EY EHL-İ KUR'AN OLAN ŞU VATAN'IN EVLÂDLARI !

Altıyüz sene değil, belki Abbasîler zamanından beri bin senedir Kur'an-ı Hakîm'in bayraktarı olarak, bütün cihana karşı meydan okuyup, Kur'anı ilân etmişsiniz.

Milliyetinizi, Kur'ana ve İslâmiyete kal'a yaptınız.

Bütün dünyayı susturdunuz, müdhiş tehacümatı def'ettiniz, tâ يَاْتِى اللّٰهُ بِقَوْمٍ يُحِبُّهُمْ وَيُحِبُّونَهُ اَذِلَّةٍ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ اَعِزَّةٍ عَلَى الْكَافِرِينَ يُجَاهِدُونَ فِى سَبِيلِ اللّٰهِ âyetine güzel bir mâsadak oldunuz.

Şimdi Avrupa'nın ve firenk-meşreb münafıkların desiselerine uyup,
şu âyetin evvelindeki hitaba mâsadak olmaktan çekinmelisiniz ve korkmalısınız!

Mektubat
***

Evet altıyüz sene, belki Abbasiler zamanından beri yani bin seneden beri Kur'an-ı Hakîm'in bir bayraktarı olarak bütün cihana karşı meydan okuyan Türk Milletini, bu vatan evlâdlarını,
İslâmiyet'ten uzaklaştırmak ve mahrum bırakmak için,
müslümanlığa ait her türlü bağların koparılmasına çalışılıyor
ve bilfiil de muvaffak olunuyordu.

Bu vakıa cüz'î değil, küllî ve umumî idi.

Tarihçe-i Hayat
***

Bir gün gelecek bu eserler Anadolu'ya yayılacak,
âlem-i İslâm merkezlerine gidecek,
ehl-i siyasetin nazar-ı dikkatini celbedecek

ve o zaman, âlem-i İslâmın asırlardır bayraktarlığını yapmış bir millet içerisinde yerleştirilmek istenen dinsizlik, imansızlık ideolojilerini parçalayacak;

son asırların dalalet tagutlarının şahs-ı manevîsinden ibaret olan
ehl-i küfür,
ehl-i sefahet
ve ehl-i dalalet cereyanlarının bu vatanı istilasına sed çekecek,
istikbal nesillerinin ebedî kurtuluş ve saadetini temine medar olacaktır.

Tarihçe-i Hayat
***