Sünnete uymak, âdeti ibadete çevirir...



Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ferman etmiş:
"Men temesseke bi sünnetî ınde fesadi ümmetî felehû ecrü mieti şehid"
Yani,
"Fesâd-ı ümmetim zamanında kim benim sünnetime temessük etse,
yüz şehidin ecrini, sevabını kazanabilir."

Evet,
Sünnet-i Seniyyeye ittibâ, mutlaka gayet kıymettardır.
Hususan bid'aların istilâsı zamanında Sünnet-i Seniyyeye ittibâ etmek daha ziyade kıymettardır.
Hususan fesâd-ı ümmet zamanında Sünnet-i Seniyyenin küçük bir âdâbına mürâât etmek, ehemmiyetli bir takvâyı ve kuvvetli bir imanı ihsas ediyor.
Doğrudan doğruya Sünnete ittibâ etmek,
Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmı hatıra getiriyor.
O ihtardan, o hâtıra, bir huzur-u İlâhi hâtırasına inkılab eder.
Hattâ en küçük bir muamelede,
hattâ yemek, içmek ve yatmak âdâbında Sünnet-i Seniyyeyi mürâât ettiği dakikada, o âdi muamele ve o fıtrî amel, sevaplı bir ibadet ve şer'î bir hareket oluyor.
Çünkü o âdi hareketiyle Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâma ittibâını düşünüyor
ve şeriatın bir edebi olduğunu tasavvur eder.
Ve şeriat sahibi o olduğu hatırına gelir.
Ve ondan, Şâri-i Hakikî olan Cenâb-ı Hakka kalbi müteveccih olur.
Bir nevî huzur ve ibadet kazanır.



İşte, bu sırra binaen, Sünnet-i Seniyyeye ittibâı kendine âdet eden,
âdâtını ibadete çevirir, bütün ömrünü semeredar ve sevabdar yapabilir.







***




İmâm-ı Rabbânî Ahmed-i Fârûkî (r.a.) demiş ki:
"Ben seyr-i ruhanîde kat-ı merâtip ederken,
tabakat-ı evliyâ içinde en parlak, en haşmetli,
en letâfetli, en emniyetli,
Sünnet-i Seniyyeye ittibâı esas-ı tarikat ittihaz edenleri gördüm.
Hattâ o tabakanın âmi evliyaları,
sair tabakâtın has velîlerinden daha muhteşem görünüyordu."



Evet, Müceddid-i Elf-i Sâni İmam-ı Rabbânî (r.a.) hak söylüyor.
Sünnet-i Seniyyeyi esas tutan,
Habibullahın zılli altında makam-ı mahbubiyete mazhardır.



Lemalar 54