+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 10

Konu: Risale-i Nur'da "Hoşgörü" Ölçüleri

  1. #1
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    Risale-i Nur'da "Hoşgörü" Ölçüleri
    Ferd, mütekellim vahde olsa; müsamahas?, fedakârl?ğ? amel-i salihdir. Mütekellim maa'l-gayr olsa hiyanet olur.

    Sünuhat, s. 20

    Şark husumeti, ?slam inkişaf?n? boğuyordu, zail oldu ve olmal?. Garb husumeti, ?slam?n ittihad?na, uhuvvetin inkişaf?na en müessir sebeptir, baki kalmal?.

    Sünuhat, s. 62

    ?'lem, eyyühe'l-azîz!
    Kâf?rlerin, Müslümanlara ve ehl-i Kur'ân'a düşman olmalar? küfrün iktizâs?ndand?r. Çünkü, küfür îmâna z?tt?r. Maahaza, Kur'ân kâf?rleri ve âbâ ve ecdatlar?n? îdâm-? ebedî ile mahkûm etmiştir.
    Binâenaleyh, Müslümanlarla ülfet ve muhabbetleri mümkün olmayan kâfirlere muhabbet boşa gidiyor. Onlar?n muhabbetiyle karş?laş?lamaz, onlardan medet beklenilemez; ancak "hasbünAllahu ve ni'mel vekil"diye Cenâb-? Hakka ilticâ etmek lâz?md?r.

    Mesnevi-i Nuriye, s. 76,77

    Ey Müslümanlar? dünyaya şiddetle teşvik eden ve sanat ve terakkiyat-? ecnebiyeye cebr ile sevk eden bedbaht hamiyetfüruş! Dikkat et, bu milletin baz?lar?n?n din ile bağland?klar? rab?talar? kopmas?n! Eğer böyle ahmakane, körü körüne topuzlar?n alt?nda baz?lar?n?n dinden rab?talar? kopsa, o vakit hayat-? içtimaiyede bir semm-i katil hükmünde o dinsizler zarar verecekler. Çünkü mürtedin vicdan? tamam bozulduğundan, hayat-? içtimaiyeye zehir olur. Ondand?r ki, ilm-i usulde, "Mürtedin hakk-? hayat? yoktur. Kâfir, eğer zimmî olsa veya musalaha etse hakk-? hayat? var" diye usu1-ü şeriat?n bir düsturudur. Hem mezheb-i Hanefiyede, ehl-i zimmeden olan bir kâfirin şehadeti makbuldür; fakat fas?k merdudü'ş-şehadettir. Çünkü haindir.

    Lem’alar, s. 125



    Konu elff tarafından (31.05.07 Saat 17:24 ) değiştirilmiştir.
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  2. #2
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    Amma ehl-i hidayet ve diyanet ve ehl-i ilim ve tarikat, hak ve hakikate istinad ettikleri için ve herbiri bizzat tarik-? hakta yaln?z Rabbini düşünüp, tevfik?na itimat ederek gittiklerinden, manen o meslekten gelen izzetleri var. Zaaf hissettiği vakit, insanlar?n yerine Rabbine müracaat eder, medet ondan ister. Meşreplerin ihtilafiyle zahir meşrebine muhalif olana karş? muavenet ihtiyac?n? tam hissetmiyor, ittifaka ihtiyac?n? göremiyor. Belki hodgaml?k ve enaniyet varsa, kendini hakl? ve muhalifini haks?z tevehhüm ederek, ittifak ve muhabbet yerine, ihtilaf ve rekabet ortaya girer. ?hlas? kaç?r?r, vazifesi zir ü zeber olur.

    ?şte, bu müthiş sebebin verdiği vahim neticeleri görmemenin yegane çaresi, Dokuz Emirdir.


    1. Müsbet hareket etmektir ki, yani, kendi mesleğinin muhabbetiyle hareket etmek. Başka mesleklerin adaveti ve başkalar?n?n tenkisi, onun f?krine ve ilmine müdahale etmesin, onlarla meşgul olmas?n.


