+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 7 ve 7
Like Tree3Beğeni
  • 1 tarafından fanidünya...
  • 1 tarafından fanidünya...
  • 1 tarafından fanidünya...

Konu: sana gayret vermiyor mu?

  1. #1
    Ehil Üye fanidünya... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2013
    Yaş
    39
    Mesajlar
    4.292

    Standart sana gayret vermiyor mu?

    Ey sersem nefsim! Acaba şu vazife-i ubudiyet neticesiz midir, ücreti az mıdır ki, sana usanç veriyor? Halbuki bir adam sana birkaç para verse veyahut seni korkutsa, akşama kadar seni çalıştırır ve fütursuz çalışırsın. Acaba bu misafirhane-i dünyada âciz ve fakir kalbine kut ve gına ve elbette bir menzilin olan kabrinde gıda ve ziya ve herhalde mahkemen olan Mahşer'de sened ve berat ve ister istemez üstünden geçilecek Sırat Köprüsü'nde nur ve burak olacak bir namaz, neticesiz midir veyahut ücreti az mıdır? Bir adam sana yüz liralık bir hediye va'detse, yüz gün seni çalıştırır. Hulf-ül va'd edebilir o adama itimad edersin, fütursuz işlersin. Acaba hulf-ül va'd hakkında muhal olan bir zât, Cennet gibi bir ücreti ve saadet-i ebediye gibi bir hediyeyi sana va'd etse, pek az bir zamanda, pek güzel bir vazifede seni istihdam etse; sen hizmet etmezsen veya isteksiz, suhre gibi veya usançla, yarım yamalak hizmetinle onu va'dinde ittiham ve hediyesini istihfaf etsen, pek şiddetli bir te'dibe ve dehşetli bir tazibe müstehak olacağını düşünmüyor musun? Dünyada hapsin korkusundan en ağır işlerde fütursuz hizmet ettiğin halde; Cehennem gibi bir haps-i ebedînin havfı, en hafif ve latif bir hizmet için sana gayret vermiyor mu?

    BEDİÜZZAMAN


    Vazife-i ubudiyet: Ubudiyet vazifesi, Allah’ın(cc) emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınma görevi.
    Fütur: Gevşeklik, usanç.
    Misafirhane-i dünya: Dünya müsafirhanesi.
    Kut: Gıda, azık.
    Gına: Zenginlik.
    Ziya: Işık.
    Berat: Suçsuzluk belgesi. Ayrıcalık ve lütuf belgesi.
    Burak: Çok süratli bir cennet bineği.
    Hulf-ül va'd: Sözünden dönmek, sözünde durmamak.
    Muhal: İmkansız, mümkün olmayan, olamaz.
    Va'd: Söz verme.
    Suhre: Zoraki iş yapan, zorlamayla iş yapan,
    İttiham: Suçlama.
    İstihfaf: Hafife alma, küçümseme, önemsememe.
    Tezib: Azap verme, eziyet etme, sıkıntı verme.
    Müstehak: Hak etmiş, layık olmuş.
    Haps-i ebedî: Ebedi hapis, sürekli hapis.
    Havf: Korku.
    Latif: Yumuşak, nazik, güzel şirin.


    *SAHRA* bunu beğendi.

  2. #2
    Ehil Üye fanidünya... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2013
    Yaş
    39
    Mesajlar
    4.292

    Standart

    Ey şikem-perver nefsim! Acaba her gün her gün ekmek yersin, su içersin, havayı teneffüs edersin; sana onlar usanç veriyor mu? Madem vermiyor; çünki ihtiyaç tekerrür ettiğinden, usanç değil belki telezzüz ediyorsun. Öyle ise: Hane-i cismimde senin arkadaşların olan kalbimin gıdası, ruhumun âb-ı hayatı ve latife-i Rabbaniyemin hava-yı nesimini cezb ve celbeden namaz dahi, seni usandırmamak gerektir. Evet nihayetsiz teessürat ve elemlere maruz ve mübtela ve nihayetsiz telezzüzata ve emellere meftun ve pür-sevda bir kalbin kut ve kuvveti; herşeye kadir bir Rahîm-i Kerim'in kapısını niyaz ile çalmakla elde edilebilir. Evet şu fâni dünyada kemal-i sür'atle vaveylâ-yı firakı koparan giden ekser mevcudatla alâkadar bir ruhun âb-ı hayatı ise; herşeye bedel bir Mabud-u Bâki'nin, bir Mahbub-u Sermedî'nin çeşme-i rahmetine namaz ile teveccüh etmekle içilebilir. Evet fıtraten ebediyeti isteyen ve ebed için halkolunan ve ezelî ve ebedî bir zâtın âyinesi olan ve nihayetsiz derecede nazik ve letafetli bulunan zîşuur bir sırr-ı insanî, zînur bir latife-i Rabbaniye; şu kasavetli, ezici ve sıkıntılı, geçici ve zulümatlı ve boğucu olan ahval-i dünyeviye içinde, elbette teneffüse pek çok muhtaçtır ve ancak namazın penceresiyle nefes alabilir.

