+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 7 ve 7

Konu: Ahirzaman Konuları

  1. #1
    Dost cem_o_can - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Batman
    Mesajlar
    8

    Standart Ahirzaman Konuları

    Mehdi-i Ahirzaman BED?ÜZZAMAN
    BEŞ?NC? ŞUA'IN

    ?kinci Makam? ve Mes'eleleri

    بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

    B?R?NC? MES'ELE: Rivayette var ki: "Âhirzaman?n eşhas-? mühimmesinden olan Süfyan'?n eli delinecek."
    Allahu a'lem, bunun bir tevili şudur ki: Sefahet ve lehviyat için gayet israf ile elinde mal durmaz, israfata akar. Darb-? meselde deniliyor ki, "Filân adam?n eli deliktir." Yani çok müsriftir.
    ?şte, Süfyan israf? teşvik etmekle, şiddetli bir h?rs ve tama'? uyand?rarak insanlar?n o zaîf damarlar?n? tutup kendine musahhar eder diye bu hadîs ihtar ediyor. ?sraf eden ona esir olur, onun dâm?na düşer diye haber verir.
    ?K?NC? MES'ELE: Rivayette var ki: "Âhirzaman?n dehşetli bir şahs?, sabah kalkar; aln?nda "Hâzâ kâfir" yaz?lm?ş bulunur."
    Allahu a'lem bissavab.. bunun tevili şudur ki: O Süfyan, kendi baş?na firenklerin serpuşunu koyup herkese de giydirir. Fakat cebir ve kanun ile tamim ettiğinden, o serpuş dahi secdeye gittiği için inşâallah ihtida eder, daha herkes -yaln?z istemeyerek- onu giymekle kâfir olmaz.
    ÜÇÜNCÜ MES'ELE: Rivayette var ki: "Âhirzaman?n müstebid hâkimleri, hususan Deccal'?n yalanc? cennet ve cehennemleri bulunur." َالْعِلْمُ عِنْدَ اللّهِ bunun bir tevili şudur ki: Hükûmet dairesinde karş? karş?ya kurulan ve birbirine bakan vaziyette bulunan hapishane ile lise mektebi, biri huri ve g?lman?n çirkin bir taklidi, diğeri azab ve zindan sûretine girecek diye bir işarettir.
    DÖRD&#220;NC&#220; MES'ELE:</SPAN> Rivayette var ki: "&#194;hirzamanda, Allah Allah diyecek kalmaz."
    لاَ يَعْلَمُ الْغَيْبَ اِلاَّ اللّهُ bunun bir tevili şu olmak gerektir ki: "Allah!. Allah!. Allah!. deyip zikreden tekyeler, zikirhaneler, medreseler kapanacak ve ezan ve kamet gibi şeairde ismullah yerine başka isim konulacak" demektir. Yoksa umum insanlar küfr-ü mutlaka düşecekler demek değildir. Çünki Allah'? inkâr etmek, kâinat? inkâr etmek kadar ak?ldan uzakt?r. Umum değil, belki ekser insanlarda dahi vukuunu ak?l kabul etmez. Kâfirler Allah'? inkâr etmiyorlar, yaln?z s?fât?nda hata ediyorlar.
    Diğer bir tevili şudur ki: K?yamet kopmas?n?n dehşetini görmemek için, mü'minlerin ruhlar? bir parça evvel kabzedilir; k?yamet, kâfirlerin başlar?nda patlar.
    BEŞ?NC? MES'ELE: Rivayette vard?r ki: "&#194;hirzamanda Deccal gibi bir k?s?m şah?slar, uluhiyet dava edecekler ve kendilerine secde ettirecekler."
    Allahu a'lem, bunun bir tevili şudur ki: Nas?lki padişah? inkâr eden bir bedevî kumandan, kendinde ve başka kumandanlarda, hâkimiyetleri nisbetinde birer küçük padişahl?k tasavvur eder. Aynen öyle de: Tabiiyyun ve maddiyyun mezhebinin baş?na geçen o eşhas, kuvvetleri nisbetinde kendilerinde bir nevi rububiyet tahayyül ederler ve raiyetini kendi kuvveti için kendine ve heykellerine ubudiyetkârane serfüru ettirirler, başlar?n? rük&#251;a getirirler demektir.