    2. Belki, daire-i ?slamiyet içinde, hangi meşrepte olursa olsun, medar-? muhabbet ve uhuvvet ve ittifak olacak çok rab?ta-i vahdet bulunduğunu düşünüp ittifak ederek...


    3. Ve hakl? her meslek sahibinin, başkas?n?n mesleğine ilişmemek cihetinde hakk? ise: "Mesleğim hakt?r," yahut "daha güzeldir" diyebilir. Yoksa, başkas?n?n mesleğinin haks?zl?ğ?n? veya çirkinliğini ima eden "hak yaln?z benim mesleğimdir" veyahut "güzel benim meşrebimdir" diyemez olan insaf düsturunu rehber etmek,


    4. Ve ehl-i hakla ittifak, tevfik-? ?lâhînin bir sebebi ve diyanetteki izzetin bir medar? olduğunu düşünmekle...


    5. Hem ehl-i dalalet ve haks?zl?k tesanüd sebebiyle cemaat suretindeki kuvvetli bir şahs-? manevînin dehas?yla hücumu zaman?nda, o şahs-? manevîye karş?, en kuvvetli ferdî olan mukavemetin mağlup düştüğünü anlay?p, ehl-i hak taraf?ndaki ittifak ile bir şahs-? manevî ç?kar?p,
    o müthiş şahs-? manevî-i dalalete karş?, hakkaniyeti muhafaza ettirmek,

    6. Ve hakk? bât?l?n savletinden kurtarmak için,


    7. Nefsini ve enaniyetini,


    8. Ve yanl?ş düşündüğü izzetini,


    9. Ve ehemmiyetsiz, rekabetkarane hissiyat?n? terk etmekle ihlas? kazan?r, va-zifesini hakk?yla ifa eder. Haşiye

    Haşiye: Hatta, hadis-i sahihle, ahir zamanda ?sevilerin hakiki dindarlar? ehl-i Kur'ân ile ittifak edip, müşterek düşmanlar? olan z?nd?kaya karş? dayanacaklar? gibi; şu zamanda dahi ehl-i diyanet ve ehl-i hakikat, değil yaln?z dindaş?, meslektaş?, kardeşi olanlarla samimi ittifak etmek, belki H?ristiyanlar?n hakiki dindar ruhanileri ile dahi, medar-? ihtilaf noktalar? muvakkaten medar-? münakaşa ve niza etmeyerek, müşterek düşmanlar? olan mütecaviz dinsiz-lere karş? ittifaka muhtaçt?rlar.


    Lem’alar, s. 154-155
    Konu elff tarafından (31.05.07 Saat 17:25 ) değiştirilmiştir.
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  3. #3
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    Elhâsıl: Cehennem lüzûmsuz değil. Çok işler var ki, bütün kuvvetiyle "Yaşasın Cehennem!" der. Cennet dahi ucuz değildir; mühim fıat ister.

    Mektubat, s. 384-385

    Mâdem bir zâlim ve vicdansız bir adam, birisini yere atıp ayağıyla onun başını kat'î ezecek bir sûrette davransa; o yerdeki adam eğer o vahşî zâlimin ayağını öpse, o zillet vâsıtasıyla kalbi başından evvel ezilir, rûhu cesedinden evvel ölür, hem başı gider, hem izzet ve haysiyeti mahvolur, hem o canavar vicdansız zâlime karşı zaaf göstermekle kendisini ezdirmeye teşcî eder. Eğer ayağı altındaki mazlum adam, o zâlimin yüzüne tükürse, kalbini ve rûhunu kurtarır, cesedi bir şehid-i mazlum olur. Evet, tükürün zâlimlerin hayâsız yüzlerine!..

