+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Konuşan Yalnız Hakikattır!

  1. #1
    Gayyur internettinhoca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    134

    Standart

    Risâle-i Nur’da ispat edilmiştir ki, bâzan zulüm içinde adâlet tecellî eder. Yani, insan bir sebeple, bir haks?zl?ğa, bir zulme mâruz kal?r, baş?na bir felâket gelir, hapse de mahkûm olur, zindana da at?l?r. Bu sebep haks?z olur, bu hüküm bir zulüm olur: Fakat bu vâk?a, adâletin tecellîsine bir vesîle olur. Kader-i ?lahî, başka sebepten dolay? cezaya, mahkûmiyete istihkak kesb etmiş olan kimseyi, bu defa bir zâlim eliyle cezaya çarpt?r?r, felâkete sürer. Bu, adâlet-i ?lahîyenin bir nevi tecellîsidir.
    Ben şimdi düşünüyorum: Yirmi sekiz senedir vilâyet vilâyet, kasaba kasaba dolaşt?r?l?yor, mahkemeden mahkemeye sevk ediliyorum. Bu zâlimâne işkenceleri yapanlar?n bana atfettikleri suç nedir? Dîni, siyâsete âlet yapmak m?? Fakat niçin bunu tahakkuk ettiremiyorlar? Çünkü, hakîkat-i halde böyle birşey yoktur. Bir mahkeme aylarca, senelerce suç bulup da beni mahkûm etmeye uğraş?yor. O b?rak?yor, diğer bir mahkeme ayn? meseleden dolay? beni tekrar muhakeme alt?na al?yor. Bir müddet de o uğraş?yor, beni tazyik ediyor, türlü türlü işkencelere mâruz k?l?yor. O da netice elde edemiyor, b?rak?yor. Bu defa bir üçüncüsü yakama yap?ş?yor. Böylece musîbetten musîbete, felâketten felâkete sürüklenip gidiyorum. Yirmi sekiz sene ömrüm böyle geçti.
    Bana isnad ettikleri suçun asl? esâs? olmad?ğ?n? nihayet kendileri de anlad?lar. Onlar, bu ittihâm? kasten mi yapt?lar; yoksa bir vehme mi kap?ld?lar? Ister kas?t ister vehim olsun, benim böyle bir suçla münâsebet ve alâkam olmad?ğ?n? kemâl-i katiyetle yakînen ve vicdânen biliyorum! Dîni siyâsete âlet edecek bir adam olmad?ğ?m? bütün insaf dünyas? da biliyor! O halde neden bana bu zulmü yapmakta ?srar edip durdular? Neden ben suçsuz ve mâsum olduğum halde böyle devaml? bir zulme ve muannid bir işkenceye mâruz kald?m? Neden bu musîbetlerden kurtulamad?m? Bu ahvâl, adâlet-i ?lahîyeye muhâlif düşmez mi?
    Bir çeyrek as?rd?r bu suallerin cevaplar?n? bulam?yordum. Bana zulüm ve işkence yapt?klar?n?n hakîki sebebini şimdi bildim. Ben kemâl-i teessürle söylerim ki, benim suçum, hizmet-i Kur’âniyemi maddî mânevî terakkiyât?ma, kemâlâta âlet yapmakm?ş. Şimdi bunu anl?yorum, hissediyorum. Allah’a binlerle şükrediyorum ki; uzun seneler ihtiyâr?m haricinde olarak, hizmet-i îmâniyemi maddî ve mânevî kemâlât ve terakkiyât?ma, azaptan, Cehennemden kurtulmakl?ğ?ma, hattâ saadet-i ebediyeme vesîle yapmakl?ğ?ma, yahut herhangi bir maksada âlet yapmakl?ğ?ma mânevî gayet kuvvetli mânialar beni menediyordu.Bu derûnî hisler ve ilhamlar, beni hayretler içinde b?rakt?. Herkes hoşland?ğ? mânevî makamât? ve uhrevî saadetleri a’mâl-i sâliha ile kazanmak ve bu yola müteveccih olmak, herkesin meşrû hakk? olduğu, hem de hiç kimseye hiçbir zarar? bulunmad?