül İ’caz 394;
Onların gözlerinin şuaından o şekilleri alıp götürüyor.
***Envar Osmanlıca İşarat-ül İ’caz 177;
Gözün şuaından o şekilleri kaptırıyor.
? Bu değişiklik nifakın fıtrat üzerindeki tesirinin anlatımını bozuyor.
**** Yeniasya İşaratü'l-İ'caz, Sayfa 133
onların gözlerinin şuasından o şekilleri alıp götürüyor.
_______________________________
***Diyanet İşarat-ül İ’caz 396;
Fikren zulmeti düşünmediklerini ..
***Envar Osmanlıca İşarat-ül İ’caz 179;
Fikirlerini zulmeti getirmediklerine …
**** Yeniasya İşaratü'l-İ'caz, Sayfa 136
fikren zulmeti düşünmediklerine, ancak aleddevam ziya için bir fırsat beklerlerken, birden bire zulmetin hücumuna maruz kaldıklarına işarettir.
___________________
***Diyanet İşarat-ül İ’caz 396;
Kör
***Envar Osmanlıca İşarat-ül İ’caz 179;
Körlük
**** Yeniasya İşaratü'l-İ'caz, Sayfa 136
gösterdikleri körlük şiddetinden,
-------------
***Diyanet İşarat-ül İ’caz 398;
Sonra,evvelki cümlelere atfeden و harfi,esbabın perdesi altında tasarruf eden ve bütün esbap ve illetler üzerinde murakebe eden bu kudretin,ancak nazar-ı hikmet olduğuna işarettir.
***Envar Osmanlıca İşarat-ül İ’caz 180;
Sonra evvelki cümlelere atfeden و
Harfi esbabın perdesi altında tasarruf eden ve bütün esbab ve illetler üzerinde murakabe eden bu kudretin,ancak nazarı hikmet olduğuna işarettir.
Kudretin esbab ve illet üzerine tasarrufu,hikmetinde bu tasarruf göstermek olduğu gizlenmiş.
**** Yeniasya İşaratü'l-İ'caz, Sayfa 137
Sonra, evvelki cümlelere atfeden harfi, esbabın perdesi altında tasarruf eden ve bütün esbap ve illetler üzerinde murakebe eden bu kudretin, ancak nazar-ı hikmet olduğuna işarettir.
___________________
***Diyanet İşarat-ül İ’caz 400;
Muayyen bir mevkiye çıkar emr-i ilahiye intizaren orada durur.
***Envar Osmanlıca İşarat-ül İ’caz 182;
Muayyen bir mevkiye sevk edilir .
? Çıkmak durmak esbaba verilmiş. Envar da tercüme ise bunun kudret tarafından bir sevk edilme manasını gösteriyor. Esbab anlatılırken tercüme hatası esbabı fiil sahibi göstermiş.
**** Yeniasya İşaratü'l-İ'caz, Sayfa 138
muayyen bir mevkie çıkar, emr-i İlahiyeye intizaren orada durur.
_____________________
***Diyanet İşarat-ül İ’caz 400;
Evvela bu cümle münafıkların ve yolcuları istila eden dehşetin hakikat olduğuna bir fezleke bir hülasadır.
***Envar Osmanlıca İşarat-ül İ’caz 182;
Evet evvela bu cümle münafık ve yolcuları istila eden dehşetin tahkiki için bir fezleke ve bir hülasadır.
? Tahkik meselede derinleşme,derinliğindeki esasları ortaya çıkarma fiilidir. Ayetin yaptığı budur. Bunun hakikat ifadesi aynı manayı göstermez.
**** Yeniasya İşaratü'l-İ'caz, Sayfa 138
Evvela, bu cümle münafıkları ve yolcuları istila eden dehşetin hakikat olduğuna bir fezleke ve bir hülasadır.
______________________
***Diyanet İşarat-ül İ’caz 366;
…vaziyetlerini bildirir
***Envar Osmanlıca İşarat-ül İ’caz 157;
Her iki tarafdan haber verir ve şanlarını bildirir…
Şan lügat manası tabiat;huy,adet,hal,keyfiyet,şöhret,şan,ün,nam,mah iyet .
? Vaziyet kelimesi bu manaları tazammum etmez.
**** Yeniasya İşaratü'l-İ'caz, Sayfa 119
her iki taraftan haber verir, vaziyetlerini bildirir, ayna gibi hallerini gösterir.