+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 8 ve 8

Konu: Tahkike Ulaşmanın En Keskin Tariki

  1. #1
    Ehil Üye Ehl-i telvin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.269

    Standart Tahkike Ulaşmanın En Keskin Tariki

    Aziz, s?dd?k kardeşlerim,
    Yüz defadan ziyade, gayet k?ymetli bir hakikat-? imaniye bana görünüyor. Telif zaman? tamam olmas? hikmetiyle, ne kadar çal?şt?m, o çok ehemmiyetli hakikat? avlayamad?m. Vaz?han ifade ve ihsas etmek için bekledim, muvaffak olamad?m. Şimdi gayet k?sa bir işaretle, o çok geniş ve çok uzun hakikattan k?sac?k bahsedeceğim.
    hadisi, hem cevamiü l-kelimden, hem müteşabih hadislerdendir. Pek büyük ve külli nüktesi, benim kalbime, Hülasatü l-Hülasa ile Cevşenü l-Kebir i okuduğum vakit zahir oldu. Ben de, o acip ve çok güzel nükteyi kaç?rmamak için, şifreler, işaretler nev inden Hülasatü l-Hülasa n?n on yedinci mertebesi olan "Kur'ân lisan?yla şehadet" ve on sekizinci mertebesi olan "kainat lisan?yla şehadet" ortas?nda o şifreli işaretleri şöyle koydum:


    ?şte bu k?sa şifreyi, yine gayet muhtasar bir şifre ile tercüme ve izah edeceğim. Bunu Hülasatü l-Hülasa ya bir haşiye yap?n?z.
    Evet ben, Hülasatü l-Hülasa y? okuduğum zaman, koca kainat, nazar?mda bir halka-i zikir oluyor. Fakat her nevin lisan? çok geniş olmas?ndan, fikir yoluyla s?fat ve esma-i ?lahiyeyi ilmelyakin ile iz an etmek için ak?l çok çabal?yor, sonra tam görür.
    Hakikat-? insaniyeye bakt?ğ? vakit, o cami mikyasda, o küçük haritac?kta, o doğru nümunecikte, o hassas mizanc?kta, o enaniyet hassasiyetinde öyle kat i ve şuhudi ve iz ani bir vicdan, bir itminan, bir ?mân ile o s?fat ve esmay? tasdik eder. Hem çok kolay, hem haz?r yan?ndaki aynas?nda hiç uzun bir seyahat-? fikriyeye muhtaç olmadan iman-? tahkikiyi kazan?r ve hakiki bir manas?n? anlar. Çünkü, Cenab-? Hak hakk?nda suret muhal olmas?ndan, suretten murat, sirettir, ahlak ve s?fatt?r.
    Evet, nas?l ki ehl-i tarikat, seyr-i enfüsi ve afaki ile marifet-i ?lahiyede iki yol ile gitmişler ve en k?sa ve kolay? ve kuvvetli ve itminanl? yolunu enfüside, yani kalbinde zikr-i hafiyy-i kalble bulmuşlar. Aynen öyle de, yüksek ehl-i hakikat dahi, marifet ve tasavvur değil, belki ondan çok ali ve k?ymetli olan ?mân ve tasdikte, iki cadde ile hareket etmişler.
    Biri: Kitab-? kainat? mütalaa ile, Ayetü'l-Kübrâ ve Hizbü n-Nuriye ve Hülasatü l-Hülasa gibi afaka bakmakt?r.



    Diğeri: Ve en kuvvetli ve hakkalyakin derecesinde vicdani ve hissi, bir derece şuhudi olan hakikat-i insaniye haritas?n? ve enaniyet-i beşeriye fihristesini ve mahiyet-i nefsiyesini mütalaa ile, iman?n şüphesiz ve vesvesesiz mertebesine ç?kmakt?r ki, s?rr-? akrebiyete ve veraset-i Nübüvvete bakar.
    Ve enfüsi tefekkür-ü imani hakikatinin bir parças?, Otuzuncu Sözün, ve "ene" ve "enaniyet"te ve Otuz Üçüncü Mektubun Hayat Penceresinde ve ?nsan Penceresinde ve baz? parçalar? da sair ecza-y? Nuriyede bir derece beyan edilmiş.