ğ? halde, ben rûhen ve kalben bu ahvâlden men ediliyordum. R?zâ-y? ?lahîden başka, f?trî vazife-i ilmiyenin sevkiyle, yaln?z ve yaln?z îmâna hizmet husûsu bana gösterildi. Çünkü, bu zamanda, hiçbir şeye âlet ve tâbi olmayan ve her gayenin fevkinde olan hakaik-? îmâniyeyi f?trî ubûdiyetle bilmeyenlere, bilme ihtiyac?nda olanlara tesirli bir sûrette bildirmek, bu keşmekeş dünyas?nda îmân? kurtaracak ve muannidlere katî kanaat verecek bu tarzda-yani hiçbir şeye âlet olmayacak bir tarzda-bir Kur’ân dersi vermek lâz?md?r ki, küfr-ü mutlak? ve mütemerrid ve inatç? dalâleti k?rs?n; herkese katî kanaat verebilsin.
    Bu kanaat da, bu zamanda, bu şerâit dahilinde, dînin hiçbir şahsî, uhrevî ve dünyevî, maddî ve mânevî birşeye âlet edilmediğini bilmekle husûle gelebilir. Yoksa, komitecilik ve cemiyetçilikten tevellüd eden dehşetli dinsizlik şahsiyet-i mâneviyesine karş? ç?kan bir şah?s, en büyük mânevî bir mertebede bulunsa, yine vesveseleri bütün bütün izâle edemez. Çünkü, îmâna girmek isteyen muannidin nefsi ve enesi diyebilir ki, "O şah?s, dehâs?yla, hârika makam?yla bizi kand?rd?." Böyle der ve içinde şüphesi kal?r.
    Allah’a binlerce şükür olsun ki, yirmi sekiz senedir dîni siyâsete âlet ittihâm? alt?nda, Kader-i ?lâhî ihtiyâr?m haricinde dîni hiçbir şahsî şeye âlet etmemek için beşerin zâlimâne eliyle mahz-? adâlet olarak beni tokatl?yor, îkaz ediyor. "Sak?n," diyor, "îman hakîkatini kendi şahs?na âlet yapma. Tâ ki, îmâna muhtaç olanlar anlas?nlar ki, yaln?z hakîkat konuşuyor. Nefsin evhâm?, şeytan?n desîseleri kalmas?n, sussun."
    Işte Nur Risâlelerinin, büyük denizlerin büyük dalgalar? gibi, gönüller üzerinde husûle getirdiği heyecan?n kalblerde ve ruhlarda yapt?ğ? tesirin s?rr? budur, başka birşey değil. Risâle-i Nur’un bahsettiği hakîkatlerin ayn?n? binlerce âlimler, yüz binlerce kitaplar daha beliğâne neşrettikleri halde, yine küfr-ü mutlak? durduram?yorlar. Küfr-ü mutlakla mücâdelede, bu kadar ağ?r şerâit alt?nda, Risâle-i Nur bir derece muvaffak oluyorsa, bunun s?rr? işte budur. Said yoktur. Said’in kudret ve ehliyeti de yoktur. Konuşan yaln?z hakîkattir, hakîkat-i îmâniyedir.
    Mâdem ki, nûr-u hakîkat, îmâna muhtaç gönüllerde tesirini yap?yor; bir Said değil, bin Said fedâ olsun. Yirmi sekiz sene çektiğim ezâ ve cefâlar, mâruz kald?ğ?m işkenceler, katland?ğ?m musîbetler helâl olsun. Bana zulmedenlere, beni kasaba kasaba dolaşt?ranlara, hakaret edenlere, türlü türlü ittihamlarla mahkûm etmek isteyenlere, zindanlarda bana yer haz?rlayanlar?n hepsine hakk?m? helâl ettim.
    Âdil kadere de derim ki: Ben, senin bu şefkatli tokatlar?na müstahak idim. Yoksa, herkes gibi gayet meşrû ve zarars?z olan bir yol tutarak şahs?m? düşünseydim, maddî, mânevî füyüzât hislerimi fedâ etmeseydim îman hizmetinde bu büyük ve


