Zerre mi Şems mi?

Bir zerre, kocaman şemsi tecelli ile -yani in'ikas itibariyle- istiab eder, içine alır. Fakat küçücük iki zerreyi bizzât -yani hacimleri itibariyle- içine alamaz. Binaenaleyh yağmurun şemsin timsaline ma'kes olan katreleri gibi, kâinatın zerrat ve mürekkebatı, ilim ve iradeye müstenid kudret-i nuraniye-i ezeliyenin -tecelli ve in'ikas itibariyle- lem'alarına mazhar olabilirler. Mesnevi-i Nuriye ( 123 )

Burada temelde varolan mesele niyetle ele geçen ve geçmesi ihtimal-i kavi olan 4 Kelimeden Birtanesidir. Niyettir. Üstadım: “40 sene ömrümde, 30 sene tahsilimde yalnız 4 kelime ile 4 kelâm öğrendim; tafsilen beyan edilecektir.. Kelimelerden maksad: Mana-yı harfî, mana-yı ismî, niyet, nazardır. Mesnevi-i Nuriye (51)” demekki Bediüüzzaman olmak veya Bediüzzamana Talebe olmak yolunda bu 4 kelamın yeri çok ehemmiyetlidir.

► Cenab-ı Hakk'ın masivasına (yani kâinata) mana-yı harfiyle ve Onun hesabına bakmak lâzımdır. Mana-yı ismiyle ve esbab hesabına bakmak hatadır. Mesnevi-i Nuriye ( 51 )
Evet her şeyin iki ciheti vardır. Bir ciheti Hakk'a bakar. Diğer ciheti de halka bakar. Halka bakan cihet, Hakk'a bakan cihete tenteneli bir perde veya şeffaf bir cam parçası gibi, altında Hakk'a bakan cihet-i isnadı gösterecek bir perde gibi olmalıdır. Binaenaleyh nimete bakıldığı zaman Mün'im, san'ata bakıldığı zaman Sâni', esbaba NAZAR edildiği vakit Müessir-i Hakikî zihne ve fikre gelmelidir. Mesnevi-i Nuriye ( 51 )
► Ve keza nazar ile niyet, mahiyet-i eşyayı tağyir eder. Günahı sevaba, sevabı günaha kalbeder. Evet, niyet âdi bir hareketi ibadete çevirir. Ve gösteriş için yapılan bir ibadeti günaha kalbeder. Maddiyata esbab hesabıyla bakılırsa cehalettir. Allah hesabıyla olursa, marifet-i İlahiyedir. Mesnevi-i Nuriye ( 51 )
Evet, bu 4 kelam insansa nasıl tezahür etmekte ise hayatı da ona göre suret giymektedir. Ahvel olan insan şeş görür. Yeşil bir yere siyah gözlükle nazar yeşili kara’ya kalbeder. Ama hakikatta yeşildir şeş ve bed nazar onun hakikatını değil dimağda tezahür eden suretini değiştirmiştir. Allahıma nazar etmeyi bilmeyen kimseler ise –Haşa, Haşa, Sümme Haşa- Mutlak Rahmeti Azaba, Mün’im’i Sehaveti Hıssete, Gafur’u Kahhara, Bismillahirrahmanirrahim’i BismillahiKahharulMüntakim’e kalbeder. Bu gibi galat-ı nazar u hisse kendisini hapseder. Âlemini de envar yerine zulümata garkeder.
Bizler de nazar ile niyet bab’ından girerek elimizdeki 1 bardak suyu bir havuz sahibi olmak arzusuyla iştirak-i âmâle katarak bardak yerine havuzu elde ederiz. Kârımız azim olacaktır.
Bu yazıya mehaz olan “Bir zerre, kocaman şemsi tecelli ile -yani in'ikas itibariyle- istiab eder, içine alır. Fakat küçücük iki zerreyi bizzât -yani hacimleri itibariyle- içine alamaz.” Burada okurken dedim bu cemaat sırrı olup nazar ve niyete nazırdır. Niyetimiz iştirak-i âmâl olunca bir zerre kadar âmâl bütün cemaatin hasenesine ayine oluyor. Bizzat o kadar âmâli yapamaz; ama Nazar ve niyet ile içine alarak dağ gibi âmâle sahib ve hissedar olabilmektedir.
Öyle şey olmaz diyenler için doğru olmaz Allah seni iştirak-i âmâle katıp hissedar etmeyecek. Olacak diyenlerde evet, Allahım senin hisseni de azim eylesin.
iştirak-i âmâlden hissemizin azameti temennisiyle
selam ve dua ile
Muhammed Numan ÖZEL