    Bir zaman, İngiliz devleti İstanbul Boğazının toplarını tahrip ve İstanbul'u istilâ ettiği hengâmda, o devletin en büyük daire-i dîniyesi olan Anglikan Kilisesinin başpapazı tarafından Meşîhât-ı İslâmiyeden dînî altı suâl soruldu. Ben de o zaman Dârü'1-Hikmeti'l-İslâmiyenin âzâsı idim. Bana dediler: "Bir cevap ver." Onlar, altı suâllerine altı yüz kelime ile cevap istiyorlar. Ben dedim: "Altı yüz kelime ile değil, altı kelime ile de değil, hattâ bir kelime ile dahi değil, belki bir tükürük ile cevap veriyorum! Çünkü, o devlet, işte görüyorsunuz, ayağını boğazımıza bastığı dakikada, onun papazı, mağrurâne üstümüzde suâl sormasına karşı, yüzüne tükürmek lâzım geliyor. Tükürün o ehl-i zulmün o merhametsiz yüzüne!" demiştim.

    Mektubat, s. 405

    Ey uykuda iken kendini ayık zannedenler! Umûr-u diniyede müsâmaha veya teşebbühle medenilere yanaşmayın. Çünkü, aramızdaki dere pek derindir. Doldurup hatt-ı muvasalayı te'min edemezsiniz. Ya siz de onlara iltihak edersiniz veya dalâlete düşer boğulursunuz.

    Mesnevi-i Nuriye, s. 107

    Şefkat-i insâniye, merhamet-i Rabbâniye- nin bir cilvesi olduğundan, elbette rahmetin derecesinden aşmamak ve Rahmetenli'1-Âlemîn zâtın (a.s.m.) mertebe-i şefkatinden taşmamak gerektir; belki, dalâlete ve ilhâda sirâyet eden bir maraz-ı rûhî ve bir sakam-ı kalbîdir.
    Meselâ, kâfir ve münâfıkların Cehennemde yanmalarını ve azap ve cihad gibi hâdiseleri kendi şefkatine sığıştırmamak ve tevile sapmak, Kur'ân'ın ve edyân-ı semâviyenin bir kısm-ı âzîmini inkâr ve tek-zib olduğu gibi, bir zulm-ü azîm ve gayet derecede bir merhametsizliktir. Çünkü, mâsum hayvanları parçalayan canavarlara himâyetkârâne şefkat etmek, o bîçare hayvanlara şedid bir gadr ve vahşî bir vicdansızlıktır. Ve binler Müslümanların hayat-ı ebediyelerini mahveden ve yüzer ehl-i îmânın sû-i âkıbetine ve müthiş günahlara sevk eden adamlara şefkatkârâne taraftar olmak ve merhametkârâne cezadan kurtulmalarına duâ etmek, elbette o mazlum ehl-i îmâna dehşetli bir merhametsizlik ve şenî bir gadirdir.
    Risâle-i Nur'da katiyetle ispat edilmiş ki, küfür ve dalâlet, kâinata büyük bir tahkir ve mevcudâta bir zulm-ü azîmdir; ve rahmetin ref'ine ve âfâtın nüzûlüııe vesîledir. Hattâ, deniz dibinde balıklar, cânilerden şekvâ ederler ki; "İstirahatimizin selbine sebep oldular" diye rivâyet-i sahîha vardır.

    O halde kâfirin azap çekmesine acıyıp şefkat eden adam, şefkate lâyık hadsiz mâsumlara acımıyor; ve şefkat etmeyip ve hadsiz merhametsizlik ediyor demektir.

    Kastamonu Lahikası, s. 48,49

    Konu elff tarafından (31.05.07 Saat 17:27 ) değiştirilmiştir.
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  4. #4
    Ehil Üye Meyvenin Zeyli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    3.341

    Standart

    Alıntı elff Nickli Üyeden Alıntı
    1. Müsbet hareket etmektir ki, yani, kendi mesleğinin muhabbetiyle hareket etmek. Başka mesleklerin adaveti ve başkalar?n?n tenkisi, onun f?krine ve ilmine müdahale etmesin, onlarla meşgul olmas?n.
    2. Belki, daire-i ?slamiyet içinde, hangi meşrepte olursa olsun, medar-? muhabbet ve uhuvvet ve ittifak olacak çok rab?ta-i vahdet bulunduğunu düşünüp ittifak ederek...