    Bu hem Lahikaya, hem Sikke-i Gaybiye ye, hem Hülasa n?n ahirine yaz?ls?n. (E.Lahikas?)

    Konu Ehl-i telvin tarafından (01.01.08 Saat 20:00 ) değiştirilmiştir.


  2. #2
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Ey nefis!Kâinatın uzak çöllerine gidip Sâniin ispatına deliller toplamaya ihtiyaç yoktur. Bir kulübecik hükmünde bulunan içerisinde oturduğun cisim kafesine bak:

    Senin o külubenin duvarlarına asılan icad silsilelerinden, hilkatin mucizelerinden ve harika san'atlarından, kulübeden harice uzatılan ihtiyaç ellerinden ve pencerelerinden yükselen "Ah!", "Oh!" ve enînler lisan-ı haliyle istenilen yardımlarından anlaşılır ki,

    o kulübeyi müştemilâtıyla beraber yaratan Hâlıkın, o ah u enînleri işitir, şefkat ve merhamete gelir, hâcât ve âmâlin ne varsa taht-ı taahhüde alır. Zîra, sineğin kafasındaki o küçük küçük hüceyratın nidalarına "Lebbeyk!" söyleyen o Sâni-i Semî ve Basîrin, senin dualarını işitmemesi ve o dualara müspet cevaplar vermemesi imkân ve ihtimali var mıdır? mes. nur

  3. #3
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Arkadaş! Nefsî tefekkürde tafsilâtlı, âfâkî tefekkürde ise icmâlî yaparsan, vahdete takarrüb edersin. mes nur

  4. #4
    Ehil Üye Ehl-i telvin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.269

    Standart

    âfakî tefekkür, dipsiz denize benziyor, sahili yoktur. İçine dalma, boğulursun.

  5. #5
    Ehil Üye Ehl-i telvin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.269

    Standart

    Lâkin
    nefsinde,
    bât?n?nda,
    hususî ahvâlinde
    tefekkür ettiğin zaman, derinden derine tafsilâtla tetkikat yap.

  6. #6
    Yasaklı Üye osmanlıyım - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Mesajlar
    26

    Standart

    Alıntı Ehl-i telvin Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    âfakî tefekkür, dipsiz denize benziyor, sahili yoktur. İçine dalma, boğulursun.
    Neden?

  7. #7
    Ehil Üye Ehl-i telvin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.269

    Standart

    Alıntı osmanlıyım Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Neden?
    Anladığım kadarıyla afaki tefekkür derin malumatı gerektiriyor..
    Hem afaki tefekkür kesrete nazarları çevirebilir, vahdetten uzaklaştırabilir,yani siz alemde cereyan eden hadiseleri çözümlemeye çalışırken bir bakarsınız teferruatta boğulmuşunuzdur,mebdeyi unutmuşunuzdur..

  8. #8
    Vefakar Üye Teenni - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar
    486

    Standart

    Alıntı Ehl-i telvin Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Anladığım kadarıyla afaki tefekkür derin malumatı gerektiriyor..
    Hem afaki tefekkür kesrete nazarları çevirebilir, vahdetten uzaklaştırabilir,yani siz alemde cereyan eden hadiseleri çözümlemeye çalışırken bir bakarsınız teferruatta boğulmuşunuzdur,mebdeyi unutmuşunuzdur..
    Allah c.c razi olsun...
    Ey uykuda iken kendilerini ayık zannedenler! Umûr-u diniyede müsamaha veya teşebbühle medenîlere yanaşmayın. Çünkü, aramızdaki dere pek derindir; doldurup hatt-ı muvasalayı temin edemezsiniz. Ya siz de onlara iltihak edersiniz, veya dalâlete düşer, boğulursunuz.

    Bediüzzaman Said Nursi

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Kalbi yorgun olanın dili keskin olurmuş.
    By *SAHRA* in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 17.05.14, 23:56
  2. Keskin Kalb Nasıl Olur..
    By seyyah_salih in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 32
    Son Mesaj: 25.12.08, 16:00
  3. Manevi Kemalata Ulaşmanın Yolu
    By VbDeSTabe in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 06.12.08, 23:00
  4. Miftâhu Müşkilâti'l-Ârifîn * Âdâbu Tarîki'l-Vâsılîn'den
    By ceyhun in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 04.04.08, 08:14

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0