    BEDİÜZZAMAN


    Şikem-perver: Yemek tiryakisi, boğazına düşkün, aşırı yemeğe düşkün.
    Tekerrür: Tekrarlama.
    Telezzüz: Lezzetlenme, zevklenme.
    Âb-ı hayat: Hayat suyu. (Maddi ve manevi hayat için gerekli olan her şey.)
    Latife-i Rabbaniye: Rabbani latife. Ebedi alemden ve ebedi ve ezeli olan Allah’tan(cc) başkasına razı olmayan çok ince ve çok kuvvetli ve bütün latifelerin sultanı olan bir latife(duygu).
    Cezb: Kendine doğru çekme.
    Celb: Kendi tarafına almak, çekmek.
    Nihayetsiz: Sonsuz.
    Teessürat: Üzülmeler, üzüntüler, etkilenmeler.
    Elem: Acı, dert, kaygı.
    Maruz: Uğrayan, uğramış, hedef.
    Telezzüzat: Lezzetlenmeler, zevklenmeler.
    Emel: Ümit, kuvvetli istek, ummak.
    Meftun: Aşık, tutkun.
    Pür-sevda: Çok hırslı ve istekli. *Sevda dolu.
    Kut: Gıda, azık.
    Kadir: Sonsuz güç ve kuvvet.
    Rahîm-i Kerim: Çok ikram sahibi olan çok merhametli Allah(cc), çok cömert ve bağış sahibi olan çok acıyıcı ve şefkatli Allah(cc).
    Niyaz: Yalvarma, yakarma, yalvarış.
    Fâni: Geçici, gelip geçici, kaybolan.
    Kemal-i sür'at: Tam (son) sürat, tam hız, mekemmel bir çabukluk.
    Vaveylâ-yı firak: Firak vaveylası, ayrılık feryadı ve çığlığı.
    Ekser: Çoğunluk, çoğu.
    Mevcudat: Varlıklar.
    Alâkadar: Alakalı, ilgili.
    Mabud-u Bâki: Bütün varlıkların kulluğuna gerçek layık olan ebedi ve ölümsüz Allah(cc).
    Mahbub-u Sermedî: Sermedi mahbub, ebedi sevilen, sonsuz ve ölümsüz sevgili.
    Fıtraten: Yaratılışça, yaratılış bakımından.
    Ebediyet: Sonsuzluk.
    Ebed: Sonu olmamak.
    Zîşuur: Bilinç sahibi, şuurlu.
    Zînur: Nur sahibi, nurlu.
    Ahval-i dünyeviye: Dünyanın halleri, dünyanın durumları.
    *SAHRA* bunu beğendi.

  3. #3
    Ehil Üye fanidünya... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2013
    Yaş
    39
    Mesajlar
    4.292