    ALTINCI MES'ELE: Rivayette var ki: "Fitne-i âhirzaman o kadar dehşetlidir ki, kimse nefsine hâkim olmaz." Bunun için, binüçyüz sene zarf?nda emr-i Peygamberîyle bütün ümmet o fitneden istiaze etmiş, azab-? kabirden sonra
    مِنْ فِتْنَةِ الدَّجَالِ وَ مِنْ فِتْنَةِ آخِرِ الزَّمَانِ vird-i ümmet olmuş.
    Allahu a'lem bissavab, bunun bir tevili şudur ki: O fitneler nefisleri kendilerine çeker, meftun eder. ?nsanlar ihtiyarlar?yla, belki zevkle irtikâb ederler. Meselâ; Rusya'da hamamlarda kad?n-erkek beraber ç?plak girerler ve kad?n kendi güzelliklerini göstermeğe f?traten çok meyyal olmas?ndan seve seve o fitneye at?l?r, baştan ç?kar ve f?traten cemalperest erkekler dahi, nefsine mağlub olup o ateşe sarhoşane bir sürur ile düşer, yanar. ?şte dans ve tiyatro gibi o zaman?n lehviyatlar? ve kebairleri ve bid'alar? birer cazibedarl?k ile pervane gibi nefisperestleri etraf?na toplar, sersem eder. Yoksa cebr-i mutlak ile olsa ihtiyar kalmaz, günah dahi olmaz.
    YED?NC? MES'ELE: Rivayette var ki: "Süfyan büyük bir âlim olacak, ilim ile dalalete düşer. Ve çok âlimler ona tâbi' olacaklar."
    Vel'ilmu indallah, bunun bir tevili şudur ki: Başka padişahlar gibi ya kuvvet ve kudret veya kabile ve aşiret veya cesaret ve servet gibi vas?ta-i saltanat olmad?ğ? halde, zekâvetiyle ve fenniyle ve siyasî ilmiyle o mevkii kazan?r ve akl?yla çok âlimlerin ak?llar?n? teshir eder, etraf?nda fetvac? yapar. Ve çok muallimleri kendine tarafdar eder ve din derslerinden tecerrüd eden maarifi rehber edip tamimine şiddetle çal?ş?r, demektir.
    SEK?Z?NC? MES'ELE: Rivayetler, Deccal'?n dehşetli fitnesi ?slâmlarda olacağ?n? gösterir ki, bütün ümmet istiaze etmiş.
    لاَ يَعْلَمُ الْغَيْبَ اِلاَّ اللّهُ Bunun bir te'vili şudur ki: ?slâmlar?n Deccal'? ayr?d?r. Hattâ bir k?s?m ehl-i tahkik ?mam-? Ali'nin (R.A.) dediği gibi demişler ki: Onlar?n Deccal'? Süfyan'd?r. ?slâmlar içinde ç?kacak, aldatmakla iş görecek. Kâfirlerin Büyük Deccal'? ayr?d?r. Yoksa Büyük Deccal'?n cebr ve ceberut-u mutlak?na karş? itaat etmeyen şehid olur ve istemeyerek itaat eden kâfir olmaz, belki günahkâr da olmaz.
    DOKUZUNCU MES'ELE: Rivayetlerde, vukuat-? Süfyaniye ve hâdisat-? istikbaliye Şam'?n etraf?nda ve Arabistan'da tasvir edilmiş. Allahu a'lem, bunun bir tevili şudur ki: Merkez-i hilafet eski zamanda Irak'ta ve Şam'da ve Medine'de bulunduğundan, râviler kendi içtihadlar?yla -daimî öyle kalacak gibi- mana verip "merkez-i hük&#251;met-i ?slâmiye" yak?nlar?nda tasvir etmişler, Haleb ve Şam demişler. Hadîsin mücmel haberlerini, kendi içtihadlar?yla tafsil etmişler.
    ONUNCU MES'ELE: Rivayetlerde, eşhas-? âhirzaman?n fevkalâde iktidarlar?ndan bahsedilmiş.
    Vel'ilmü indallah, bunun tevili şudur ki: O şah?slar?n temsil ettikleri manevî şahsiyetin azametinden kinayedir. Bir vakit Rusya'y? mağlub eden Japon Başkumandan?n?n sureti; bir ayağ? Bahr-i Muhit'te, diğer ayağ? Port Artür Kal'as?nda olarak gösterildiği gibi, şahs-? manevînin dehşetli azameti, o şahsiyetin mümessilinde, hem o mümessilin büyük heykellerinde gösteriliyor. Amma fevkalâde ve hârika iktidarlar? ise, ekser icraatlar? tahribat ve müştehiyat olduğundan fevkalâde bir iktidar görünür, çünki tahrib kolayd?r. Bir kibrit bir köyü yakar. Müştehiyat ise, nefisler tarafdar olduğundan çabuk sirayet eder.