    5. Hem ehl-i dalalet ve haks?zl?k tesanüd sebebiyle cemaat suretindeki kuvvetli bir şahs-? manevînin dehas?yla hücumu zaman?nda, o şahs-? manevîye karş?, en kuvvetli ferdî olan mukavemetin mağlup düştüğünü anlay?p, ehl-i hak taraf?ndaki ittifak ile bir şahs-? manevî ç?kar?p, o müthiş şahs-? manevî-i dalalete karş?, hakkaniyeti muhafaza ettirmek,

    ... ihlas? kazan?r, va-zifesini hakk?yla ifa eder. Haşiye
    Ah anlayabilsek bu hakikatleri
    Bunlar temel esaslar? Nur mesleğinin. Bu esaslar? hayat?m?za geçirmeden nas?l talebeliğe aday olabiliriz?
    Konu elff tarafından (31.05.07 Saat 17:28 ) değiştirilmiştir.

    Ve sen yine denendiğinde.. Ve yine kalbin daraldığında.. Ve yine bütün kapılar kapandığında.. Ve yine ne yapman gerektiğini bilemediğinde.. Uzun uzun düşün.. Ve hatırla yaratanını!.. "ALLAH kuluna kafi değil mi?" [Zümer Suresi - 36]


  5. #5
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    Çok çok,s?k s?k okuyal?m ki içimize işlesin,hayat?m?za geçirebilelim..Allah yard?mc?m?z olsun..
    Konu elff tarafından (31.05.07 Saat 17:28 ) değiştirilmiştir.
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  6. #6
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    Alıntı insirah Nickli Üyeden Alıntı
    Hatta bunu boyle dikkat çekici bir kag?da yazal?m,evimize,dershanelerimize asal?m,devaml? bak?p bak?p okuyal?m.
    Alıntı özNur Nickli Üyeden Alıntı
    Alıntı insirah Nickli Üyeden Alıntı
    Hatta bunu boyle dikkat çekici bir kag?da yazal?m,evimize,dershanelerimize asal?m,devaml? bak?p bak?p okuyal?m.

    okudukça kan ve demlerimize işlesin inş.

    Ey ehl-i hak! Ey hakperest ehl-i şeriat ve ehl-i hakikat ve ehl-i tarikat!

    Bu müthiş maraz-? ihtilafa karş? birbirinizin kusurunu görmeyerek, yekdiğerinizin ay?b?na karş? gözünüzü yumunuz!

    "Onlar boş sözlerle, çirkin davran?şlarla karş?laşt?klar? zaman, izzet ve şereflerini muhafaza ederek oradan geçip giderler." (Furkan Sûresi: 25:72.) edeb-i Furkani ile edebleniniz!

    Ve harici düşman?n hücumunda dahili münakaşat? terk etmek ve ehl-i hakk? sukuttan ve zilletten kurtarmay? en birinci ve en mühim bir vazife-i uhreviye telakki edip, yüzer âyât ve ehâdis-i Nebeviyenin şiddetle emrettikleri uhuvvet, muhabbet ve teavünü yap?p, bütün hissi-yat?n?zla ehl-i dünyadan daha şiddetli bir surette meslektaşlar?n?zla ve dindaşlar?n?zla ittifak ediniz, yani, ihtilafa düşmeyiniz.

    "Böyle küçük meseleler için k?ymettar vaktimi sarf etmektense, o çok k?ymetli vaktimi zikir ve f?kir gibi k?ymettar şeylere sarf edeceğim" deyip çekilerek ittifak? zay?flaşt?rmay?n?z.

    Çünkü bu manevî cihadda küçük mesele zannetiğiniz, çok büyük olabilir. Bir neferin, bir saatte, mühim ve hususi şerait dahilindeki nöbeti bir sene ibadet hükmüne bazan geçmesi gibi; bu ehl-i hakk?n mağlubiyeti zaman?nda, manevî mücahede mesailinde, küçük bir meseleye sarf olunan senin k?ymettar bir günün, o neferin o saati gibi bin derece k?ymet alabilir, bir günün bin gün olabilir. Madem livechillaht?r, o işin küçüğüne, büyüğüne, k?ymetli ve k?ymetsizliğine bak?lmaz. ?hlas ve r?za-y? ?lahi yolunda zerre, y?ld?z gibi olur. Vesilenin mahiyetine bak?lmaz, neticesine bak?l?r. Madem neticesi r?za-y? ?lâhîdir ve mayesi ihlast?r; o küçük değildir, büyüktür.