    Standart

    Ey dünyaperest nefsim! Acaba ibadetteki füturun ve namazdaki kusurun meşagil-i dünyeviyenin kesretinden midir veyahut derd-i maişetin meşgalesiyle vakit bulamadığından mıdır? Acaba sırf dünya için mi yaratılmışsın ki, bütün vaktini ona sarfediyorsun! Sen istidad cihetiyle bütün hayvanatın fevkinde olduğunu ve hayat-ı dünyeviyenin levazımatını tedarikte iktidar cihetiyle, bir serçe kuşuna yetişemediğini biliyorsun. Bundan neden anlamıyorsun ki, vazife-i asliyen hayvan gibi çabalamak değil; belki hakikî bir insan gibi, hakikî bir hayat-ı daime için sa'y etmektir. Bununla beraber meşagil-i dünyeviye dediğin, çoğu sana ait olmayan ve fuzulî bir surette karıştığın ve karıştırdığın malayani meşgalelerdir. En elzemini bırakıp, güya binler sene ömrün var gibi en lüzumsuz malûmat ile vakit geçiriyorsun. Meselâ: Zühal'in etrafındaki halkaların keyfiyeti nasıldır ve Amerika tavukları ne kadardır? gibi kıymetsiz şeylerle kıymetdar vaktini geçiriyorsun. Güya kozmoğrafya ilminden ve istatistikçi fenninden bir kemal alıyorsun.

    BEDİÜZZAMAN


    Dünyaperest: Dünyaya taparcasına önem verip ahireti düşünmeyen.
    Nefs: Kendisi, kendi, öz varlık. *Günahlara itici hisler.
    Fütur: Gevşekik, usanç.
    Meşagil-i dünyeviye: Dünyaya ait işler, dünya ile ilgili uğraşılar.
    Kesret: Çokluk, bolluk.
    Derd-i maişet: Geçim derdi.
    İstidad: Kabiliyet, yetenek.
    Cihet: Yön, taraf.
    Hayvanat: Hayvanlar.
    Fevkinde: Üstünde.
    Hayat-ı dünyeviye: Dünyadaki yaşantı.
    Levazımat: Lüzumlu şeyler, gerekenler, gerekliler.
    İktidar: Güç, kuvvet.
    Vazife-i asliyen: Asıl vazifen, esas görevin.
    Belki: Kat'iyetle, şüphesiz. *Hatta. *İhtimal.
    Hakiki: Gerçek, sahici.
    Hayat-ı daime: Devamlı olan hayat.
    Sa'y: Çalışma, iş.
    Fuzuli: Gereksiz, faydasız, boş yere.
    Malayani: Faydasız, boş, gereksiz.
    Meşgale: Meşguliyet, iş, uğraşı.
    Elzem: Çok gerekli, en gerekli, daha lazım.
    Malûmat: Bilinenler, bilgiler.
    Zuhal: Satürün gezegeni.
    Keyfiyet: Özellik, nitelik, kıymet.
    Kıymetdar: Kıymetli, değerli.
    Kozmoğrafya: Astronomi, gök ilmi.
    *SAHRA* bunu beğendi.

  4. #4
    Ehil Üye fanidünya... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2013
    Yaş
    39
    Mesajlar
    4.292

    Standart

    Namaz, kul ile Allah arasında yüksek bir nisbet ve ulvî bir münasebet ve nezih bir hizmettir ki, her ruhu celb ve cezbetmek namazın şe'nindendir. İşârât-ül İ'caz

  5. #5
    Ehil Üye fanidünya... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2013
    Yaş
    39
    Mesajlar
    4.292

    Standart

    Mü'minûn, 2. Ayet: Onlar ki, namazlarında derin saygı içindedirler.

  6. #6
    Ehil Üye fanidünya... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2013
    Yaş
    39
    Mesajlar
    4.292

    Standart

    Bakara, 45. Ayet: Sabrederek ve namaz kılarak (Allah'tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah'a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.

  7. #7
    Global Moderator *SAHRA* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Mesajlar
    10.102

    Standart

    güncel

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. ... bana lezzet vermiyor; dünyaya ancak bir misafirhane nazarıyla bakıyorum.
    By fanidünya... in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 12.06.15, 05:09
  2. Himmet ve Gayret-i Diniye
    By gamze-i_dilruzum in forum Risale-i Nur Talebeliği
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 14.08.13, 11:05
  3. Gayret ve Niyet
    By gamze-i_dilruzum in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 28.05.13, 16:07
  4. Ha Gayret H....
    By MuM in forum Şiirler
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 12.01.09, 06:55
  5. Ailem Hizmet Etmeme İzin Vermiyor Bir Akıl Verin..
    By edep_yahû in forum Risale-i Nur Talebeliği
    Cevaplar: 12
    Son Mesaj: 04.11.08, 15:10

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0