    ONB?R?NC? MES'ELE: Rivayette var ki: "&#194;hirzamanda bir erkek k?rk kad?na nezaret eder."
    Allahu a'lem bissavab, bunun iki tevili var:
    Birisi: O zamanda meşru nikâh azal?r veya Rusya'daki gibi kalkar. Birtek kad?na bağlanmaktan kaç?p baş?boş kalan, k?rk bedbaht kad?nlara çoban olur.
    ?kinci tevili: O fitne zaman?nda, harblerde erkeklerin çoğu telef olmas?ndan, hem bir hikmete binaen ekser tevellüdat k?zlar bulunmas?ndan kinayedir. Belki hürriyet-i nisvan ve tam serbestiyetleri kad?nl?k şehvetini şiddetle ateşlendirdiğinden f?tratça erkeğine galebe eder; veledi kendi suretine çekmeğe sebebiyet verdiğinden, emr-i ?lahiyle k?zlar pekçok olur.
    ON?K?NC? MES'ELE: Rivayetlerde var ki: "Deccal'?n birinci günü bir senedir, ikinci günü bir ay, üçüncü günü bir hafta, dördüncü günü bir gündür." لاَ يَعْلَمُ الْغَيْبَ اِلاَّ اللّهُ Bunun iki tevili vard?r:
    Birisi: Büyük Deccal'?n kutb-u şimalî dairesinde ve şimal taraf?nda zuhur edeceğine kinaye ve işarettir. Çünki kutb-u şimalînin mevkiinde bütün sene, bir gece bir gündüzdür. Bir gün şimendifer ile bu tarafa gelse, yaz mevsiminde bir ay mütemadiyen güneş gurub etmez. Daha bir gün otomobil ile gelse, bir haftada daima güneş görünür. Ben Rusya'daki esaretimde bu mevkiye yak?n bulunuyordum. Demek büyük Deccal, şimalden bu tarafa tecavüz edeceğini mu'cizane bir ihbard?r.
    ?kinci tevili ise: Hem büyük Deccal'?n, hem ?slâm Deccal?'n?n üç devre-i istibdadlar? manas?nda üç eyyam var. "Bir günü; bir devre-i hük&#251;metinde öyle büyük icraat yapar ki, üçyüz sene yap?lmaz. ?kinci günü, yani ikinci devresi, bir senede otuz senede yap?lmayan işleri yapt?r?r. &#220;çüncü günü ve devresi, bir senede yapt?ğ? tebdiller on senede yap?lmaz. Dördüncü günü ve devresi âdileşir, bir şey yapmaz, yaln?z vaziyeti muhafazaya çal?ş?r." diye, gayet yüksek bir belâgatla ümmetine haber vermiş.
    ON&#220;Ç&#220;NC&#220; MES'ELE: Kat'î ve sahih rivayette var ki: "?sa Aleyhisselâm büyük Deccal'? öldürür."
    Vel'ilmü indallah, bunun da iki vechi var:
    Bir vechi şudur ki: Sihir ve manyetizma ve ispirtizma gibi istidracî hârikalar?yla kendini muhafaza eden ve herkesi teshir eden o dehşetli Deccal'? öldürebilecek, mesleğini değiştirecek; ancak hârika ve mu'cizatl? ve umumun makbulü bir zât olabilir ki: O zât, en ziyade alâkadar ve ekser insanlar?n peygamberi olan Hazret-i ?sa Aleyhisselâm'd?r.
    ?kinci vechi şudur ki: Şahs-? ?sa Aleyhisselâm'?n k?l?nc? ile maktul olan şahs-? Deccal'?n teşkil ettiği dehşetli maddiyyunluk ve dinsizliğin azametli heykeli ve şahs-? manevîsini öldürecek ve inkâr-? uluhiyet olan fikr-i küfrîsini mahvedecek ancak ?sevî ruhanîleridir ki; o ruhanîler, din-i ?sevî'nin hakikat?n? hakikat-? ?slâmiye ile mezcederek o kuvvetle onu dağ?tacak, manen öldürecek. Hattâ "Hazret-i ?sa Aleyhisselâm gelir. Hazret-i Mehdi'ye namazda iktida eder, tâbi' olur." diye rivayeti bu ittifaka ve hakikat-? Kur'aniyenin metbuiyetine ve hâkimiyetine işaret eder.
    ONDÖRD&#220;NC&#220; MES'ELE: Rivayette var ki: "Deccal'?n mühim kuvveti yahudidir. Yahudiler severek tâbi' olurlar."
