+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Risale-i Nur'a bu kadar kıymet ve ehemmiyet vermenin hikmeti nedir?

  1. #1
    Ehil Üye fanidünya... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2013
    Yaş
    39
    Mesajlar
    4.292

    Standart Risale-i Nur'a bu kadar kıymet ve ehemmiyet vermenin hikmeti nedir?

    Bütün kıymetdar kitablar içinde Risale-i Nur, Kur'anın işaretine ve iltifatına ve Hazret-i İmam-ı Ali'nin (R.A.) takdir ve tahsinine ve Gavs-ı A'zam'ın teveccüh ve tebşirine vech-i ihtisası nedir? O iki zâtın kerametle Risale-i Nur'a bu kadar kıymet ve ehemmiyet vermenin hikmeti nedir?
    Kıymetdar: Kıymetli, değerli.
    Risale-i Nur: Nur risalesi. Bediüzzaman Said Nursi'nin(ra) Kur'anın imanla ilgili ayetlerini kaynak alarak imanın bütün şartlarını açıklayıp delillerle ispat ettiği çok değerli eserlerinin hepsine birden verilen isim.
    Kur'an: Allah(cc) tarafından Hz. Muhammed'e(asm) Cebrail(as) vasıtasıyl gönderilen son ve değişmez mukaddes kitab.
    İltifat: İlgi gösterme, yakınlık gösterme.
    Takdir: Kıymet verme, değer verme.
    Teveccüh: Alaka, ilgi gösterme. *Yönelme.
    Tebşir: Müjdelemek.
    Vech-i ihtisas: Hususilik kazanma yönü, özelleşme sebebi.
    Ehemmiyet verme: Önem verme.
    Hikmet: Gözetilen fayda ve gaye.

    Elcevab:
    Malûmdur ki, bazı vakit olur bir dakika; bir saat ve belki bir gün, belki seneler kadar.. ve bir saat; bir sene, belki bir ömür kadar netice verir ve ehemmiyetli olur. Meselâ: Bir dakikada şehid olan bir adam, bir velayet kazanır; ve soğuğun şiddetinden incimad etmek zamanında ve düşmanın dehşet-i hücumunda bir saat nöbet, bir sene ibadet hükmüne geçebilir. İşte aynen öyle de: Risale-i Nur'a verilen ehemmiyet dahi, zamanın ehemmiyetinden, hem bu asrın şeriat-ı Muhammediyeye (A.S.M.) ve şeair-i Ahmediyeye (A.S.M.) ettiği tahribatın dehşetinden, hem bu âhirzamanın fitnesinden eski zamandan beri bütün ümmet istiaze etmesi cihetinden, hem o fitnelerin savletinden mü'minlerin imanlarını kurtarması noktasından Risale-i Nur öyle bir ehemmiyet kesbetmiş ki; Kur'an ona kuvvetli işaretle iltifat etmiş ve Hazret-i İmam-ı Ali (R.A.) üç kerametle ona beşaret vermiş ve Gavs-ı A'zam (R.A.) kerametkârane ondan haber verip tercümanını teşci' etmiş. Evet bu asrın dehşetine karşı, taklidî olan itikadın istinad kal'aları sarsılmış ve uzaklaşmış ve perdelenmiş olduğundan; her mü'min, tek başıyla dalaletin cemaatle hücumuna mukavemet ettirecek gayet kuvvetli bir iman-ı tahkikî lâzımdır ki dayanabilsin. Risale-i Nur bu vazifeyi; en dehşetli bir zamanda ve en lüzumlu ve nazik bir vakitte, herkesin anlayacağı bir tarzda, hakaik-i Kur'aniye ve imaniyenin en derin ve en gizlilerini gayet kuvvetli bürhanlar ile isbat ederek, o iman-ı tahkikîyi taşıyan hâlis ve sadık şakirdleri dahi, bulundukları kasaba, karye ve şehirlerde -hizmet-i imaniye itibariyle- âdeta birer gizli kutub gibi, mü'minlerin manevî birer nokta-i istinadı olarak, bilinmedikleri ve görünmedikleri ve görüşülmedikleri halde, kuvve-i maneviye-i itikadları cesur birer zabit gibi, kuvve-i maneviyeyi ehl-i imanın kalblerine verip, mü'minlere manen mukavemet ve cesaret veriyorlar.
    Ehemmiyetli: Önemli.
    Şehid: Şehit, Allah(cc) yolunda ölen, din yolunda canını veren.
    Velayet: Velilik, ermişlik.
    İncimad: Donma, buzlanma.
    Dehşet-i hücum: Hücum etme korkusu, saldırı korkusu.
    Ehemmiyet: Önem.
    Asrın: Yüz yılın.
    Şeriat-ı Muhammediye: Hz.Muhammed'in(asm) bildirdiği Allah'ın(cc) emir ve yasaklarından oluşan kanun düzeni.
    Şeair-i Ahmediye: Hz. Muhammedin(asm) gösterdiği şeaîr(islâm dini adetleri ve işaretleri).
    Tahribat: Yıkımlar, bozmalar.
    Âhirzaman: Dünyanın son zamanı, kıyamete yakın son devre.
    Fitne: Saptırıcı, zarara düşürücü hadise.
    Ümmet: Millet, toplum, topluluk.
    İstiaze: Allah'a(cc) sığınmak.
    Cihet: Yön, taraf.
    Savlet: Saldırma, ani ve şiddetli atılma.
    Mü'min: İman eden, imanlı.
    İman: İnanmak.
    Beşaret: Müjde, sevindirici haber, hayırlı haber.
    Kerametkârane: Kerametli bir şekilde.
    Teşci': Cesaretlendirme, cesaret verme.
    Taklidî: Taklide dayalı, delil ve belge istemeden kabul edilen.
    İtikad: İnanmak.
    İstinad: Dayanma.
    Kal'a: Kale.
    Dalalet: Sapıtma, doğru yoldan ayrılma, iman ve islâm yolundan sapmak.
    Cemaat: Topluluk.
    Mukavemet: Karşı koyma, dayanma, direnme, karşı gelme.
    İman-ı tahkikî: Araştırmaya, delil ve ispata dayanan ve yaşanan sağlam iman. Allah'ın(cc) varlığı ve birliği ile ilgili her bir şeydeki delillerden faydalanarak kazanılan sarsılmaz kuvvetli iman.
    Hakaik-i Kur'aniye: Kurana ait hakikatlar.
    Hakikatlar: Doğrular, gerçekler.
    Bürhan: Kesin delil, ispat vasıtası.
    Sadık: Sadakatlı, doğru, tam bağlı, dürüst.
    Şakird: Talebe, öğrenci.
    Karye: Köy.
    Hizmet-i imaniye: İmana ait hizmet, imanla alâkalı hizmet.
    Âdeta: Sanki.
    Kutub: Büyük evliya.
    Nokta-i istinad: Dayanma noktası, dayanılacak yer.
    Kuvve-i maneviye-i itikad: İnançtaki manevi güç.
    Kuvve-i maneviye: Manevî kuvvet(güç).
    Ehl-i iman: İman edenler, inananlar.
    Manen: Manaca, mana bakımından, manevî olarak.