    mânevî kuvveti kaybedecektim. Ben, maddî ve mânevî herşeyimi fedâ ettim, her musîbete katland?m, her işkenceye sabrettim. Bu sayede, hakîkat-i îmâniye her tarafa yay?ld?. Bu sayede, Nur mekteb-i irfân?n?n yüz binlerce, belki de milyonlarca talebeleri yetişti. Art?k bu yolda, hizmet-i îmâniyede onlar devam edeceklerdir. Ve benim maddî ve mânevî herşeyden ferâgat mesleğimden ayr?lmayacaklard?r. Yaln?z ve yaln?z Allah r?zâs? için çal?şacaklard?r.
    Bize işkence edenler bilmeyerek, kader-i ?lâhînin s?rlar?na, ak?l erdiremeyerek, hakîkat-i îmâniyenin inkişâf?na hizmet ettiler. Bizim vazifemiz, onlar için yaln?z hidâyet temennîsinden ibârettir. Ben çok hastay?m. Ne yazmaya, ne söylemeye tâkatim kalmad?. Belki de bunlar son sözlerim olur. Medresetü’z-Zehrâ’n?n Risâle-i Nur Talebeleri bu vasiyetimi unutmas?nlar.
    Said Nursî

    Konu elff tarafından (01.06.07 Saat 19:31 ) değiştirilmiştir.
    i'lem eyyuhe'l-aziz!ALLAH'a tevekul edene ALLAH kafidir.

  2. #2
    Ehil Üye Meyvenin Zeyli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    3.341

    Standart

    "...bu zamanda, hiçbir şeye âlet ve tâbi olmayan ve her gayenin fevkinde olan hakaik-? îmâniyeyi f?trî ubûdiyetle bilmeyenlere, bilme ihtiyac?nda olanlara tesirli bir sûrette bildirmek, bu keşmekeş dünyas?nda îmân? kurtaracak ve muannidlere katî kanaat verecek bu tarzda-yani hiçbir şeye âlet olmayacak bir tarzda-bir Kur’ân dersi vermek lâz?md?r ki, küfr-ü mutlak? ve mütemerrid ve inatç? dalâleti k?rs?n; herkese katî kanaat verebilsin..."

    "Ben, maddî ve mânevî herşeyimi fedâ ettim, her musîbete katland?m, her işkenceye sabrettim. Bu sayede, hakîkat-i îmâniye her tarafa yay?ld?. Bu sayede, Nur mekteb-i irfân?n?n yüz binlerce, belki de milyonlarca talebeleri yetişti. Art?k bu yolda, hizmet-i îmâniyede onlar devam edeceklerdir. Ve benim maddî ve mânevî herşeyden ferâgat mesleğimden ayr?lmayacaklard?r. Yaln?z ve yaln?z Allah r?zâs? için çal?şacaklard?r.." (inşaallah)

    Medresetü’z-Zehrâ’n?n Risâle-i Nur Talebeleri bu vasiyetimi unutmas?nlar.

    SA?D NURSÎ

    Konu elff tarafından (01.06.07 Saat 19:32 ) değiştirilmiştir.

    Ve sen yine denendiğinde.. Ve yine kalbin daraldığında.. Ve yine bütün kapılar kapandığında.. Ve yine ne yapman gerektiğini bilemediğinde.. Uzun uzun düşün.. Ve hatırla yaratanını!.. "ALLAH kuluna kafi değil mi?" [Zümer Suresi - 36]


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Konuşan Yalnız Hakikattır
    By fanidünya... in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 06.07.15, 09:05
  2. nübüvvet-i Ahmediye (A.S.M.) hak ve hakikattır.
    By fanidünya... in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 20.09.14, 21:14
  3. ...nübüvvet-i Ahmediye (A.S.M.) hak ve hakikattır.
    By fanidünya... in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 22.02.14, 17:04
  4. Kıymetli Abimiz Yalnız Seyyah Neden Yalnız
    By magnificentman in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 44
    Son Mesaj: 25.10.08, 12:11
  5. Yalnız Gezen, Yalnız Ölen, Yalnız Haşr Olacak Sahabi...Ebu Zerr
    By Hanedan19 in forum Sahabeler ve Sünnet-i Seniyye
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 29.08.08, 09:57

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0