    Allahu a'lem, diyebiliriz ki, bu rivayetin bir parça tevili Rusya'da ç?km?ş. Çünki her hük&#251;metin zulmünü gören Yahudiler, Almanya memleketinde kesretle toplan?p intikamlar?n? almak için, Komünist Komitesi'nin tesisinde mühim bir rol ile yahudi milletinden olan "Troçki" nam?nda dehşetli bir adam?, Rusya'n?n başkumandanl?ğ?na ve terbiyegerdeleri olan meşhur Lenin'den sonra Rus hük&#251;metinin baş?na geçirerek Rusya'n?n baş?n? patlat?p bin senelik mahsulat?n? yakt?rd?lar. Büyük Deccal'?n komitesini ve bir k?s?m icraat?n? gösterdiler. Ve sair hük&#251;metlerde dahi ehemmiyetli sars?nt?lar verip kar?şt?rd?lar.
    ONBEŞ?NC? MES'ELE: Ye'cüc ve Me'cüc hâdisat?n?n icmali Kur'anda olduğu gibi, rivayette bir k?s?m tafsilât var. Ve o tafsilât ise, Kur'an?n muhkemat?ndan olan icmali gibi muhkem değil, belki bir derece müteşabih say?l?r. Onlar tevil isterler. Belki râvilerin içtihadlar? kar?şmas?yla tabir isterler. Evet لاَ يَعْلَمُ الْغَيْبَ اِلاَّ اللّهُ Bunun bir tevili şudur ki: Kur'an?n lisan-? semavîsinde Ye'cüc ve Me'cüc nam? verilen Mançur ve Moğol kabileleri, eski zamanda Çin-i Maçin'den bir k?s?m başka kabileleri beraber alarak kaç defa Asya ve Avrupa'y? herc ü merc ettikleri gibi, gelecek zamanlarda dahi dünyay? zîr ü zeber edeceklerine işaret ve kinayedir. Hattâ şimdi de komünistlik içindeki anarşistin ehemmiyetli efrad? onlardand?r. Evet, ihtilâl-i Fransavîde hürriyetperverlik tohumuyla ve aş?lamas?yla sosyalistlik türedi, tevellüd etti. Ve sosyalistlik ise bir k?s?m mukaddesat? tahrib ettiğinden, aş?lad?ğ? fikir bilâhare bolşevikliğe ink?lab etti. Ve bolşeviklik dahi çok mukaddesat-? ahlâkiye ve kalbiye ve insaniyeyi bozduğundan, elbette ektikleri tohumlar hiç bir kay?d ve hürmet tan?mayan anarşistlik mahsulünü verecek. Çünki kalb-i insanîden hürmet ve merhamet ç?ksa; ak?l ve zekâvet, o insanlar? gayet dehşetli ve gaddar canavarlar hükmüne geçirir, daha siyasetle idare edilmez. Ve anarşistlik fikrinin tam yeri ise; hem mazlum kalabal?kl?, hem medeniyette ve hâkimiyette geri kalan çapulcu kabileler olacak. Ve o şeraite muvaf?k insanlar ise, Çin-i Maçin'de k?rk günlük bir mesafede yap?lan ve acaib-i seb'a-i âlemden birisi bulunan Sedd-i Çinî'nin binas?na sebebiyet veren Mançur ve Moğol ve bir k?s?m K?rg?z kabileleridir ki, Kur'an'?n mücmel haberini tefsir eden Zât-? Ahmediye (Aleyhissalâtü Vesselâm) mu'cizane ve muhakkikane haber vermiş.
    ONALTINCI MES'ELE: Rivayette var ki: -?sa Aleyhisselâm Deccal'? öldürdüğü münasebetiyle- "Deccal'?n fevkalâde büyük ve minareden daha yüksek bir azamet-i heykelde ve Hazret-i ?sa Aleyhisselâm ona nisbeten çok küçük bulunduğunu" gösterir.
    لاَ يَعْلَمُ الْغَيْبَ اِلاَّ اللّهُ Bunun bir tevili şu olmak gerektir ki: ?sa Aleyhisselâm'? nur-u îman ile tan?yan ve tâbi' olan cemaat-? ruhaniye-i mücahidînin kemmiyeti, Deccal'?n mektebce ve askerce ilmî ve maddî ordular?na nisbeten çok az ve küçük olmas?na işaret ve kinayedir.
    ONYED?NC? MES'ELE: Rivayette var ki: "Deccal ç?kt?ğ? gün bütün dünya işitir ve k?rk günde dünyay? gezer ve hârikulâde bir eşeği vard?r."
