Risale-i nur mutalaasi yapilan bir maillesmeden...


"Ey benim şu kitabıma im’ân-ı nazar ile nazar eden zât! Malûmun olsun, bu kitapla istediğim hizmet budur: İslâmiyette olan tarik-i müstakîmi göstermekle ehl-i tefrit olan a’dâ-yı dinin teşkîkâtını red ve yüzlerine vurmakla beraber; tarik-i müstakîmin öteki cânibini ve sadîk-ı ahmak ünvanına lâyık olan ehl-i ifrat ve zahirperestlerin tevehhümlerini tard ve asılsızlığını göstermek ve asıl rehber i hakikat ve âlem-i İslâmiyetin ikbal ve istikbaline yol açan ve sırat-ı müstakîmde kemâl-i ümid-i zaferle çalışan muhakkikîn-i İslâm ve âkıl sıddıklara yardım etmek ve kuvvet vermektir." (Muhakemat)

.................................................. .................................................. ........


SA, hocam,

Hakikati arastirmadaki sevkinizi takdir ediyor, bizlerin dikkatine boylesi onemli konulari sundugunuz icin de tesekkur ediyorum.

"Muhakemat" 1911'de yayinlandi. Demek ki daha once veya o yilda yazildi (tam bir asir once!) Nur icinde yatsin bu Dede, ta o zamandan beri hedefini istikamet uzerine kurmus, asrin hastaligini tesbit etmis ve cevabini vermek uzere Kur'an'a muhatap olmus. El-hamdulillah.

Kur'an'in anlasilmasinda rehber olan Muhakemat, Nur Dede'nin vizyonunu gostermesi ve bize de dusturlar kazandirmasi bakimindan cok onemli, vazgecilmez bir kaynak.

Muhakemat (Recetet'ul-Havas)tir. Onun kiz kardesi, Munazarat (Recetet'ul-Avam)dir. Benim gibi avam olanlarin once Munazarat'taki ana meseleyi kendi icimize sindirebilmemiz gerekir diye dusunuyorum.

Nur Dede'nin Munazarat'ini, bazi Turkce baskilarinda yayinlanmayan (Osmanlicasinda var: Asar-i Bediiyye) fakat yalnizca Yeni Asya yayinlarinda yayinlanan bas kismiyla birlikte okursak, Nur Dede'nin ne kadar HUR ve HURRIYETCI oldugunu kolaylikla anlariz. Bir asir once (1908) yasananlarin anlatildigi bu kitapcikta, hic bir medrese mollasinin agzindan cikacagini tahmin edemedigimiz bir hurriyetci egitimin esaslarini goruruz. Ta 1956'da Latin harfleri ile yayinlanirken "insanlar, kendilerini Musluman bilenler, henuz bunlari anlamaz ve itiraz edebilirler" diye yayinlanmamis kisimdir bunlar.

Demirperdeler tarihe gomuldu. Insanlara hurriyet taninmadan hicbir tebligin yapilmasinin mumkun olmadigi bir dunyada yasiyoruz. Yaraticisinin disinda kimseye kul olmamasini esas alan "Allah'in dini"nin tam benimsenmeye layik oldugu bir doneme girdik. Munazarat'i okumaktan odumuz kopmamali, yayinlamaliyiz ve de her bir derste mutlaka okumaliyiz. Sahsen okudugumuzda da dikkat etmeliyiz. (Cogumuzun belki de haberi bile yok!) Zamanin harikasi Nur Dede bunlari 1911'de yayinlamis. Aklimiz duruyor. Sanki, o zamanda Paris'te yetismis yeni yetme birinden umabilecegimiz bir ozgurlukte ve cesarette, Seriat adina, Kur'an adina bir hurriyet mucadelesi verecek kadar hakperest! Inandigini cok acik bir sekilde mudafaa edecek kadar kahraman! Dag koylulerini uyandirmak icin onlarin yanina gidip onlarla bizzat muhatap olup, onlarin anlayacagi bir dille konusacak kadar hikmete sahip bir "inkilapci!" Diktatorluklerin hakim oldugu bir donemde, milyonlarca insanin kani dokulerek gerceklestirilen komunist veya fasist devrim hareketelerine karsilik, hic bir sekilde anarsiye girmeden, musbet hareket dusturlari dahilinde, akil ve kalblerde gerceklesecek, insanlari Yaraticilarina abd ve fakat hicbir seye, veya kuruma, veya kisiye kole olmamasini netice verecek, tam bir Peygamber mesleginde gorulen formul!. (Her peygamber ile gonderilen mesaj insanlarin dunyalarinda "inkilab-i azim" gerceklestirir). MashaAllah, barakallah!

Simdiki, sozde "Siyasal Islamcilar", dar bir kafa ile "kisinin faziletinin", "meslegi"nin dogrulugunun delili olamayacagini anlamayacak kadar muhakemeden yoksun olduklari icin (Risalelere muhabbetinin oldugunu soyleyenlerde de bu anlayisinin izleri olmasin!!), Nur Dede'nin, Evliya dedigi Sultana ve fakat "Eskiye temayul gosterse bilmedigi halde Islamiyetin muhalefetinden nes'et eden eski seyyiati, bazi ecnebilerin zanni gibi Islamiyete isnad etmektir," diye ozetledigi Saltanattan yana olmama gerekcesini bir turlu anlayamadiklarindan, Nur Dede icin, "masonlarin oyununa geldi" diyecek kadar basiretsizliklerini sergiliyorlar.

Daha cok calismak ve Nur Dede'yi yeniden kesfetmek gerekiyor. Allah yardimcimiz olsun. Bir arakadasimizin (Furkan Aydiner'in) bir calismasi vardi, bu vesile ile hatirladim: "Kesfedilmeyi Bekleyen Kasif". MashaAllah. Genclere cok vazife dusuyor. Gencler, bir meslek edinmek icin hayatinizi bu dunyaya gommeyin, degmedigini ben gordum. Siz de goreceksiniz. Meslegimizi, Kur'an'in nurlariyla nurlandirilalim, inshaAllah.

"...sırat-ı müstakîmde kemâl-i ümid-i zaferle çalışan muhakkikîn-i İslâm ve âkıl sıddıklara yardım etmek ve kuvvet vermek" icin hazirlanmis kaynak elimizin altinda, bahanemiz yok! Yeter ki bir "hur" olalim once! Munazarat'i mutlaka okuyalim. Ancak ondan sonradir ki, nasil "akil siddiklar" (aklini kullanan sadiklar)dan olunabiliyor, goruruz.

Allah'a emanet olunuz.