    Lem’alar, s. 159



    Konu elff tarafından (31.05.07 Saat 17:30 ) değiştirilmiştir.
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  7. #7
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    Alıntı insirah Nickli Üyeden Alıntı
    ?hlas ve Uhuvvet risalelerin,üstad her 15 günde bir defa okunmas?n? söylemesi asl?nda bir s?r var.
    Bu zamanda elhm cemaatler,tarikatlar çoğald?.Ama burda bir ortak nokta bulup,uhuvveti korumak zorunday?z.Ki zor görünübiliyor,tart?şmalar ç?kabiliyor.Deme üstad?m?za bildirildi ki 15günde bir defa okuyun dedi...Allahu alem...
    Alıntı insirah Nickli Üyeden Alıntı
    "Böyle küçük meseleler için k?ymettar vaktimi sarf etmektense, o çok k?ymetli vaktimi zikir ve f?kir gibi k?ymettar şeylere sarf edeceğim


    ?hlas ve r?za-y? ?lahi yolunda zerre, y?ld?z gibi olur.

    ...

    Hey gidi hey..


    Tabi herşeyin ölçüsü olduğu gibi hoşgörünün de ölçüsü var.Üstad ölçüyü çok güzel koymuş.Müminlere karş? hoşgörüyü en mükemel bir tarzda göstermemiz gerekirken zalimlere,kafirlere karş? böyle birşey yok..

    "Binâenaleyh, Müslümanlarla ülfet ve muhabbetleri mümkün olmayan kâfirlere muhabbet boşa gidiyor. Onlar?n muhabbetiyle karş?laş?lamaz, onlardan medet beklenilemez; ancak "hasbünAllahu ve ni'mel vekil"diye Cenâb-? Hakka ilticâ etmek lâz?md?r. "
    Mâdem bir zâlim ve vicdans?z bir adam, birisini yere at?p ayağ?yla onun baş?n? kat'î ezecek bir sûrette davransa; o yerdeki adam eğer o vahşî zâlimin ayağ?n? öpse, o zillet vâs?tas?yla kalbi baş?ndan evvel ezilir, rûhu cesedinden evvel ölür, hem baş? gider, hem izzet ve haysiyeti mahvolur, hem o canavar vicdans?z zâlime karş? zaaf göstermekle kendisini ezdirmeye teşcî eder. Eğer ayağ? alt?ndaki mazlum adam, o zâlimin yüzüne tükürse, kalbini ve rûhunu kurtar?r, cesedi bir şehid-i mazlum olur. Evet, tükürün zâlimlerin hayâs?z yüzlerine!..


    Konu elff tarafından (31.05.07 Saat 17:31 ) değiştirilmiştir.
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  8. #8
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    Alıntı insirah Nickli Üyeden Alıntı
    Dinler Aras? diyalog için de güzel örnekler var üstad?n.
    Çok hassas olmak durumunday?z.Hadd? muvasalay? sağlayamayabiliriz.Ve kimi ne için seviyoruz?Üstad yabanc?larla iletişim kurarken azami dikkat etmiş bunu görüyoruz hayat?nda.Eğer bir ?ş?k yoksa hemen uzaklaşm?ş.
    "Hatta, hadis-i sahihle, ahir zamanda ?sevilerin hakiki dindarlar? ehl-i Kur'ân ile ittifak edip, müşterek düşmanlar? olan z?nd?kaya karş? dayanacaklar? gibi; şu zamanda dahi ehl-i diyanet ve ehl-i hakikat, değil yaln?z dindaş?, meslektaş?, kardeşi olanlarla samimi ittifak etmek, belki H?ristiyanlar?n hakiki dindar ruhanileri ile dahi, medar-? ihtilaf noktalar? muvakkaten medar-? münakaşa ve niza etmeyerek, müşterek düşmanlar? olan mütecaviz dinsiz-lere karş? ittifaka muhtaçt?rlar."
    Konu elff tarafından (31.05.07 Saat 17:32 ) değiştirilmiştir.
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  9. #9
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    Alıntı insirah Nickli Üyeden Alıntı
    Hakiki dindar ruhaniler diyor sağolas?n
    Ey ehl-i îman!