    Allahu a'lem, bu rivayetler tamamen sahih olmak şart?yla tevilleri şudur: Bu rivayetler mu'cizane haber verir ki, "Deccal zaman?nda vas?ta-i muhabere ve seyahat o derece terakki edecek ki, bir hâdise bir günde umum dünyada işitilecek. Radyo ile bağ?r?r, şark garb işitir ve umum ceridelerinde okunacak. Ve bir adam k?rk günde dünyay? devredecek ve yedi k?t'as?n? ve yetmiş hük&#251;metini görecek ve gezecek." diye zuhurundan on as?r evvel telgraf, telefon, radyo, şimendifer, tayyareden mu'cizane haber verir. Hem Deccal, deccall?k haysiyetiyle değil, belki gayet müstebid bir kral s?fat?yla işitilir. Ve gezmesi de her yeri istilâ etmek için değil, belki fitneyi uyand?rmak ve insanlar? baştan ç?karmak içindir. Ve bindiği merkebi ve himar? ise; ya şimendiferdir ki bir kulağ? ve bir baş? cehennem gibi ateş ocağ?, diğer kulağ? yalanc? cennet gibi güzelce tezyin ve tefriş edilmiş. Düşmanlar?n? ateşli baş?na, dostlar?n? ziyafetli baş?na gönderir. Veyahut onun eşeği, merkebi; dehşetli bir otomobildir veya tayyaredir veyahut...... (sük&#251;t lâz?m!)
    ONSEK?Z?NC? MES'ELE: Rivayette var ki: "&#220;mmetim istikametle gitse, ona bir gün var." Yani فِى يَوْمٍ كَانَ مِقْدَارُهُ اَلْفَ سَنَةٍ âyetinin s?rr?yla bin sene hâkîmane ve mükemmel yaşayacak. Eğer istikamette gitmezse, ona yar?m gün var. Yani ancak beşyüz sene kadar hâkimiyeti ve galibiyeti muhafaza eder.
    Allahu a'lem, bu rivayet k?yametten haber vermek değil; belki ?slâmiyetin galibane hâkimiyetinden ve hilafetin saltanat?ndan bahseder ki, ayn-? hakikat ve bir mu'cize-i gaybiye olarak aynen öyle ç?km?ş. Çünki Hilafet-i Abbasiye'nin âhirinde, onun ehl-i siyaseti istikameti kaybettiği için, beşyüz sene kadar yaşam?ş. Fakat ümmetin heyet-i mecmuas? ise istikameti kaybetmediğinden Hilafet-i Osmaniye imdada gelip binüçyüz sene kadar hâkimiyeti devam ettirmiş. Sonra Osmanl? siyasiyyunlar? dahi istikameti muhafaza edemediğinden, o da ancak (hilafetle) beşyüz sene yaşayabilmiş. Bu hadîsin mu'cizane ihbar?n?, Hilafet-i Osmaniye kendi vefat?yla tasdik etmiş. Bu hadîsi başka risalelerde dahi bahsettiğimizden burada k?sa kesiyoruz.
    ONDOKUZUNCU MES'ELE: Rivayetlerde, âhirzaman?n alâmetlerinden olan ve &#194;l-i Beyt-i Nebevî'den Hazret-i Mehdi'nin (Rad?yallahü Anh) hakk?nda ayr? ayr? haberler var. Hattâ bir k?s?m ehl-i ilim ve ehl-i velayet, eskide onun ç?kmas?na hükmetmişler.
    Allahu a'lem bissavab, bu ayr? ayr? rivayetlerin bir tevili şudur ki: Büyük Mehdi'nin çok vazifeleri var. Ve siyaset âleminde, diyanet âleminde, saltanat âleminde, cihad âlemindeki çok dairelerde icraatlar? olduğu gibi.. herbir as?r me'yusiyet vaktinde, kuvve-i maneviyesini teyid edecek bir nevi Mehdi'ye veyahut Mehdi'nin onlar?n imdad?na o vakitte gelmek ihtimaline muhtaç olduğundan; rahmet-i ?lahiye ile her devirde belki her as?rda bir nevi Mehdi, &#194;l-i Beyt'ten ç?km?ş, ceddinin şeriat?n? muhafaza ve sünnetini ihya etmiş. Meselâ: Siyaset âleminde Mehdi-i Abbasî ve diyanet âleminde Gavs-? Azam ve Şah-? Nakşibend ve aktab-? erbaa ve oniki imam gibi Büyük Mehdi'nin bir k?s?m vazifelerini icra eden zâtlar dahi, -Mehdi hakk?nda gelen rivayetlerde- medar-? nazar-? Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm olduğundan rivayetler ihtilaf ederek, bir k?s?m ehl-i hakikat demiş: "Eskide ç?km?ş." Her ne ise... Bu mes'ele Risâle-i Nur'da beyan edildiğinden, onu ona havale ile burada bu kadar deriz ki:
    Dünyada mütesanid hiçbir hanedan ve mütevaf?k hiçbir kabile ve münevver hiçbir cem'iyet ve cemaat yoktur ki, &#194;l-i Beyt'in hanedan?na ve kabilesine ve cem'iyetine ve cemaatine yetişebilsin.
    Evet yüzer kudsî kahramanlar? yetiştiren ve binler manevî kumandanlar? ümmetin baş?na geçiren ve hakikat-? Kur'aniyenin mayas? ile ve îman?n nuruyla ve ?slâmiyet'in şerefiyle beslenen, tekemmül eden &#194;l-i Beyt, elbette âhirzamanda şeriat-? Muhammediyeyi ve hakikat-? Furkaniyeyi ve Sünnet-i Ahmediyeyi (A.S.M.) ihya ile, ilân ile, icra ile, başkumandanlar? olan Büyük Mehdi'nin kemal-i adaletini ve hakkaniyetini dünyaya göstermeleri gayet makul olmakla beraber, gayet lâz?m ve zarurî ve hayat-? içtimaiye-i insaniyedeki düsturlar?n muktezas?d?r.
    Y?RM?NC? MES'ELE: Güneş'in mağribden ç?kmas? ve zeminden dâbbet-ül arz?n zuhurudur.
    Amma Güneş'in mağribden tul&#251;u ise, bedahet derecesinde bir alâmet-i k?yamettir. Ve bedaheti için, akl?n ihtiyar? ile bağl? olan tevbe kap?s?n? kapayan bir hâdise-i semaviye olduğundan tefsiri ve manas? zâhirdir, tevile ihtiyac? yoktur. Yaln?z bu kadar var ki: Allahu a'lem, o tul&#251;un sebeb-i zâhirîsi: Küre-i Arz kafas?n?n akl? hükmünde olan Kur'an onun baş?ndan ç?kmas?yla zemin divane olup, izn-i ?lahî ile baş?n? başka seyyareye çarpmas?yla hareketinden geri dönüp, garbdan şarka olan seyahat?n?, irade-i Rabbanî ile şarktan garba tebdil etmekle Güneş garbdan tul&#251;a başlar. Evet arz? şems ile, ferşi arş ile kuvvetli bağlayan hablullah-il metin olan Kur'an?n kuvve-i cazibesi kopsa; küre-i arz?n ipi çözülür, baş?boş serseri olup aksiyle ve intizams?z hareketinden Güneş garbdan ç?kar. Hem müsademe neticesinde emr-i ?lahî ile k?yamet kopar diye bir te'vili vard?r.
    Amma "Dabbet-ül Arz": Kur'anda gayet mücmel bir işaret ve lisan-? hâlinden k?sac?k bir ifade, bir tekellüm var. Tafsili ise; ben şimdilik, başka mes'eleler gibi kat'î bir kanaatla bilemiyorum. Yaln?z bu kadar diyebilirim:
    لاَ يَعْلَمُ الْغَيْبَ اِلاَّ اللّهُ Nas?lki kavm-i Firavun'a "çekirge âfât? ve bit belas?" ve Kâ'be tahribine çal?şan Kavm-i Ebrehe'ye "Ebabil Kuşlar?" musallat olmuşlar. Öyle de: Süfyan'?n ve Deccallar?n fitneleriyle bilerek, severek isyan ve tuğyana ve Ye'cüc ve Me'cüc'ün anarşistliği ile fesada ve canavarl?ğa giden ve dinsizliğe, küfr ve küfrana düşen insanlar?n ak?llar?n? başlar?na getirmek hikmetiyle, arzdan bir hayvan ç?k?p musallat olacak, zîr ü zeber edecek. Allahu a'lem, o dabbe bir nev'dir. Çünki gayet büyük birtek şah?s olsa, her yerde herkese yetişmez. Demek dehşetli bir taife-i hayvaniye olacak. Belki اِلاَّ دَابَّةُ اْلاَرْضِ تَأْكُلُ مِنْسَأَتَهُ âyetinin işaretiyle, o hayvan, dabbet-ül arz denilen ağaç kurtlar?d?r ki; insanlar?n kemiklerini ağaç gibi kemirecek, insan?n cisminde dişinden t?rnağ?na kadar yerleşecek. Mü'minler îman bereketiyle ve sefahet ve su-i istimalâttan tecennübleriyle kurtulmas?na işareten, âyet, îman hususunda o hayvan? konuşturmuş.