    Sikke-i Tasdik-i Gaybi


  2. #2
    Ehil Üye fanidünya... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2013
    Yaş
    39
    Mesajlar
    4.292

    Standart

    Bugünlerde, manevî bir muhaverede bir SUAL ve CEVABI dinledim. Size, bir hülâsasını beyan edeyim:

    Biri dedi: Risale-i Nur'un iman ve tevhid için büyük tahşidatları ve küllî teçhizatları gittikçe çoğalıyor. Ve en muannid bir dinsizi susturmak için yüzde birisi kâfi iken, neden bu derece hararetle daha yeni tahşidat yapıyor?

    Ona cevaben dediler: "Risale-i Nur, yalnız bir cüz'î tahribatı ve bir küçük haneyi tamir etmiyor. Belki küllî bir tahribatı ve İslâmiyeti içine alan ve dağlar büyüklüğünde taşları bulunan bir muhit kal'ayı tamir ediyor. Ve yalnız hususî bir kalbi ve has bir vicdanı ıslaha çalışmıyor, belki bin seneden beri tedarik ve teraküm edilen müfsid âletler ile dehşetli rahnelenen kalb-i umumîyi ve efkâr-ı âmmeyi ve umumun ve bahusus avam-ı mü'minînin istinadgâhları olan İslâmî esasların ve cereyanların ve şeairlerin kırılması ile bozulmağa yüz tutan vicdan-ı umumîyi, Kur'an'ın i'cazıyla ve geniş yaralarını Kur'anın ve imanın ilâçları ile tedavi etmeğe çalışıyor. Elbette böyle küllî ve dehşetli tahribata ve rahnelere ve yaralara, hakkalyakîn derecesinde, dağlar kuvvetinde hüccetler, cihazlar ve bin tiryak hâsiyetinde mücerreb ilâçlar ve hadsiz edviyeler bulunmak gerektir ki; bu zamanda Kur'an-ı Mu'ciz-ül Beyan'ın i'caz-ı manevîsinden çıkan Risale-i Nur o vazifeyi görmekle beraber, imanın hadsiz mertebelerinde terakkiyat ve inkişafata medardır." diye uzun bir mükâleme cereyan etti. Ben de tamamen işittim, hadsiz şükrettim. Kısa kesiyorum.

    Said Nursî


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Ruhanilerin Yaratılma Hikmeti Nedir?
    By erdal purc in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 13
    Son Mesaj: 03.09.15, 19:33
  2. Risale-i Nur'a bu kadar kıymet ve ehemmiyet vermenin hikmeti nedir?
    By fanidünya... in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 03.11.14, 12:30
  3. ...kıymet ve ehemmiyet vermenin hikmeti nedir?
    By fanidünya... in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 15.05.14, 17:36
  4. Cennetin Vadedilmesinin Hikmeti Nedir?
    By adas in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 17.07.09, 00:06
  5. Üstad Niçin Uhuvvete Bu Kadar Ehemmiyet Veriyor?
    By insirah in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 31
    Son Mesaj: 08.03.08, 09:03

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0