    Zillet içinde esâret alt?na girmemek isterseniz, akl?n?z? baş?n?za al?n?z. ?htilâf?n?zdan istifâde eden zâlimlere karş?, "Mü'minler ancak kardeştirler." kal'a-i kudsiyesi içine giriniz, tahassun ediniz.

    Yoksa, ne hayat?n?z? muhâfaza ve ne de hukukunuzu müdâfaa edebilirsiniz. Malûmdur ki, iki kahraman birbiriyle boğuşurken, bir çocuk ikisini de dövebilir. Bir mîzanda, iki dağ birbirine karş? muvâzenede bulunsa, bir küçük taş muvâzenelerini bozup, onlarla oynayabilir. Birini yukar?, birini aşağ? indirir.
    ?şte, ey ehl-i îman! ?htiraslar?n?zdan ve husûmetkârâne tarafgirliklerinizden kuvvetiniz hiçe iner. Az bir kuvvetle ezilebilirsiniz. Hayat-? içtimâiyenizle alâkan?z varsa,

    "Mü'minin mü'mine bağl?l?ğ?, parçalar? birbirini tutan binâ gibidir." düstur-u âliyeyi, düstur-u hayat yap?n?z. Sefâlet-i dünyeviyeden ve şekavet-i uhreviyeden kurtulunuz.

    Mektubat 261
    Konu elff tarafından (31.05.07 Saat 17:33 ) değiştirilmiştir.
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  10. #10
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    ?kinci Nokta:

    Zâlimlere meyletmeyin. Aksi halde ateş size de dokunur. (Hûd Sûresi: 113)

    âyet-i kerimesi ferman?yla, zulme değil yaln?z Âlet olan? ve taraftar olan?, belki ednâ bir meyil edenleri dahi dehşetle ve şiddetle tehdit ediyor.

    Çünkü, r?za-y? küfür küfür olduğu gibi, zulme r?za da zulümdür.

    ?şte, bir ehl-i kemal, kâmilâne, şu âyetin çok cevâhirinden bir cevherini şöyle tabir etmiştir:

    Muîn-i zalimîn dünyada erbâb-? denâettir,

    Köpektir zevk alan seyyâd-? bî-insâfa hizmetten.

    Evet, baz?lar? y?lanl?k ediyor, baz?lar? köpeklik ediyor.

    Böyle mübarek bir gecede, mübarek bir misafirin, mübarek bir duada iken, hafiyelik edip, güya cinayet yap?yormuşuz gibi ihbar eden ve taarruz eden, elbette bu şiirin meâlindeki tokada müstehakt?r.

    Mektubat 345
    Konu elff tarafından (31.05.07 Saat 17:33 ) değiştirilmiştir.
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Yalnızca "La İlahe İllallah" Demek Yeterli midir? "Muhammedür Resulullah" Demeden?
    By ZÜMRÜT in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 25.04.17, 13:15
  2. "Ene" ve "Zerre"den İbaret Bir "Elif" Bir "Nokta"dır.
    By Ene-Zerre in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 29
    Son Mesaj: 21.04.17, 20:29
  3. Hayatıyla bir "Elif" yazar, "Vav" vuslatıyla yürür, yüreği "Hu" okur..
    By gamze-i_dilruzum in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 21.04.17, 20:28
  4. Risale "tanımak" için yazılmış, "tanınmak" için değil
    By YİĞİDO in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 14.11.11, 13:08
  5. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 27.10.07, 11:22

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0