    رَبَّنَا لاَ تُؤَاخِذْنَا اِنْ نَسِينَا اَوْ اَخْطَاْنَا
    سُبْحَانَكَ لاَ عِلْمَ لَنَا اِلاَّ مَا عَلَّمْتَنَا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ
    * * *

    Konu HakanBa tarafından (03.06.07 Saat 00:28 ) değiştirilmiştir.
    Kalpler rıza nurlarıyla dolu iken, diller nasıl istemek için açılır?”

  2. #2
    Yönetici SeRDeNGeCTi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    33
    Mesajlar
    5.901

    Standart

    Evet. Bediüzzaman 5. Şua için "Tüm Külliyat yazılmasa sadece bu yazılsa yine kafiydi." der ki bu sözü de 5. Şua nın ne derece önemli olduğunu ispatlamaktadır. Bu mevzuyu paylaştığın için Allah razı olsun cem_o_can kardeşim.
    Konu Meyvenin Zeyli tarafından (26.05.07 Saat 23:21 ) değiştirilmiştir.
    Anlamını Bilmediğiniz Kelimelerin Üzerine Çift Tıklayınız...

    Sual: Belki onlar eski hali istiyorlar?
    Cevap: Size kısa bir söz söyleyeceğim; ezber edebilirsiniz: İşte, eski hal muhal; ya yeni hal veya izmihlâl...
    (Bediüzzaman Said Nursi)


    Ne hayal, ne kuruntu hakikat istiyorum.
    Hakikat, hakikat, hakikat istiyorum!.. (Osman Yüksel SERDENGEÇTİ)




  3. #3
    Ehil Üye Selim Akif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    2.965

    Standart

    Üstad hazretleri.Hadislerin ve rivayetlerin günümüze bakan vechini açıkca anlatmış.Günümüzdeki küfür ve dinsizliğin ne kadar ciddi boyutta olduğunu yıllar önce işaret edilmiş....

    Bismillahirrahmanirrahim


    Elif, Lâm, Mîm.
    İnsanlar, imtihandan geçirilmeden,
    sadece "İman ettik" demeleriyle bırakılıvereceklerini mi sandılar?


    Do men think that they will be left alone on saying,
    "We believe", and that they will not be tested?


  4. #4
    Yasaklı Üye bekke - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Mesajlar
    299

    Standart

    YED?NC? MES'ELE: Rivayette var ki: "Süfyan büyük bir âlim olacak, ilim ile dalalete düşer. Ve çok âlimler ona tâbi' olacaklar."

    Vel'ilmu indallah, bunun bir tevili şudur ki: Başka padişahlar gibi ya kuvvet ve kudret veya kabile ve aşiret veya cesaret ve servet gibi vas?ta-i saltanat olmad?ğ? halde, zekâvetiyle ve fenniyle ve siyasî ilmiyle o mevkii kazan?r, akl?yla çok âlimlerin ak?llar?n? teshir eder ve , etraf?nda fetvac? yapar. Ve çok muallimleri kendine tarafdar eder ve din derslerinden tecerrüd eden maarifi rehber edip tamimine şiddetle çal?ş?r, demektir.

    Buras? çok acaip bir izah. Dikkatle düşünülmesi laz?m.

  5. #5
    Vefakar Üye yenipınar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesajlar
    419

    Standart

    Dördüncü cihet ve sebep: Büyük Deccalın, ispritizma nevinden teshir edici hassaları bulunur. İslâm Deccalının dahi, bir gözünde teshir edici manyetizma bulunur. Hattâ, rivayetlerde "Deccalın bir gözü kördür"diye nazar-ı dikkati gözüne çevirerek Büyük Deccalın bir gözü kör ve ötekinin bir gözü, öteki göze nisbeten kör hükmünde olduğunu hadiste kaydetmekle, onlar kâfir-i mutlak bulunduğundan, yalnız münhasıran bu dünyayı görecek bir tek gözü var ve âkıbeti ve âhireti görebilecek gözleri olmamasına işaret eder.

    Ben bir mânevî âlemde İslâm Deccalını gördüm.

    Yalnız birtek gözünde teshirci bir manyetizma gözümle müşahede ettim ve onu bütün bütün münkir bildim.

    İşte bu inkâr-ı mutlaktan çıkan bir cüret ve cesaretle mukaddesata hücum eder. Avâm-ı nâs hakikat-ı hali bilmediklerinden, harikulâde iktidar ve cesaret zannederler.

    Hem şanlı ve kahraman bir millet, mağlûbiyeti hengâmında, böyle istidraçlı ve şanlı ve talihli ve muvaffakiyetli ve kurnaz bir kumandanı bulunduğundan, gizli ve dehşetli olan mâhiyetine bakmayarak, kahramanlık damarıyla onu alkışlar, başına kor, seyyielerini örtmek ister.

    Fakat kahraman ve mücahid ordunun ve dindar milletin ruhundaki nur-u iman ve Kur'ân ışığıyla hakikat-ı hali göreceği ve o kumandanın çok dehşetli tahribatını tamire çalışacağı rivayetlerden anlaşılır.(Beşinci Şua)

  6. #6
    Gayyur betül fatma - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Bulunduğu yer
    ayvalık
    Mesajlar
    53

    Standart

    İKİNCİ MES'ELE: Rivayette var ki: "Âhirzamanın dehşetli bir şahsı, sabah kalkar; alnında "Hâzâ kâfir" yazılmış bulunur."
    Allahu a'lem bissavab.. bunun tevili şudur ki: O Süfyan, kendi başına firenklerin serpuşunu koyup herkese de giydirir. Fakat cebir ve kanun ile tamim ettiğinden, o serpuş dahi secdeye gittiği için inşâallah ihtida eder, daha herkes -yalnız istemeyerek- onu giymekle kâfir olmaz.

    ZATEN BU MESELEDEN SONRA HERŞAY ANLAŞILIYOR....

  7. #7
    Müdakkik Üye vakti_nehar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    969

    Standart

    rabbım ustadımızdan ebedı razı olsun.....
    hak razı olsun kardesım paylastıgın ıcın

    " Eğer şu fânî dünyada bekâ istiyorsan, bekâ fenâdan çıkıyor, nefs-i emmâre cihetiyle fenâ bul ki, bâkî olasın...."

    Anlam demek, Allah demektir.

    Sonuç, sevgi Allah demektir.

    "İnşallah" derse Yakaran...

    "İnşa" eder YARADAN.

    SaFLaRı eZeNi aSLaN SaNMA aSıL NeFSiNi eZeBiLeN aSLaNDıR
    MEVLANA


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Risale-i Nur'dan Ders Konuları
    By SeRDeNGeCTi in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 28
    Son Mesaj: 12.12.13, 00:52
  2. Risale-i Nur'dan Seminer Konuları?
    By İSTİKBAL in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 22.10.09, 18:45
  3. İlgimi Çeken Konuları Nasıl Takip Edebilirim?
    By beylikdüzü73 in forum İstek, Öneri ve Forum Yardımı
    Cevaplar: 14
    Son Mesaj: 26.09.08, 17:00
  4. Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 16.08.08, 07:56
  5. Forum Konuları
    By merkür in forum İstek, Öneri ve Forum Yardımı
    Cevaplar: 11
    Son Mesaj: 26.09.07, 23:17

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0